Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Soruları Hukukçu olmayan üyelerimizin hukukla ilgili sorularına ayrılmış iletişim alanı. Lütfen Dikkat : THS bir hukuki danışmanlık sitesi değildir ve bu foruma da "hukuki danışma" niteliği taşıyan sorular yöneltilemez. Alanda soru sormadan önce lütfen Hukuk Soruları Alanı Kural ve İlkelerimizi okuyunuz.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İle İlgili Anayasaya Aykırılık Sorunu

Yanıt
Old 03-05-2008, 11:28   #1
themis-1987

 
Varsayılan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması İle İlgili Anayasaya Aykırılık Sorunu

Hükmün açıklanmasının ertelenmesi gibi konularda sabıkalı sabıkasız ayrımı yapılması Anayasaya aykırılık oluşturur mu? Zira Ceza yasalarında amaç cezalandırmak değil ıslah etmektir. Bu açıdan da düşünüldüğünde somut norm denetimi yoluyla eşitliğe aykırı olması yönünden Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülebilecek midir? Saygılarımla...
Old 03-05-2008, 22:50   #2
üye14540

 
Varsayılan

AYM bir kararında; "Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilen eşitlik ilkesi ile eylemli değil, hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere yasalar karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Durum ve konumlardaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmaz. Nitelikleri ve durumları özdeş olanlar için yasalarla değişik kurallar konulamaz" değerlendirmesini yapmıştır,bence HAGB düzenlemesi Anayasaya aykırı değildir. Saygılarımla
Old 04-05-2008, 14:07   #3
themis-1987

 
Varsayılan

Sayın Fuat ŞENOĞLU, sabıkalı sabıkasız olması farklı hukuksal durum olarak kabul edilebilecek midir? Keza bence kişi de tekrar suç işlemeyeceğine ilişkin hakimin kanaati ile ıslah amacı birlikte düşünüldüğünde aynı suçu işlemeleri yönünden sabıkalı ile sabıkasız kişi aynı hukuki durumdadırlar. bu ayrım yerine hakime takdir yetkisi vermek daha uygun olmaz mıydı? ayrıca bunun ötesinde kişinin sabıkası silinmiş olsa bile HAGM kurumundan yararlanamayacaktır. Tüm bunlar düşünüldüğünde Anayasa aykırılık söz konusu değil midir? saygılarımla...
Old 04-05-2008, 16:39   #4
Av.Barış

 
Varsayılan

HAGM sanık lehine (ilk olarak ÇKK) belirtilmiş olup çocuğun bir daha suç işlemeyeceği hakkında kesin ve inandırıcı tutumu mahkeme tarafından sabit olunursa verilmesi gerektiği belirtilmişti.Daha sonra yeni CMK'da bu husus önce 1 yıla kadar işlenen suçlar için bu kararın verileceğini fakat sonradan değişiklik yapılarak verilen cezanın 2 yıla kadar olması durumunda bu karar verilebilceği kuralı getirilmiştir.
Fakat uygulama çocuğun ya da diğer kişilerin bu yönü değil genelde ilk işlenen suçta HAGB kararı verilip 2. kez suç işlendiği zaman Hüküm açıklanmaktadır.
Ülkemizde malesef ÇKK çocukların ıslahı amacını taşırken içinde bulunduğumuz durum çocuğun ilk aldığı cezanın verilmeyerek çocuğun aklında "suç işledim birşey olmadı,bi daha işlersem gene olmaz" mantığının oluşmasıa yol açmaktadır.
Kaynağını hatırlamıyorum ama çocuk mahkemelerinde işlenen suçların büyük çoğunluğu "Mal Varlığına Karşı Suçlar" oluşturmaktadır.
Burada çocuğa ya da cmk ya göre erişkin kişilere verilen cezalara karşı verilen karar lehe olduğu için AY aykırılık sorunu doğmamaktadır.Çünkü bu hüküm sanık lehinedir.
Fakat kişi adil yargılanmamışsa,(Özellikle 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikle)işlenmiş olduğu suçun kesin olmaması yani dosyada eksik soruşturma,usul hataları nedeniyle verilen bu kararlara karşı dosyanın yargıtay tarafından lehe olarak bozulma ihtimali varken bu karar verilmişse aslında sanık için lehe olan bu karar aleyhe dönüşmektedir.Çünkü bu karara karşı sadece usul yönünden bir üst mahkemeye itirazda bulunabiliyorsunuz ve bulunmanız sonucu pek değiştirmiyor.
Lehe olan bu düzenlemeler sonrada aleyhe dönüşebiliyor.Fakat ceza hukukunda mevcut olan sanık lehine uygulamalar bu müessesenin AY aykırı olduğu sonucunu doğurmamaktadır.
Old 05-05-2008, 20:21   #5
themis-1987

 
Varsayılan

Sayın Av. Barış lehe olan hükümlerin sonradan aleyhe dönüşmesi şeklindeki düzenelemeleri Ceza Hukuku mantığı açısından nasıl değerlendiriyorsunuz. Ayrıca HAGM kurumu hakkında sabıkalı sabıkasız ayrımı yapıp sadece belli gruptaki(sabıkasızların) kişilerin bu kurumdan yararlandırılması anayasadaki eşitlik ilkesi ya da ayrımcılık yasağına aykırılık teşkil eder mi?
Old 05-05-2008, 21:23   #6
Av.Barış

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan themis-1987
Sayın Av. Barış lehe olan hükümlerin sonradan aleyhe dönüşmesi şeklindeki düzenelemeleri Ceza Hukuku mantığı açısından nasıl değerlendiriyorsunuz. Ayrıca HAGM kurumu hakkında sabıkalı sabıkasız ayrımı yapıp sadece belli gruptaki(sabıkasızların) kişilerin bu kurumdan yararlandırılması anayasadaki eşitlik ilkesi ya da ayrımcılık yasağına aykırılık teşkil eder mi?

Çocuk koruma kanunu Madde 23 - (Değişik madde: 06/12/2006 - 5560 S.K.40.md)

(1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.

CMK md 231 (5) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl* veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

(6) (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir.

Yukarıda da belirtmiş olduğum üzere HAGB kararının verilebilmesi için kanun bazı koşullar aramaktadır.Bunlar a-b-c bendlerinde belirtildi.Bu koşulların oluşması durumunda bu madde uygulanacak ve sanığa itiraz hakkı olduğu bildirilecektir. AY aykırılık konusuna gelince.Ceza hukukunda temel ilke sanık lehine olan hükümlerin uygulanacağıdır. Bu maddenin sanık aleyhine olduğu düşünülemez.Çünkü kanuna göre suçu sabit olan kişilere böyle bir hak tanınmaktadır.

Türk ceza yasasının 51 maddesinde ise ertelemden söz etmektedir.Koşulları aynı.Fakat HAGB sanık hakkında verilen cezanın hukuki sonuç doğurmamasını ifade etmektedir.Erteleme ise hukuki sonuç doğuyor ceza infaz edilmiş sayılıyor(51/8)

Şimdi 2 madde arasında ki farka bakılacak olursa sanık lehine olan durum tabiki HAGB kararıdır.Dolayısıyla AY aykırılık sonucunu doğurmamaktadır. Fakat yukarıda belirttiği üzere sanık adil yargılanmamış veya kovuşturma eksik yapılmış,deliller yetersiz olduğu halde sanığa ceza verilip bu karar açıklanmamışsa bu karar aslında sanık aleyhine dönüşebilmektedir.Çünkü bu karara karşı sadece itiraz yoluna gidiliyor ve verilen karar kesin hüküm taşımaktadır.İtiraz yolunda ise sadece usul yönünden inceleme yapıldığı için verilen karar pek değişmiyor. Yanlış olan noktada burada zaten.Kanunun sadece itiraz yolunu öngörmüş olması. Bana kalırsa bir kişiye bu kararı verebilmek için işlemiş olduğu iddia edilen suçun kesin ve şüpheye neden olmayacak şekilde açık olması gerekmektedir.Zaten Ceza hukukunda temel ilke "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.Yargılama yapılırken de sanık hakkında en ufak bir şüphe oluşmuş ise bu ilkeye göre sanık lehine olan düzenlemenin uygulanması gerekmektedir. örnek vermek gerekirse sanık suçunu ikrar etmiş ise vs nedenlerle şüpheye neden olmayacak şekilde suçu sabit ise bu kararın verilmesi aksi takdirde cezanın erteleme yoluna gidilmesi daha daha doğru olurdu.Fakat HAGB ertelemeden daha lehe olduğu için bu karar verilmektedir. Bu kararın verilmesinde sabıkalı-sabıkasız ayrımı yapılması eşitlik ilkesine aykırı olduğunu düşünmüyorum.

AY eşitlik ilkesi ; Madde 10 - Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. (Ek fıkra: 07/05/2004 - 5170 S.K./1.mad) Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında* kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Yukarıda ki madde uyarınca HAGB kurumunun ayrımcılık ya da eşitlik ilkesine aykırı olduğunu düşünmüyorum.CEza hukukunun ıslah yönünü düşünecek olursa kişi bir suçtan dolayı ceza alıp denetim süresi içinde yine suç işlemişse bu kuralın uygulanmaması gayet doğaldır.Ayrıca "Eşitlik ilkesi" hukuksal eşitliği ifade ettiği için aynı durumda bulunan farklı sanıklara bu hükümler uygulanmaktadır.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Avukatlık ücreti ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı Av.Armağan Konyalı Meslektaşların Soruları 49 02-06-2014 15:10
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması-İtiraz philomelion Meslektaşların Soruları 15 25-03-2014 09:24
5560 S. yasa - Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Müessesi üye3578 Ceza Hukuku Çalışma Grubu 15 02-01-2012 12:46
Hükmün açıklanmasının geri bıraklması-zararın tazmini beyazbulut Meslektaşların Soruları 13 31-12-2008 09:39
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına av.knel Meslektaşların Soruları 2 01-07-2007 13:26


THS Sunucusu bu sayfayı 0,12776303 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.