Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması-İtiraz

Yanıt
Old 27-11-2007, 09:42   #1
philomelion

 
Soru Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması-İtiraz

Sayın Meslektaşlar,
CMK uyarınca müdafii olarak görevlendirildiğim bir dosyada,yaşı küçük sanık hakkında 300,00 YTL para cezası verildi ve hükmün açıklanmasının herhangi bir yükümlülük belirlenmeden 3 yıl süre ile geri bırakılmasına karar verildi.
CMK uyarınca görevlendirilmiş olmam nedeni ile sanık lehine olan tüm yasal yollara başvurma sorumluluğumuz var.
Ancak, verilen hüküm neticede sanık için verilebilecek en lehe hüküm,
Bu şartlar altında bu karara karşı itiraz yoluna başvurmam gerekir mi?
(Kaldı ki, itiraz yoluna başvursam bile sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden inceleme yapılacak ve sanığın aleyhine bir sonuç çıkması ihtimali bile var)
İtiraz etmesem, görevimi ihmal etmiş olurmuyum?
Old 27-11-2007, 11:23   #2
Özgür DİKTAŞ

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur.Denetim süresi içinde sanık kasten yeni bir suç işler veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranırsa , mahkeme hükmü açıklayacaktır.
Bu durumda hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi sanığı işlemiş olduğu suçun cezasından muaf tutmaz.İlerde kasten bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine aykırı davranılması halinde sanık hakkındaki hüküm açıklanır.

Bence itiraz yasayla sanığa tanınmış bir haktır.Bu hakkı kullanıp kullanmama konusunda müdafi insiyatif sahibi değildir.İtiraz etmeniz gerekir.Belki de sanık dosyadaki delillere rağmen ısrarla suçu işlemediğini iddia ediyor ve beraatine karar verilmesini istiyordur.Karara itiraz etmeniz en doğru yoldur.
Old 27-11-2007, 11:28   #3
philomelion

 
Varsayılan

Sayın Yaren,
Demek istediğinizi anladım,
Ancak, dosyayı başından beri takip ediyorum, sanık suçu hem hazırlıkta hem mahkemede ikrar etti,
Mahkeme olabilek en alt hadden ceza tayin etti,
Ancak, zaten benim itirazımla mahkeme kararının hüküm kısmı incelenmeyecek,
sadece "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" konusu incelenecek ki, bu da
sanık lehine olarak herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve 3 yıl olarak takdir edildi.
Yine de cevabınız için teşekkür ederim,
Old 27-11-2007, 15:22   #4
sultanahmet

 
Varsayılan

Değerli meslektaşım. Avukat, görevini yaparken yalnızca hukukla bağlıdır. Verilen kararın hukuka uygun olduğu kanaatinde ise itiraz yollarına gitmeyebilir.
Old 27-11-2007, 15:27   #5
Av.Can Canbazer

 
Varsayılan Aman dokunmayın

Sayın meslektaşım.Kararara itiraz etmemekten kaygınız yersiz. Kararın sanık lehine verilecek en lehe karar olduğu hukuk uygulamalarına göre açıksa - sizin olayınızda olduğu gibi - itiraz olsun temyiz olsun MECBURİ DEĞİLDİR.Avukat bir robot değildir. İSTANBUL BAROSU CMK servisinin tavsiyesi de böyledir. Ayrıca itiraz ve temyiz sanığın açık arzusuna da aykırı olamaz. Sonuç : Kaygılanmayın görevinizi başarıyla yapmışsınız.
Old 28-11-2007, 14:45   #7
Özgür DİKTAŞ

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,
itiraz konusunda pek bir şey diyemem ben o konuyla ilgili fikrimi aktarırken sanığın beraat kararı talep etmesi ve suçu işlediğini reddetmesi ihtimaline binaen konuşmuştum.

Ama,insanımızın aman bir daha adliye kapısından girmeyeyim de deyip verilen para cezasını dahi -sanki siciline işlenmeyecekmiş gibi-kabullenip "aman sayın avukatım dokunmayın ben öderim tekrar buralara gelmek istemiyorum" diyebildiği bir dönemdeyiz.Bu durumda sanığın açık rızasına dayanarak kararı temyiz etmekten vaz mı geçeceğiz.Aleyhe bozma yasağı denen bir kural var.Temyiz konusunda ben düşüncelerinize katılmıyorum.
Old 05-03-2008, 12:59   #8
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Bu başlığın açılmasından bu yana geçen zaman içinde kanun daha anlaşılır hale geldi. Şimdiki durumda bütün üyeler aşağıdaki görüşe katılacaklardır sanıyorum:

Hükmün açıklanmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, eğer itiraz edilirse, ağır ceza mahkemesi tarafından, sadece hükmün açıklanmasının ertelenmesi açısından incelenir; verilen ceza açısından incelenmez. Verilen ceza açısından inceleme sadece temyiz yolu ile Yargıtay tarafından yapılabilir. Davanın temyizi ancak sanık başka bir suç işlediğinde hükmün açıklanması ile mümkündür.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile, mahkumiyete dahi karar verilse, sanık aleyhine hiç bir sonuç doğmamaktadır. Hatta açıklanması geri bırakılan kararlardaki mahkumiyetler sabıka kaydına işlenmemektedir. Bu kararlar için ayrı bir sicil tutulmaktadır.

Bu nedenlerle sanık vekilinin itiraz etmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır.

Saygılarımla
Old 19-03-2008, 16:59   #9
Gamze Dülger

 
Varsayılan

Sayın Armağan Konyalı,
HAGB kararlarının tamamen sanık lehine olduğu hususuna katılmıyorum.
Kararın sanık lehine olması karardaki hükmün değerlendirilmesi halinde mümkündür.Aslen Bana göre bu madde uygulaması; "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması " şeklinde değil "Cezanın Açıklanmasının Geri Bırakılması " şeklinde uygulandığından, bu isim altında değerlendirme yapmanın daha isabetli olduğunu düşünüyorum.
Çünkü aslen hüküm yani basit ifade ile işlenen suç ve ceza miktarı aslen açıklanmakta ancak mahkumiyet neticesi yani paraya çevrilme veya erteleme yapılıp yapılmadığı açıklanmamaktadır.Yani sanık suç karşısında mahkumiyetinin kesin ve net sonucunu bilmemektedir.
Örneğin suç aslen görevi ihmal kapsamında olup dosyada alınan bilirkişi roparları dahi (konu tekniktir) görevi ihmal olarak değerlendirilmiş (Mahkeme bu beyanla bağlı olmasa da) ancak Mahkeme görevi kötüye kullanmaktan karar vermiş ve 1 yıl 3 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geri bırakmıştır.
Bu karara itiraz halinde mahkeme yerindelik incelemesi yapacak ancak kararı sadece usulen ve HAGB şartlarının oluşup oluşmadığını inceleyecektir.
Beş yıl içinde kasti bir suç işlenip ceza alınması halinde ise mahkeme hükmünü açıklayacaktır.
Bu nedenle HAGB kararlarının her zaman sanık lehine olmadığı ve çoğu zamanda olamayacağını ve yasal (bana göre müdafiiler için zorunlu )itiraz hakkının her müdafii tarafından kullanılması gerektiğini düşünüyorum.
Saygılarımla
Old 20-03-2008, 14:51   #10
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Gamze Dülger
itiraz hakkının her müdafii tarafından kullanılması gerektiğini düşünüyorum.
İtiraz üzerine ağır ceza mahkemesi SADECE hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda inceleme yapacaktır.

Bir sanık vekili eğer hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda itiraz ederse bunun anlamı " Hükmü hemen açıklayın; geri bırakmayın. Verilen cezayı sanık hemen çeksin." demektir. Böyle bir itirazın sanığın aleyhine olacağı kesindir.

Ağır ceza mahkemesi görevi ihmal yerine görevi kötüye kullanma suçundan ceza verilmesine karışmamaktadır: Yapacağı inceleme SADECE hükmün açıklanmasının geriye bırakılması konusu ile sınırlıdır.

Görevi ihmal yerine görevi kötüye kullanma suçundan ceza verildiyse bu husus ancak hüküm açıklandığında temyiz yolu ile gidilecek Yargıtay tarafından incelenecektir.

Özetle, temyiz sanık lehinedir ama itiraz sanık aleyhinedir. İtiraz yoluna mağdur-müdahil olanlar gitmelidir.

Saygılarımla
Old 21-03-2008, 14:50   #11
Gamze Dülger

 
Varsayılan

Cevaplarınıza kısmen katılıyorum.
HAGB kararları ne yazıkki Yargıtay kararları gereği kanuni şartları varolduğu takdirde uygulanması zorunlu bir maddedir.
HAGB kararları aslen suçu tesbit etmekte ve fakat cezalandırılmayı belirli şartlara tabi kılmaktadır.HAGB kararının kesinleşmesinden itibaren denetim süresi içinde (5 yıl ) bir suç işlenmesi halinde dosya tekrar ele alınıp hüküm açıklanmaktadır.Bana göre bu sanık açısından belirsizlik taşimaktadır.
Şöyleki;
Sanık hakkında suçu işlediği tesbit edilip ,hagb kararı verilmiştir.
İtiraz da sadece "yerindelik denetimi " yapıldığından suçu işleyip işlemediği veya delillerin takdiri tartılışmamıştır.Eğer hagb kararı verilmese ve ceza açıklansa idi karar temyiz kabiliyeti olduğundan temyiz edilebilecek ve hatta sanık beraat dahi edebilecekti.Aynı sanık denetim süresi içinde yeni kasten işlenen bir suç işlemiş ve hagb kararı kaldırılıp hüküm açıklanmıştır (mesela aradan 4 sene 5 ay geçtikten sonra olabilir ) kararı ele alan hakim eski mahkeme kararı ile abğlı olmayacağındankendi kanaati gereği bir karar verebilir.Ve yine o tarihte mahkemenin verdiği yeni karar ise temyiz sınırının da altında kalabilir.
Açıklamaya çalıştığım var olan ceza kanunlarının yap-boz tahtasına dönüştürüldüğü süreçte sanığın belirsizliğe itildiğidir.
Kanımca hagb kararı temyize tabi olmalı ve mahkeme hem esas hemde yerindelik denetimi yapabilmelidir.Veyine hagb kararları verildiği tarihten itibaren uygulanmalı ve denetim süresi kararın kesinleştiği değil verildiği tarihten itibaren başlamalıdır.
bu görüşlerin tamamı bir araştırma ürünü olup sadece beni bağlamaktadır.
saygılarımla
Old 11-06-2008, 15:41   #12
eylul83

 
Varsayılan

merhabalar.Yukarıda konuyu ilk açan meslektaşımın davasıyla benzer bı davamda benım oldu.Sanık çocuk için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildi ve 3 yıl denetim süresine tabi tutuldu.Sanık suçunu zaten ikrar etti.Bu durumda karara itiraz etmek bana da mantıklı gelmıyor.Zaten karar sanık lehine.Ancak cmk dosyası olduğu için genelde avukatlar ileride bir sıkıntıyla karşılaşmamak için itiraz ediyolar.İtiraz edildiği taktirde de mahkeme yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde bir inceleme yapıcak.Bu durumda hangi gerekçelerle itiraz edilmesi gerekir?"Kararın koşulları oluşmamıştır, itirazen incelenmesi"şeklinde mi acaba?aklııma bişey gelmedi
Old 11-06-2008, 17:42   #13
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın eylül83

Yukarıda 10 nolu mesajımda yazdığım gibi:

Bir sanık vekili eğer hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda itiraz ederse bunun anlamı " Hükmü hemen açıklayın; geri bırakmayın. Verilen cezayı sanık hemen çeksin." demektir.

Bence CMK avukatları itiraz etmemekten değil, itiraz etmekten korkmalı.

Saygılarımla
Old 23-10-2009, 16:03   #14
tmr_dmrc

 
Varsayılan

Ben Sayın Armağan Konyalının görüşlerine pek katılmayacağım bu konuda.Aynı konuyla ilgili ben de CMK avukatı olarak görev aldım ve sanık 1 yıl 8 ay ceza aldı.Söz konusu ceza ile ilgili olarak HAGB kararı verildi.Sanık ben suçsuzum diğer sanıklarla beni aynı kefeye koydular, ben sadece olayın tanığıyım diye açıkçası başımın etini yedi ve diğer sanıklarla yaptığım görüşmede de kendisinin suçsuz olduğu kanaatine vardım.Dolayısıyla Türkiye gibi bir ülkede yaşıyoruz ve her an suçsuz bir insan herhangi bir suçu kasten işlemiş gibi yargılanabilir güzel ülkemizde.Bu da söz konusu sanık içinde pek tabiki mümkündür.Doğal olarak bu şahıs suçsuz olduğu bir olaydan dolayı ceza çekme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.Ancak Ağır Ceza Mahkemesinin tutumu bu konuda çok önemli tabiki.Neticede ben de itiraz etmeyi düşünüyorum ama pek şansım olmadığını da öngörüyorum beraat konusunda.
Old 25-10-2009, 12:15   #15
Av.Özlem PEKSÜSLÜ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tmr_dmrc
Ben Sayın Armağan Konyalının görüşlerine pek katılmayacağım bu konuda.Aynı konuyla ilgili ben de CMK avukatı olarak görev aldım ve sanık 1 yıl 8 ay ceza aldı.Söz konusu ceza ile ilgili olarak HAGB kararı verildi.Sanık ben suçsuzum diğer sanıklarla beni aynı kefeye koydular, ben sadece olayın tanığıyım diye açıkçası başımın etini yedi ve diğer sanıklarla yaptığım görüşmede de kendisinin suçsuz olduğu kanaatine vardım.Dolayısıyla Türkiye gibi bir ülkede yaşıyoruz ve her an suçsuz bir insan herhangi bir suçu kasten işlemiş gibi yargılanabilir güzel ülkemizde.Bu da söz konusu sanık içinde pek tabiki mümkündür.Doğal olarak bu şahıs suçsuz olduğu bir olaydan dolayı ceza çekme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.Ancak Ağır Ceza Mahkemesinin tutumu bu konuda çok önemli tabiki.Neticede ben de itiraz etmeyi düşünüyorum ama pek şansım olmadığını da öngörüyorum beraat konusunda.

Ağır Ceza Mahkemesi sadece hükmün açılanmasının geri bırakılmasının şartlarının var olup olmadığına bakıyor.Uygulamada Ağır Ceza Mahkemesi yargıtaya göndermeye karar verebiliyormuş fakat o da sonuç doğurmadığı söyleniyor

İyi şanslar...
Old 25-03-2014, 09:24   #16
avalifuat

 
Varsayılan

Arkadaşlar Yargılama sırasında gerek sanıktan gerekse müdafiinden HAGB isteyip istemediği sorulmaktadır. hatta bazen bizzat müdafi olarak müvbekkil hakkında beraat ve mahkeme aksi kanaatte ise tüm yasal indirimlerin uygulanması ve HAGB talep olunmaktadır.
Burada sorun yargılama aşamasında HAGB talep olunulan durumdan farklı bir durumun ortaya çıkmış olup olmamasındadır. (Yeni bir delik ve gerçek suçlunun tespiti vs....) Böyle bir durumda HAGB talep edilmiş olmasına rağmen mahkemenin verdiği HAGB kararına itiraz edilebilir. İtiraz gerekçesi de yeni ortaya çıkan ve sanığın suçsuz olduğunu belgeleyen durumdur. Bunun dışında yargılama aşamasında HAGB talep eden müdafiinin sırf sorumluluktan (ki;soromluluk söz konusu değildir.) kurtulmak adına talepleri ile çelişerek verilen HAGB kararına itiraz etmeleri anlaşılabilir değildir. Ancak meslektaşlarıma; yargılama aşamasında HAGB talep etmiş olsalar dahi müvekkillerine HAGB kararını ve her türlü sonuçlarını açıklayen yazılı bir metin altına HAGB kararına yinede itiraz etmek isteyip istemediklerini sorup müvekkillerinin görüşünü ve isteğini imzaları ile tastik ettirmelerinde yarar var diye düşünüyorum. Başka bir bakış açısı ile yargılama esnasında Müvekkilinizin, mahkemenin HAGB isteyip istemediği sorusuna "İstemiyorum, suçsuzum, beraatimi istiyorum" cevabını vermesi durumunda mahkeme sizin HAGB talebinizi dikkate alırmı, elbette almaz. Yani bu konuda kararın tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde itiraz edilip edilmeyeceği sanıktan sorulmalı ona göre hareket edilmelidir. CMK gereğince görevlendirilen ve sanıkla irtibat kuramamış arkadaşların da müvekkilleri kendilerine ulaşıp yargılanmak ve beraat etmek istediklerini ısrarla tüm açıklamalara karşın istemedikleri sürece HAGB kararına itiraz etmemeleri gerekir. Aksi durumda karar açıklanır, kararı teyyiz edersiniz, onanır, müvekkiliniz hakkında verilen (para veya h.hapis) kesinleşir , infaz olunur. Tüm bu aşamalardaki sorumlulukmu fazladır sizce yoksa lehine olduğunu düşündüğünüz HAGB kararının mı.? Kabul etmeyeceksen ,isteme.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
5560 S. yasa - Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Müessesi üye3578 Ceza Hukuku Çalışma Grubu 15 02-01-2012 12:46
Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesi Kararına Karşı Kanun Yolu Defne Elif Meslektaşların Soruları 16 10-11-2010 08:12
ehliyetin haksız geri alınmasında bu süre sonraki geri almada mahsup edilebilirmi hüsnü gökulu Meslektaşların Soruları 0 05-11-2007 10:14
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına av.knel Meslektaşların Soruları 2 01-07-2007 13:26


THS Sunucusu bu sayfayı 0,20043707 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.