Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı(MK.713/2)

Yanıt
Old 02-06-2008, 18:18   #1
çeçen

 
Varsayılan olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı(MK.713/2)

merhaba arkadaşlar
Tapuya kayıtlı taşınmaz üzerinde müşterek malik olarak gözüken 3 kişi var.
Bunlardan ikisi ölmüş ve payların mirasçılar arasında intikalleri yapılmadığından tapuda halen kendileri malik olarak gözüküyor.
Diğer müşterek malik,taşınmaz üzerindeki zilyetliğini kanıtlayarak MK713/2 gereği olağanüstü zamanaşımı hükümleri uyarınca mülkiyetini kazanabilirmi?
Kısacası mişterek malikler arasında MK 713/2 hükümleri uygulanabilirmi?
ilginiz için teşekkürler
Old 02-06-2008, 22:36   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

(Hem müşterek ve hem de iştirak halinde mülkiyette mümkündür.) şeklindeki yazımı :

Düzeltme "Müşterek mülkiyette mümkün,iştirak halinde mirasçılar arasında mümkün değil "
şeklinde düzeltiyorum.
Yanlışımı (İSTANAZ) ın yazısı üzerine fark ettim.
Old 03-06-2008, 07:50   #3
cLaW

 
Varsayılan

Tapuya kayıtlı taşınmazların olağanüstü zamanaşım yoluyla kazanılabilmesi mümkün değildir.
Zilyetlik ile taşınmaz mülkiyetinin kazanılması ancak tapusuz taşınmazlarda olur.
Saygılarımla.
Old 03-06-2008, 09:43   #4
ali ekmekçi

 
Varsayılan

Sayın claw bu söylediğiniz genel kural olup 4721 sayılı yasanın 713/2 maddesi bu genel kurala bir istisnadır.Bu sebeple görüşünüze katılamıyorum.Sayın Çeçen davanızın(veya açacağınız davanın) söylediğiniz şartlar sabit ise olumlu biteceğini düşünüyorum.Bu konuda açık bir Yargıtay Kararını da sunuyorum.İyi çalışmalar....
T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
E. 2007/2273
K. 2007/2928
T. 14.5.2007
• KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ ( Taşınmazın Satış ve Teslim Tarihinden Dava Tarihine Kadar 20 Yıldan Fazla Süre Geçtiği - Satış Geçersiz Olsa Bile Davacılar Lehine Kazanma Koşullarının Gerçekleştiği )
• TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI ( Taşınmazın Satış ve Teslim Tarihinden Dava Tarihine Kadar 20 Yıldan Fazla Süre Geçtiğinden Zilyetliğe Dayalı Davanın Kabulü Gereği )
• YARGILAMA GİDERLERİ ( Kazandırıcı Zamanaşımı Zilyetliğine Dayalı Tescil Davasında Hazine ve Diğer Kamu Tüzel Kişilerinin ve Kayıt Malikinin Mirasçıları Harç Avukatlık Ücreti ve Diğer Yargılama Giderlerinden Sorumlu Tutulamayacağı )
3402/m.15/2
4721/m.701,702,713/2
ÖZET : Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.

Taşınmazın satış ve teslim tarihinden dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre geçmiş bulunduğu anlaşıldığından, satış geçersiz olsa bile davacılar lehine kazanma koşulları gerçekleşir. Bu nedenle, davanın kabulüne dair mahkeme kararı yerindedir.

Bu tür davalarda davanın başarıya ulaşması halinde, gerek yasal hasım durumunda bulunan Hazine ve diğer kamu tüzel kişilerinin, gerekse tapu iptali ve tescil davalarında kayıt malikinin mirasçıları harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar. Mahkemece, yargılama gideri, avukatlık ücreti ve harcın davalılara yükletilmiş olması doğru olmamıştır.

DAVA : Mustafa ve müşterekleri ile Mehmet ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair ( Fethiye Birinci Asliye Hukuk Hakimliği )'nden verilen 09.05.2006 gün ve 354/230 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Mehmet vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacılar vekili, 765 parselin maliki Ahmet'in 1960 yılında öldüğünü, mirasçılarından Süleyman ve Mehmet'in, taksimde kendilerine düşen taşınmazı vekil edenlerinin miras bırakanı Ayşe'ye 1982 yılında satıp devrettiklerini, dava tarihine kadar vekil edenlerinin yirmi yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunduğunu, tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek iptali ile vekil edenleri adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılardan Mehmet vekili, tapulu yerin harici satışının geçersiz olduğunu, harici senetteki değere göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, yirmi yılı aşkın zilyetliğin bulunmadığını açıklayarak öncelikle görevsizlik, olmazsa davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalılar tebliğe rağmen duruşmaya gelmemiş, bir cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, TMK'nın 713/2. maddesindeki kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 765 parselin 22.04.2005 tarihli teknik bilirkişi raporunda C-2731,42 m2 miktarındaki kısmına ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tesciline, bakiye kısmın kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Mehmet vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu 765 parsel 24.11.1958 tarihinde tapulama yolu ile İsmail oğlu Ahmet O. adına tapuya tescil edilmiş, daha sonra 11.02.2004 tarihinde malikin soyismi Omay olarak tapuda tashih yaptırılmıştır.

Dava, TMK'nın 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nın 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" denilmiştir.

Somut olayda, dava konusu parsel Ahmet adına tapuda kayıtlı olup intikal yapılmamıştır. Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre taşınmazın bir bölümünü kayıt malikinin mirasçılarının bir kısmından satın alan davacıların miras bırakanı Ayşe'nin, ölümü ile de mirasçıları davacıların 1982 yılından dava tarihine kadar davasız, aralıksız malik sıfatıyla zilyetliği altında bulundurduğu yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edilmiş, satın alındığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla sürenin geçtiği belirlenmiştir. Bu durumda dava konusu taşınmaz bölümüne ait tapu kaydının TMK'nın 713/2. maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirdiğinin kabulü gerekir. Kayıt malikinin mirasçılarından bazılarının davacıya yaptıkları satış, TMK'nın 701 ve 702. maddeleri hükümleri karşısında geçersiz ise de, satış ve teslim alındığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre geçmiş bulunduğuna göre satış geçersiz olsa bile davacılar lehine kazanma koşulları gerçekleşir. Diğer yönden TMK'nın 713/2. maddesinin uygulanması bakımından iyiniyet kazanma koşulları arasında yer almamıştır. Bundan ayrı, TMK'nın 713/2. maddesine göre, taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tescilini isteyebileceği gibi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15/2. maddesinde de, taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının bu kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabının caiz olduğu düzenlenmiştir. Dosya kapsamına, dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi raporundaki açıklamalara göre kayıt maliki Ahmet'in 16.11.1960 tarihinde öldüğü, 765 parselin C-2731,42 m2 bölümünün Ahmet mirasçılarının bir kısmından davacıların miras bırakanı Ayşe tarafından 1982 yılında satın alındığı ve o tarihten dava tarihine kadar önce Ayşe'nin, ölümü ile de davacıların malik sıfatı ile zilyet ve tasarrufunda bulundurdukları, 1982 yılından dava tarihine kadar TMK'nın 713/2. maddesindeki kazanma koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği anlaşıldığına göre yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı Mehmet vekillerinin aşağıdaki husus dışındaki diğer tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TMK'nın 713/2. maddesi, aynı maddenin birinci fıkrasına yollamada bulunmak suretiyle bir düzenleme getirmiştir. Bu tür davalarda davanın başarıya ulaşması halinde gerek yasal hasım durumunda bulunan Hazine ve diğer kamu tüzel kişileri ve gerekse tapu iptali ve tescil davalarında kayıt malikinin mirasçıları harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar.

SONUÇ : Mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılama gideri, avukatlık ücreti ve harcın davalılara yükletilmiş olması doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekli ise de, bu hususun düzenlenmesi yeniden yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden harç, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine ilişkin hükmün 2, 3 ve 5. fıkralarının hükümden çıkarılmasına, yerine "karar ilam harcı olan 117,06 YTL'den peşin alınan 33,75 YTL'nin mahsubu ile bakiye 83,31 YTL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına" sözcüklerinin yazılmasına, davalı Mehmet vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ( ONANMASINA ); 29,50 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 87,56 YTL'nin temyiz edenden alınmasına, 14.05.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 03-06-2008, 09:47   #5
MeRReM

 
Varsayılan

Kayıt malikinin uzun yıllar önce vefat etmiş olması, tapu kaydında herhangi bir intikal yapılmamış ve dava tarihine kadar 20 yıldan fazla bir süreyle kanunda belirtilen koşullar altında müvekkilin zilyetliğinde olduğundan, tapu kaydı MK.nun 713/2. maddesi karşısında hukuki değerini kaybetmiştir.
ben müşterek malikler arasında da hükmün uygulanabileceğini düşünüyorum..
Old 03-06-2008, 12:46   #6
ISTANAZ

 
Varsayılan

Mirasçılar arasında olağanüstü zamanaşımına dayanarak kazanım mümkün değildir. Bu nedenle iştirak halinde mülkiyette mirasçılardan birisi diğerlerine karşı bu hakkı kullanamaz. Ancak paylı mülkiyette uygulanabilir.
Old 26-07-2009, 11:23   #7
avukatneşe

 
Varsayılan

Selamlar,benim de bu konu ile ilgili bir davam var benziyor ve Yargıtay 8.HD'nin kararları çok vahim))1956 yılında büyükbabama 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümlerine göre toprak veriliyor ve taşınmazlara Ziraat Bankasınca ipotek konuluyor.1966 senesinde kadastroda büyükbabam adına yazılıyor ve 1969'da büyükbabam tapuyu alıyor.Aynı yıl büyükbabam başka bir şehre göçtüğü için taşınmazları köydeki birisine taşınmazları dilediği bedelle satması için vekaletname vererek köyden ayrılıyor.Bu adam taşınmazları yıllarca kullanıyor,bu arada büyükbabanın yanına da geliyor zaman zaman ve onunla görüşüyor.Büyükbabam 1985'de vefat ediyor.Mirasçılardan bir kısmı köye gidip tarlaları aradığında bu adam tarlaları hazine aldı diyor ve bizimkiler geri dönüyor.Sonra 2008 yılında gidip bakıyoruz ki tarlalar büyükbaba üzerine ve hemen intikali yaptırıyoruz;ipotek ve 4753 Sayılı Kanun'a göre konulmuş 25 yıllık tahdit şerhi de intikal esnasında kaldırılıyor.Mirasçılar aralarından birine paralarını alarak hisselerini devrettikten 2 ay sonra da bu adam devralan mirasçıya tapu iptal davası açıyor.Şimdi bence mülkiyet hakkının özüne aykırı bulduğum MK m.713/2 hükmü karşısında bir şansımız var mı?Adam ben tarlaları büyükbabanızdan aldım diyor ama elinde bu vekaletname,ödediği birkaç banka dekontu(taksit)ve vergi makbuzundan başka birşey yok;zilyetliğe dayanıyor.Ne dersiniz?Savunmada neye yüklenmeliyim?
Old 29-03-2010, 15:56   #8
yalcinhukukbürosu

 
Varsayılan

TMK 713/2 gerğince açılacak bu tür tescil davalarında görevli mahkeme hangisidir. bilgisi olan arkadaşlardan yardım bekliyorum. Ayrıca ynılıyor olabilirim ama taşınmaz üzerinceki ayni haktan kaynaklandığı için Sulh Hukuk Mahkemeleri yetkili olabilirmi? şimdiden teşekkürler.
Old 29-03-2010, 17:03   #9
mlk

 
Varsayılan

Tapu iptali ve tescil davalarında-olağanüstü zamanaşımı da dahil- görev genel kurala tabidir. Malik ölmüş ve mirasçılar intikal yaptırmamışsa gayrimenkul olağanüstü zamanaşımı kurallarına göre iktisaba açık hale gelir; ancak bu kuralın istisnası mirasçılar..
Old 30-03-2010, 14:21   #10
yalcinhukukbürosu

 
Varsayılan

Sayın MLK, ...bu kuralın istisnası var. demişsiniz fakat devamını getirmemişsiniz. Bizim olayımızda şöyle de bir husus var; gayrımenkulün tapuda maliki belli, ancak bu malikin mirasçılarını davaya dahil edebilmek amacıyla nüfus kaydı araştırmasına girdiğimizde tapu malikinin nüfus bilgilerine ulaşamamaktayız. kısacası şahsın nüfus kaydı yok. Bu durumda hasım olarak Hazine gösterilerek mi bu dava açılacaktır. Saygılarımla...
Old 31-03-2010, 11:27   #11
mlk

 
Mutlu

Kuralın istisnası mirasçılar arkadaşım-yani malik ölümü nedeniyle gayrimenkul olağanüstü zamanaşımıyla iktisaba açık hale gelse bile mirasçılar arasında olağanüstü zamanaşımı işlemez.
Diğer sorulara gelince;
Mirasçılar belli olsa bile hazineyi (tapu idaresi) davaya dahil edeceksiniz. Benim ilk dosyam bu nedenle bozulup gelmişti. (tecrübesizlik )
Mirasçılar belli değilse; davalı olarak mirasçıları dahil etmek gerektiği için nasıl bir yol izlersiniz bilemiyorum. Böyle dosyalarda malik araştırması yapıldığı için savcılık kanalıyla gayrimenkulun bulunduğu yerde uygun görülen bir şekilde ve genel bir gazatede ilan yapılıyor. Bana kalırsa hazine zaten davalı olarak gösterilecek-mirasçı bulunamıyorsa sadece hazineyi gösterin, dilekçenizde mirasçıların bulunamadığını açıklarsınız zaten-devamında usul eksiklerini tamamlarsınız. Hatta ilanlar sonucu mirasçılara ulaşırsanız ek dava açar birleştirirsiniz.
Kolay gelsin..
Old 31-03-2010, 12:24   #12
yalcinhukukbürosu

 
Varsayılan

Uyuşmazlık konusunda sizinle aynı fikre sahip olmamla birlikte bazen destek aranmaktadır. Desteğiniz ve fikirleriniz için teşekkürler..
Old 31-03-2010, 19:21   #13
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

TMK.nun 6. maddesi uyarınca; herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. İspat yükü davacıda olup, davacı, kayıt maliklerinin mirasçılarının bulunduğunu mirasçılık belgesi veya başka delillerle ispat etmek zorundadır. İspat edemediği durumda TMK.nun 501. maddesi hükmü uyarınca terekenin Hazine'ye kaldığının kabulü gerekir. Bu tür bir yerin olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olmaz. Zira, kanunlar uyarınca Hazine'ye kalan taşınmazların TMK 713/2 maddesi yoluyla kazanılması mümkün görülmemektedir.
Old 30-05-2014, 11:14   #14
arif sadi

 
Soru

Alıntı:
Yazan mlk
Kuralın istisnası mirasçılar arkadaşım-yani malik ölümü nedeniyle gayrimenkul olağanüstü zamanaşımıyla iktisaba açık hale gelse bile mirasçılar arasında olağanüstü zamanaşımı işlemez.


Bu kuralın kaynağı hangi hükümler acaba?
şimdiden teşekkürler.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
ipotek - kazandırıcı zamanaşımı - uyarlama Av.Armağan Konyalı Meslektaşların Soruları 23 21-03-2009 18:25
Olağan ve Olağanüstü Zamanaşımı avukatzd Meslektaşların Soruları 0 17-03-2008 17:11
Kazandırıcı Zamanaşımı/ Tapu Tescil Davası/ Yenİ İBGK Kararı yoncanaz Hukuk Haberleri 0 02-03-2007 12:55
Tapuya kayıtlı taşınmaz Kazandırıcı Zamanaşımı avukatahmetusta Meslektaşların Soruları 2 16-02-2007 16:09


THS Sunucusu bu sayfayı 0,19129705 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.