Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

tazminat - zamanaşımı

Yanıt
Old 13-10-2007, 03:02   #1
avyusuf

 
Varsayılan tazminat - zamanaşımı

2000 yılında meydana gelen ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazasında taraflardan birinin açtığı tazminat davası 5 yıl dolmadan takip edilmemekle davanın açılmamış sayılmasına karar veriliyor. Ceza mahkemesi bu arada mahkumiyet kararı veriyor, karar tamyizde. Daha önce davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği taraf tekrar maddi ve manevi tazminat davası açabilirmi, Ceza davasında dava açılması ile uzayan zamanaşımı süresi tazminat davası için geçerlimidir. teşekkürler
Old 13-10-2007, 10:13   #2
Av.Turan

 
Varsayılan

sayın meslektaşım, bu tip durumlarda tazminat davası ceza davasının tabii olduğu zamanaşımına tabi olmaktadır. davası açılmamış sayılmasına karar verilmiş olan taraf yeniden dava açabilir.
Old 13-10-2007, 12:59   #3
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Av.Turan

Genel olarak yanıtınıza katılıyorum. Ama sorudaki olay hakkında aşağıdaki sorular beni rahatsız ediyor:

1- Ölümlü trafik kazalarında hangi ceza maddesi uygulanır ve bu cezanın zamanaşımı süresi nedir? Olayımızda bu zamanaşımı süresi de geçmiş midir?
2- Ceza davası devam ettiği sürece zarar gören tazminat talebinde bulanabilir. Mahkumiyet kararı verildiğine göre artık yargılama bittiğine göre (ve 1.sorudaki zamanaşımı süresi de geçmişse) yine de tazminat istenebilir mi?

Saygılarımla
Old 13-10-2007, 17:05   #4
üye18721

 
Varsayılan

Olayda bir haksız fiil söz konusudur.Haksız fiillerde tazminat talebinin zaman aşımı şu şekilde düzenlenmiştir;
- TAZMİNAT TALEBİNİN ZAMANAŞIMI-:
Hem maddi, hem manevi, kusur ve kusursuz sorumluluk hallerinde BK m.60'ta yer alan zamanaşımı süreleri uygulanır. Özel bir kanun hükmünün özel bir zamanaşımı süresi öngördüğü tehlike sorumluluklarında BK m.60 uygulanmaz. Örneğin Karayolları Trafik Kanununa göre işletenin sorumluluğunda 2 yıllık süre uygulanır. BK m.60'a göre üç tür süre vardır.
1- BİR YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİ:

Maddi ve manevi tazminat talebi zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsü kişiyi öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl sonra zamanaşımına uğrar.
a-Zarar gören zararı öğrenmelidir.

b-Zarar gören tazmin yükümlüsünü öğrenmelidir.
2- ON YILLIK ZAMANAŞIMI SÜRESİ:

Tazminat davası, zarar verici fiil veya olayın vukuundan itibaren her halde 10 yıl sonra zamanaşımına uğrar. Sorumluluğu doğuran zarar verici fiil veya olay uzun süre devam eden bir fiil veya olay niteliğinde ise 10 yıllık süre bu fiil veya olayın sona erdiği anda işlemeye başlar.
3- CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ :

BK m.60/2'ye göre; tazminat davası ceza kanununun daha uzun bir zamanaşımı süresi öngördüğü suç teşkil eden bir fiilden doğuyorsa tazminat davasına da ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
a-Fiil suç teşkil eden bir fiil olmalıdır.

b-Ceza zamanaşımı süresi daha uzun olmalıdır;

Ceza zamanaşımı süresi hem bir yıllık zamanaşımı, hem de on yıllık zamanaşımı süresi bakımından uygulanır.
Old 13-10-2007, 17:29   #5
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Av.Turan
Sayın Av. Ferda Aydın

Diyelim ki ceza zamanaşımı 10 yıl. Ceza davası daha önce bitmiş olsa bile 10 yıl içinde tazminat istenebilir. Ceza davası 10 yıl içinde bitmemişse tazminat isteme hakkı 10 yılı geçse bile ceza davası sürdükçe devam eder.

Bu 10 yıllık süre geçmişse ve ceza davası da karara bağlanmış da temyiz aşamasında ise yine de tazminat istemek mümkün mü? Bir başka ifadeyle, uzamış zamanaşımı açısından ceza davası ne zaman bitmiş olur? Karar verilince mi? Yoksa karar kesinleşince mi?

Saygılarımla
Old 13-10-2007, 17:36   #6
mylassos

 
Varsayılan

Sayın Konyalı
bu soruna sizin sorularınız üzerinden katkıda bulunmak isterim.

1- İlk sorunuzun cevabı uygulanacak ceza maddesi sayın Avyusufun aktardığı olay 2000 yılında geçtiği ve eski TCK hükümleri lehe olduğu için TCK 2 gereği 765 sayılı eski TCK'nın 455. maddesi olacaktır. "Tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya meslek ve sanatta acemilik veya nizamat ve evamir ve talimata riayetsizlik ile bir kimsenin ölümüne sebebiyet veren şahıs iki seneden beş seneye kadar hapse ve 250 liradan 2.500 liraya kadar ağır para cezasına mahkûm olur.
Eğer fiil birkaç kişinin ölümünü mucip olmuş veya bir kişinin ölümü ile beraber bir veya birkaç kişinin de mecruhiyetine sebebiyet vermiş ve bu yaralanma 456 ncı maddenin 2 nci fıkrasında beyan olunan derecede bulunmuş ise dört seneden on seneye kadar hapis ve 1.000 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile mahkûm olur...."
Tabi olunan ceza zamanaşımı ise sanığın eyleminin 455. maddenin I. veya II. fıkrasına girmesine göre yine eski 765 sayılı TCK'nın 102. maddesinin;
"...3 - Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır hapis veya beş seneden ziyade hapis yahud hidematı âmmeden müebbeden mahrumiyet cezalarından birini müstelzim cürümlerde on sene,

4 - Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün veya hidematı âmmeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim cürümlerde beş sene,.." bentlerine göre belirlenecektir.

Sonuç olarak aktarılan olayda birden fazla ölüm varsa veya bir ölümün yanında en azından bir kişide 456/2 kapsamında(Fiil, havastan veya âzadan birinin devamlı zaafını yahut söz söylemekte devamlı müşkülâtı veya çehrede sabit bir eseri yahut yirmi gün ve daha ziyade aklî veya bedeni hastalıklardan birini veya bu kadar müddet mütat iştigallerine devam edememesini mucip olmuş veya hayatını tehlikeye mâruz kılmış veya gebe bir kadın aleyhine işlenip de vaktinden evvel çocuk doğmasını intaç etmiş ise) bir yaralama mevcutsa suçun cezası 455/2 kapsamında 4 yıldan 10 yıla kadar hapis olacak ve buna bağlı olarak zamanaşımı da 102/3 gereği 10 yıl olacaktır. Suç 455/1 kapsamında kalırsa cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis buna bağlı zamanaşımı da 5 yıl olacaktır.


2-İkinci soru bakımından ise uygulamada Yargıtay kararlarına da yansıdığı üzere ceza zamanaşımının tazminat zamanaşımına etkisi salt onun yerine geçmekten ibaret. Ceza davası açılmasının ve sonucuun doğrudan bir etkisi yok.Hatta olayın faili hakkında ceza davası açılmamış olsa dahi Yargıtay ceza zamanaşımının tazminat zamanaşımı yerine geçeceği görüşünde. Somut olayda birinci kısımdaki açıklamalar ışığında, haksız fiilin sonuçlarına göre eğer zamanaşımı 10 yılsa henüz dolmamıştır ve tazminat davası açılabilir. Ancak zamanaşımı 5 yıl olarak belirlenirse, arada açılan davanın açılmamış sayılmış olduğu da düşünülürse -arada geçen sürede tazminat zamanaşımını kesen bir durum oluşmamışsa- zamanaşımı gerçekleşmiştir.
Birkez daha altını çizecek olursak bu tür olaylarda ilgili kanundaki tazminat zamanaşımı süresinin yerini ceza zamanaşımının "asli süresi" almakta ve tazminat zamanaşımının kesilme ve durma sebeplerine göre uzamakta.
Old 13-10-2007, 17:47   #7
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın mylassos

Ceza davası açılmamış olsa bile ceza zamanaşımı uygulanacağı konusunda tartışma yok ama ceza zamanaşımını aşan bir sürede ceza davası bitmemişse, mağdurun tazminat isteme hakkı ceza davası sürdükçe devam eder diye biliyorum.

Asıl örneğimize dönersek, 2000 yılında olan kazada 5 yıllık zamanaşımı dolmuş bulunmaktadır. Ceza davası sürdüğü sürece 5 yıllık süre geçse bile yine de talepte bulunulabilir. Ama örneğimizde ceza davası da bitmiş görünmekte. Temyiz süreci ceza davası süresinden sayılır mı?

Saygılarımla
Old 13-10-2007, 18:46   #8
üye18721

 
Varsayılan

Sayın Konyalı, temyiz süreci ceza davası süresinden sayılır.Temyiz yargılaması sürecinde dava zaman aşımına uğrayabilir.
Old 13-10-2007, 18:53   #9
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

Olayın meydana geldiği tarih ile davanın açıldığı günün gözetilmesi gerekmektedir. Burada öngörülen husus, zarar görenin zararı öğrenmesi değil, bu durumda, kişisel hakkın ceza zamanaşımı süresine tabi olmasıdır.Ceza davasının derdestliğinin önemi olmadığı düşüncesindeyim.
Old 13-10-2007, 19:25   #10
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
4.Hukuk Dairesi
Esas: 1991/3938
Karar: 1992/6776
Karar Tarihi: 21.05.1992
ÖZET: Kural olarak ceza mahkemesinin varlığı orada şahsi hak istenmedikçe zamanaşımını kesmez. Ancak, zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile ceza davası devam ederken hukuk davasının açılması halinde zamanaşımından söz edilemeyecektir. Çünkü, ceza davası devam ettiği sürece zarar görenin o davaya katılma yoluyla tazminat isteme hakkı vardır.
(818 S. K. m. 60) (1412 S. K. m.365)
Dava: Taraflar arasındaki trafik kazasından doğan tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı toplam 1.250.000 lira maddi ve manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin hükmün süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine; tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor okunduktan sonra dosya incelendi gereği konuşuldu:

Karar: Dava, trafik kazasında gerçekleşen bedensel sakatlık nedeniyle istenilen tazminata ilişkindir. Davalı, zamanaşımı savunmasında bulunmuş; mahkeme, ceza davasıyla ilgili kararının Yargıtay denetiminde iken davanın açıldığı gerekçesiyle zamanaşımı savunmasının reddine karar vererek tazminata hükmetmiştir.

Davaya konu olay 21.9.1977 gününde gerçekleşmiştir. Ceza davası 29.12.1983 günü sonuçlanmış, bu tazminat davası ise 12.6.1984 günü açılmıştır. Kural olarak ceza mahkemesinin varlığı orada şahsi hak istenmedikçe zamanaşımını kesmez. Ancak, zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile ceza davası devam ederken hukuk davasının açılması halinde zamanaşımından söz edilemiyecektir. Çünkü, ceza davası devam ettiği sürece zarar görenin o davaya katılma yoluyla tazminat isteme hakkı vardır. Olayımızda ise, tazminat davası açıldığı tarihte ceza davası sonuçlanmıştır. Bu halde davaya müdahale olanağı yoktur; daha sonra onanarak kesinleşen ceza dosyasının Yargıtay denetiminde olması sonuca etkili değildir.

Ancak mahkeme, davacıda yaralanmayla gerçekleşen sakatlığın gelişen bir durum gösterdiğini de araştırmamıştır. Sakatlık, gelişen bir durum gösterdiği takdirde, zamanaşımı bu gelişen bir durum gösterdiği takdirde, zamanaşımı bu gelişen durumun son bulduğu anda başlayacaktır. O halde mahkemenin, zamanaşımıyla ilgili olarak hukuki durumu hatalı değerlendirmesi ve gelişen zarar olgusunu incelemeden zamanaşımının reddine karar vermesi hatalı olup bozma nedenidir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmamasına ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 21.5.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************
Old 13-10-2007, 19:45   #11
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

Yargıtay kararında "ceza davası devam ettiği sürece zarar görenin o davaya katılma yoluyla tazminat isteme hakkı vardır"gereksesiyle zamanaşımı değerlendirmesi yapılmaktadır.Ceza davalarında artık tazminat talebi Ceza Mahkemesinden istenilemeyeceğine göre zamanaşımı değerlendirmesi de değişecektir.
Old 13-10-2007, 19:57   #12
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan tazminat - zamanaşımı

Varsayalım ki zamanaşımı süresi 5 yıl (ceza zamanaşımı)

Dava 5 yılda bitmedi, siz de ceza davasına katılmadınız ve tazminat istemediniz.

Zamanaşımı hangi nedenle kesilmiş olacak?

Ama ceza davasına katılıp tazminat istedi iseniz mahkeme ya tazminata hükmedecek ya da tazminata ilişkin olarak hukuk ahkemelerinde dava açma hakkınızı saklı tutacaktır.

İkinci durumda 1 yıl içinde dava açma hakkınız varlığı, İlk durumda ise artık zamanaşımının gerçekleşmiş olacağı kanısındayım.

Saygılar
Old 13-10-2007, 21:29   #13
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan muzaffererdoğan
Zamanaşımı hangi nedenle kesilmiş olacak?
Zamanaşımı ceza davasıyla kesilmiş olmamaktadır. Kesilme söz konusu değildir. Hukuk zamanaşımı yerine ceza zamanaşımı uygulanmaktadır. Ceza davası açılmasa da, açılan ceza davası ceza zamanaşımından önce bitse de ceza zamanaşımı süresi içinde mağdurun tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca ceza davasından sonra bir yıl daha süre tanınacağı görüşünüze katılamıyorum.
Alıntı:
Yazan Av.Ergün Vardar
Ceza davasının derdestliğinin önemi olmadığı düşüncesindeyim.
YARGITAY 4.Hukuk Dairesi
Esas: 1991/3938 Karar: 1992/6776
Karar Tarihi: 21.05.1992
ÖZET: Kural olarak ceza mahkemesinin varlığı orada şahsi hak istenmedikçe zamanaşımını kesmez. Ancak, zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile ceza davası devam ederken hukuk davasının açılması halinde zamanaşımından söz edilemeyecektir. Çünkü, ceza davası devam ettiği sürece zarar görenin o davaya katılma yoluyla tazminat isteme hakkı vardır.

Alıntı:
Yazan Av.Ergün Vardar
Yargıtay kararında "ceza davası devam ettiği sürece zarar görenin o davaya katılma yoluyla tazminat isteme hakkı vardır"gerekçesiyle zamanaşımı değerlendirmesi yapılmaktadır.Ceza davalarında artık tazminat talebi Ceza Mahkemesinden istenilemeyeceğine göre zamanaşımı değerlendirmesi de değişecektir.
Yargıtay kararlarındaki değerlendirme sadece katılma hakkı ile sınırlı kalmayıp, ''devletin cezalandırma hakkı sürdükçe mağdura da tazminat isteme hakkı tanınmalıdır'' görüşü de var olduğundan uygulamada bir değişikliğe gerek bulunmadığı kanısındayım.
Old 13-10-2007, 21:58   #14
Av.Turan

 
Varsayılan

sayın konyalı, siteye gün içinde giremediğim için sorularınıza cevap veremedim. ancak şimdi gördüpğüm kadarıyla meslektaşlarım bu konulara açıklık getirmiştir. eklemek istediğim tek birşey var hukuk davası ceza zamanaşımına tabi olacağı için ceza davası bitse bile zamanaşımı dolmadığı müddetce istenilen zaman tazminat davası açılabilir. yani zamanaşımı suresi içinde kalmak şartıyla ceza davasının bitiminden 2 yıl sonra bile tazminat davası açılabilir.
Old 14-10-2007, 02:11   #15
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan tazminat - zamanaşımı

Sayın Konyalı;

Neyi nasıl tartıştığımız konusunda anlaşamadık galiba.

Şimdi olayı yeniden ele alalım:
2000 yılında bir kaza olmuş. Haksız fiil. BK gereğince zamanaşımı 1 yıl TCK gereğince 5 yıl.(varsayım)

1- Ceza yargılamasına müdahil oldunuz ve tazminat istediniz. Mahkeme klasik ifade ile "tazminat istemleri hakkında hukuk mahkemelerinde dava açmaya muhtariyetine" dedi.

Şimdi;
Ceza zamanaşımı 5 yıl. Dava 5 yıldan fazla sürmüş. Mahkeme sizin bir isteminiz hakkında karar vermeyerek git hukuk mahkemesinde dava aç demiş. AMA SİZ BİR İSTEMDE BULUNMUŞSUNUZ. Siz isteminizi ifade etmişsiniz ama bu konuda bir karar verilemmiş.

Burada dava açma süreniz bitti mi? Hayır. BK daki zamanaşımı işlemeye başlar diye düşünüyorum.

2- Ceza yargılaması açıldı/açılmadı. Açılan davaya müdahil olmadınız ve tazminat istemediniz.

Burada ceza davası 5 yıldan fazla sürdü ise size bu süreden sonra dava açma hakkı veren/daha doğru bir deyimle zamanaşımı itirazını engelleyen durum nedir?

Zamanaşımı BK da 1 yıl KTK da 2 yıl olarak düzenlenmiştir. Getirilen bir hükümle haksız fiil aynı zamanda suç olşturuyorsa ceza zamanaşımının geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Ceza zamanaşımı 5 yıl.

Burada bir antiparantez açmak zorundayım. 2000 li yıllarda Yargıtay ceza zamanaşımından yararlanmak için de ceza davasında müdahil olmak ve tazminat isteminde bulunmak koşulunu arıyordu. Bence yanlış bir düşünce idi. Ama son kararlarında bu koşuldan vaz geçti. BK. düzenlemesinde ceza davasına katılmak gibi bir koşul yok.

Şimdi özetlersek;

Eski yasaya göre ceza davasına katılıp tazminat istedi iseniz mahkeme de tazminat isteminiz hakkında karar vermedi ise BK daki dava açma sürenizin karar tarihinden itibaren başlayacağını düşünüyorum.

Bu kararın kesdinleşmesinin gerekli olup olmadığı şeklindeki bir tartışmaçok ayrıntı gerektirecek şu anda bu tartışmaya girmeyi gereksiz görüyorum.

Yeni yasada ceza mahkemelerinden tazminat istenmiyor. Bu açıdan sorun yok.

Davaya katılıp tazminat istemedi iseniz (bence de BK gereğince zamanaşımı=ceza zamanaşımı(5 yıl)) olacaktır. Ama ceza yargılaması 5 yıldan fazla sürdü ve siz bu süre içinde dava açmadı iseniz zamanaşımı gerçekleşmiş olmayacak mıdır? Zamanaşımını kesen bir unsur var mıdır?

Sorunun diğer kısmına gelince;
Ceza yargılaması sürecinde katılanın her zaman tazminat hakkı vardır. Bu doğru. Bu hakkın ne zamana kadar kullanılabileceği hukuk tekniği açısından önemli.

Zamanaşımı zararın ve zarar verenin öğrenildiği tarihte işleme başlar.

Dava 6 yıl sürdü ve tazminat isteminizi ileri sürmediniz. Yargıtay aşamasında bu tazminat istemini ileri sdürebileceğinizi düşünüyor musunuz? Veya müdahale isteminizi?

Ben bu kanıda değilim. Yargıyat aşamasında (Ceza davalarına ilişkin olmak üzere) yeni kanıtlar sürme hakkınız olsa bile yargıtay aşamasında böyle bir savı (tazminat istemini) ileri süremeyeceğiniz kanısındayım. Bu nedenle de zamanaşımını kesen herhangi bir neden olmadığından zamanaşımı gerçekleşmiş olacaktır.

Saygılar
Old 14-10-2007, 02:18   #16
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın av.yusuf

Elbirliği ile sorunuza yanıt veriyoruz:

1- Ölümlü trafik kazasındaki ceza zamanaşımı olay günü geçerli olan 765 sayılı eski TCK’nın 455- 102 maddelerine göre 5 yıldır. (Bakınız Sayın mylosses’in mesajının 1.maddesindeki değerli görüşleri)
2- Hukuk mahkemelerinde tazminat davası açmak için ceza davası süresince tanınan hak, ceza davasında hüküm verilmesiyle biter; temyiz süresince tazminat isteme hakkı sürmez. (Bakınız Sayın Av.Ergün Vardar’ın gönderdiği Yargıtay kararı. 2.paragraf)

Sonuç: Yukarıda sunulan nedenlerle 2000 yılındaki olayda 5 yıllık ceza zamanaşımı süresi geçtiğinden ve ceza davası da hükümle sona erdiğinden mağdurun hukuk mahkemelerinde açacağı tazminat davası, davalı karşı taraf zamanaşımı defini ileri sürerse reddedilir.

Saygılarımla
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
maddi manevi tazminat davasında zamanaşımı avukatcivanım Meslektaşların Soruları 6 20-05-2013 12:14
Hakaret/ Maddi- Manevi Tazminat Davası İçin Zamanaşımı Süresi. ACİL!! thalassa Meslektaşların Soruları 6 04-01-2013 09:16
Manevi Tazminat Talebinin Saklı Tutulması - Zamanaşımı - Avukatın Sorumluluğu Av.Selim HARTAVİ Meslektaşların Soruları 6 10-09-2007 22:08
Zamanaşımı Nedeniyle Davanın Düşürülmesİ - Kaybolan Tazminat Hakları Av. Başak SANCAR Ceza Hukuku Çalışma Grubu 0 30-11-2006 23:46
zamanaşımı ve tazminat davası mustafaaladag Meslektaşların Soruları 9 12-11-2006 22:52


THS Sunucusu bu sayfayı 0,16842508 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.