Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Boşanmada karşılık dava

Yanıt
Old 05-02-2010, 16:12   #31
krizantem

 
Varsayılan

Sayın Av. Duygu IŞIK... bu konuya yaptığınız katkıya özellikle teşekkür etmek istiyorum ve yazdıklarınıza tamamen katılıyorum.Zaten , benim de ifade etmek istediğim tam olarak bu idi.( Umarım yazdıklarım farklı yorumlanmamıştır.)Elbetteki diğer cevap yazanlara da teşekkür etmek istiyorum çünkü çok sık karşılaştığımız boşanma davalarında en iyi sonucu almak iyi bir dilekçe yazmakla başlar. Bu nedenle en küçük bir katkı fikirlerimizin ve taleplerimizin daha iyi ifade edilmesini sağlayacaktır ... Teşekkürler Türk Hukuk Sitesi
Old 06-02-2010, 08:46   #32
Av.Elkan

 
Varsayılan

Boşanma davaları kamu düzenine ilişkin olup, diğer davalara göre farklılılar arz etmektedir. Örneğin; her aşamada delil ve yeni talepler olabilir. Kamu düzenine ilişkin bir dava olduğu için delil lisletesi ibraz edildikten sonra da bildirilen bir delili Yargıç davanın seyri açısından önemli görüyor ise; dava da kullanabilir. Ya da taraf anlatımlarından hareketle Yargıç bir delilin dosyaya celbini sağlayabilir.

Yine boşanma davasının her aşamasında taraflarından herhangi biri davacı ya da davalı dava bitene kadar maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Nafaka talep edebilir.

Boşanma davasında karşı dava şu açıdan önemli olabilir;
1- Davayı açan eş tam veya ağır kusurlu ise; davası red olacağı için davalı da boşanma istiyor ise; karşı dava açması gerekir. Ya da karşı dava süresini geçirdi ise ayrı bir dava açıp birleştirilmesini talep edebilir.

2- Davalı da boşanma istiyor ancak boşanma gerekçesini farklı bir nedene dayandırıyor ise, yine karşı ya da ayrı bir dava açması gerekir.

Gelelim davalının boşanma istememesi durumuna. Ben bu durumda terditli talepte bulunuyorumm davalı olduğum dosyalarda. Öncelikle davanınn red edilmmesini talep ediyorm, mahkeme aksi kaanaate varıp boşanma kararı vermesi halinde ... tl nafaka, .. tl maddi tazminata,... tl manevi tazminata hükmedilmesine diye.. Bugüne kadar usuli açıdan bir sorunla karşılaşmadım. Mahkeme boşanmayı red ederse sorun yok sadece davalı eş boşanma davası açılmakla ayryı yaşama hakkı doğduğundan bu durumda tedbir nafakasının devamına karar verebilir mahkeme (ayrı yaşıyorsa davalı eş). onun dışındaki maddi manevi tazminatlara doğal olarak karar vermiyor. Ancak boşanma kararı verilmiş ise; bu durumda maddi ve manevi tazminat taleplerini değerlendirip karar veriyor. Bu şekilde mahkeme kararları ve Yargıtay kararları var. Tereddüt oluşursa eklerim.

Herkese iyi çalışmalar dilerim.
Old 24-08-2010, 10:07   #33
Avsibel

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım karşılık dava olmadan maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğine dair acilen yargıtay kararı arıyorum.Yardımcı olacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.SAYGILARIMLA
Old 24-08-2010, 11:43   #34
av.knel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avsibel
Sayın meslektaşlarım karşılık dava olmadan maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğine dair acilen yargıtay kararı arıyorum.Yardımcı olacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.SAYGILARIMLA

Talebinizi karşılayacak bir yargıtay kararı yok, maalesef. Davacı olmadığınız bir dava da maddi-manevi tazminat talebinde bulunmanız da mümkün değildir.
Old 24-08-2010, 11:55   #35
Avsibel

 
Varsayılan

Sayın Av. Knel ben de maddi manevi tazminat talep edilemez kanaatindeyim.Fakat üstteki mesajları okuduğumda karşılık dava olmadan da tazminat talep edilebileceğini öne süren ve hatta karar gönderebileceğini söyleyen meslektaşlarım var. Bu kararları okuyup ona göre istemde bulunucam.Davalı vekiliyim ve müvekkilem boşanmak istemiyor.Bu durumda davanın reddini talep edicem fakat dava kabul edilirse buna göre terditli talepte bulunmanın bir yolu var mıdır?Bunu araştırıyorum.Görüşünüz için çok teşekkür ederim.
Old 24-08-2010, 12:14   #36
av.knel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avsibel
Sayın Av. Knel ben de maddi manevi tazminat talep edilemez kanaatindeyim.Fakat üstteki mesajları okuduğumda karşılık dava olmadan da tazminat talep edilebileceğini öne süren ve hatta karar gönderebileceğini söyleyen meslektaşlarım var. Bu kararları okuyup ona göre istemde bulunucam.Davalı vekiliyim ve müvekkilem boşanmak istemiyor.Bu durumda davanın reddini talep edicem fakat dava kabul edilirse buna göre terditli talepte bulunmanın bir yolu var mıdır?Bunu araştırıyorum.Görüşünüz için çok teşekkür ederim.

Davanın reddi ile birlikte, terditli talepte bulunarak maddi-manevi tazminat talep edebilirsiniz. Bu talebinizin davanıza bir zararı yoktur. Elinde karar olan arkadaşları bende merak ediyorum; ama olduğuna da inanmıyorum.
Old 24-08-2010, 12:22   #37
M.SERDAR DEMİRTAŞ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avsibel
Sayın meslektaşlarım karşılık dava olmadan maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğine dair acilen yargıtay kararı arıyorum.Yardımcı olacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.SAYGILARIMLA

Sayın meslektaşım ; genel ahlaka aykırı olmadığı sürece her şey talep edebilirsiniz.Dava sırasında boşanmanın reddini ve fakat tazminat talebinde bulunmanızı kimse yadırgamayacaktır.Burada önemli olan talep edebilmek değil alabilmektir değil mi ? Cevaplar çoğu zaman basit ve gözönünde olandır.Genel ilkelere göre tazminat meydana gelen zararın karşılığıdır.Şayet boşanma davasının açılmış olması sebebiyle müvekkiliniz maddi zarara uğramışsa , mesela ; zorla evden çıkartılmış ve bedel karşılığı başka mekanlarda kalmışsa tabiki tazminat isteyebilecek ve kanımca alabileceksinizdir.Ayrıca boşanma davası sırasında ya da öncesinde boşanmaya dayanak olarak haksız ve kişi onurunu rencide edici beyanlarda bulunulmuş ise yine manevi tazminat da alabileceğinizi düşünüyorum.
Old 24-08-2010, 12:49   #38
Avsibel

 
Varsayılan

YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/3334
K. 2004/4527
T. 8.4.2004
• BOŞANMA DAVASI ( Davalı Eşin Azda Olsa Kusurunun Olması Daha Fazla Kusuru Olan Eşinde Açma Hakkı Olduğu )
• KUSURLU EŞ ( Boşanma Davası - Davalı Eşin Azda Olsa Kusuru Olması Halinde Daha Fazla Kusuru Olan Eşinde Açma Hakkı Olduğu )
• EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI ( Boşanma Davası Açan Eşin Tamamen Kusurlu Olması - Davalı Eşin Kusurunun Olmaması Nedeniyle Davanın Reddi Gereği )
• BOŞANMANIN EKİ ( Maddi Manevi Tazminat Ve Yoksulluk Nafakası Talepleri - Harca Tabi Olmadıkları )
• MADDİ MANEVİ TAZMİNAT VE YOKSULLUK NAFAKASI TALEPLERİ ( Boşanmanın Ferileri Olması Nedeniyle Dava Kesinleşinceye Kadar İstenebileceği - Harca Tabi Olmadıkları )
4722/m.1
743/m. 4,118,134,174
818/m. 42,44
4787/m. 4/1
4721/m.186,494
ÖZET : Boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusuru bulunan tarafın dahi dava açma hakkı vardır. Ancak boşanmaya karar verilebilmesi için az da olsa davalının kusurunun varlığı ve bunun saptanması kaçınılmazdır. Somut olayda, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki, davalının hiçbir kusuru yoktur. Bu durum karşısında boşanma davasının reddi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : A-Harcı, kaydı bulunmayan koca vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesine yer olmadığına;

B-Kadın vekilinin temyizine gelince;

1-Kocanın davası yönünden,

4722 sayılı kanunun 1.maddesi hükmü de dikkate alındığında olaya 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin uygulanması gerekir.

a-Boşanmaya yolaçan olaylarda eşini bakire çıkmamakla suçlayıp onu kovan koca tam kusurludur.

Bilindiği gibi genel boşanma nedeniyle ilgili Medeni Kanunun 134.maddesinin eski şeklinde ( ifadesinde ) şiddetli geçimsizliğe ilişkin boşanma davası, ilke ( unsur ) olarak doğrudan kusura dayanmıyor görünse de ikinci fıkrası ile dava hakkını kusuru olmayan yada, daha az olan tarafa tanımak suretiyle kusuru gizli bir unsur haline getirmiştir. Nitekim ilk bakışta dava hakkına yönelik görünse de, söz konusu 134.maddenin eski biçiminde, kusura ilişkin hükmün böylesine "katı bir tarzda uygulanması şikayetlerin odak noktasını teşkil etmişti" ( 3444 sayılı kanunun Hükümet tasarısı 4. madde gerekçesi ) İşte bu ve benzer düşüncelerle 3444 sayılı kanun, Medeni Kanunun 134.maddesini değiştirirken, kusur unsurunun boşanmada yarattığı güçlüğü önemli ölçüde hafifletmiş; kusur yerine evlilik birliğinin onarılmaz bir biçimde sarsılmasına önem vermiş,özetle kusurlu eşe de dava açma hakkı tanımıştır.

Ne varki, bu değişikliği tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir. Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemiyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer. Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir.

Öyle ise Medeni Kanunun 134.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz yada az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşan maya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.

Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tesbiti dahi tek başına boşanma kararı verebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çoçuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır. ( M.K.134/2 )

Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne varki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak kocanın davası yönünden karşı temyiz bulunmadığından bu konuda hataya işaret edilmekle yetinilmiştir.

2-Kadının kendi davası yönünden;

a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre sair temyiz itirazları yersizdir.

b-Boşanmaya neden olan olaylarda koca tam kusurlu, kadın kusursuzdur.

Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi ( MK.Md,4 BK.Md.42 ve 44 ) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

c-Davalı-davacı kadın tarafından açılan ve birleştirilen dava kabul edildiğine göre kadının yaptığı masrafların tamamının davacı-davalı kocadan alınması gerekir. Bu yön dikkate alınmadan boşanmanın eki niteliğindeki taleplerin kısmen kabul edildiğinden bahisle yazılı şekilde ret ve kabule göre oranlama yapılarak hüküm kurulması doğru değildir.

d-Boşanma davası içinde vaki ve boşanmanın feri niteliğinde olan Türk Medeni Kanununun 175. maddesinde ifade edilen yoksulluk nafakası, aynı Kanunun 174. maddesinde yazılı maddi manevi tazminat istekleri harca tabii değildir. İsteğin karar verilinceye kadar davanın her safhasında yazılı veya sözlü olarak yapılması yeterlidir.

Yine bu taleplerin kabulü veya reddi halinde yararına hüküm verilen yada karşı taraf lehine vekalet ücretine de hükmedilemez.

Şu halde tazminat ve nafaka üzerinden nisbi harç alınması doğru olmadığı gibi, ret edilen maddi tazminat nedeniyle koca lehine vekalet ücreti takdiri de hatalıdır.

3- 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından ( MK. md. 118-494 ) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını, geçici l. maddesi de; sonuçlanmamış davaların yetkili ve görevli aile mahkemesine devredileceğini hükme bağlamıştır. Karar bozulmakla sonuçlanmamış hale gelmiştir. Bu açıklama karşısında işin görev yönünün de düşünülmesi zorunludur.

SONUÇ : Koca vekilinin temyiz dilekçesinin A bendinde açıklandığı üzere incelenmesine yer olmadığına, hükmün B/2-b,c,d bentlerinde belirtilen nedenlerle kadın yararına BOZULMASINA, davalı-davacı kadının diğer temyiz itirazlarının ise B/2-a bendinde açıklanan nedenlerle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 08.04.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sorumun cevabını yine Türk Hukuk sitesinde buldum.Kararı Suat Ergin eklemiş.Çok teşekkür eder saygılar sunarım.
Old 24-08-2010, 12:52   #39
av.knel

 
Varsayılan

Pardon, bu kararın sizin sorunuz ile olan bağlantısını ben anlayamadım. Bulduğunuz cevap kararın neresinde?
Old 24-08-2010, 12:59   #41
av.knel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avsibel
Sayın meslektaşlarım karşılık dava olmadan maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğine dair acilen yargıtay kararı arıyorum.Yardımcı olacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.SAYGILARIMLA

d-Boşanma davası içinde vaki ve boşanmanın feri niteliğinde olan Türk Medeni Kanununun 175. maddesinde ifade edilen yoksulluk nafakası, aynı Kanunun 174. maddesinde yazılı maddi manevi tazminat istekleri harca tabii değildir. İsteğin karar verilinceye kadar davanın her safhasında yazılı veya sözlü olarak yapılması yeterlidir.

Yine bu taleplerin kabulü veya reddi halinde yararına hüküm verilen yada karşı taraf lehine vekalet ücretine de hükmedilemez.

Şu halde tazminat ve nafaka üzerinden nisbi harç alınması doğru olmadığı gibi, ret edilen maddi tazminat nedeniyle koca lehine vekalet ücreti takdiri de hatalıdır.

Sorunuza cevabı kararda yine bulamadım.

c-Davalı-davacı kadın tarafından açılan ve birleştirilen dava kabul edildiğine göre kadının yaptığı masrafların tamamının davacı-davalı kocadan alınması gerekir.

Görüldüğü gibi kararda iki dava olduğundan bahsedilmiş.
Old 24-08-2010, 13:04   #42
Avsibel

 
Varsayılan

doğru karardaki olayda iki dava ilk okuduğumda ben de sizin gibi düşündüm. fakat d bendinde genel bir açıklama yapılmış.d-Boşanma davası içinde vaki ve boşanmanın feri niteliğinde olan Türk Medeni Kanununun 175. maddesinde ifade edilen yoksulluk nafakası, aynı Kanunun 174. maddesinde yazılı maddi manevi tazminat istekleri harca tabii değildir. İsteğin karar verilinceye kadar davanın her safhasında yazılı veya sözlü olarak yapılması yeterlidir.
Yani karşılık dava açmadan ve harç ödemeden dava sonuna kadar bu istemlerde bulunulabilir. Ben böyle yorumladım ifade orada genel kullanılmış karşılık davacıdan bahsedilmemiş.
Old 24-08-2010, 13:32   #43
av.knel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avsibel
doğru karardaki olayda iki dava ilk okuduğumda ben de sizin gibi düşündüm. fakat d bendinde genel bir açıklama yapılmış.d-Boşanma davası içinde vaki ve boşanmanın feri niteliğinde olan Türk Medeni Kanununun 175. maddesinde ifade edilen yoksulluk nafakası, aynı Kanunun 174. maddesinde yazılı maddi manevi tazminat istekleri harca tabii değildir. İsteğin karar verilinceye kadar davanın her safhasında yazılı veya sözlü olarak yapılması yeterlidir.
Yani karşılık dava açmadan ve harç ödemeden dava sonuna kadar bu istemlerde bulunulabilir. Ben böyle yorumladım ifade orada genel kullanılmış karşılık davacıdan bahsedilmemiş.

Kusura bakmayın ama sorunuzla bu son yazdıklarınızı bir türlü bağdaştıramadım???
Old 24-08-2010, 13:35   #44
Avsibel

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım karşılık dava olmadan maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğine dair acilen yargıtay kararı arıyorum.Yardımcı olacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.SAYGILARIMLA aradığım konu buydu. İşin açıkçası ben de sizin neyi anlayamadığınızı anlamadım
Old 24-08-2010, 13:39   #45
M.SERDAR DEMİRTAŞ

 
Varsayılan

Dikkatinizi çekmiş midir bilmiyorum ; ama bu karar , boşanmanın gerçekleşmesi halinde tazminat verilebileceğini daha doğrusu 174.maddenin bu doğrultuda olduğunu söylüyor.Fakat bu durum yukarıda belirtmeye çalıştığım gerekçelerle boşanmanın gerçekleşmemesi halinde tazminat alınamaz anlamına gelmez kanımca.Sadece boşanma sonunda verilen tazminatın kanuna uygun olduğunu söylüyor bu karar.Bunun dışında boşanma gerçekleşmese bile dava sebebiyle kişilik haklarına saldırı varsa tazminat verilecektir bence.
Old 24-08-2010, 13:43   #46
M.SERDAR DEMİRTAŞ

 
Varsayılan

Ben boşanmak istememesine rağmen tazminat isteyen davalı var diye düşündüm ve karşılık dava olmadığını atladım.Evet aile mahkemesinde talepler harca tabi değildir ama talep de dava yoluyla olur bence.Eğer karşılık davanız yoksa talebiniz de yoktur demektir.Ama bu durum büyük bir sorun değil bence.Siz ayrı bir tazminat davası açıp görülen davayla birleştirilmesini talep edin.
Old 24-08-2010, 13:43   #47
av.knel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avsibel
Sayın meslektaşlarım karşılık dava olmadan maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğine dair acilen yargıtay kararı arıyorum.Yardımcı olacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.SAYGILARIMLA aradığım konu buydu. İşin açıkçası ben de sizin neyi anlayamadığınızı anlamadım

Ben sözü gerekçeli yazan ve düşünen üstadlarıma bırakıyorum.
Old 24-08-2010, 13:50   #48
Avsibel

 
Varsayılan

Sayın Demirtaş dava reddedilirse sorun yok zaten.ama ya kabul edilirse işte ben de bu durumu göz önüne alarak terditli talep olur mu (tabi sizin de dediğiniz gibi talep de sorun yokü, talep edilir de sonuç ne olur?)Yukarıda eklediğim karara göre dava kabul edilirse davalının cevap dilekçesinde terditli olarak maddi ve manevi tazminat istemleri kabul görebilir. Fakat sizin bahsettiğiniz tazminat talebi bambaşka bir konuya dayanıyor.kişilik hakları boşanma davası sebebiyle zarara uğramışşa genel mahkemelerde tabi ki dava açılabilir.
Old 24-08-2010, 13:53   #49
Avsibel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avsibel




Sayın meslektaşlarım karşılık dava olmadan maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğine dair acilen yargıtay kararı arıyorum.Yardımcı olacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.SAYGILARIMLA aradığım konu buydu. İşin açıkçası ben de sizin neyi anlayamadığınızı anlamadım



Ben sözü gerekçeli yazan ve düşünen üstadlarıma bırakıyorum. Sayın knel en doğrusu.
Old 24-08-2010, 13:59   #50
av.knel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan M.SERDAR DEMİRTAŞ
Ben boşanmak istememesine rağmen tazminat isteyen davalı var diye düşündüm .

?
Old 24-08-2010, 14:00   #51
M.SERDAR DEMİRTAŞ

 
Varsayılan

Karşılık davanın olmaması davaya cevap verilmediği durumlar gibidir bence ; yani red dışında kabul edilebilir bir talebin olamayacağını düşünüyorum.Boşanma davası kabul edilirse ne olur derken kastettiğiniz bir daha tazminat talebimiz olamaz mı şeklindeyse cevabı olur olacaktır.
Old 24-08-2010, 14:02   #52
M.SERDAR DEMİRTAŞ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.knel
?

Sayın av.knel ; böyle bir taleple daha önce hiç karşılaşmadınız mı ? Eğer öyleyse çok şanslısınız
Old 24-08-2010, 14:04   #53
Avsibel

 
Varsayılan

Sayın Demirtaş sorum aynı dava içinde.Eğer feragat yoksa ayrı bir davayla süresi içinde maddi ve manevi tazminat istenebilir bunda sorun yok.sorun boşanma davasında davalı karşılık dava açmadan terditli olarak tazminat isteyebir mi ve bu istemi kabul görür mü?
Old 24-08-2010, 14:05   #54
av.knel

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan M.SERDAR DEMİRTAŞ
Sayın av.knel ; böyle bir taleple daha önce hiç karşılaşmadınız mı ? Eğer öyleyse çok şanslısınız

Soru işareti size değildi. Beni yanlış anladınız, sayın DEMİRTAŞ. Bu konuya cevap veren avukatlar olarak ikimizinde soruyu yanlış anlamamıza bir işaretti.
Old 24-08-2010, 14:17   #55
M.SERDAR DEMİRTAŞ

 
Varsayılan

Saygılarımı kabul edin av.knel , amacım sizi kırmak değildi sadece yine Adana'da bize hiçbir yerde olmayan gariplikler mi yaşatıyorlar diye düşündüm. Ana konumuza gelince ; Aile Mahkemesinde yazılı yargılama usulü var ve bunun uzantısı olarak da talepler belirli sürelerle sınırlı.Öyleyse süresi içinde karşı dava açanla açmayan arasındaki fark ne ? Mesela aslında kusurlu olan davacı olmasına rağmen ve hatta davalı da boşanmayı istemesine rağmen boşanma davası kabul edilir mi ? Edilmez ; çünkü davalı haklı olmasına rağmen hakkını talep etmemiştir.Nasıl talep etmemiştir ? Süresinde karşı dava açmayarak.Pekiyi boşanma talebine karşılık tazminat talebine neden üstünlük tanınsın ?Yani usulüne göre boşanma talebinde bulunmazsanız (karşılık dava açmazsanız )talebiniz reddedilirken tazminat talebinizde bu usul neden aranmasın ?
Old 24-08-2010, 17:17   #56
krizantem

 
Neşeli

Sayın avsibel; aradığınız içtihat metinleri için; Y2HD 26/02/2004 2004/1141 E.; 2004/2298 K. ; YHGK 13/02/2008 2008/2-123 E. ; 2008/137 K.
ÖZET : Davalının maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası istemleri boşanmanın eki niteliğindedir.Yargılama aşamasında boşanma ile ilgili hüküm kesinleşinceye kadar yazılı ve sözlü olarak her zaman istenebilir.Ayrıca harca da tabi değildir.Oturumların takip edilmemesi bunlardan vazgeçme anlamına gelmez. bu istemlerle ilgili olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekir.
Aradınız cevap burada mevcut sanırım...

Aynı şekilde davalısı olduğumuz ve karşılık dava açmadığımız boşanma davalarında nafaka ile maddi-manevi tazminat taleplerimiz mahkemece yerinde görülerek " boşanmaya " ve taleplerimizin kısmen kabulüne ( değişik hakimlerce ) karar verilen dosyalarımız vardır.Yalnızca iki dosyamız temyizde ve geldiğinde arzu edilirse paylaşırım.Diğer dosyalarımız temyiz edilmediğinden yalnızca yerel mahkeme kararı var...Kolay gelsin...
Old 25-08-2010, 09:15   #57
Avsibel

 
Varsayılan

Sayın Krizantem çok teşekkür ederim.YHGK 13.02.2008 T.,2008/2-123 E. 2008/137 K.S.K. elinde olan meslektaşım kararı gönderebilirse çok sevinirim.SAYGILARIMLA
Old 25-08-2010, 09:26   #58
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avsibel
Sayın Krizantem çok teşekkür ederim.YHGK 13.02.2008 T.,2008/2-123 E. 2008/137 K.S.K. elinde olan meslektaşım kararı gönderebilirse çok sevinirim.SAYGILARIMLA

THS'de var: http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=11090
Old 19-05-2013, 12:07   #60
gavel

 
Varsayılan

Müvekkile boşanma davası açılmış, nafaka ve tazminat talep edilmemiştir.

Müvekkil de boşanmak istemekte fakat nafaka ve tazminat talep etmektir.

Cevap süresi henüz dolmamıştır. Böyle bir durumda karşı dava mı açılmalıdır?

(10 gün geçmiş,13. gündeyiz ama karşı dava süresini iki hafta olarak yorumluyorum, cevap süresinde açılabilir düşüncesi ile, yanılıyor muyum?)

Yeni HMK dönemi için dikkat etmem gereken bir husus var mıdır?

Şimdiden çok teşekkür ederim.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Karşılık Dava açılmış bir dosyada Dava Yenileme nefise Meslektaşların Soruları 7 11-11-2015 14:57
boşanma davası- karşılık dava Av.Selim Balku Aile Hukuku Çalışma Grubu 9 28-11-2013 22:04
Boşanmada karşılık dava!!! av.knel Aile Hukuku Çalışma Grubu 9 28-10-2011 11:47
boşanma karşılık dava avde Meslektaşların Soruları 19 25-08-2011 15:24
boşanma davası ve karşılık dava Yekta Meslektaşların Soruları 14 28-02-2009 17:08


THS Sunucusu bu sayfayı 0,07644606 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.