Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 2.HD E:1991/5998-K:1991/8653 İçtihat

Üyemizin Özeti
İştirak nafakası için talep gerekli değildir. Hakim, talep olmasa dahi iştirak nafakasına hükmeder.
(Karar Tarihi : 3.6.1991)
Taraflar arasındaki karşılıklı nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Medeni Kanun'un 148/2. maddesi velayet kendisine verilmemiş olan tarafın kudretine göre onun infak ve terbiye masraflarına iştirak edeceği hükmünü getirmiştir. Velayetin düzenlenmesi ve kişisel ilişkinin kurulmasında olduğu gibi iştirak nafakasına karar verilmesi için de istek gerekli değildir. Hakim bu konuda kendiliğinden karar vermek zorundadır. Bütün bu düşüncelerden amaç çocuğun her yönü ile sağlıklı yetişmesidir.

İştirak nafakasına eşler mali güçleri oranında katılacaklardır. Miktarı belirlenirken de, küçüğün yaşı, ihtiyaçları, geçim koşulları, paranın değeri ve özellikle tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınacaktır.

Olayımızda; İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi müşterek çocuk B____'nun velayetini anneye bırakmış, herhangi bir iştirak nafakasına hükmetmemiş, ancak kararın gerekçe kısmında 600.000 lira nafaka ödeneceği konusunda taraflar arasında düzenlenmiş olan protokolün mevcudiyetine işaret etmiştir.

Protokoldeki nafaka miktarı ve enflasyon oranındaki artış ilkesi boşanmaya bakan hakim tarafından benimsenip tasdik edilmemiştir. Nitekim iştirak nafakasının kararın icra edileceği hüküm fıkrasına alınmaması da bu düşünceyi doğrulamaktadır.

Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Eşlerin ne olacağı kestirilmeyen ileriki yılları da içine alacak biçimde nafakanın artış oranını şimdiden kararlaştırmaları küçüğün menfaati ile bağdaşmaz. Tarafların bu şekildeki anlaşmalarının bağlayıcı özelliği yoktur. O halde mahkemenin, mücerret taraflar arasındaki protokolde geçen enflasyon oranındaki artış kuralını dikkate alarak nafakasının miktarını tayin etmesinde isabet yoktur.

Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına göre küçük B___ için takdir edilen iştirak nafakası yetersizdir. Medeni Kanun'un 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de göz önünde tutularak daha uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yönlerin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.

KARAR : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, 3.6.1991 tarihinde bozmada oybirliği, sebebinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY:

Taraflar arasındaki anlaşma delil sözleşmesi (HUMK, 287. madde) niteliğinde olup, Medeni Kanun'un 150/5. maddesinde gösterilen boşanmanın fer'i hükümlerine dair mukavele değildir. Tarafların kabul ettikleri biçimde "Devlet İstatistik Enstitüsü'nün açıkladığı enflasyon oranında" başka bir araştırmaya gerek yoktur. Bozma gerekçesine bu sebeple katılmıyorum.
İlgili Mevzuat Hükmü : Türk Medeni Kanunu MADDE 182 :Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Gerekçesi için Bkz.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Barış TİRYAKİ
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 03-02-2011

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01701307 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.