Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

1086 S.lı (Eski) Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu - Mülga MADDE 388 Değişiklik Önerisi

MülgaHUMK. MADDE 388 Mevcut Metin
(Değişik: 3156 - 26.02.1985) Karar aşağıdaki hususları kapsar:

1. Kararı veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve tutanak kâtibinin ad ve soyadları ve sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa kararın hangi sıfatla verildiği,

2. Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri,

3. İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukukî sebep,

4. Hüküm sonucu ile varsa (Değişik ibare: 5236 - 26.9.2004 / m.14 - Yürürlük m.22) "kanun yolu ve süresi",

5. Kararın verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve tutanak kâtibinin imzaları,

Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
MülgaHUMK. MADDE 388 Önerilen Yeni Metin
388. maddesinin son paragrafına aşağıdaki maddenin eklenmesini öneriyorum:

Hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borcun icra takibine gerek kalmaksızın ifası için hakim, kısa kararı tefhim ederken re'sen bir tevdii mahalli tayin eder. Karar ile borç yüklenen taraf, kısa kararın tefhiminden itibaren en geç üç iş günü içinde tevdii mahalline borcu ifa ederek, ödediği nisbette borçtan kutulur.
Üyemizin Değişiklik Gerekçesi :

Uygulamada mahkemeler kısa kararlarını tefhim ettikten sonra, karar ile borçlu kılınan taraf; aleyhinde icra takibi yapılmadan ödeme yapabilmek için ayrıca mahkemeye başvurup, tevdii mahalli tayini istemek zorunda bırakılmaktadır.

Bu durum, mahkemenin hükmettiği borcu rızaen ödemek isteyen borçlunun ikinci kez mahkemeye başvurmasına, zaman, faiz ve sair masraflara ve mahkemelerde gereksiz iş hacmi artışına neden olmaktadır. Bu yola başvurulmadığı durumlarda ise; alacaklı taraf, vekili marifetiyle icra takibine girişip, borçlunun ikinci kez avukatlık ücretine ve sair icra masraflarına mahkum olmasına neden olmaktadır.

HUMK'un 388. maddesinin hüküm sonucu kısmını izah eden son fıkrasından sonra gelmek üzere arz ettiğim ilave maddenin konulması ile bir çok sorun çözülmüş olacaktır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Mehmet Saim DİKİCİ
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 29-12-2010

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01738310 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.