Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

TC Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2008/ 12- 543 E, 2008/ 522 K İçtihat

Üyemizin Özeti
Birden fazla borçlu için; borçlulardan birisinin ikametgahı İcra Dairesi’nde icra takibi başlatıldığında, bu borçlu tarafından takibe yetki itirazında bulunulmamışsa diğer borçlular yönünden de İcra Dairesi’nin yetkisi kesinleşecektir.
Fakat bu kuralın uygulanabilmesi için alacaklının,
borçlulardan en az birinin doğru ikametgah adresinde takip yapması gerekir.
(Karar Tarihi : 17.09.2008 T)
Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Düzce İcra Hukuk Mahkemesi'nce yetki itirazının kabulüne dair verilen 24.04.2007 gün ve 2007/82-102 sayılı kararın incelenmesi davalı/alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, Yargıtay Onikinci Hukuk Dairesi'nin 27.11.2007 gün ve 2007/20612-24339 sayılı ilamı ile:

(...İcra Dairesinin yetkisine ilişkin hükümler kural olarak kamu düzeninden değildir. İİK ‘nun 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili İcra Dairesi, HUMK'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir.

İİK ‘nun 50/1. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken HUMK'nun 9/2. maddesi 2. cümlesine göre, davalı birden fazla ise, dava (takip), bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde (icra dairesinde) açılır. Somut olayda, takip borçlularından ___'a 10 örnek ödeme emri ___ adresinde tebliğ olunmuş, adı geçen borçlunun yetki itirazında bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığına göre, ___ İcra Dairesinin yetkisi kesinleşmiştir. Bu durumda yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne dair hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davalı/ alacaklı vekili

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; borca, imzaya, İcra Dairesi'nin yetkisine itiraz ile takibin iptali istemine ilişkindir.

___ bank___İst. Şubesine ait "15.12.2006 İstanbul keşide yeri ve tarihli, 5.000 YTL bedelli, hamiline kaydı içeren, keşidecisi davacı/ borçlu, son yetkili hamili de davalı/ alacaklı olan" çeke dayanılarak alacaklı vekili tarafından kambiyo senetlerine mahsus yolla Düzce İcra Dairesi'nde takip yapılmış; ödeme emri davacı şirketin ___/İstanbul adresi ile dava dışı takip borçlusu ___'un ___ mah. ___ cad. /Düzce adresine tebliğ edilmiştir. Takip borçlusu ___ herhangi bir itirazda bulunmamış, davacı şirket eldeki davayı süresinde açarak borca, yetkiye, imzaya itirazla takibin iptalini istemiştir.

Mahkeme talebi kabul etmiş; bu karar Özel Daire'ce davalı/alacaklı vekilinin temyizi üzerine "Somut olayda, takip borçlularından ___'a 10 örnek ödeme emri Düzce adresinde tebliğ olunmuş, adı geçen borçlunun yetki itirazında bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığına göre, Düzce İcra Dairesi'nin yetkisi kesinleşmiştir. Bu durumda yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekir" gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece önceki kararda direnilmiş, hükmü temyize davalı/alacaklı vekili getirmiştir.

Uyuşmazlık, İcra Dairesinin yetkisi noktasındadır.

İcra takibi Düzce'de yapılmış; şirket merkezi K…/İstanbul'da bulunan keşideci şirket, İcra Dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Ciranta gerçek kişi ise, ikametgah adresi ayrı bir adli teşkilatı olan C… olmasına karşın, Düzce İcra Dairesi'nin yetkisine herhangi bir itirazda bulunmamış; onun yönünden İcra Dairesi'nin yetkisi kesinleşmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50/1. maddesinde "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı İcra Dairesi de takibe salahiyetlidir." hükmü ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulmuş; bu kanunun 9/2. maddesinin 2. cümlesinde ise "Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır."hükmüne yer verilmiştir.

O halde, kural olarak davalının birden fazla olması halinde dava (takip) bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde (İcra Dairesinde) açılır. Şayet alacaklı takibe, borçlulardan birinin ikametgahı İcra Dairesi'nde girişmiş ve bu borçlu takibe de itiraz etmemişse, diğeri yönünden de İcra Dairesi'nin yetkisi kesinleşecektir. Ne var ki, bu kuralın uygulanabilmesi için alacaklının borçlulardan en az birinin doğru ikametgah adresinde takip yapması gerekir. Aksi halde, yetki konusunda tercih hakkını doğru kullanmayan alacaklının bu hakkı karşı tarafa geçecek ve onun yetki itirazının göz önünde tutulması gerekecektir.

Diğer yandan, borçlulardan biri için özel yetkili İcra Dairesi'nde takip yapılması halinde, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 9/2. maddesinin 2. cümlesi hükmü uygulanmaz.

Somut olayda; alacaklı Düzce İcra Dairelerinde takibe girişmiş ise de, borçlu şirketin adresi K…/İstanbul diğer borçlu gerçek kişinin adresi ise ayrı bir adli teşkilatı olan C…'dir. Dolayısıyla alacaklının takip başlattığı Düzce İcra Dairesi, her iki borçlunun da ikametgahı olmadığı gibi, itiraz eden için özel yetkili de değildir.

Bu nedenle; diğer borçlunun ikametgahı İcra Dairesi olmayan Düzce İcra Dairesi'nin yetkisinin kesinleşmiş olması, yine ikametgahı Düzce olmayan davacı şirketin yetki itirazında bulunmasına engel değildir. Zira, yetki konusunda tercih hakkını doğru kullanmayan alacaklının bu hakkı artık karşı tarafa geçmiştir ve yetki itirazının dinlenmesi gerekir.

Yukarıda ve mahkeme kararında açıklanan tüm bu nedenlerle borçlu şirketin yetki itirazının kararı usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekir.

KARAR: Davalı/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına 17.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Üye Notu : İİK Madde 50. (Değişik madde: 03/07/1940 - 3890/1 md.)

Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.

Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. icra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.

İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.
İlgili Mevzuat Hükmü : (Eski) Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu - Mülga MADDE 9 :(Değişik madde: 30/04/1973 - 1711/1 md.)

Her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür.

Davalının ikametgahı belli değilse, davaya Türkiye'de son defa oturduğu yer mahkemesinde bakılır. Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava sebebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın, sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtiler veya başka delillerle anlaşılırsa mahkeme onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahı veya eşlerin davadan evvel son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Mücevher ÖZKAN
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 11-12-2010

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02136302 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.