Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/5090 E. , 2018/11020 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Kontratta TEFE - TÜFE ortalaması olarak belirlenenen artış lartı belli, muayyen ve geçerlidir.6257 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca Toptan Eşya Fiyat Endeksine (TEFE) yapılmış olan atıflar Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksine (Yİ-ÜFE) yapılmış sayılır. Davalı kiracı bakımından takip konusu dönemlerde kira paralarını kira sözleşmesindeki artış oranına göre artış yapmadan alacaklının banka hesabına artışsız olarak ödemesi ve ödenen tutarların ihtirazi kayıt ileri sürülmeden alınmış olması davacının artış konusundan vazgeçtiği ve taraflar arasında bu yolda zımni bir anlaşma olduğu şeklinde yorumlanamaz. Bu nedenle mahkemece, kira sözleşmesinin 5. maddesinde kararlaştırılan artış şartı hükümleri gereğince takip konusu dönem kira paralarının tespit edilmesi ve yapılan aylık ödemelerin mahsubu ile sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
(Karar Tarihi : 10/04/2018)
8. Hukuk Dairesi 2017/5090 E. , 2018/11020 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlular tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı alacaklı 01/07/2009 tarihli bir yıllık kira sözleşmesine dayanarak davalı ... ile ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine kira alacağı istemli icra takibi başlatmıştır. Takip dayanağı sözleşme metninde her ne kadar ... ismi kiracı olarak yer almışsa da sözleşme altında ... Moda Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. yazılarak tek imzanın bulunduğu görülmüş olup, sözleşmenin şirket adına imzalandığının kabulü gerekmektedir. Kiracı olmayan gerçek kişinin kira borcundan sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu halde mahkemece davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
2- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
3- Davalı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin alacağa ve faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı alacaklı 01/07/2009 tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 27/08/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile Temmuz 2010 ile Haziran 2014 arasına ait toplam 30.618,00 TL kira farkı alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.


Davalı vekili itiraz ve cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Kira alacakları dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Mahkemece zamanaşımını kesen icra takip tarihi olan 27/08/2015 tarihinden geriye doğru 5 yıl içerisindeki kira alacaklarının talep edilebileceği nazara alınarak, zamanaşımına uğramış olan alacaklar yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken takip konusu döneme ilişkin tüm alacaklar yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan; kira sözleşmesinin Hususi Şartlar kısmının 5. maddesinde ''Kiracı kontrat bitiminde Kira bedelini TEFE – TÜFE ortalamasına göre artırmayı şimdiden kabul ve taahhüt eder'' hükmü kararlaştırılmıştır. Bu artış şartı belli ve muayyen olup geçerlidir ve tacir olan kiracıyı bağlar. 6257 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca Toptan Eşya Fiyat Endeksine (TEFE) yapılmış olan atıflar Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksine (Yİ-ÜFE) yapılmış sayılacağından kira sözleşmesindeki artış oranının Yİ-ÜFE – TÜFE ortalaması oranında olduğunun kabulü gerekir. Davalı kiracı bakımından takip konusu dönemlerde kira paralarını kira sözleşmesindeki artış oranına göre artış yapmadan alacaklının banka hesabına artışsız olarak ödemesi ve ödenen tutarların ihtirazi kayıt ileri sürülmeden alınmış olması davacının artış konusundan vazgeçtiği ve taraflar arasında bu yolda zımni bir anlaşma olduğu şeklinde yorumlanamaz. Bu nedenle mahkemece, kira sözleşmesinin 5. maddesinde kararlaştırılan artış şartı hükümleri gereğince takip konusu dönem kira paralarının tespit edilmesi ve yapılan aylık ödemelerin mahsubu ile sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinde uygulanacak faiz oranı kararlaştırılmamıştır. Davacı alacaklı icra takibinde yıllık %10,50 ticari temerrüt faizi istemiş, davalı borçlu şirket itirazında açıkça faize ve faiz oranına itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece talep ile bağlı kalınarak yıllık %10,50 oranını geçmemek üzere faiz hesaplanması gerekirken talepten fazla hesap yapılan bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
KARAR : Yukarıda (1 ve 3) nolu bentlerde açıklanan nedenle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın İİK'nın 366 ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğden itibaren ilama karşı 10 gün için karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 10/04/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : İcra ve İflas Kanunu MADDE 269 :(Değişik madde: 18/02/1965 - 538/109 md.)

Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder.

Bu tebliğ üzerine borçlu, yedi gün içinde, itiraz sebeplerini 62 nci madde hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında, kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır.

İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoliyle takip yapamaz.

Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesinin kiralayana altı günlük mühletin hitamında akdi feshe müsaade ettiği hallerde itiraz müddeti üç gündür.


İTİRAZ ETMEMENİN SONUÇLARI:
MADDE 269/a.

(Değişik madde: 17/07/2003 - 4949 S.K./65. md.)

Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.


İTİRAZ VE KALDIRILMASI USULÜ:
MADDE 269/b.

(Ek madde: 18/02/1965 - 538/110 md.)

Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tastik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa merciden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini istiyebilir.

Borçlunun akde ve şartlarına dair mukabil iddia ve def'ilerini aynı kuvvet ve mahiyette belgelerle tevsik etmesi lazımdır.

Akdi reddeden borçlu bu itiraz sebebiyle bağlıdır. İtirazın varit olmadığı tahakkuk ettikten sonra ödeme, takas veya sair bir def'ide bulunamaz.

Takip yukarda yazılı belgelere istinat etmemesi sebebiyle alacaklı umumi hükümler dairesinde dava açmaya mecbur kalırsa ihtarlı ödeme emri, Borçlar Kanununun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtar yerine geçer.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/51 md.) Kira sözleşmesindeki imzanın inkarından dolayı alacaklı umumi mahkemede dava açmaya mecbur kalır ve lehine karar alırsa, borçlu ayrıca yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar para cezasına mahkum edilir.


KİRA AKDİ DIŞINDAKİ İTİRAZLAR VE TAHLİYE:
MADDE 269/c.

(Ek madde: 18/02/1965 - 538/110 md.)

Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemiyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mecburdur.

Senet veya makbuzun alacaklı tarafından inkarı halinde 68 inci madde hükmü kıyasen uygulanır.

İcra mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez. Ancak tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren ongün geçmesi lazımdır. Borçlu tahliye kararı hakkında 36 ncı madde hükmünden faydalanabilir.


KIYASEN UYGULANACAK MADDELER:
MADDE 269/d.

(Ek madde: 18/02/1965 - 538/110 md.)

62, 63, 65, 66, 68, 70 ve 72 nci maddeler hükümleri kıyas yolu ile burada da uygulanır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Sinan ÖZTÜRK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 15-04-2023

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02862501 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.