Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

İstanbul 17. İş Mahkemesi 2019/129, 2019/429K. İçtihat

Üyemizin Özeti
- Arabuluculuk anlaşmasının ikale sözleşmesi veya ibraname niteliğinde olduğu gerekçesiyle geçersizliği ileri sürülemez.

- Arabuluculuk anlaşması ile feragat edilen konularda dava açılamaz.

- Arabuluculuk anlaşmasında iade iade davası açılamayacağı konusunda mutabakata varılması durumunda, bu anlaşma geçerlidir.
(Karar Tarihi : 31.7.2019)
Mahkememizce dosyada mevcut iddia, savunma, ozlük dosyası, SGK kayıtları, 02/01/2019 tarihli arabuluculuk toplantı ve anlaşma tutanagı, hep birlikte nazara alınarak değerlendirme yapılmıştır. Mahkememizce çözülmesi gereken husus 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk sureti ve bu süreç sonrasında tarafların anlaşarak anlaşma tutanağı imzalamayı sonucunda, anlaşmaya varılan hususlardla yeniden dava açılıp açılamayacağıdır.

Buna ilişkin arabuluculuk faaliyetlerini düzenleyen 13 ve devamı maddeleri irdelendiğinde Kanunun 18/5 maddesinde "arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz hükmünün" bulunduğu, davacı ve davalı taraf arasında bu kanun uyarınca arabuluculuk faaliyetinin gerçekleştiği, arabuluculuk faaliyeti sırasında arabulucu tarafından taraflara bılgilendirme yapıldığının tutanaktan anlaşıldıgı, tarafların arabulucu huzurunda yapılan görüşme sonrasında anlaşmaya vardığı, bu anlaşmaya göre davalı şirketin 03/01/2019 mesai bitimine kadar 49.778,31.-TL ödeme yapması halinde 2019 yılında belirlenecek olan yasal parametreler açıklandıgında arada doğacak fark bedelleri hesaplanarak 31/01/2019 günü ödenmesi karşılığında tarafların başkaca bir alacak ve borcu bulunmadığı şeklinde mutabakat sağlandığı, bunun sonucunda karşılıklı olarak iş akdinin bu şekilde feshi ve başkaca bir alacak, dava veya hak talebinde bulunmayacakları hususunda karşılıklı olarak mutabık kalındığı, talep ve haklarından gayri kabili rücu ile feragat ettikleri, davacının işe iade davası açmayacağığının mutabakatta yazıldığı, anlaşma tutanağının taraflar ve arabulucu tarafından imzalandığı görülmüştür.

Her ne kadar davacı sözleşmenin ikale sözleşmesi veya ibraname niteliğinde olduğunu iddia ederek bu tutanagın geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de, dosyada mevcut 02/01/2019 tarihli arabuluculuk anlaşma tutanağınin kanun uyannca düzenlenen arabuluculuk tutanagı niteliğinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.

Ayrıca arabuluculuk tutanağının baskı altında imzalatildığı iddia edilmiş ise de tutanağın iptaline ilişkin herhangi ben mahkeme kararı bulunmadığı görülmüştür. Buna göre davacı tarafça davalı ile gerçekleşen arabuluculuk faaliyeti sonrasında alacaklarından feragat ettiği ve işe iade davası açmayacağını mutabakata bağlandığı, davalı tarafça dosyaya sunulan dekontlar ile bahse konu ödemenin yapıldığı anlaşılmıştır.

6325 sayı Arabuluculuk kanunu 18/5. fıkrası uyarınca anlaşmaya varılan hususlarda dava açılamayacağı yönünde emredici hükmün bulunduğu, tutanakta gerçekleşen fesıh sonrasında işe iade davası açılmayacağının açık bir şekilde düzenlendiği, bu yönü ile davacının, işe dava davası açma konusunda, HMK 114/1 maddesi uyanrıca hukuki yararının bulunmadığı ve dava şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddıne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda acıklandığı üzere:
-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle REDDINE,
İlgili Mevzuat Hükmü : İş Kanunu MADDE 21 :GEÇERSİZ SEBEPLE YAPILAN FESHİN SONUÇLARI

İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur.

       Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler.

       Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir.

       (EKLENMİŞ FIKRA RGT: 25.10.2017 RG NO: 30221 KANUN NO: 7036/12) (YÜR. TAR.: 01.01.2018)
Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler.

İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir.

İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

(EKLENMİŞ FIKRA RGT: 25.10.2017 RG NO: 30221 KANUN NO: 7036/12) (YÜR. TAR.: 01.01.2018)
Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları halinde;

a) İşe başlatma tarihini,

b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,

c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını,

belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması halinde fesih geçerli hale gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.

Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Sinan ÖZTÜRK
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 08-08-2019

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02541804 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.