Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, Esas: 2012/1805, Karar: 2012/4088 İçtihat

Üyemizin Özeti
Davacı tarafından davalı kooperatif aleyhine açılan önceki davanın, takip edilmemesi sebebiyle HUMK m.409 uyarınca 13.6.2011 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilmiş; bu karar henüz kesinleşmemiştir. Daha sonra eldeki dava açılmış, davalı vekili süresinde derdestlik itirazında bulunmuştur. Davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar nihai karar olup temyizi kabil niteliktedir. Bu durumda, önceki davanın halen derdest olduğunun kabulü zorunluluğu bulunduğundan, öncelikle bu kararın kesinleştirilmesi için davacı tarafa süre verilmesi ve sonucuna göre derdestlik itirazı konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekir.
(Karar Tarihi : 11.06.2012)
"Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 03.02.2004 tarihinde aldığı kararla kendisini üyelikten çıkardığını, çıkarma kararının Erzurum 3. Noterliği kanalıyla kendisine tebliğ edildiğini, bunun üzerine Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/____ esas sayılı dosyasında dava açtığını, ancak avukatın davayı takip etmemesi sebebiyle davanın müracaata kaldığını öğrendiğini, delillerinin, ödeme makbuzlarının, bu dosyada olduğunu, bu dosyada bilirkişi raporu da alındığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı tutularak 15.415,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için uyguladığı iskonto faizi üzerinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının aynı alacak için müvekkili hakkında Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/____ esas sayılı dosyasında dava açtığını, bu dosyada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın tebliğe verilip kesinleştirilmediğini, dolayısıyla bu davanın halen derdest olduğunu savunarak, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının kooperatif üyeliği süresince toplam 15.415,00 TL ödeme yaptığı. Erzurum 3 Noterliği'nin 06.05.2004 tarih 6253 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle aidatların ödenmemesi sebebiyle kooperatiften çıkarıldığının davacıya bildirildiği, davacının ihraç edildiği yıla dair genel kurul toplantısının 06.11.2004 tarihinde yapılıp bir ay sonrasında muacceliyet şartı gerçekleştiği halde davalı tarafından ödenmediği gerekçesiyle, 15.415,00 TL'nin 06.12.2004 tarihinden itibaren Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için uyguladığı iskonto faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava çıkma payı alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı S____ Ç____ vekili tarafından davalı kooperatif aleyhine 15.415,00 TL'lik alacak talebiyle Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı, davanın takip edilmemesi sebebiyle HUMK.un 409. maddesi uyarınca 13.06.2011 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın henüz kesinleşmediği, daha sonra eldeki davanın açıldığı, dava dilekçesinin davalı kooperatif vekiline usulüne uygun olarak 30.06.2011 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin HUMK.un 187. ve 195. maddelerine uygun şekilde ve süresinde derdestlik itirazında bulunduğu, mahkemece derdestlik itirazının reddedilerek davanın kabulüne karar verildiği sabittir.

Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.06.2011 tarih, 2005/____ esas ve 2011/____ karar sayılı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararı nihai karar olup, HUMK.nun 427/1 maddesine göre temyizi kabil niteliktedir. Bu durumda, önceki davanın halen derdest olduğunun kabulü zorunluluğu bulunduğundan, öncelikle bu kararın kesinleştirilmesi için davacı tarafa süre verilmesi ve sonucuna göre derdestlik itirazı konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar dikkate alınmadan işin esasına girilip karar verilmesi doğru görülmemiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi."
İlgili Mevzuat Hükmü : (Eski) Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu - Mülga MADDE 187 :İtirazatı iptidaiye aşağıdaki gösterilen hallerden ibaret olup davanın bidayetinde ve hepsi birlikte beyan edilmek lazımdır;

1- Türkiye'de ikametgahı bulunmıyanlardan teminat talebi,

2- Salahiyet iddiası,

3- (MÜLGA BENT RGT: 18.07.1981 RG NO: 17404 KANUN NO: 2494/37)

4- İkame olunan davanın diğer bir mahkemede derdesti rüyet bulunduğu iddiası,

5- Davanın diğer bir mahkemede derdesti rüyet olan diğer dava ile irtibatı bulunduğu iddiası, (MÜLGA İBARE RGT: 18.07.1981 RG NO: 17404 KANUN NO: 2494/37)

6- (MÜLGA BENT RGT: 03.10.1963 RG NO: 11521 KANUN NO: 338/1)

7- Dava arzuhalinin veya davetiye varakasının veyahut cevap layihasının tanziminde kanuni noksanlar bulunduğu veya tebliğin usülüne muvafık olmadığı iddiası,

8- Davayı mütekabilenin kabule şayan bulunmadığı iddiası.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Av.Nevra ÖKSÜZ
Hukukçu
Avukat
Şerh Son Güncelleme: 16-08-2013

THS Sunucusu bu sayfayı 0,02557802 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.