Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

alacağın temliki

Yanıt
Old 31-05-2021, 13:03   #1
Av.Şevval

 
Varsayılan alacağın temliki

merhaba

alacak hakkının temlikinin tapuya tescili ile ilgili yargıtay kararı arıyorum.12.HD.08.12.2018 T 291/1005 kararı bir türlü bulamadım.Bu ve başka karar bulabilen arkadaşlardan yardım bekliyorum.
ÇOk teşekkür ederim şimdiden
Old 31-05-2021, 15:54   #2
av.enesteper

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şevval
merhaba

alacak hakkının temlikinin tapuya tescili ile ilgili yargıtay kararı arıyorum.12.HD.08.12.2018 T 291/1005 kararı bir türlü bulamadım.Bu ve başka karar bulabilen arkadaşlardan yardım bekliyorum.
ÇOk teşekkür ederim şimdiden

Merhabalar meslektaşım, istediğiniz kararı ekte sunmaktayım. İyi çalışmalar diliyorum.

T.C.
YARGITAY
ONİKİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2017/291
Karar : 2018/1005
Tarih : 08.02.2018
MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

9.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7.maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.

Somut olayda, davacının icra mahkemesine başvurduğu, ...9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 27/07/2016 tarih ve 2016/266 E. 2016/454 K. sayılı kararı ile talebin kabulüne karar verildiği, davalı tarafından, talebin kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2016 tarih ve 2016/61 E. 2016/56 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır.

SONUÇ : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 35,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 08/02/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Üye Dr....'in Karşı Oy Yazısı:

Haciz cebri icra organı tarafından yapılan devlete ait egemenlik tasarrufu olup icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. İİK'nun 79. maddesinin birinci fıkrasına göre icra dairesinin haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekir İİK'nun 85. maddesinin birinci fıkrasında “Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır malları ile taşınmazlarından ve alacak ve haklarından ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklara yetecek miktarı haczolunur” hükmünü düzenlemiştir. İİK'nun 85 ve 79. maddelerinden çıkan ortak sonuç icra müdürüne haczin uygulanması konusunda takdir yetkisi tanınmadığıdır. İİK'nun 85. maddesi sadece “alacaklara yetecek miktarı” saptanması konusunda takdir hakkı tanımaktadır. İİK'nun 85/son maddesinde; “haczi koyan memur borçlu ve alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar telif etmekle mükelleftir” şeklinde yer alan hüküm alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesini güvence altına almayı anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Dairemizin yerleşik kararları, icra müdürünün bir malın haczininin caiz olup olmadığı konusunda kural olarak takdir hakkının olmadığı, haciz talebini yerine getirmek zorunda olduğu, o malın haczinin caiz olup olmadığı ancak, borçlunun şikayeti üzerine icra mahkemesinde incelenebileceği yönündedir. (HGK 31/03/2004, 12/202-196). (05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'nun 16. maddesi İİK'nun 82. maddesine ekli son fıkrası ile icra memurunca haczi talep edilen malların haczinin caiz olup olmadığı takdir yetkisini vermiştir).

5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu yürürlüğe girmeden önce 1479 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi 506 sayılı Kanun'un 121. maddesinde, anılan kanunlara göre bağlanan aylıkların haczedilemeyeceği düzenlemesi bulunmakta idi. Sosyal Güvenlik Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı gibi kurumların hepsi Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında toplanmıştır. 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'la değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi ile bu kanuna göre bağlanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Bu hükme rağmen yukarıda belirtilen Yargıtay içtihatları ve kanun hükümleri doğrultusunda icra memurlarının alacaklnın talebi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu'nca bağlanan emekli maaşlarını haczetmek zorunda olması, haciz sonrası borçlunun icra mahkemesinden şikayet yolu ile kaldırması gerekmekte idi. Bu ise icra mahkemelerinin gereksiz yere meşgul edilmesine yol açıyordu. İşte alacaklının talebi ile icra memurunun Sosyal Güvenlik Kurumu'nca bağlanan maaşa haciz konulmasını önlemek ve borçluya haczi kaldırmak için icra mahkemesinde şikayete başvurmak zorunda olmasını önlemek amacı ile borçlu lehine olarak 17/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine “Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin taleple borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir. “ cümlesi eklenmiştir. Bozma kararınında bu hükmün İİK'nun önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığına ilişkin İİK'nun 83/a maddesini Sosyal Güvenlik Kurumu maaş hacizleri yönünden kaldırdığı şeklinde borçlu aleyhinde yorumlanmaktadır.

Medeni Kanun'un 1. maddesinini 1. fıkrasına göre kanun sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır. Kanunun sözü, özüyle birlikte değerlendirildiğinde İİK'nun 83/a maddesiyle bir ilgisinin olmadığı, borçlunun hacze ancak muvafakatinin, maaşa haciz konulabilmesinin ön şartı olduğu görülmektedir. Aksi halde haciz öncesi borçlunun muvafakati ile emekli maaşının tamamının haczedilebileceği sonucunu doğrurur. Bu yorum maddenin amacı ile bağdaşmaz.

İcra müdürü önceden emekli maaşının tamamının haczine borçlu muvafakat etmesi halinde İİK'nun 83. maddesi çerçevesinde maaşa kısmen haciz koymak durumundadır. Bu hükme göre icra müdürü borçlunun önceden muvafakati bulunsa dahi gelir, aylık ve ödenekleri üzerine haciz koyabilmektedir. Borçlu lehine konulan bu hüküm İİK'nun 83/a maddesinin gerekçesine göre borçlunun hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira bir malın ne derece haczedilemez olduğunun borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği ifade olunmuştur.

Bu hükmün Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekli maaşı alan borçlu yönünden kaldırılması için bir sebep yoktur.

İİK'nun 83. maddesine göre çalışanların maaşı, borçlu ve ailesinin geçimleri için lüzümlu miktar, maaşın 1/4'ünden az olmamak üzere haczedilebilir iken, Sosyal Güvenlik Kurumlarından emekli maaşı alanların maaşının tamamı haczedilememektedir. Kanun koyucu Anayasa'nın Sosyal Güvenlik ilkelerine verdiği önemin göstergesi olarak pozitif bir ayrımcılık yapmıştır. Bu konuda Anayasa Mahkemesi'ne açılan dava, özetle Sosyal güvenlik her şeyden önce herhangibir nedenle kısmen ya da tamamen çalışamayanlara ve bu nedenle gelir kaybına uğrayarak muhtaç duruma düşünlere insan onuruna yaraşır asgari bir hayat sürmeleri için gerekli gelirin sağlanmasını öngörür.

Sosyal güvenlik ekonomik yönden güçsüzleri insanca yaşamak için geliri olmayanları koruyup, kollar.

İtiraz konusu kurallarda öngörülen haciz yasağı Anayasanın 2, 5 ve 60. maddelerinin Devlete verdiği pozitif yükümlülüklerin bir gereğidir. Bu kurallardaki haciz yasağı borçlunun diğer gelir ve malvarlığından alacağın tahsiline engel bir düzenleme içermediğinden hakkın özüne dokunan ölçüsüz bir müdahaleden söz edilemez. Çalışanlar ile yaşlılık aylığı alanların statüleri aynı olmadığından eşitlik ilkesine aykırı değidir.” gerekçeleri ile reddedilmiştir. (AYM'nin 06.01.2011 2009/19 E.-2011/4 K.)

Yukarıda belirtilen ilke ve kurallar ile 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi değişikliğinin amacı borçlunun önceden muvafakati olmadan Sosyal Güvenlik Kurumu emekli maaşının haczinin engellenmesi olup, İİK'nun 83/a maddesinin yürürlükten kaldırmadığından borçlu sadece malının tamamının haczedilememesi hakkından feragat ettiğinden, haciz sonrası her zaman İİK'nun 83. maddesi çerçevesinde icra mahkemesinde kendisinin ve ailesinin geçimine yetecek miktardan fazla haciz yapıldığını şikayet yolu ile ileri sürebilir. Başka bir deyişle Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan emekli maaşı alan borçlunun hacizden önce maaşına haciz konulmasına muvafakati sadece icra memuruna SGK'na maaş haczi müzekkeresi yazması için izin niteliğinde olup, maaşa konulacak haczin miktarı yönünden İİK'nun 83/a maddesi kapsamında geçerli bir muvafakatin olduğu şeklinde yorumlanamaz. Bu halde şikayetçi SGK emeklisinin çalışan ücretlinin maaşına haciz konulmasında olduğu gibi İİK'nun 83. maddesi uyarınca geçimine yetecek miktardan fazlasının haczedildiği şikayetinde bulunma hakkı saklıdır.

Somut olayda borçlu aleyhinde 3 ayrı icra dosyasından takip ve bu takipler dolayısı ile yapılan haciz sırasında emekli maaşından 300 TL kesilmesine muvafakat ettiğini, maaşından 300 TL kesilmesi gerekirken her icra dosyası için aynı anda kesinti yapıldığını emekli maaşından sadece 300 TL kesinti yapılması gerektiğini ifade ederek maaş haczinin kısmen kaldırılmasını talep etmiştir.

Yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca maaş haczi öncesindeki "başka hacizler olsa da emekli sandığından geriye kalan 300 TL kesilmesine muvafakat ediyorum" şeklindeki muvafakat geçersiz olup icra mahkemesince İİK 83. maddesi çerçevesinde araştırma yapması gerekir ise de borçlu şikayetinde maaşından 300 TL kesilmesini kabul ettiğinden kabulle bağlı kalınarak ilk konulan haciz dışında diğer icra dosyalarından konulan hacizlerin İİK 83/2 uyarınca sıraya alınması gerekir. Bu nedenlerle ilk derece mahkeme kararı isabetli olup İ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararının bozulması gerekirken onanması yönündeki Dairemizin sayın çoğunluğunun görüşüne katılamıyorum. 08/02/2018(Corpus Web Hukuk Mevzuat)
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Alacağın temliki AV.YSİ Meslektaşların Soruları 3 31-05-2019 23:00
Alacağın temliki jusmers Meslektaşların Soruları 2 21-11-2010 14:51
Alacağın Temliki AV.AYŞE GÜL Meslektaşların Soruları 0 21-05-2009 13:39
Alacağın Temliki üye19870 Meslektaşların Soruları 4 29-11-2007 12:30


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04622793 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.