Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Derdest bir ortaklığın giderilmesi davasında, paydaşların bizim muhtesat iddiamıza itirazın olup olmadığını mahkeme üzerinden mi sordurmak gerekir?

Yanıt
Old 22-06-2021, 17:41   #1
avkilicaslan

 
Varsayılan Derdest bir ortaklığın giderilmesi davasında, paydaşların bizim muhtesat iddiamıza itirazın olup olmadığını mahkeme üzerinden mi sordurmak gerekir?

sayın meslektaşlarım, bir müvekkilin derdest bir ortaklığın giderilmesi davası var. taşınmaz 7 paydaşlı. üzerinde bir taşınmaz var ve bu taşınmazı müvekkilim yaptırmış. tanık ve belgelerimiz var bu konuyla ilgili. muhtesat davası açmayı düşünüyoruz ama paydaşlardan hiçbirinin muhsesat iddiamıza itirazı yok. bu durumda da kimlere karşı dava açacağım konusunda kafam karıştı. kanunda muhtesata itirazı olan paydaşlara karşı dava açılır deniyor. eğer kimsenin itirazı yoksa ortaklığın giderilmesi davasında muhtesat beyanında bulunup, paydaşlara itirazı muhtesata itiraz olan var mı diye mahkemenin paydaşlara sormasını talep etsem ve kimse itiraz etmese veya herkes itirazımız yoktur diye mahkemeye beyanda bulunsa ne olur? sulh hukuk mahkemesi muhdesata karar verebilir mi ?
yani muhtesata hiçbir paydaşın itirazı yok ise muhtesat süreci nasıl ilerler?
aydınlatırsanız çok sevinirim.
şimdiden çok teşekkür ederim...
Old 23-06-2021, 09:33   #2
gecelerin_yargıcı

 
Varsayılan

"T.C. YARGITAY

14.Hukuk Dairesi
Esas: 2015/5532
Karar: 2016/9745
Karar Tarihi: 24.11.2016


ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI - TARAFLARIN MUHDESAT KONUSUNDA BEYANLARININ ALINACAĞI - MUHDESATLARIN DAVALILARA AİT OLDUĞU KABUL EDİLİRSE ORAN KURULARAK HÜKÜM KURULACAĞI - MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASI AÇMAK ÜZERE SÜRE VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Mahkeme tarafından taraflara muhdesat konusu sorularak beyanlarının alınması, muhdesatların davalılardan ikisine ait olduğu kabul edilirse oran kurulmak suretiyle hüküm kurulması, kabul edilmediği takdirde muhdesatın aidiyeti konusunda iddiası olan taraflara muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.

(4721 S. K. m. 642) (6100 S. K. m. 165)

Dava: Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.

Karar: Mahkemece, davanın kabulü ile satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar ..., ... ve ... temyiz etmiştir.

Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.

Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.

Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.

Somut olaya gelince; dava konusu 1016 ada 31 parseldeki iki yapının davalılardan ... ve ...’a ait olduğu ileri sürülmüş ise de mahkemece bu hususa ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Mahkeme tarafından taraflara muhdesat konusu sorularak beyanlarının alınması, muhdesatların davalılardan ... ve ...’a ait olduğu kabul edilirse yukarıda değinilen ilkelere göre oran kurulmak suretiyle hüküm kurulması, kabul edilmediği takdirde muhdesatın aidiyeti konusunda iddiası olan taraflara HMK 165. maddesi uyarınca muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken belirtilen bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, ilam harcının ve vekalet ücretlerinin davanın niteliği gereği taraflardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesi hususunun gözetilmemesi doğru değildir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi."


Karara ek olarak; paydaşların itiraz etmemesi tek başına muhdesat iddiasının kabul edildiği anlamına gelmemektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre muhdesat iddiasının kabulünün paydaşlar tarafından açıkça yapılması gerekir.
Old 23-06-2021, 11:51   #3
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avkilicaslan
sayın meslektaşlarım, bir müvekkilin derdest bir ortaklığın giderilmesi davası var. taşınmaz 7 paydaşlı. üzerinde bir taşınmaz var ve bu taşınmazı müvekkilim yaptırmış. tanık ve belgelerimiz var bu konuyla ilgili. muhtesat davası açmayı düşünüyoruz ama paydaşlardan hiçbirinin muhsesat iddiamıza itirazı yok. bu durumda da kimlere karşı dava açacağım konusunda kafam karıştı. kanunda muhtesata itirazı olan paydaşlara karşı dava açılır deniyor. eğer kimsenin itirazı yoksa ortaklığın giderilmesi davasında muhtesat beyanında bulunup, paydaşlara itirazı muhtesata itiraz olan var mı diye mahkemenin paydaşlara sormasını talep etsem ve kimse itiraz etmese veya herkes itirazımız yoktur diye mahkemeye beyanda bulunsa ne olur? sulh hukuk mahkemesi muhdesata karar verebilir mi ?
yani muhtesata hiçbir paydaşın itirazı yok ise muhtesat süreci nasıl ilerler?
aydınlatırsanız çok sevinirim.
şimdiden çok teşekkür ederim...

Hiç bir paydaşın itirazı yoksa, paydaşların tapuya birlikte müracaatı ile taşınmazın beyanlar hanesine işletmenizin mümkün olması gerektiğini düşünüyorum.

Öncelikle dava dışında, tüm paydaşlar birlikte müracaat ederek tapuda beyanlar hanesine muhdesatı işletmeyi denemenizi öneririm. Davada keşif de henüz yapılmadıysa usul ekonomisi gereği davanızı da hızlandırabilirsiniz. Muhdesat işlendikten sonra karar verildiği takdirde yapılacak oranlamaya göre dağıtım gerçekleşir.

İyi çalışmalar
Old 24-06-2021, 17:06   #4
avkilicaslan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan gecelerin_yargıcı
"T.C. YARGITAY

14.Hukuk Dairesi
Esas: 2015/5532
Karar: 2016/9745
Karar Tarihi: 24.11.2016


ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI - TARAFLARIN MUHDESAT KONUSUNDA BEYANLARININ ALINACAĞI - MUHDESATLARIN DAVALILARA AİT OLDUĞU KABUL EDİLİRSE ORAN KURULARAK HÜKÜM KURULACAĞI - MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASI AÇMAK ÜZERE SÜRE VERİLMESİ GEREĞİ

ÖZET: Mahkeme tarafından taraflara muhdesat konusu sorularak beyanlarının alınması, muhdesatların davalılardan ikisine ait olduğu kabul edilirse oran kurulmak suretiyle hüküm kurulması, kabul edilmediği takdirde muhdesatın aidiyeti konusunda iddiası olan taraflara muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.

(4721 S. K. m. 642) (6100 S. K. m. 165)

Dava: Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.

Karar: Mahkemece, davanın kabulü ile satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar ..., ... ve ... temyiz etmiştir.

Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.

Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.

Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.

Somut olaya gelince; dava konusu 1016 ada 31 parseldeki iki yapının davalılardan ... ve ...’a ait olduğu ileri sürülmüş ise de mahkemece bu hususa ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Mahkeme tarafından taraflara muhdesat konusu sorularak beyanlarının alınması, muhdesatların davalılardan ... ve ...’a ait olduğu kabul edilirse yukarıda değinilen ilkelere göre oran kurulmak suretiyle hüküm kurulması, kabul edilmediği takdirde muhdesatın aidiyeti konusunda iddiası olan taraflara HMK 165. maddesi uyarınca muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açmak üzere süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken belirtilen bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, ilam harcının ve vekalet ücretlerinin davanın niteliği gereği taraflardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesi hususunun gözetilmemesi doğru değildir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenler ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi."


Karara ek olarak; paydaşların itiraz etmemesi tek başına muhdesat iddiasının kabul edildiği anlamına gelmemektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre muhdesat iddiasının kabulünün paydaşlar tarafından açıkça yapılması gerekir.

sayın meşlektaşım cevabınız için çok teşekkür ederim. muhtesat iddiamıza karşı herkes kabul beyanında bulunursa muhtesatın bize ait olduğuyla ilgili mahkemenin oluşturacağı hüküm ile tapuda bunu tescil ettirebiliriz değil mi ?
Old 24-06-2021, 17:09   #5
avkilicaslan

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Şehper Ferda DEMİREL
Hiç bir paydaşın itirazı yoksa, paydaşların tapuya birlikte müracaatı ile taşınmazın beyanlar hanesine işletmenizin mümkün olması gerektiğini düşünüyorum.

Öncelikle dava dışında, tüm paydaşlar birlikte müracaat ederek tapuda beyanlar hanesine muhdesatı işletmeyi denemenizi öneririm. Davada keşif de henüz yapılmadıysa usul ekonomisi gereği davanızı da hızlandırabilirsiniz. Muhdesat işlendikten sonra karar verildiği takdirde yapılacak oranlamaya göre dağıtım gerçekleşir.

İyi çalışmalar

Ferda hanım cevabınız için çok teşekkür ederim. dosya bilirkişi raporu oluşturulduktan sonra bana geldi. tüm paydaşların bir araya gelmesi imkansız şuan için. ben mahkemeden muhtesat iddiamizın tüm taraflara sorulmasını talep edeceğim. eğer kabul etmeyen varsa o kişilere muhtesatın aidiyeti davası açacağım. eğer herkes kabul beyanı verirse,mahkemenin bu muhtesatların müvekkile ait olduğuna dair hüküm oluşturacağını düşünüyorum. sonrasında da bu hükümle tapu işlem yapabiliriz diye düşünmüştüm. aklınıza yatmayan bi husus varsa lütfen paylaşın bizimle
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
avukatın müvekkili hakkında yakalama kararı olup olmadığını öğrenmesi GECE Meslektaşların Soruları 9 19-12-2012 12:18
Ortaklığın giderilmesi davasında , ihale sırasında paydaşların önalım hakkı var mıdır? begdem Meslektaşların Soruları 3 19-12-2012 09:04
menfaat çatışması olup olmadığını kim takdir eder? avukat.derviş.yıldızoğlu Meslektaşların Soruları 1 20-05-2010 10:15
ortaklığın giderilmesi davasında yetkili mahkeme denizyldz_84 Meslektaşların Soruları 3 21-12-2008 17:32
ortaklığın giderilmesi hakkında ıslah ve satışta ihale bedeli diğer paydaşların payı ufuktaf Meslektaşların Soruları 3 04-12-2006 16:45


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04533005 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.