Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Sanık ifadesi alınmadan yakalama kararının kaldırılmasını talep etmek istiyorum.

Yanıt
Old 12-04-2007, 13:00   #1
Av.Şule Pınar Narin

 
Varsayılan Sanık ifadesi alınmadan yakalama kararının kaldırılmasını talep etmek istiyorum.

Merhaba.Aranıza yeni katıldım ve karşılıklı olarak mesleki birikimlerimizden yararlanacağımızı umud ediyorum.Traji komik bir hukuk olayıyla karşı karşıyayım.Müvekkilim hakkında kendisine çok benzeyen bir kişinin işlediği ünvan gaspı ve dolandırıcılık suçlarından ötürü yaklaşık iki yıldır birçok bölgede yakalama kararları çıktı ve tümünden aklandı.Yakalama kararlarının çıkmasına sebep ise müvekkilimin daha evvel (1995 yılı )Polis kayıtlarında olan resminden yapılan teşhisler.Ancak yeni resimleri üzerinden yapılan veya canlı yapılan teşhislerde suçu işleyen kişi olmadığı anlaşıldığından yakalama kararları kalkmıştır.Hal böyle iken; yine bir ilçede aynı suç işlendi ve yine müvekkil aleyhine yakalama kararı çıktı.Fakat bu kez müvekkil bu konudan defalarca yargı makamları önüne çıkmaktan ve emniyetin baskıları yüzünden teşhise gelmek istemedi.Ben de daha evvel bu konuyla ilgili lehe birçok delil olması ve ortada büyük bir yanlışlık olduğu da aşikar olması nedeniyle sürekli savcılık aşamasında yakalamanın kaldırılması talebinde bulundum ancak netice vermedi.Bu arada Asliye Ceza Mahkemesinde davası açıldı.Geçen hafta duruşmada (müvekkil yok ) üç tanığa müvekkilin resimlerini ve farklı iki kişi(ki bunlarda aynı tip suçu işleyen şahıslar)'nin resimlerini gösterdiğimde teşhiste yanılgıya düştüler.Mahkeme'den yakalamanın kaldırılmasını talep ettimse de kaldırmadılar.Bu konudaki yorumlarınızı bekliyorum.Teşekkür ederim.
Old 12-04-2007, 13:15   #2
Hasan Coşkun

 
Varsayılan

yakalama kararının kaldırılmasının reddi talebi için Ağır cezaya itira<z edilebilir sanırım
Old 12-04-2007, 23:07   #3
Heybe Hukuk

 
Varsayılan

Yakalama kararına karşı da itiraz yolu var mıdır bilmiyorum ancak mantıken olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bence müvekkilinizin mahkemeye gitmesinde yargılamanın salahiyeti ve süresi açısından fayda olduğu inancındayım. Hakim ile görüşüp, önünüzdeki ilk duruşmada müvekkilinizin duruşmaya muhakkak katılacağını, bu nedenle yakalamanın kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Ben bu şekilde yakalama çıkmasını önlemiştim. Ancak duruşmada yakalama kararı verildi ise duruşma yapmadan yakalama kararını kaldırmayabilir de. ancak ne olursa olsun, kesin olan birşey var ki, müvekkilinizin ifadesi alınmadan dosyanın kapanması mümkün değil.
Old 13-04-2007, 03:33   #4
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Yakalama emri çıkartılması bir ara karar olup, itiraz edilebilir. Ancak itirazı inceleyecek üst mahkeme hakiminin, dosya üzerinden yapacağı inceleme ile red kararı vermesi yüksek ihtimaldir. Sanık dinlenmeden karar verilebilecek tek hal diğer delillerle beraat kararı verilmesinin mümkün ve gerekli olduğu hallerdir. Böyle bir itirazın kabulü halinde üst mahkeme hakiminin kararı bu dosyada beraat kararı verilmeli gibi bir anlama geleceğinden.. Sanığın tabi olduğu mahkeme hakiminin kanaatine müdahale gibi bir anlam içerebilir. Bu yönüyle ilginç bir yetki çatışması ortaya çıkmaktadır. Görevli mahkeme kendi takdiri maddi gerçeği araştırıp, nihai kararı verecek olan mahkeme olduğundan sanığı görmek istemekte haklıdır. Diğer dosyalara konu olaylar lehe kanaat oluşturacaksa da her olay birbirinden bağımsızdır ve ayrıca yargılamayı gerektirir. Eğer tebligatı alamamış olması nedeniyle kaçak statüsünde olsa idi tazminat hakkınız da doğabilirdi ama tebligata kendisi icabet etmediğinden, bu durumda tazminat talebi de reddedilebilir.
Old 13-04-2007, 13:10   #5
Av.Şule Pınar Narin

 
Varsayılan Hazırlık aşamasında Savcıyla,yargılama aşamsında ise Hakimle görüştüm ancak olmadı

Alıntı:
Yazan av-yeliz
Yakalama kararına karşı da itiraz yolu var mıdır bilmiyorum ancak mantıken olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak bence müvekkilinizin mahkemeye gitmesinde yargılamanın salahiyeti ve süresi açısından fayda olduğu inancındayım. Hakim ile görüşüp, önünüzdeki ilk duruşmada müvekkilinizin duruşmaya muhakkak katılacağını, bu nedenle yakalamanın kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Ben bu şekilde yakalama çıkmasını önlemiştim. Ancak duruşmada yakalama kararı verildi ise duruşma yapmadan yakalama kararını kaldırmayabilir de. ancak ne olursa olsun, kesin olan birşey var ki, müvekkilinizin ifadesi alınmadan dosyanın kapanması mümkün değil.

Sayın meslektaşım,tüm görüşmelerime ve müvekkilin bu husustaki mağduriyetlerini defalarca gerek şifahi,gerekse yazılı olarak yinelememe rağmen yakalama kararı kaldırılmadı.Bu konuya ilişkin en az yirmi yerde müvekkil henüz hazırlık aşamasındayken aklandı,kimisinde teşhise dahi gitmeden son dönemlerinde çekilmiş fotoğrafları müştekilere gösterilince takipsizlik kararı çıktı.Ancak tüm bunlara rağmen ve üstelik duruşmada tanıklar müvekkilin son hali ile bu değil demelerine rağmen yakalama kalkmadı.Bence salt ifade alınması için yakalama kararının devam ediyor olması yanlış.Kaldı ki; lehe olan tüm deliller karşısında ,beraat etme ihtimali de kuvvetle muhtemelken ısrarla devam etmesi C.M.K.'nun yakalama kararı ile ilgili hükümlerinin ruhunada aykırı.Ben yine bir dilekçe hazırladım ,talebimi yineledim,duruşma esnasında tanıkların teşhisindeki çelişkiden de bahsettim,bakalım netice ne olacak.İyi çalışmalar.
Old 13-04-2007, 13:27   #6
Av.Şule Pınar Narin

 
Varsayılan maddi gerçeği bulmak yakalama kararının devamıyla alakalı olmamalıdır.

Alıntı:
Yazan Av. Can DOĞANEL
Yakalama emri çıkartılması bir ara karar olup, itiraz edilebilir. Ancak itirazı inceleyecek üst mahkeme hakiminin, dosya üzerinden yapacağı inceleme ile red kararı vermesi yüksek ihtimaldir. Sanık dinlenmeden karar verilebilecek tek hal diğer delillerle beraat kararı verilmesinin mümkün ve gerekli olduğu hallerdir. Böyle bir itirazın kabulü halinde üst mahkeme hakiminin kararı bu dosyada beraat kararı verilmeli gibi bir anlama geleceğinden.. Sanığın tabi olduğu mahkeme hakiminin kanaatine müdahale gibi bir anlam içerebilir. Bu yönüyle ilginç bir yetki çatışması ortaya çıkmaktadır. Görevli mahkeme kendi takdiri maddi gerçeği araştırıp, nihai kararı verecek olan mahkeme olduğundan sanığı görmek istemekte haklıdır. Diğer dosyalara konu olaylar lehe kanaat oluşturacaksa da her olay birbirinden bağımsızdır ve ayrıca yargılamayı gerektirir. Eğer tebligatı alamamış olması nedeniyle kaçak statüsünde olsa idi tazminat hakkınız da doğabilirdi ama tebligata kendisi icabet etmediğinden, bu durumda tazminat talebi de reddedilebilir.

Öncelikle tazminat talebine ilişkin yorumunuzu cevaplayayım.Müvekkil aleyhine yakalama kararı suçun işlenmesiyle birlikte ,teşhis yapılır yapılmaz çıktı ve biz bu kararı tesadüfen öğrendik.Ayrıca müvekkil lehine ortada onlarca aynı konuya ilişkin kararlar varken ve yakalamaya konu olayla ilgili de birçok maddi delil ortaya konmuşken,salt ifade almak için yakalama kararının devamı ,kanaatımca CMK'nun yakalama ile ilgili hükümlerinin ruhuna ve Ceza Hukukunun maddi gerçeği bulma ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerine dahi aykırı.Bahsettiğim olayla ilgili yakalama kararı veren bazı Savcılar ,müvekkil ifade vermeye gitmeden ,son resimlerini müştekilere göstererek takipsizlik kararı verme yetisine sahipse ,demek ki olabiliyor.Böyle bakmak gerekir.Düşünün ki, duruşmaya müşteki ve tanıklar gelmese ne olacak, müvekkil tutuklanıp cezaevine gönderilecek,kaldı ki; bahsettiğim davanın duruşmasında sadece beş tanıktan üçü geldi ve müşteki ise gelmedi.O celse müvekkil gelseydi tutuklanması muhakkaktı(lehine olan tüm delillere rağmen). Ve o celsede tanıkların üçü de müvekkilin yeni çekilmiş resimlerinden onu teşhis edemediler.İlk teşhis yapılan resim bundan oniki yıl öncesine ait resimlerdi.Netice olarak ,tüm lehe deliller karşısında halen ifade almak için yakalamanın devamı kanaatımca yersiz bir karar.Yine bir dilekçe yazdım yakalama kararının kaldırılması talepli,bakalım ne olacak.İyi çalışmalar dileğiyle.
Old 13-04-2007, 13:51   #7
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

5 tanıktan 3'ünün dinlenmiş olması olumlu kanaat için yeter diye düşünüyorum. Ancak günümüz teknolojisini de gözardı etmemek gerekir. Objektif olarak olaya bakarsanız belki de mahkemeye siz de hak verirsiniz. Günümüzde photoshop benzeri programlarla fotoğraf üzerinde ciddi oynamalar yapılabilmektedir. Şüpheden sanık yararlanır ama olumlu kanaat için de bir şüphe varsa bu şüphenin de giderilmesi maddi gerçeği bulmak açısından şarttır. Geçmişte yaşananları mahkeme önüne net bir biçimde koyduğunuzda müvekkilinizin tutuklanması gibi bir şüphenizin olmaması gerekir. Yakalama işleminin çoğunlukla olur olmaz her olayda uygulanması bana da manasız gelir. Bu konuda haklısınız ama sizin olayınızın özellikleri biraz farklı, fotoğraftan tarafsız tanıklarca yapılmış teşhiste fail budur deniliyorsa, bu ihtimalin üzerine gitmek de savcının görevidir.
Old 13-04-2007, 14:05   #8
Av.Şule Pınar Narin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Can DOĞANEL
5 tanıktan 3'ünün dinlenmiş olması olumlu kanaat için yeter diye düşünüyorum. Ancak günümüz teknolojisini de gözardı etmemek gerekir. Objektif olarak olaya bakarsanız belki de mahkemeye siz de hak verirsiniz. Günümüzde photoshop benzeri programlarla fotoğraf üzerinde ciddi oynamalar yapılabilmektedir. Şüpheden sanık yararlanır ama olumlu kanaat için de bir şüphe varsa bu şüphenin de giderilmesi maddi gerçeği bulmak açısından şarttır. Geçmişte yaşananları mahkeme önüne net bir biçimde koyduğunuzda müvekkilinizin tutuklanması gibi bir şüphenizin olmaması gerekir. Yakalama işleminin çoğunlukla olur olmaz her olayda uygulanması bana da manasız gelir. Bu konuda haklısınız ama sizin olayınızın özellikleri biraz farklı, fotoğraftan tarafsız tanıklarca yapılmış teşhiste fail budur deniliyorsa, bu ihtimalin üzerine gitmek de savcının görevidir.

Maalesef tanıkların tarafsız olduğu kanaatinde değilim.Çünkü olaylar emniyete intikal eder etmez , polis hemen benzeri olay bir başka ilçede de yaşanmıştı fail buydu deyip,müvekkilin resmini gösteriyorlar.EE müvekkil de daha önce belirttiğim gibi gerçek faile benzediği için tanık ve müştekiler hemen evet bu diyorlar.Size enteresan bir şey anlatayım.Bir başka ilçede işlenen olayla ilgili olarak müvekkil herşeye rağmen tutuklandı ve bu esnada aynı suç bir başka ilçede işlendi ve yine müvekkil hakkında yakalama çıktı ve ben ilgili Savcı ile görüştüğümde müvekkilimin cezaevinde iken bu suçu işleyemeyeceğini söylememe rağmen ,yakalama kararı kalkmadı ve biz teşhise gitmek zorunda kaldık.
Old 13-04-2007, 16:57   #9
cesur_yürek

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şule Pınar Narin
Merhaba.Aranıza yeni katıldım ve karşılıklı olarak mesleki birikimlerimizden yararlanacağımızı umud ediyorum.Traji komik bir hukuk olayıyla karşı karşıyayım.Müvekkilim hakkında kendisine çok benzeyen bir kişinin işlediği ünvan gaspı ve dolandırıcılık suçlarından ötürü yaklaşık iki yıldır birçok bölgede yakalama kararları çıktı ve tümünden aklandı.Yakalama kararlarının çıkmasına sebep ise müvekkilimin daha evvel (1995 yılı )Polis kayıtlarında olan resminden yapılan teşhisler.Ancak yeni resimleri üzerinden yapılan veya canlı yapılan teşhislerde suçu işleyen kişi olmadığı anlaşıldığından yakalama kararları kalkmıştır.Hal böyle iken; yine bir ilçede aynı suç işlendi ve yine müvekkil aleyhine yakalama kararı çıktı.Fakat bu kez müvekkil bu konudan defalarca yargı makamları önüne çıkmaktan ve emniyetin baskıları yüzünden teşhise gelmek istemedi.Ben de daha evvel bu konuyla ilgili lehe birçok delil olması ve ortada büyük bir yanlışlık olduğu da aşikar olması nedeniyle sürekli savcılık aşamasında yakalamanın kaldırılması talebinde bulundum ancak netice vermedi.Bu arada Asliye Ceza Mahkemesinde davası açıldı.Geçen hafta yanılgıya düştüler.Mahkeme'den yakalamanın kaldırılmasını talep ettimse deduruşmada (müvekkil yok ) üç tanığa müvekkilin resimlerini ve farklı iki kişi(ki bunlarda aynı tip suçu işleyen şahıslar)'nin resimlerini gösterdiğimde teşhiste kaldırmadılar.Bu konudaki yorumlarınızı bekliyorum.Teşekkür ederim.

Öncelikle teşhis yasa ile düzenlenmemiştir ve teşhis yapıldığı takdirde Anayasa'nın 13. maddesine aykırılık teşkil eder.Zira teşhis kendi içinde çok hata taşır.Tanığın,mağdurun ; faili teşhisi doğru değildir.Ayrıca şüphelinin ifadesi alınmadan dava açılabilir mi açılamaz mı konusu da tartışmalı bir konudur ama yargıtay açılabilir diyor.
Old 13-04-2007, 17:36   #10
Av.Şule Pınar Narin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan cesur_yürek
Öncelikle teşhis yasa ile düzenlenmemiştir ve teşhis yapıldığı takdirde Anayasa'nın 13. maddesine aykırılık teşkil eder.Zira teşhis kendi içinde çok hata taşır.Tanığın,mağdurun ; faili teşhisi doğru değildir.Ayrıca şüphelinin ifadesi alınmadan dava açılabilir mi açılamaz mı konusu da tartışmalı bir konudur ama yargıtay açılabilir diyor.

Evet işte bu ! lehine onlarca delil olan bir insan (diğer dosyaları düşünürsek) şaibeli bir teşhisle aleyhine yakalama kararı çıkıyor.İşte benim savaşım bu, böyle olmamalı.Salt teşhisle mağduriyetlere uğratılmamalı insanlar.
Ayrıca dava açılmadan önce defalarca lehine olan tüm delilleri ortaya koyarak talep ettiysem de olmadı olamadı.İyi çalışmalar
Old 13-04-2007, 20:11   #11
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Olur olmaz her şikayette YAKALAMA (Eski adıyla gıyabi tevkif) kararı çıkarılmamalıdır aynen katılıyorum. Buna bir diyeceğim yok. Ancak, teşhis işleminin yasa ile düzenlenmemiş olması ile Anayasa'nın 13. maddesi arasındaki ilgiyi kuramadım. Parmak izi de yasa ile düzenlenmemiştir ama parmak izi delil olarak kabul edilip, verilen tutuklama kararı hukuka uygun görülebiliyor. Ceza Hukukunda delil serbestisi ilkesi hakimdir. Buna göre her şey delil olabilir. Dna karşılaştırması, ayak izi, lastik izi, koku vs... Tüm bu deliller de yasa ile düzenlenmiş değildir. Zaten her şeyin delil olabildiği bir sistemde her türlü ihtimal gözetilerek, tek tek yasa ile tespiti de mümkün değildir.

Teşhisin yasa ile düzenlenmemiş oluşu değil sağlıklı olup olmaması önemlidir.. Yapılan teşhisin ne şekilde yapıldığının tutanakta yer almaması, teşhise kimlerin katıldığı vs. tüm bilgilerin yer almadığı tutanaklar uygulamada görülen eksikliklerdir. En azından teşhisin mahkemece izlenmesine elverişli bir teşhis tutanağı düzenlenmelidir. Teşhis usulleri uygulamada birlik ve düzen sağlanmak ve objektif ve bilimsel bir teşhis işlemi yapılması adına, yasa veya yönetmelikle düzenlenmelidir.. Ancak bunun Anayasanın 13. maddesi ile bir ilgisi yoktur.
Old 14-04-2007, 00:16   #12
cesur_yürek

 
Varsayılan

Öncelikle teşhisin olumsuz sonuçlar doğurması muhtemeldir.Teşhis sağlıklı bir delil değildir.Yanlış bir teşhisle bir kişiye suç şüphesi yüklemek kişinin adalet duygusunu zedeleyecektir.Yanlış teşhisler yüzünden özgürlüğünden mahrum bırakılmış insanların sayısı hiç de az değildir.Anayasa'nın 13. maddesine gelirsek ; Temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanacağına dair ibare vardır.Velhasıl kanunla düzenlenmemiş olan teşhise dayanarak kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakmak Anayasa'nın 13. maddesine aykırılık teşkil eder.
Old 14-04-2007, 00:44   #13
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan cesur_yürek
Öncelikle teşhisin olumsuz sonuçlar doğurması muhtemeldir.Teşhis sağlıklı bir delil değildir.Yanlış bir teşhisle bir kişiye suç şüphesi yüklemek kişinin adalet duygusunu zedeleyecektir.
Katılıyorum hatta tanık delili için de aynı şey söylenebilir. (Kanunla düzenlenmiş ama)
Alıntı:
Yazan cesur_yürek

Anayasa'nın 13. maddesine gelirsek ; Temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanacağına dair ibare vardır.
Delil serbestisi ilkesini kabul ettiyseniz, her türlü delili kanunla düzenleyemezsiniz. Temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla sınırlanacağına dair ibare genel anlamda, ceza hükmü içeren kanunları ifade eder. Cezalandırmaya ilişkin usullerin düzenlenmesi için Anayasanın 38. maddesini dayanak göstermek belki daha doğru olur. Bu anlamada, Tanık beyanı, teşhis(bi nevi tanıklıktır aslında), müşteki beyanı gibi beşeri kaynaklı subjektif deliller, mutlak surette maddi delillerle desteklenmeli ve en ufak tereddüt dahi giderilmelidir.
Old 14-04-2007, 00:53   #14
Av.Zuhat Kaya

 
Varsayılan

Ceza Muhakemesi kanunun 246 maddesisi gaiplerle ilgili bir düzenleme içermektedir.
MADDE 246:
"Mahkeme, gaip olan sanık hakkında duruşmaya gelmesi hâlinde tutuklanma*yacağı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu güvence koşullara bağlanabilir.
(2) Sanık, hapis cezası ile mahkûm olur veya kaçmak hazırlığında bulunur veya güvence belgesinin bağlı olduğu koşullara uymazsa belgenin hükmü kalmaz."

yine CMK 248 maddesinin 7 ve 8 bendi yukarıdaki düzenlemenin kaçaklara da (yani hakkında yakalama emri verilen kişilerle ilgili) uygulanambileceğini belirtmektedir.

MADDE 248:
".......
(7) 246 ncı madde hükmü kaçaklar hakkında da uygulanır.
(8) Bu kararlara karşı itiraz edilebilir."

CMK 248 yollaması ile 246 maddenin uygulanmasını isteyebilirsiniz diye düşünüyorum.Ayrıca ,bu düzenlemenin uygulamada karşılığını bulup bulmadığını merak ta ediyorum doğrusu
Old 16-04-2007, 18:30   #15
Av.Şule Pınar Narin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Zuhat Kaya
Ceza Muhakemesi kanunun 246 maddesisi gaiplerle ilgili bir düzenleme içermektedir.
MADDE 246:
"Mahkeme, gaip olan sanık hakkında duruşmaya gelmesi hâlinde tutuklanma*yacağı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu güvence koşullara bağlanabilir.
(2) Sanık, hapis cezası ile mahkûm olur veya kaçmak hazırlığında bulunur veya güvence belgesinin bağlı olduğu koşullara uymazsa belgenin hükmü kalmaz."

yine CMK 248 maddesinin 7 ve 8 bendi yukarıdaki düzenlemenin kaçaklara da (yani hakkında yakalama emri verilen kişilerle ilgili) uygulanambileceğini belirtmektedir.

MADDE 248:
".......
(7) 246 ncı madde hükmü kaçaklar hakkında da uygulanır.
(8) Bu kararlara karşı itiraz edilebilir."

CMK 248 yollaması ile 246 maddenin uygulanmasını isteyebilirsiniz diye düşünüyorum.Ayrıca ,bu düzenlemenin uygulamada karşılığını bulup bulmadığını merak ta ediyorum doğrusu



Sevgili meslektaşım,duruşmaya bir hayli zaman olduğu için ; o güne kadar konu hallolmazsa önerdiğiniz seçeneği deneyeceğim.Bakalım teorikte var olanı ,uygulamada gerçekleştirebilecekmiyiz.!!! İyi çalışmalar.
Old 17-04-2007, 23:36   #16
Heybe Hukuk

 
Varsayılan Eğer bu işi biliyorsam...

Sayın meslektaşım, eğer bu mahkemelerin, hakimlerin mantığını birazcık olsun biliyorsam; yakalama, müvekkiliniz duruşmaya katılıp ifadesini verene dek kalkmayacaktır diye iddia ediyorum.

Tüm anlatımlarınızdan yola çıkarak diyeceğim odur ki; öncelikle müşteki ve tanıklardan da ikisinin duruşmaya katılımını sağlamaya çalışın. Onların katıldığı duruşmada da müvekkilinizi bulundurun ve bizzat duruşma esnasında teşhis yapılsın ve bu iş bitsin.

Tutuklanılmayacağına ilişkin teminat almanızı zor görüyorum. Mevzuatta yer aldığı halde uygulamasına tanık olmadığımız çokça şey var. Bu husus ta bence böyle. Takdir olunacağı üzere, kovuşturma artık belli bir düzen, alışkanlıklar üzerine devam ettiriliyor. Çoğu işlem, ezbere yapılıyor. Bugün gerek ceza gerek ise hukuk mahkemelerinde dilekçelerimizin dahi okunmadığına ilişkin sarsılmaz bir inanca sahibim. Çok örneğini yaşadım.

O nedenle, alışılmış, klasik ve ezbere tutuma ayak uydurup, yukarıdaki tavsiyemi denemenizi öneriyorum. Bu arada elbette her türlü hakkınızı kullanın ve talep etmekten de pes etmeyin. Ancak müvekkiliniz ifade vermeden, bu iş bitmeyecektir diye düşünüyorum.

Kolay gelsin...
Old 18-04-2007, 18:59   #17
cesur_yürek

 
Varsayılan

Yakalama kararının verilebilmesi için kuvvetli şüphe olması gerekmektedir. şüpheleri basit şüpheden yani bilgi toplamadan saymaya başlarsak kuvvetli şüphenin şüphe derecesinde yukarlarda olduğunu görürüz.%90 mahkumiyet kararı çıkmayacaksa yakalama yapılmaması gerekmektedir.
Old 18-04-2007, 19:49   #18
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Alıntı:
%90 mahkumiyet kararı çıkmayacaksa yakalama yapılmaması gerekmektedir.
Sayın cesur_yürek

Dediğiniz oranı tutturmak çok zor:
Ülkemizde ceza davalarındaki beraat oranı yüzde 80 dir.

Saygılarımla
Old 18-04-2007, 22:56   #19
cesur_yürek

 
Varsayılan

Sayın Armağan Konyalı, Ben olması gerekeni yazdım ; siz olanı yazdınız.Yine de hukukçunun olması gerekeni hatırlatması gerekmektedir.

Saygılarımla ..
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
talep edilmemiş icra inkar tazminatı sonradan talep edilebilir mi? avukat 77 Meslektaşların Soruları 3 30-11-2020 13:53
Savcının görevi "suç isnat etmek" mi, yoksa "suç ispat etmek" mi olmalı? sibelniko Hukuk Sohbetleri 21 30-09-2013 08:43
Yargıtay’dan suçlulara kötü haber: İfade alınmadan dava açılabilir ahmetsacit Hukuk Haberleri 1 04-06-2013 11:53
Yakalama Ve Tutuklama glossator Meslektaşların Soruları 2 03-04-2008 14:57
Yatak odasında yarı çıplak yakalama zina Y£LİZ Hukuk Haberleri 0 12-03-2007 08:58


THS Sunucusu bu sayfayı 0,16607094 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.