Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

tasarrufun iptali davsı sürerken alınmış aciz vesikasının gerçeği yansıtmaması halinde ne yapılabilir?

Yanıt
Old 16-09-2013, 09:47   #1
ayse1728

 
Soru tasarrufun iptali davsı sürerken alınmış aciz vesikasının gerçeği yansıtmaması halinde ne yapılabilir?

iyi günler,
müvekkilimiz 2007 yılında 2 adet taşınmaz satın almış 2011 yılında sözde alacaklı x eski maliklere karşı icra takibi başlatıyor. takip hemen kesinleşiyor ve tasarrufun iptali davası açılıyor. dava açılırken aciz vesikası yerine haciz tutanağı koyuluyor. akabinde biz muvazaalı satış olmadığını ispat etmeye çalışırken talebimiz ile borçlu adına kayıtlı başkaca taşınmazların olup olmadığı tapudan isteniyor. borçlu adına 5 adet taşınmaz geliyor. tapudan yazı gelene kadar da alacaklı vekili icra dosyasından aciz vesikası alıyor. takbis ten sorgulama yaptırıyor tapular ilçede olması sebebiyle görünmüyor. (oysa aynı ilçede hacze gelip taşınmazlardan birinde de menkul haczi yapılıyor.) mahkeme bize aciz vesikasının iptali için dava açmak üzere süre ve yetki veriyor tarafımızca dava açılıyor ancak icra hukuk mahkemesi icra dosyasının tarafı olmamamızdan bahisle bu davayı açamayacağımızı beyanla davamızı reddediyor. şimdi ne olacak? eski malikin 5 tane taşınmazı var dosyada belli bir de aciz vesikası var? muvazaa ispatlanamadı ama yine de tereddüt içindeyim? ne yapmalıyım yada sizce nasıl bir karar çıkar?
Old 16-09-2013, 17:36   #2
Av. F.G. Erman

 
Varsayılan

Şu karar işinize yarayabilir :

YARGITAY
12.Hukuk Dairesi
Esas: 2010/11224
Karar: 2010/23663
Karar Tarihi: 18.10.2010

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Şikayet, medeni usul hukuku anlamında bir dava değil, takip hukukuna özgü bir yoldur. Şikayet yoluna icra müdürünün işleminden zarar gördüğünü ileri süren herkes başvurabilir. Şikayet yoluna başvurabilmesi için şikayette bulunanın, şikayet konusu işlemin iptali veya düzeltilmesinde korunmaya değer hukuki bir yararının bulunması, o işlemin doğrudan doğruya hukuki durumuna ilişkin olması ve zararının bulunması gerekir. Bir başka deyişle şikayet edebilmek için hukuken himaye edilmiş olan menfaatleri ihlal edilen kişi durumunda bulunmak gerekir. (Kuru, icra İflas El Kitabı, s. 99; Üstündağ, İcra, s. 49)

Somut olayda Üsküdar 1. İş Mahkemesi’nin 29.09.2005 tarih ve 2004/1181 E 2005/383 K sayılı ilamına dayanılarak alacaklı SGK Başkanlığı tarafından borçlular M.A.U. ile K. Ltd. Şti hakkında icra takibi başlatılmıştır.

Borçlu şirkete örnek (4-5) icra emri 17.06.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, diğer borçlu M.A.U.'a tebligat yapılamamış, adres tespiti için ilgili kuruma müzekkere yazılmış ancak bu borçlunun adresi tespit edilememiştir. Borçlu şirketin tasfiye sürecine girdiğinin tespiti üzere şirket ortaklarına icra emri tebliğ edilmiş, ancak şirket ortakları B. ve H.Ş. tarafından şikayette bulunulması üzerine Kadıköy 4. İcra Mahkemesi’nin 20.09.2007 tarih ve 2007/861-1213 sayılı kararı ile adı geçenlerin şikayetleri kabul edilerek adlarına gönderilen icra emirleri iptal edilmiştir.

Alacaklı vekilinin 06.11.2009 tarihli talebi üzerine, şikayetçi üçüncü kişiye (M.A.U.’a) 09.12.2009 tarihinde icra emri tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Şikayetçinin takip konusu edilen ilamda, takip talebinde ve hazırlanan icra emrinde taraf olarak borçlu sıfatı bulunmamaktadır. Bu husus icra mahkemesi kararında da tespit edilmiştir. Taraf ehliyetine (husumete) yönelik şikayetlerin süresiz olduğu da düşünüldüğünde, şikayetçi üçüncü kişinin, şikayette hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece işin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Sonuç: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Old 16-09-2013, 18:20   #3
ladre

 
Varsayılan

Takipte taraf olamayan üçüncü kişiler, borçlu hakkında düzenlenen aciz vesikasının şikayet yolu ile iptalini isteyemez. (12 HD. 26/12/2006 Tarih)
İptal davalarında borçlu ile işlem yapmış üçüncü kişiler zorunlu dava arkadaşı olarak dilekçede gösterilmiş olmaları gerekir. Anladığım kadarıyla bu konuda bir eksiklik yok. Yapılacak iş borçlunun malvarlığının araştırılması suretiyle aciz içinde olup olmadığını tespit etmek. Aciz belgesine iptal davasında tarafların itiraz etmemesi durumunda mahkeme doğruluğunu araştırmamaktadır. Bence dava şartı olduğu için resen incelenmesi gereken bir konudur. Aciz halinde olmak iptal davasının ön şartı olduğundan borçlunun yeterli miktarda borcu karşılayacak malı var ise dava şartı yerine gelmediğinden dava reddedilecektir.
Old 10-10-2013, 17:57   #4
ayse1728

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ladre
Takipte taraf olamayan üçüncü kişiler, borçlu hakkında düzenlenen aciz vesikasının şikayet yolu ile iptalini isteyemez. (12 HD. 26/12/2006 Tarih)
İptal davalarında borçlu ile işlem yapmış üçüncü kişiler zorunlu dava arkadaşı olarak dilekçede gösterilmiş olmaları gerekir. Anladığım kadarıyla bu konuda bir eksiklik yok. Yapılacak iş borçlunun malvarlığının araştırılması suretiyle aciz içinde olup olmadığını tespit etmek. Aciz belgesine iptal davasında tarafların itiraz etmemesi durumunda mahkeme doğruluğunu araştırmamaktadır. Bence dava şartı olduğu için resen incelenmesi gereken bir konudur. Aciz halinde olmak iptal davasının ön şartı olduğundan borçlunun yeterli miktarda borcu karşılayacak malı var ise dava şartı yerine gelmediğinden dava reddedilecektir.

yarın bu dava için büyük gün. icra mahkemesine açmış olduğum şikayet takibin tarafı olmamamdan bahisle reddedildi. kararda tasarrufun iptali davasında başkaca malvarlığının olduğunu iddia edebilirsin hak kaybın olmaz diyor ama bulduğum tüm yargıtay kararları aciz belgesinin genel mahkemede sorgulanmayacağı şeklinde. aciz belgesini iptal etmeden davayı nasıl reddedecek? yada ben, aciz belgesine bakarım kesinse davayı kabul mü ederim dosyadaki diğer taşınmazlara karşın mı diyecek? merakla bekliyorum. bu arada dava devam ederken borçlu taşınmazlardan da 4 ünü başkasına devretmiş örnek 1 tane bile karar bulamadım fikriniz var mı?
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
aciz vesikası almadan tasarrufun iptali ? Matiz Meslektaşların Soruları 4 29-02-2012 09:42
tasarrufun iptali davası ve aciz vesikası Av.Ebru Caner Meslektaşların Soruları 4 23-04-2009 11:39
Kayden hacizli taşıt olması halinde tasarrufun iptali davasında aciz vesikası şartını mdeniz Meslektaşların Soruları 2 24-11-2007 23:23
409/5 kararı verilmiş aciz vesikasının iptali davasının yeniden açılması mümkün mü? Av.Nur Hayat BURAN Meslektaşların Soruları 1 21-11-2007 01:35
fark kıdem tazminatı,bordolardaki ücretlerin gerçeği yansıtmaması Av.mdogan Meslektaşların Soruları 4 24-03-2007 17:12


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03685999 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.