Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi Hukuk eğitimi sonrası meslek seçimi ile Avukatlık veya Hakimlik/Savcılık Stajı ile ilgili konular

"Barolar'ın Vesayet Altına Alınması" İddiası:...

Yanıt
Old 25-05-2002, 16:58   #1
metin karadag

 
Varsayılan "Barolar'ın Vesayet Altına Alınması" İddiası:...

Değerli arkadaşlar

Aşağıda web adresi verilen gazetede bugün yayınlanan ve

"Baroların ve TBB'nin aldığı kararların Adalet Bakanlığı'nın onayına sunulması baroları vesayet altına sokuyor. Avukatlık sınavı ve stajyer avukatlık uygulaması bu vesayeti daha da pekiştirecek..."

gibi ciddi bir yorumu içeren yazıyı bilgilerinize aktarıyorum.

Yani yazı bana ait değildir, sadece bu forum alanında herkesle paylaşmak amacıyla aktardım.

Saygılarımla

Metin Karadağ

///////

Avukatlığın temel ilkeleri

Baroların ve TBB'nin aldığı kararların Adalet Bakanlığı'nın onayına sunulması baroları vesayet altına sokuyor. Avukatlık sınavı ve stajyer avukatlık uygulaması bu vesayeti daha da pekiştirecek

25/05/2002

http://www.radikal.com.tr/veriler/20...aber_38651.php

Dr. Ümit Kardaş: Avukat

Adil yargılanma hakkı tüm uluslararası anlaşmalar ve organlarca kabul
edilmiş temel bir haktır. Sağlıklı ve
adil bir yargının temeli ise bağımsız avukatlarca sağlanan yasal temsil hakkıdır. Bu nedenle avukatların özgürlüğü ve görevlerini korkusuz bir şekilde yerine getirmeleri hukuk sisteminin tarafsızlığını tamamlayıcı bir unsurdur. Avukatların bağımsızlığı sadece adaletin, özgürlüğün ve yasalara saygının sağlanması bakımından değil bununla birlikte insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için de yaşamsal önemdedir. Avukatların Rollerine Dair Temel İlkeler 1990 yılında BM Genel Kurulu tarafından saptanmıştır. Kararın önsözünde etkili bir yasal temsiliyetin temel insan haklarının korunmasındaki önemi "Ekonomik, sosyal ve kültürel veya sivil ve siyasal haklar gibi insan hakları ve temel özgürlüklerin yeteri derecede korunması için herkesin bağımsız avukatlar tarafından sağlanan etkili bir yasal hizmetten yararlanma hakkının olması gerekir" şeklinde belirtilmiştir.


29 temel standart
BM Genel Kurulu toplumdaki tüm grupların yasal yardımlardan etkili bir şekilde yararlanması, sanıkların kendi seçtikleri avukatlardan yasal yardım alma hakkı, avukatların rolleri ile ilgili olarak toplumun eğitilmesi, avukatların yetenekleri ve eğitimleri, avukat olmada ayrımcılığın önlenmesi, avukatların müvekkillerinin temsiliyetini baskı ve yargılanma korkusu olmadan alma hakkı ve avukatların müvekkilleri ile olan ilişkilerinin gizli tutulmasıyla ilgili yükümlülükler gibi konularda 29 temel standart belirlemiştir. Avukatların rollerine ilişkin bu ilkeler İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6. maddesiyle güvence altına alınmıştır. Strasbourg içtihatlarına göre yasal temsiliyet pratik ve etkili olmalıdır. (Artico-İtalya davası, 1981)
Adil bir yargılama avukatların müvekkilleri adına etkili bir yasal temsiliyette bulunmalarına bağlıdır. Türkiye'de ise yasalardan ve uygulamada oluşmuş alışkanlıklardan gelen birçok engel avukatların bu görevi yerine getirmelerine sınırlar getirmektedir. Avukatlar rollerinin ifası sırasında dava öncesi ve duruşma aşamalarında kısıtlamalarla karşılaşmaktadırlar. Oysa BM Avukatların Rollerine Dair Temel İlkelerin 16. ilkesi "Hükümetler avukatların bütün mesleki görevlerini herhangi bir engelleme olmaksızın yerine getirebilmelerini sağlamalıdır" zorunluluğunu getirmektedir.


Bağımszlık şart
Avukatlar toplumdaki yakınmaları ve hak ihlal-lerini dile getirerek çok önemli
bir sosyal işlevi üstlenmektedirler. Avukatların özellikle yasaların yapılması ve uygulanması ile ilgili konularda toplumsal tartışmalara katılmaları ve düşüncelerinden dolayı herhangi bir mesleki kısıtlamayla karşılaşmamaları ve bağımsızlıklarının tamamen sağlanması bakımından örgütlenmeleri gerekir. BM Avukatların Rollerine Dair Temel İlkelerinin "Diğer yurttaşlar gibi avukatların da ifade, düşünce, örgütlenme ve toplantı tertip etme özgürlüğü vardır. Özellikle kanunlarla yargının idaresi ile insan haklarının korunup geliştirilmesi ile ilgili konularda toplum önünde yapılan tartışmalara katılma hakkı ve yerel, ulusal veya uluslararası örgütler kurma veya bunlara dahil olma hakkı ve mesleki kısıtlama korkusu olmadan yasal örgütlerce düzenlenmiş yasal gösterilere katılma hakkı olmalıdır" düzenlemesiyle avukatların işlevlerini yerine getirmeleri bakımından hak ve örgütlenme özgürlüklerinin önemi vurgulanmıştır. Baroların ve diğer meslek örgütlerinin avukatların kısıtlamalara ve baskılara karşı korunmasında ve bağımsızlıklarının savunulmasında yaşamsal rolleri vardır. Ancak Türkiye'de baroların kararlarının Türkiye Barolar Birliği'nce (TBB) değerlendirildikten sonra Adalet Bakanlığı'nın onayına sunulması baroları vesayet altına sokmakta ve iktidara bağlamaktadır. (Levhaya yazılma, levhadan silin-me, disiplin cezaları avukatlık asgari ücret tarifesi, yönetmelik çıkarılması)
En önemlisi 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın ek 4. maddesindeki düzenlemedir. Bu madde ile Adalet Bakanlığı baroları ve Türkiye Barolar Birliği'ni (TTB) idari ve mali yönden denetlemekte bu denetimi de adalet müfettişlerince yerine getirmektedir. Oysa
adil yargılanma hakkı temel evrensel bir haktır. Adaletin sağlanmasının temel bileşeni ise bağımsız avukatlarca sağlanan yasal temsil hakkıdır.


Sakıncalı sınav
Türkiye'de Barolar ve TBB'nin siyasi iktidara bağımlı ve onun vesayeti altındaki durumu karşısında 4467 sayılı yasayla stajyer avukatlara getirilen sınavın ne anlama geldiği ve nasıl bir sonuç doğuracağı açıktır. Sınavın yasa gereği TBB tarafından ÖSYM'ye yaptırılması da zaten bu yapılanmanın ve vesayetin sonucudur. Yine stajyer avukatların Adalet Bakanlığı'nın denetiminde görev yapması öngörülen Adalet Akademileri'nde staja tabi tutulmaları vesayeti pekiştirecek bir uygulama olacaktır. Türkiye'de yargının tamamı için geçerli olan yargının işlevine uygun bir altyapının bulunmayışı olgusu avukatlık stajı için de aynen geçerlidir. Altyapısı bulunmayan bir staj kurumuna sınav eklemlenmesi doğru olmamıştır. Baroların ve TBB'nin öncelikli sorunu siyasi iktidara karşı bağımsızlık ve özgürlüklerinin sağlanarak avukatların kendi kendilerini yönetmelerinin ve özdenetimin gerçekleştirilmesidir. Ancak bu sağlandıktan sonra stajyer avukatların staj ve sınav uygulamaları rasyonel, çağdaş ve işlevsel bir temele dayanıp, adil yargılanma sürecine ve adalete ulaşma amacına hizmet edebilir.


Çözüm önerileri
Hukuk fakülteleri dört yıldan altı yıla çıkarılarak ilk dört yıl birinci dönem olarak öngörülmeli ve bu dönemde öğrencilere hukuk disiplinlerine ilişkin derslerle birlikte insan davranışlarıyla ilgili dersler de verilmelidir. Bu dönemde temel hukuk anlayışı geliştirilerek ceza-hukuk ayırımı yönünde bir uzmanlığa da gidilmelidir. Son iki yıllık ikinci dönem ise öğrencilerin stajı anlamında olmalı, bunun için yargıç ve savcı olacaklar ile avukat olacaklar bakımından ayrı ayrı öngörülecek programlar adliye ve barolarla eşgüdümlü olarak uygulanmalıdır.
Üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri, deneyimli yargıç ve avukatlardan oluşan gözetim kadrosuyla birlikte öğrencilere dışarıdan gelecek başvuruları değerlendirmeleri sağlanmalı,
mahkeme kararları yeniden yaşatılarak öğrencilere roller verilmeli, yasa yapma teknikleri öğretilmelidir. Yargı alanında görev yapacak kadronun altyapısı sağlam, ufku geniş, donanımlı, kültürlü ve sanatsever olarak yetiştirilmesi önem göstermektedir. Ancak bu önerinin yaşama geçirilmesi için öncelikle fakültelerin özerk ve güçlü, yargının altyapısının yeniden kurulup güçlendirilerek gerçekten bağımsız ve güvenceli, baroların da bağımsız ve tamamen özgür duruma getirilmeleri gerekmektedir.



Not: Yukarıdaki yazının yer aldığı aynı bolum ekinde de aşagıdaki okur yorumu da eklidir.

Cözumu yanlis yerde aramak
Turkiyede Hukuk fakultelerinin ögretim programlarinin ihtiyaca cevap vermedigi,eksik ve yanlislarla malul oldugu bilinmektedir.Sorunun cözumu yine yanlis yerlerde aranmaktadir.Yönetimin bu yoldan mezunlarin yetersizliklerini gidermeyi amacladigi aciktir.Bir diger amacda savunma hakki uzerinde vesayet olusturmaktir. Bu sinav bir bakima mezunlarin gerekli bilgileri edinmeden mezun edildiklerinin itirafi degilmidir? O halde yapilacak is öncelikle hukuk fakultelerinin egitim ve ögretim programlarini gelistirmektir.
Yazan : erdem merga
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Savcının görevi "suç isnat etmek" mi, yoksa "suç ispat etmek" mi olmalı? sibelniko Hukuk Sohbetleri 21 30-09-2013 08:43
Stj. Av. ne "ofisboy"dur, ne de adliyedeki caycinin "ciragi..." metin karadag Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 26 28-07-2007 20:47
FSEK anlamında"eser"; "Mezdeke"oryantal grup adı ve oluşturdukları karakter eser mi? Aslı Hukuk Soruları Arşivi 6 27-12-2006 00:32
Gelin, Şu "ilk Adımı" Atalım Artık;"stajyer Avukatların Sosyal Güvenlik Sorunları&quo metin karadag Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 0 05-03-2003 14:18


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04760098 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.