Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

İmza inkar, okur yazar olmama iddiası, vasi tayini, senedin geçerliliği ?

Yanıt
Old 18-02-2008, 14:22   #1
Av.Bülent AKÇADAĞ

 
Varsayılan İmza inkar, okur yazar olmama iddiası, vasi tayini, senedin geçerliliği ?

Değerli meslektaşlarım, öncelikle herkese kolay gelsin, yazacağım konuyu sitede aratmama rağmen emsal konu bulamayınca açmak zorunda kaldım.


Sizlerle paylaşmak istediğim konu şöyle,

Müvekkil, Ticaret yaptığı 75 yaşındaki şahısa mal almak için para veriyor ve karşılığında malı gelene kadar kendini garantiye alma adı altında senet alıyor. tabi mal gelmiyor senet icra takibine konu oluyor.

Borçlu itiraz etti ve dava sürecine geçildi.Borçlunun itiraz sebepleri birbiriyle çelişkili, öncelikle borçlunun okuma yazma bilmediğinden dolayı ordaki imzayı kabul etmediler,ama ödeme emri tebliğini borçlu yine kendi imzasıyla kabul edince bu sefer çarkedip imzayı kabul ettiler ama imzanın zorla attırıldığını söylediler, yani senedin borçlunun elinin tutulması suretiyle zorla imzalandığı iddia edildi, bu konuda savcılığada suç duyurusunda bulunuldu ama takipsizlik kararı verildi. Tüm bunlar devam ederken ayrıca borçlu kendisine vasi tayin ettirdi, yani şuan ehliyetinin bulunmadığınıda iddia ediyor, ki dava konusu hukuki işlem bu rapordan önceki tarihe ait olduğundan dolayı geçmişe yürümeyeceğini düşünüyorum. Ayrıca borçlunun vekiline vermiş olduğu vekaletname parmak izi basılmak suretiyle verilmiştir, ayrıca borçlunun X bankasından almış olduğu parayıda parmak izi basmak suretiyle aldığını gösterir belgelerde dosyaya sunuldu.(yani buda kendilerince kurtuluş beyannameleri)

Sonraki celsede zorla imza attırıldığını bunun için imza örneği vermeye hazır bulunduklarını talep etmelerine ve mahkemenin bu yönde ara karar vermesine rağmen imza atmayı bilmediğini söylerek imzadan imtina etmiştir.

Şimdi neresinden bakarsak bakalım, davayı uzatmak, sürüncemede bırakmak amacıyla böylesi itirazlar öne sürdükleri çok aleni, Bu konuda Yargıtay kararı aramama rağmen ne yazıkki net kararlara ulaşamadım, değerli meslektaşlarımın bu konuda yardımları dokunursa sevinirim. Saygılarımla
Old 18-02-2008, 14:37   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

3. Hukuk Dairesi 2000/4885 E., 2000/5011 K.

FATURALARIN DELİL OLMA NİTELİĞİ
İMZA İNKARI HALİNDE İNCELEME YÖNTEMİ

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU [ Madde 308 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU [ Madde 309 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 23 ]

"ÖZET"

FATURALARIN ALACAĞIN MEVCUDİYETİNE DELİL TEŞKİL ETMESİ İÇİN MUHATABA TEBLİĞİNDEN İTİBAREN SEKİZ GÜN İÇERİSİNDE İTİRAZA UĞRAMAMIŞ OLMASI GEREKİR. İMZA İNKARI HALİNDE ÖNCE UYGULAMAYA ELVERİŞLİ İMZA VARSA BUNUN ÜZERİNE KARŞILAŞTIRMA YAPTIRILMASI, ÖRNEK İMZA BULUNMAMASI VEYA YAPTIRILAN İNCELEMEDEN SONUÇ ALINAMAMASI HALİNDE YAZI YAZDIRMA (İSTİKLAB) YOLUNA BAŞVURULARAK İNCELEME YAPTIRILMALIDIR.


"İçtihat Metni"

Dava dilekçesinde 70.799.799 lira için yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali takibin devamı %40 icra inkar tazminatı faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı şirket vekili, 25/07/1998 tarihli sevk irsaliyeli faturanın 05/08/1998 tarihli yurt içi servislerinde kullanılır posta haber kağıdı ile iadeli taahhütlü olarak davalıya tebliğ edildiğini, TTK.nun 23/2 maddesi uyarınca kesinleşen fatura bedeli olan 59.999.999 lira alacaklı olduğunu, tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı, 05/08/1998 tarihli "PTT alma ve gönderme haber kağıdı" altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, duruşmada hazır bulunan davalı istiktab edilerek, alınan elverişli imzaları ile tebligat parçasındaki imza üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporundaki "davalı eli mahsulü olmadığı" mütalaası istikametinde ve de başkaca hiçbir araştırma yapılmaksızın münhasıran bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 308 ve devamı maddelerinde imza inkarı halinde mahkemece yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir.

Buna göre; inkar edenin atılış tarihi itibariyle inkar edilen imzası ile yakın tarihte atılmış, uygulamaya elverişli imzalarının temin edilmesi gerekir. Uygulamaya elverişli (tatbike medar) belgeler, HUMK. mad. 309/3'te tahdidi olarak sayılmıştır.

İnkar edenin uygulamaya elverişli bir imzası varsa, hakimin ilkönce bu imza ile inkar edilen imzayı karşılaştırması (veya bilirkişiye karşılaştırma yaptırması) gerekir. Başka bir deyimle, inkar edenin uygulamaya elverişli bir imzası varken yazı yazdırma (istiktab) yoluna başvurulamaz. Ancak, uygulamaya elverişli imza ile inkar edilen imzanın karşılaştırılması sonunda hakim, inkar edilen imzanın inkar edene ait olup olmadığı hususunda kesin bir kanaat sahibi olamaz ise, o zaman yazı yazdırma (istiktab) yoluna başvurabilir (HUMK. mad. 309/4).

TTK.nun 23. maddesi hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi karşı tarafça tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olmasına bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasında bir sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Zira davalının sözleşmesel ilişkiyi inkar etmiş olması halinde öncelikle davacıya, davalı ile aralarında (alım-satım) ilişkisi olduğunu kanıtlaması için uygun bir mehil verilmesi gerekir. Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın davalı alıcıya teslim edildiğini göstermez; bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir. Davacı satıcının faturada yazılı malı alıcıya (davalıya) teslim ettiğini ve bu tesliminde borç doğurucu bir hukuksal ilişki sonucu olduğunu ayrıca isbat etmesi gerekir.

Mahkemece yukarıdaki hukuki ve fiili olgular dikkate alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçelerle ve eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2000 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 18-02-2008, 14:54   #3
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım,

Okur-yazar olunmaması nedeniyle imza inkarı durumunda borçlunun tatbike medar imzalarının araştırılması, eğer bulunursa itirazın reddine karar verileceğine hükmedilmektedir.Mahkeme tatbike medar imzaları resen araştıracağından verilen mehile riayet edilmemesi doğrudan itirazın reddini gerektirmez.Tebligat zarfındaki imza borçlunun iddiasını çürütecek mahiyette sayılabilir.

Borçlu sonradan imzayı kabul etmişse, evvelemirde bu savunmanın genişletilmesidir.Islah vb. yolla itiraza değer verilirse, bu kez rıza fesadındaki 1 yıllık hak düşürücü süreyi dikkate almanız gerekir.Eğer hiçbiri lehinize değilse, ikrah her türlü delille ispat edilebilceğinden bu hususta yargılama yapılması gerekmektedir. Savcılığın delil yetersizliği nedeniyle verdiği takipsizlik kararı hile veya ikrah iddiasını tek başına çürütmez.



Alıntı:
T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 1990/10813
K. 1991/3596
T. 21.3.1991
• OKUR YAZAR OLMAYAN BORÇLUNUN İMZA İTİRAZI
• İSPAT KÜLFETİ ( Okur Yazar Olmayan Borçlunun İmza İtirazı )
2004/m.170
ÖZET : Okur Yazar olmadığını bildiren borçlunun imza itirazında,tatbike medar imza bildirilmediği takdirde itiraz kabul edilmek gerekir
DAVA: Merci kararının müddeti içinde temyiz tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye 20.9.1990 tarihinde gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
KARAR: Borçlu vekili, müvekkilinin okur-yazar olmadığını, imza atmasını bilmediğini, kullanmadığını bildirerek imza itirazında bulunmuştur. Alacaklıdan borçlunun tatbike elverişli ( medar ) imzaları bulunup bulunmadığı sorulmak, bu tür imzaların bulunduğu yerler bildirildiği takdirde o belgeler getirilmek suretiyle İİK`nun 170.maddesine göre sonuca gidilmek, tatbike medar imza bildirilmediği takdirde itiraz kabul edilmek gerekirken noksan inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci

Old 15-05-2009, 18:13   #4
Av.Bülent AKÇADAĞ

 
Varsayılan

Yukarıda sizlerle paylaştığım dosya üçüncü yılını doldurmasına rağmen hala sonuçlanmadı ve sonuçlanacağa da benzemiyor.

Değerli meslektaşlarım sormak istediğim husus,

- Mahkemeden yazı örneğinin alınarak senetteki imzalar ile karşılaştırılmasını isteyen davacı tarafın, imza örneklerinin alınması esnasında imza atmayı bilmediğini ve imzadan imtina ettiklerini bildirmelerine rağmen (bu durum mahkeme kalemince tutanak altına alınmıştır) sonraki celselerde yeniden imza incelemesi istemeleri ve mahkemenin de bunu kabulü usul ve yasaya uygunmudur ? (Tüm itirazlarımıza rağmen alınan imza örnekleri iki defa bilirkişiye gitti ancak her ikisinde de imzaların benzediğini ancak %100 kesin sonuç elde edilemediği belirtilmekte, velhasıl sonuç olarak üçüncü defa gidecek gibi) Yazı örneklerini vererek senetteki imza ile karşılaştırılması hususunda ki delillerinden feragat ettikten sonra yeniden İMZA ÖRNEKLERİNİN ALINMASI VE BİLİRKİŞİ RAPORU istemelerinin usul ve hukuka aykırı olduğu yönünde Yargıtay kararı aramaktayım. Bu konuda yardım edebilecek meslektaşlarıma minnettar kalacağım.


Saygılarımla...
Old 16-05-2009, 13:05   #5
Av. Zeynep KILIÇ KAYA

 
Varsayılan


T.C.
YARGITAY
HUKUK DAİRESİ 19


Esas No.
1992/11326
Karar No.
1993/5696
Tarihi
22.09.1993


1086-HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU (HUMK)/224


GAYRİ RESMİ SENET
DELİLLER, TESBİT, İKAME, TANIKLIK, KEŞİF


ÖZET
DAVACI YÖNÜNDEN İDDİANIN GENİŞLETİLMESİ YASAĞI, DAVALI YÖNÜNDEN İSE SAVUNMANIN DEĞİŞTİRİLMESİ YASAĞI, İDDİAYA VE SAVUNMAYA İLİŞKİN OLUP DELİLLERİN İKAMESİ KONUSUNDA UYGULANAMAZ. AKSİNE DELİLLER HASREDİLMEDİKÇE VEYA DELİLLERİN İKAMESİ İÇİN KESİN MEHİL VERİLMEDİKÇE HER ZAMAN YENİ DELİL GETİRİLEBİLİR.


DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat Enver Kaçıran ile davalı vekili Avukat Muharrem Yeşildağ'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşuldu:

KARAR : 1 - Taraflar tacir ve davanın konusu da ticari iş niteliğinde olduğundan alacağa Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faizinin uygulanması gerekirken, gerekçesi açıklanmadan yasal faizi ile tahsili yolunda hüküm oluşturulması doğru değildir.

2 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

3 - Satış akdine konu malları davacı satıcıya iade ettiğine dair savunmasını kanıtlamak için tanık dinletmek isteyen davalı, bu talebinin mahkemesince kabul edilmemesi üzerine davacı tarafa yemin teklif etmiş, ancak delil listesinde yemin deliline dayanmadığından davacı karşı çıkmış ve mahkeme de talebi tevsi mahiyetinde görerek kabul etmemiştir.

Davacı yönünden iddianın genişletilmesi yasağı, davalı yönünden ise savunmanın değiştirilmesi yasağı, iddia ve savunmaya ilişkin olup, delillerin ikamesi konusunda uygulanamaz. Aksine deliller hasredilmedikçe veya delillerin ikamesi için kesin mehil verilmedikçe her zaman yeni delil getirilebilir. (HUMK 244)

Ayrıca Usul Kanununun 354. maddesi gereğince, davasını ispat için yemin teklifinden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. Somut olayımızda davalı taraf başlangıçta yemin deliline dayanmamış olsa da tanık dinletme isteğinin reddi karşısında yemin teklif etme hakkı mevcuttur.

Bu sebeple davalının bu isteğinin kabulü ile sonuç dairesinde bir karar vermek gerekir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentteki nedenle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, taraf vekilleri için takdir edilen 750.000'er TL. duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine 22.9.1993 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 16-05-2009, 13:09   #6
Av.Bülent AKÇADAĞ

 
Varsayılan

Zeynep Hanım,

Öncelikle paylaşımınız için çok teşekkür ederim. Ancak somut dosyamızda yeni delilin getirilmesi söz konusu değildir. Delil olarak kullanılmasını istedikleri imza örneklerinin alınmasını kendileri talep etmekte ve yine bu isteklerinden kendileri feragat etmektedirler. Peki hal böyleyken yeniden imza örneği isteme hakları varmıdır ? sözün özü budur
Old 16-05-2009, 13:22   #7
Av. Zeynep KILIÇ KAYA

 
Varsayılan

Bülent bey;
Kannatimce karşı tarafın bilirkişi incelemesinden vazgeçmesi hakimi bağlamaz. Çünkü anlaşmazlığın çözümü bilirkişi incelemesini gerektiriyorsa durumun tespiti için hakim de bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Ayrıca sizin paylaştığınız sorunda üzerinde durulması gereken konu bence karşı tarafın imzayı kabulüdür. iyi çalışmalar
Old 26-11-2009, 21:11   #8
turkishrock

 
Varsayılan

imza inkar edilmiyorsa hakim resen imzanın incelenmesine karar verebilir mi?Saygılar
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
vasi tayini Av.Aslı Görmez Bulcak Meslektaşların Soruları 4 06-01-2010 13:52
Vasi tayini dadaş Meslektaşların Soruları 1 06-11-2007 11:37
vasi tayini miss_lawyer Meslektaşların Soruları 1 02-10-2007 16:33
adi senedin geçerliliği av.asen öznur Meslektaşların Soruları 1 01-09-2007 10:41
Okur Yazar Olmama - Akıl Zayıflığı - İpotek - Geçmişe Dönük İptal Avukat Sibel Sayın Meslektaşların Soruları 8 14-04-2007 17:41


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04972100 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.