18-11-2007, 12:42 | #1531 |
|
Vazgeçemediğim TEK site. TÜRK HUKUK SİTESİ. i.e
Hoşçakalınız.. |
18-11-2007, 13:02 | #1532 | |||||||||||||||||||||||
|
Benim de vazgeçmeyi çok isteyipte bir türlü vazgeçemedeğim hatta kendimi kovdurmak için çaba sarf ederek belki bu şekilde vazgeçerim diye düşündüm ama kovdurmayı bile başaramayarak gene vazgçemediğimi itiraf ediyorum |
18-11-2007, 21:25 | #1533 |
|
Bunu kabul etmenize sevindim Turan bey, gerçekleri kabul etmekte yarar vardır, i.e.
|
19-11-2007, 00:21 | #1534 | |||||||||||||||||||||||
|
Eh arada bir dostlar ile sohbet ediyorduk.. Tabi benim aralarım bayağı uzun zaman aralıklarıydı.. |
19-11-2007, 01:34 | #1535 |
|
..kovulacağım günü merak ediyorum...akdevrim.19.11.2007.istanbul....
|
19-11-2007, 11:08 | #1536 |
|
Sitemizin bazı üyelerinde neden kovulma paranoyası ve/veya merakı olduğunu anlayamadığımı itiraf ediyorum?
|
19-11-2007, 11:18 | #1537 | |||||||||||||||||||||||
|
Sayın Admin, bu tanımlanamaz bir merak veya paranoyadır. Tıpkı sigara tiryakisinin sigarayı bırakmak lazım diyipte daha zevkle içmeye devam etmesi gibidir. Sigara sağlığa zararlı ama diyebilirsiniz ama o yönüne bakmayın, olay zarar yahut yarar meselesi değil "tiryakilik" meselesi. Tiryakilik nedir ne değildir çözümü var mıdır yok mudur normal bir tiryaki nasıl olunur tiryakilğin anormali var mıdır vb soruların yanıtlanması halinde bu konu daha iyi anlaşılacaktır. En tiryaki saygılarımla |
19-11-2007, 11:23 | #1538 | |||||||||||||||||||||||
|
Kovma yetkim olsaydı bu tarz ifadeleri gördüğüm an ilgilisini zevkle kovacağımı i.E. ))) |
19-11-2007, 14:51 | #1539 |
|
1993 yılından beri okuyarak tartışma kültürü ve amacı ile ilgili düşüncelerinden faydalandığım,aşağıdaki düşünceleri yazılı Yargıtay eski Başkanlarından Sami Selçuk"un çok değerli bir düşünce adamı olduğunu itiraf ediyorum :
" ... Çok sayıda seçkin hukukçuların katıldığı toplantılarda çoğu kez yöntem,kaynaklar ve bilimsel içerik açısından yapılan eleştiriler birdenbire "seninle her konuda,her yerde tartışmaya hazırım"meydan okumasına dönüşmektedir.Bunlar hiçbir zaman beni üzmemiştir.Ama çok düşündürmüştür.Tartışmanın hasmı mat etmeye yönelik bir satranç oyunu ya da kendi başarganlığını kanıtlama yolu gibi algılanmasını doğrusu hep yadırgamışımdır. Zira,tartışma,adı üstünde,düşüncelerin karşılıklı olarak tartılmasıdır;o nedenle gerçeğin heykelini birlikte yontmaya duranların imece bir savaşımıdır. Tartışmacılar,birbirlerinin yanılgılarını düzelterek o yetkin heykeli birlikte kotarırlar.Amaç,düşüncelerden birini yenmek,"eller yukarı" diyerek birini köşeye sıkıştırmak değil,düşünceler cumhuriyetinin zenginliğini ve başkalıklarını yaratmak,yakalamaktır.Kendi göğsümüze kendi ellerimizle en yüksek liyakat nişanını takma tuhaflığından vazgeçmeli,eleştiriye kucak açmalıyız.İnsan,eğer gerçekten insansa,katılmadığı yöntemi ve düşünceyi eleştirmekle yükümlüdür.Eleştirmek bir hak değildir ki kişisel çıkar ya da dost hatırı için ondan vazgeçilebilsin.Benimsemediği bir düşünceyi eleştirmeyen kişi,o düşüncenin sahibini yanılgısı ile başbaşa bırakmak,onun gelişmesini önlemek ve böylece onu cezalandırmak gibi bir suçu işlemiş demektir.Unutmayalım ki,başkalarının maddi ve manevi varlığına katlanma, hoşgörünün bir ögesidir.O hoşgörü ki,hoşgörüsüzleri bile hoşgörecek kadar cömert bir erdemdir... Diyesim şu. Eleştirinin ve diyalojik ilkenin düşünce üreten gücünden yararlanarak,hukukumuza ve insanımıza sunacağımız hizmet,hepimizin ortak yapıtı olacaktır. Bir başka yön,bilimle inatlaşmaktan vazgeçmek,ama bilimle inatlaşanlarla inatlaşmayı sürdürmektir.Uygitsinciliğin kolaycı,çoğunluğa şirin gelen çokyüzlülüğüne ödün vermek,kendini aldatmaktır. ... Gerçek çok boyutludur.Kimse gerçeğin bütün boyutları üzerinde kolay kolay egemen olamaz..." |
19-11-2007, 14:58 | #1540 |
|
Kovmak ve kovulmak istemediğimi ama istifa etmenin hoş bir duygu olduğunu i.e
|
19-11-2007, 18:27 | #1541 |
|
Dostlarımı özlediğimi i.e
|
19-11-2007, 22:22 | #1542 |
|
..okul arkadaşlarımı özledim.....
|
19-11-2007, 22:26 | #1543 | |||||||||||||||||||||||
|
Hangi okuldakileri...özlediniz? İlk, orta, lise, Üniversite... |
19-11-2007, 22:31 | #1544 | |||||||||||||||||||||||
|
feysbuk sitesine üye olabilirsiniz haberlere göre ordan bulunuyormuşlar |
19-11-2007, 22:57 | #1545 |
|
İ.E: Bazı konuları okuyup, okuyup aklımda ertesi gün bir şey kalmadığını....Nerdeyse şüphelenmek üzereyim kendimden.
|
20-11-2007, 00:52 | #1546 |
|
Evet, evet...
Son zamanlar da yogunluğu fazla olan tüm THS dostlarımı özlediği i.e
|
20-11-2007, 01:12 | #1547 |
|
Uff yine bir hat yedim ve Turkce karakterlerim bozuldu.. Bu duruma sinir oldu€umu i.e
|
20-11-2007, 09:50 | #1548 | |||||||||||||||||||||||
|
|
20-11-2007, 11:03 | #1549 | |||||||||||||||||||||||
|
Bizimle paylaştığınız,Sami Selçuk 'a ait yazının çok güzel ve anlamlı olduğunu, iki kez okuduğumu, hem içeriği hem yapısı birbirinden güzel cümleleri ardarda rahatlıkla ve bence büyük bir yetenekle sıralayan böyle insanları haddimi aşarak takdir etmekle beraber çok kıskandığımı ve onlara biraz yaklaşmak için çok daha fazla okumam,çalışmam gerektiğinin farkında olduğumu İE. |
20-11-2007, 14:21 | #1550 | |||||||||||||||||||||||
|
"Farkında olmak güzeldir, farkındalığının bilincinde olmak daha da güzeldir.." diye itiraf ediyorum. |
20-11-2007, 16:08 | #1551 | |||||||||||||||||||||||
|
Gene şanslısınız bence. Sizin fontlar bozulunca Avrupa para birimi (Euro) çıkıyor... Bizimkinde Fildişi sahili Afrika Frankı (XOF) bile çıkmıyor... Olmaz ki böylee! ! |
20-11-2007, 19:14 | #1552 |
|
Bazen iyilikten maraz doğar. İyiliğin fazlası ise fazla marazı doğurur. i.e
Maraz: 1 . Hastalık. 2 . mecaz Dayanılması güç durum. 3 . sıfat, mecaz Huysuzluğu ve titizliği ile can sıkan: |
21-11-2007, 10:16 | #1553 |
|
Eminim Sınırsız Meslektaşım bu sözleri de en az iki kez okuyacaktır.
Benim kaç kez okuduğumu hatırlamadığım ve hala bıkmadan okuduğum... " Düşünce çatışmaları beni ne incitir,ne de alt üst eder. Onlar yalnızca uyandırır,harekete geçirirler beni.Bana ters düşüldüğü zaman,öfkem değil,dikkatim uyanır.Bana ters düşene,beni eğitene doğru yönelir,ilerlerim. Gerçek kaygısı hepimizin ortak kaygısı olmalıdır.Gerçeği kimin elinde bulursam bayram ederim,okşar alkışlarım,ona zevkle yaklaşırım;uzaktan onun yaklaştığını görünce yenik düşmüş silahlarımı ona uzatır,teslim olurum." MONTAİGNE -------------------------------------------------- " Hiç kimse bize düşündüğümüz ya da yaptığımız şeyin neresinin yanlış olduğunu göstermekten daha çok iyilik edemez.Eleştiriyi sevinçle karşılayan ve gereğini yerine getiren biri,buna dostluktan daha çok değer verir.Kendi konumunu koruyabilmek için eleştiriden kaçan kişi ise,gelişmemekte direniyor demektir." POPPER ---------------------------------------------------- "İNSANIN DEĞERİ GERÇEKLE YÜZ YÜZE GELEBİLME YETENEĞİYLE ANLAŞILIR" Nitzsche ----------------------------------------------------- " Yaratılanı hoşgör,yaradandan ötürü" YUNUS EMRE ----------------------------------------------------- " Gerçeği bulan kimse başkaları ayrı düşünüyor diye onu söylemekten çekiniyorsa,hem budala,hem alçaktır.Bir insanın - benden başka herkes yanılıyor- demesi kuşkusuz zor.Ama gerçekten herkes yanılıyorsa o ne yapsın ? DE FOE --------------------------------------------------------- " İlişilemez diye bilinen yargılara/tabulara karşı çıkanlar ilkin düşman ilan edilip kimileyin de öldürülürler.Başkalarından ayrı düşünenlerin karşısında "skandal!" diye haykırılır. Ancak zaman geçtikçe anlaşılır ki,insanlık büyük ilerlemelerin çoğunu tarihin bir döneminde skandal yaratmayı göze alan özgür düşünürlere borçludur.Calvin,Rabelais,Voltaire,Diderot,Roussea u,Lame nais,Renan,Comte birer skandaldırlar.Niçin? Çünkü düşünce özgürlüğünün bu bekçileri,"gerçeğin gerçeği" diye adlandırılan yerleşik yargıya saldırmak yürekliliğini göstermişlerdir.İş olup bittikten sonra da şöyle denilmiştir : Saygı ve minnet skandal yaratanlara! ... Düşüncelerin çeşitliliği ortak zenginliktir.Benim gibi düşünenler kardeşim,düşünmeyenler iki kez kardeşimdir." BAYET -------------------------------------------------------------------- Herkes kendi gücü oranında payını alır/Eğer senin kabın az su alıyorsa denizin günahı ne ? MEVLANA ---------------------------------------------------------------------- |
21-11-2007, 12:39 | #1554 | |||||||||||||||||||||||
|
Teşekkür ediyorum.. |
21-11-2007, 15:26 | #1555 |
|
Yoğun bir gün olmasına ramen kendimi hiç bir şey yapmamış gibi hissettiğimi i.e
|
21-11-2007, 15:29 | #1556 |
|
"Var olmanın dayanılmaz hafifliği"
geldi aklıma i.e. Bilmem ki |
21-11-2007, 17:27 | #1557 |
|
İnsan mutlu olduğunda var olduğunu hisseder.
Başına kötü bir şey geldiğinde “Mahvoldum!! Bittim.” diye düşünür. “Var olmanın hafifliği” aklınıza geldiyse bu iyiye işarettir diye düşünüyorum. J (Bunları yazarken yanılmış olabileceğimin aklıma geldiğini itiraf ediyorum. ) |
21-11-2007, 17:31 | #1558 |
|
"Dayanılmaz" kısmının ise, çift taraflı bir önerme olduğunu i.e.
En iyimser saygılarımla |
21-11-2007, 17:32 | #1559 |
|
Sayın Konyalı,
Belki de insan mutlu olduğunda varlığını unutup, evrene karışıyordur. Mutsuz olduğundaysa, iliklerine kadar varolmanın dayanılmaz ağırlığını hissediyordur. Ben de yanılmış olabileceğimi, İ.E. |
21-11-2007, 17:33 | #1560 |
|
1552 nolu mesajı kullanacağımı i.e
|
Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |