![]() |
|
![]() |
|
|||||||
| Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun] |
| Anket Sonucu: Arabulucunun dört hafta içerisinde süreci sonuçlandırmaması halinde... | |||
| ... arabuluculuk dava şartı gerçekleşmiştir. |
|
2 | 66,67% |
| ... arabuluculuk dava şartı gerçekleşmemiştir. |
|
1 | 33,33% |
| Oy Verenler: 3. Bu ankette oy kullanamazsınız. (Anket no : 415) | |||
|
| |||
|
|
|
#1 |
|
|
İşe iade istemli işçi-işveren dava şartı arabuluculuk başvurusunda atanan arabulucu üçüncü hafta telefonla iletişime geçerek taleplerin neler olduğunu sordu. Kendisine talepleri açıkladıktan sonra karşı tarafla görüşeceğini, bu hafta toplantı yapmaya çalışacağını söyledi. Dördüncü hafta kendisine e-posta yollayarak dördüncü haftada olduğumuzu, toplantı yapıp yapmayacağını sordum. Arabulucu karşı tarafa aciliyeti bildirdiğini söyledi. Şu anda dört haftalık süreç tamamlanmış durumda ancak ne toplantıya davet edildik ne toplantı yapıldı ne de son tutanak düzenlendi.
Konuyla alakalı İstanbul Arabuluculuk Bürosu ile görüştüğümde dava şartı sağlanmadığını yeniden başvuru yapmam gerektiğini ifade ettiler. Arabuluculuk Daire Başkanlığı ile görüştüğümde ise yeni bir başvuru yapmaksızın durumu açıklayan bir dilekçe ile aynı dosya üzerinden yeni bir arabulucu görevlendirmesi talep etmemi söylediler. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindeki 1. fırkası, "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki 2. fırkası, "Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir." şeklindeki 10. fıkrası, "Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir." şeklindeki 11. fırkası, "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." şeklindeki 12. fıkrası ve "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." şeklindeki 17. fırkası ile 76325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun hükümleri ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E. 2022/3398, K. 2022/5294 ve 26.4.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair "arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması hâlinde dahi 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılacağı ve davanın usulden reddine karar verilemeyeceği"" şeklindeki kararı göz önüne alındığında; 1. Dört haftalık emredici sürenin dolması ile dava şartı gerçekleşmiş midir? Son tutanak düzenlenmesini beklemeden davayı açabilir miyim? Son tutanağı ibraz edemeyeceğim için usulden ret ile karşılaşır mıyım? 2. Son tutanağın düzenlenmesini beklersem ve iki haftadan daha sonra düzenlenirse bu tarihten sonra açacağım davada süre yönünden usulden ret ile karşılaşır mıyım? 3. Usulden retler ile karşılaşmadığım durumda vekalet ücreti yönünden nasıl bir karar verilecektir? 4. Arabuluculuk Daire Başkanlığının belirttiği üzere durumu açıklayıp yeni bir arabulucu görevlendirilmesini istemem yerinde ve mantıklı mıdır? |
|
|
#2 |
|
|
1- Dava şartı kanaatimce başvurulmuş olmakla gerçekleşir. Çünkü arabulucunun görevini ihmali sebebiyle sizin hak kaybına uğramamanız gerekir.
2-Hiçbir şekilde iki haftalık süreyi geçirmeden davanızı açmanızı tavsiye ederim. Davada arabuluculuk ile ilgili süreci anlatarak ve başvurunuzu yapmış olduğunuzu ilgili dosya numarasını belirterek ifade etmelisiniz. 3-Her şeye rağmen usulden ret kararı çıkarsa elbette karşı vekalet ücreti çıkacaktır. Ancak başvurunuz var ve iki haftalık süreyi de geçirmeden açacağınız davada arabulucuya başvuru şartını gerçekleştirmiş olduğunuzun kabul edileceğini düşünüyorum. 4-Mevcut arabulucu ile iletişiminiz tamamen kesildiyse arıyor ve ulaşamıyorsanız, bu yola gidebilirsiniz. Yeni bir başvuru yapmamanız sizin için de iyi olabilir. Çünkü işe iade arabuluculuğuna başvurunuz da bir süreye tabi ve yeni başvuruda bu süreyi kaçırmış olacaksınız muhtemelen. O nedenle eski dosya üzerinden görevlendirme istenmesi ve yeni arabulucunun hızla bir son tutanak düzenlemesi durumu kurtarabilir. Gerçi kanunda ve yönetmelikte böyle bir düzenleme yok ama sanırım durumu kurtarmak adına böyle bir yol icat etmişler. Sonuç olarak arabuluculuk sürecinin sonlanması gereken süreden itibaren iki hafta içinde son tutanağı elde edebilirseniz, bir hak kaybı olmayacağından belki de en temiz yol bu görünüyor. Ancak yeni arabulucunun da duruma uygun davranması ve kalan sürede süreci çok hızlı tamamlaması gerekir. Sonuç olarak telefonda denilen bir söz mahkeme için bağlayıcı olmayabilecektir. |
|
|
#3 |
|
|
Sayın DOĞANEL'e kısmen katılıyorum.
Olması gereken, arabulucunun durumu açıklayan bir son tutanak düzenlemesi ve sizin bu tutanağın imzalandığı tarihten itibaren 2 hafta içinde davayı açmanızdır. HUAK m.17/4'e göre arabulucu son tutanağı, düzenlendikten sonraki bir ay içinde Genel Müdürlüğe göndermelidir. Dolayısıyla zamanı var. Dava açma süresi de son tutanaktaki imzaların tamamlandığı tarihte başlar. Bu nedenle son tutanak imzalanmadan dava açma süreniz başlamayacaktır. Hak kaybına uğramaz müvekkiliniz. Davacı davayı açarken son tutanağı sunmak zorunda. Son tutanak olmadan dava açılamaz. Arabuluculuğa başvurarak dava şartını yerine getirmişsiniz ama elinizde son tutanak da olmalı. 1- Başvuru ile dava şartı gerçekleşir ancak yeterli değil. Son tutanak düzenlenmeli. 2- Son tutanak imzalanana kadar 2 haftalık dava açma süresi başlamaz. 3- Hakimin yargılama giderine karar verebilmesi için son tutanağa ihtiyacı var. Kimlerin katılıp kimlerin katılmadığını görebilmeli. Olayınızda toplantıya davet olmadığı için arabuluculukla ilgili yargılama giderine davadaki haklılığa göre karar verilmeli. 4- Hem Büro'nun hem Daire'nin önerisine katılmıyorum. Yeni bir başvuru, mükerrer sayılır ve ilki esastır. 3+1 haftalık süre tamamlandığı için, yeni bir arabulucu görevlendirilse bile toplantı, vs yapamaz. Eğer ilk arabulucunun son tutanağı düzenleme imkanı kalmamışsa(sağlık sorunu, vs), yeni arabulucu ancak durumu açıklayan bir son tutanak düzenleyerek dosyayı kapatabilir. Eğer arabulucu görevini ihmal etmişse ve bu nedenle müvekkiliniz hak kaybına uğrarsa, kendisinden tazminat talep edebilirsiniz. |
|
|
#4 |
|
|
Öncelikle cevaplarınız için teşekkür ederim. Ben de Sayın Av. Erdem Akçay gibi düşünüyorum ancak arabulucunun görevini yapmaması durumu için herhangi bir düzenleme getirilmediğinden Sayın Av. Can DOĞANEL'in belirttiği şekilde dört haftalık sürenin dolmasının ardından davanın açılabileceğini düşünüyorum.
Arabulucuya ulaşamadığımız durumda dava ikame edebilmek için halen arabulucudan bir son tutanak beklemenin mahkemeye erişim hakkını ölçüsüz bir şekilde sınırlandıracağını düşünüyorum. Kanun'da arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak belirtilmesine rağmen hemen devamında son tutanağın dava dilekçesi ile birlikte sunulmamış olmasının yaptırımının usulden ret olarak düzenlenmesi ilk düzenlemeyi yutuyor. Birkaç iş mahkemesi hakimi ile görüştüğümde arabuluculuk sürecinin ne sürede tamamlandığına hiç bakmadıklarını, son tutanak olmaması halinde davayı usulden reddedeceklerini söylediler. Konuyu açtıktan sonra arabulucuya mail attım ve telefonla aradım ancak kendisi cevap vermedi. Bunun üzerine Arabuluculuk Daire Başkanlığının önerisini yapıp hem durumu belgelemek hem de belki bir çözüm olur umuduyla Arabuluculuk Bürosuna durumu açıklayan ve yeni bir arabulucu görevlendirilmesini talep ettiğim dilekçeyi sundum. Dilekçe Arabuluculuk Bürosunun bağlı olduğu Sulh Hukuk Hakimine havale edilerek onun tarafından karara bağlanıyor. Arabuluculuk Bürosu memurları nöbetçi hakime göre değişmekle birlikte birinin kabul ettiğini diğerinin ise reddettiğini söylediler. Dilekçeyi sunduktan birkaç saat sonra arabulucu arayarak toplantı günü tayin ettiğini söyledi. Dilekçe daha sisteme aktarılmamıştı, dilekçeden haberinin olduğunu zannetmiyorum. Şimdi dilekçenin işleme konulmamasını talep ettiğim bir dilekçe vermeye adliyeye gideceğim. Özetle, uğraştığımız ve ihtimallerde boğulduğumuzla kaldık. |
![]() |
| Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk) | |
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Arabulucunun Görev Yaptığı Yer Sulh Hukuk Mahkemesi | Cyclops | Meslektaşların Soruları | 5 | 04-06-2020 17:07 |
| İdarenin Atama Yapmaması | Ayşe BİLGİÇ TAHTACI | Meslektaşların Soruları | 2 | 14-04-2019 12:53 |
| Belediyenin Temizlik Görevini Yapmaması | Avselcuk2014 | Meslektaşların Soruları | 0 | 28-08-2015 09:03 |
| Aile Hekiminin Görevini Yapmaması | Ü. Yasin | Meslektaşların Soruları | 1 | 10-07-2013 16:28 |
| C. Savcısının görevini yapmaması | Av. Görkem Gökçen | Meslektaşların Soruları | 1 | 12-01-2012 14:13 |
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |