|
|
|
|
|
|
Değerli Meslektaşlarım,
Alacaklı müvekkil borçlunun nakliyesini ifa etmiş ancak borçlu kendisine kısmi ödeme yapmış. Herhangi bir yazılı sözleşme yok, elinde fatura var. Faturada alacak dolar olarak belirlenmiş fakat döviz karşılığı Türk Lirası da belirlenmiş. Kısmi ödeme havale yoluyla yine dolar olarak ödenmiş.
Ben bugünki döviz kurundan ilamsız icra takibini başlatmak istiyorum ancak, takibin faturanın düzenlendiği tarihteki döviz kuru ile başlatılması yönünde bazı Yargıtay kararları buldum.
Merak ettiğim husus ise; itiraz ile karşılaşırsam itirazın iptali davasında borçlu bu hususu ileri sürebilir mi ?
İyi çalışmalar diliyorum .
|
|
 |
|
 |
|
Merhaba
 |
Alıntı: |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Borçların İfası; Ödeme; Ülke parası ile;
Madde 99: Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.
|
|
 |
|
 |
|
Yasa maddesine göre İcra takibi yaparken 3 türlü talep edilebileceğini düşünüyorum. Yabancı para alacakları için:
1- Aynen ödenmesini talep etmek
2- borcun vade günündeki değerinin ödenmesini talep etmek
3- Fiili ödeme tarihindeki değerini talep etmek
uygulamada çoğunlukla 3.seçenek tercih edildiğini düşünüyorum.
Eski yargıtay kararlarında dediğiniz gibi faturanın düzenlenme tarihindeki kur esas alınmalı diyorsa da, yasa maddesine göre alacaklının seçimlik haklarının olduğu görülüyor.