Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Davasında Tedbir Kararı

Yanıt
Konuyu Değerlendirin Konu İçinde Arama Konu Araçları  
Old 27-12-2025, 14:46   #1
Toy Avukat

 
Varsayılan Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Davasında Tedbir Kararı

Merhabalar meslektaşlarım, geçtiğimiz hafta ilk defa çocukla kişisel ilişki kurulması talepli dava ikame ettik. Müvekkil ile eşi ayrı ve davalı eş müşterek çocuğu göstermiyor. Müvekkil de boşanma davasını açan taraf olmak istediği için böyle bir yol izledik. Fakat dosya yazılı yargılama usulüne tabi olduğundan uzun sürecek. Davayı açarken böyle bir talepte bulunmamış olsak da tedbir talep etmem mümkün mü?

Daha önce velayetin değiştirilmesi talepli bir dosyamızda tedbiren velayet istemiştik fakat hakim davanın konusu zaten bu olduğundan tedbiren böyle bir karar veremeyeceğini ifade etti. Kişisel ilişki dosyalarında nasıl bir yol izleniyor? Amacımız olabildiğince kısa süre içerisinde müvekkilin çocuğuyla görüşmesini sağlamak olduğundan ne yapacağımı bilemedim. Kıdemli meslektaşlar yol gösterirse sevinirim. İyi çalışmalar.
Old 30-12-2025, 09:07   #2
Av. Suat

 
Varsayılan

Dava bir yönü ile kamu düzenindendir. Bu tür davalarda genel kuraldan ayrı karar veya ara kararlar verilebilmektedir.
Aksi durum hem tarafların hem de çocuğun anayasal haklarına aykırı olacaktır.

I. Ailenin korunması ve çocuk hakları(1)
MADDE 41- Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.(2)
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

Kamu düzeninden olan bu gibi davalarda hakkın kötüye kullanılması teşkil etmediği müddetçe yeni talepler ileri sürülebileceği gibi mahkemece gerek görülmesi halinde re sen araştırma ilkeleri dahi uygulanabilecektir.
Bu nedenle çocuğun üstün yararının bunu gerektirdiği ve yaşı müsaitse küçüğün de bu yönde istekli olduğunun mahkemeye bildirilmesi ile mahkemece gerek görülmesi halinde derhal bir SİR raporu da aldırılarak bu yönde bir ara karar kurulmasını talep edebilirsiniz. Bu tür davalarda - uzun süren yargılama süreçleri dikkate alındığında - hem küçüğün hem de tarafların davanın sonucunu beklemek zorunda olduğunun ileri sürülmesi hem yasalara hem de evrensel hukuk ilkelerine aykırı olacaktır.

Ayrıca herkes haklarını kullanırken iyi niyet kaidelerine uygun davranmak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasına hukuk müsaade edemez. Dava aşamasında annenin küçüğü göstermeyerek velayet hakkını kötüye kullandığının anlaşılması halinde davanın neticesi beklenmeden de bu yönde karar verilebilecektir. Asıl olan küçüğün üstün yararıdır.
Old 06-01-2026, 16:43   #3
Toy Avukat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Suat
Dava bir yönü ile kamu düzenindendir. Bu tür davalarda genel kuraldan ayrı karar veya ara kararlar verilebilmektedir.
Aksi durum hem tarafların hem de çocuğun anayasal haklarına aykırı olacaktır.

I. Ailenin korunması ve çocuk hakları(1)
MADDE 41- Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.(2)
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

Kamu düzeninden olan bu gibi davalarda hakkın kötüye kullanılması teşkil etmediği müddetçe yeni talepler ileri sürülebileceği gibi mahkemece gerek görülmesi halinde re sen araştırma ilkeleri dahi uygulanabilecektir.
Bu nedenle çocuğun üstün yararının bunu gerektirdiği ve yaşı müsaitse küçüğün de bu yönde istekli olduğunun mahkemeye bildirilmesi ile mahkemece gerek görülmesi halinde derhal bir SİR raporu da aldırılarak bu yönde bir ara karar kurulmasını talep edebilirsiniz. Bu tür davalarda - uzun süren yargılama süreçleri dikkate alındığında - hem küçüğün hem de tarafların davanın sonucunu beklemek zorunda olduğunun ileri sürülmesi hem yasalara hem de evrensel hukuk ilkelerine aykırı olacaktır.

Ayrıca herkes haklarını kullanırken iyi niyet kaidelerine uygun davranmak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasına hukuk müsaade edemez. Dava aşamasında annenin küçüğü göstermeyerek velayet hakkını kötüye kullandığının anlaşılması halinde davanın neticesi beklenmeden de bu yönde karar verilebilecektir. Asıl olan küçüğün üstün yararıdır.

Meslektaşım öncelikle cevabınız için çok teşekkür ediyorum. Yeni bir gelişme oldu ve karşı taraf boşanma davası ikame etti. Bu durumda kişisel ilişki için açtığımız davanın birleştirilmesini mi talep etmemiz gerekir? Öte yandan boşanma dosyasında tedbiren velayet talebinde bulunacağız. Bu talebimiz için tekrar SİR alınır mı yoksa kişisel ilişki dosyasında alınan SİR'e dayanarak talepte bulunabilir miyiz? Şimdiden teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.
Old 07-01-2026, 08:40   #4
Av. Suat

 
Varsayılan

Davaların Birleştirilmesi
HMK Madde 166
(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.
(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.
(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.
(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.

Yasaya göre birleştirme işlemi ilk açılan mahkemede olacaktır.
-İlk açılan dava kişisel ilişki talebi
-İkinci dava boşanma davası
Bu davalar farkı davalar gibi görünse de asılında yasanın aradığı birleştirme şartlarını taşıdığı kanaatindeyim. Çünkü boşanma davasına bakan mahkeme netice boşanma olmasa da en azından dava sürecinde kişisel ilişki ile ilgili bir karar verebilecektir. Böyle bir karar bu davanın her aşamada verilebilir. Bu nedenle her iki dava da bu yönü ile benzer ve verilecek kararlar diğerini etkileyebilecek nitelikte olduğundan birleştirme talep edilebilir. İlk davada verilen görüşme şekli ve görüşme günleri ikinci dava olan boşanma davasında verilebilecek olan görüş şekli ve günleri ile çakışabilir. Bu durum hali ile kabul edilemez. Bu nedenle her iki dava arasında yasanın aradığı anlamda irtibat var sayılır.
Ayrıca boşanma dava dilekçesinde davacının kişisel ilişki talebi de varsa ki muhtemelen terditli şekilde vardır, bu halde bu iki dava HMK 166 md anlamında benzer davalar olacaktır. Birleştirme talep edilebilir.
Eğer kesin olsun derseniz boşanma dava dilekçesinde davacının açıkça kişisel ilişki talebi yoksa, boşanma davasına vereceğiniz cevap dilekçesinde veya karşı dava dilekçenizde kişisel ilişkiyi siz talep edin, böylece bu talebiniz de bu iki davayı HMK 166 md anlamında benzer davalar yapacaktır. Dilekçenizde aynı zamanda birleştirme de talep edebilirsiniz.
Davalar ilk mahkemede birleşeceğinden bu dosyadaki SİR raporu talepleriniz hali ile geçerliliğini koruyacaktır. Gerek olursa tekrar talep edebilirsiniz. Bu yöntem yani SİR raporu aldırmak mahkemenin de re sen başvurabileceği bir yöntemdir. Mahkeme bu konuda taleple bağlı değildir.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İcra Yoluyla Çocukla Şahşı İlişki Kurulması AV.TuğçeK Meslektaşların Soruları 1 18-07-2018 14:42
Çoçukla Kişisel İlişki Kurulması Konuk Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 3 07-01-2014 14:49
Çocukla Şahsi İlişki Kurulması Yönündeki Kararda Etkili Hususlar mahzen Meslektaşların Soruları 2 23-11-2010 23:27
Tedbir Niteliğindeki Çocukla Kişisel İlişki Kurma Kararının İcrası Ersin KUŞ Meslektaşların Soruları 2 12-06-2007 09:08


THS Sunucusu bu sayfayı 0,11903191 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.