![]() |
|
![]() |
|
|||||||
| Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun] |
|
|
|
#1 |
|
|
Merhabalar,
Araç trafik kazası sonucu hasar almış olup onarımı için servise götürüldü. Ancak serviste 7 aya aşkın bir süre boyunca onarımda kaldı ve müvekkil mağduriyet yaşadı. Daha sonra Tüketici Mahkemesinde dava açarak birkaç tane talepte bulunduk. Sorum ise şu Ayıplı hizmet sonucu olarak sözleşmeden dönme seçimlik hakkımızı ve ayrıca araçtan mahrum kalınan süre bakımından ikame araç bedeli tazminatı talep ettik. Sözleşmeden dönme talebimizin reddedilmesi durumunda karşı vekalet ücreti olarak maktu vekalet ücretine mi yoksa aracın değeri hesaplanarak nisbi vekalet ücretine mi hükmedilir? Şimdiden teşekkür ederim. |
|
|
#2 |
|
|
Meslektaşım dönüşünüz için öncelikle çok teşekkür ederim.
Açıkçası benim kafama şöyle bir durum takıldı. Biz Tüketici mahkemesinde dava açarken 1) Onarımın süresinde yapılması mümkün olmaması halinde misli ile değişimi bunun mümkün olmaması halinde sözleşmeden dönme 2) ikame araç bedeli olacak şekilde taleplerimizi yöneltmiştik. Ancak Tüketici mahkemesinde terditli talepte bulunamadığımız için seçimlik haklar yönünden talebimizi netleştirmemiz için mahkeme süre verdi. Tüketici mahkemesinde terditli talepte bulunamama kuralı göz önünde bulundurulduğunda seçimlik haklardan birini mahkeme önünde netleştirmemiz ve bunun yanında ayrıca ikame araç tazminatı talep etmemiz halinde sizce nisbi vekalet ücreti ile karşılaşma ihtimalimiz söz konusu olur mu ? |
|
|
#3 |
|
|
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 17.06.2025 T. 2024/3924 E. 2025/3355 K.
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili; müvekkilinin 03.09.1998 tarihinde davalı şirketten biri çatı dubleks olmak üzere iki adet ultra lüks konut satın aldığını, taşınmaz üzerine müvekkili lehine kat irtifakı tesis edildiğini, iki adet konut karşılığı toplam 640.000 USD ödendiğini, taşınmazları en geç anahtar teslimi olarak Ocak 2000 yılında teslim edilmesi konusunda anlaştıklarını, ancak konutların teslim edilmediğini, konutların zamanında teslim edilmemesi nedeniyle kira gelirinden de yoksun kaldığını ileri sürerek, müvekkiline satılan konutların teslim ve aynen ifasına, teslim tarihinden itibaren yoksun kaldığı karın ve uğramış olduğu munzam zararın hesaplanarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23.06.2009 tarihli açıklama dilekçesiyle taşınmazların teslimine/aynen ifasına, bu mümkün olmazsa satış sözleşmesinin iptaliyle, taşınmazların toplam satış bedeli olan 640.000 Doların satış tarihi itibariyle işleyen reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kira kaybı ve munzam zararın bilirkişi marifetiyle hesaplanmasına ve reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; davacı 26.7.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile, atiye terk ettikleri taşınmaz haricinde diğer taşınmaz için aynen ifa, bu mümkün değilse satış sözleşmesinin iptali ile ödediği satış bedeli 290.000 USD’nin tahsili, uğradığı kira kaybı ve munzam zarar olarak 103 aylık kira bedeli olan 154.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili; ıslah dilekçesiyle, sözleşmenin iptali ile ödenen bedelin iadesi talep edilmesine rağmen Mahkemece, ilgili taşınmazın rayiç bedeline hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesini açıkça ihlal edildiğini, tazminata karar verilse dahi doğrudan 290.000 USD üzerinden karar verilmesi gerektiğini, hükümde belirtilen 340.000,00 TL'nin hem hukuki açıdan karşılığı olmaması hem de zararların giderilmesi bakımından da hakkaniyetsiz olduğunu, zararın dava tarihi esas alınarak hesaplanacağı kabul edilse dahi dava konusu satış bedelinin (290.000 USD), 07.08.2008 tarih itibariyle USD kuru 1.2169 olduğundan, dava tarihi itibariyle taşınmazın değerinin 352.901,00 TL olması nedeniyle, Mahkemenin belirlediği miktarın az olduğunu, yoksun kalınan kira geliriyle ilgili Mahkemece hüküm kurulmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA |
![]() |
| Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk) | |
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Tüketici Mahkemesinde açılan manevi tazminat davasında tüketici aleyhine karşı vekâlet ücreti | Av. Zeynep İlayda | Meslektaşların Soruları | 1 | 15-04-2025 12:52 |
| Tüketici mahkemesinde karşı vekalet ücreti | avrecepefe | Meslektaşların Soruları | 3 | 12-03-2025 11:06 |
| İhtiyati haciz talebinin reddi halinde vekalet ücreti | Serkanersen | Meslektaşların Soruları | 1 | 17-11-2023 12:58 |
| Aynı dava içinde İki haklı ihtar nedeni ile tahliye talebinin reddi temerrüt nedeni ile tahliye talebinin kabulü halinde vekalet ücreti | Av.Nehir | Meslektaşların Soruları | 2 | 23-02-2015 09:45 |
| Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir. |