 |
Alıntı: |
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Okumadan bir kitap satışı sözleşmesine imza atan kişiye icra yollandı. Satıcı kişi aslında bir satış olmadığını, 15 gün içerisinde herhangi bir işlem yapmazsa tüm işlemlerin iptal olacağını söyleyerek, imza atılmadan önce yalan söylemiştir. İddia ettikleri kitapları da yollamamış bulunuyorlar. Açık olan bir icra dosyası olduğunu da göz önünde bulundurarak gidilmesi gereken en doğru yol nedir? |
|
 |
|
 |
|
Sayın Turan B;
Bu durum, son yıllarda özellikle "kapıdan satış" veya "eğitim seti" adı altında yaygınlaşan bir dolandırıcılık ve usulsüz satış yöntemidir. Hem hata hem de hile ile sözleşmeye imza attırılmış ve icra takibi de var. Bu durumda öncelikle icra takibine yasal süreyi geçirmeden itiraz etmek gerekir. Yasal süre aşıldıysa menfi tespit davası açılması gerekir.
Sözleşme imzalanırken satıcının "15 gün içinde iptal olur" şeklindeki beyanı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36. maddesi gereğince aldatma amaçlı/hileli bir beyandır. Bundan dolayı sözleşme baştan itibaren geçersizdir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da düzenlenen 14 günlük cayma hakkı, hiçbir gerekçe ileri sürmek zorunda kalmaksızın ileri sürülebilir. Kitaplar teslim edilmediğine göre bu süre başlamamış demektir.
Satıcının cayma hakkı konusunda tüketiciyi bilgilendirmemesi de, sözleşmeyi geçersiz hale getiren bir başka gerekçedir. Bu tip kapıdan satışlarda bu konuda bilgilendirme genellikle yapılmaz, bilgilendirme metni olmaz.
Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması da seçeneklerden biridir fakat "hukuki ihtilaf" gerekçesiyle sıklıkla karşımıza çıktığı üzere takipsizlik kararı verilmesi olasılığı söz konusudur. Ancak burada sadece hukuka aykırı bir fiilden değil, nitelikli dolandırıcılık suçundan bahsedebilmenin de koşullarının oluştuğunu düşünüyorum.
Saygılarımla