Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

TCK m.170 ve 6136 Sayılı Kanun Uyarınca Verilen Tutuklama Kararı

Yanıt
Konuyu Değerlendirin Konu İçinde Arama Konu Araçları  
Old 01-01-2026, 18:13   #1
lawyer233538

 
Varsayılan TCK m.170 ve 6136 Sayılı Kanun Uyarınca Verilen Tutuklama Kararı

Öncelikle herkesin 2026 yılını kutlarım.
Ceza alanında çalışmayan bir avukat olarak, karşılaştığım bir dosya hakkında siz değerli meslektaşlarımın görüşlerine başvurmak istedim.

Müvekkilim, alkolün etkisi altındayken, evinde ruhsatsız olarak bulundurduğu silah ile balkona çıkarak 4 el havaya ateş etmiştir. Olay üzerine yapılan ihbar sonucunda kolluk kuvvetleri müvekkilin ikametini tespit etmiş, arama kararı alınarak eve girilmiştir.

Arama neticesinde müvekkilin evinde 1 adet Glock marka tabanca ve mutat sayıda mermi ele geçirilmiş, ayrıca olay yerinde 4 adet boş kovan bulunmuştur.

Müvekkil, gerek kolluk ifadesinde gerekse Sulh Ceza Hâkimliği huzurunda; söz konusu ruhsatsız silahın kendisine ait olduğunu, yaklaşık 5 yıl önce tanımadığı bir şahıstan satın aldığını, silahla herhangi bir kişiyi hedef almadan havaya ateş ettiğini beyan etmiştir. Müvekkilin adli sicil kaydı bulunmamaktadır.

Tüm bu hususlara rağmen müvekkil hakkında tutuklama kararı verilmiştir.

Bu aşamada siz değerli meslektaşlara sorularım şunlardır:

Somut olayda, müvekkilin hukuki durumunun;

6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi kapsamında

“Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahları (…) satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”

olarak mı,
yoksa

Aynı Kanun’un 13/3. maddesi kapsamında

“Bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde bulundurulması hâlinde verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasıdır.”

olarak mı değerlendirilir.

Müvekkile isnat edilen iki suç da katalog suç niteliğinde değildir.
TCK m.170 uyarınca genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun 24.12.2025 tarihinde gelen yargı paketiyle ağırlaştırıldığını biliyorsunuz. Ancak somut olay 19.12.2025 tarihinde gerçekleştiğinden, lehe olan eski hükümlerin uygulanmak zorunda.

Bu çerçevede, balistik raporunun dosyaya girmesinden sonra, müvekkil yönünden tutuklu yargılamayı gerektirir bir durum kalmayacağı, en azından tutukluluğun gözden geçirilmesi aşamasında tahliye kararı verilmesi ihtimalinin yüksek olup olmadığı hususundaki görüşlerinizi rica ederim. Son olarak TCK m.170 genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu, seri muhakemeye tabi bunun için seri muhakeme yapılması zorunlu değil mi?
Old 02-01-2026, 11:57   #2
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Öncelikle herkesin 2026 yılını kutlarım.
Ceza alanında çalışmayan bir avukat olarak, karşılaştığım bir dosya hakkında siz değerli meslektaşlarımın görüşlerine başvurmak istedim.

Müvekkilim, alkolün etkisi altındayken, evinde ruhsatsız olarak bulundurduğu silah ile balkona çıkarak 4 el havaya ateş etmiştir. Olay üzerine yapılan ihbar sonucunda kolluk kuvvetleri müvekkilin ikametini tespit etmiş, arama kararı alınarak eve girilmiştir.

Arama neticesinde müvekkilin evinde 1 adet Glock marka tabanca ve mutat sayıda mermi ele geçirilmiş, ayrıca olay yerinde 4 adet boş kovan bulunmuştur.

Müvekkil, gerek kolluk ifadesinde gerekse Sulh Ceza Hâkimliği huzurunda; söz konusu ruhsatsız silahın kendisine ait olduğunu, yaklaşık 5 yıl önce tanımadığı bir şahıstan satın aldığını, silahla herhangi bir kişiyi hedef almadan havaya ateş ettiğini beyan etmiştir. Müvekkilin adli sicil kaydı bulunmamaktadır.

Tüm bu hususlara rağmen müvekkil hakkında tutuklama kararı verilmiştir.

Bu aşamada siz değerli meslektaşlara sorularım şunlardır:

Somut olayda, müvekkilin hukuki durumunun;

6136 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi kapsamında

“Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahları (…) satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”

olarak mı,
yoksa

Aynı Kanun’un 13/3. maddesi kapsamında

“Bu Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılanlar dışındaki ateşli silahın bir adet olması ve mutat sayıdaki mermilerinin ev veya işyerinde bulundurulması hâlinde verilecek ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasıdır.”

olarak mı değerlendirilir.

Müvekkile isnat edilen iki suç da katalog suç niteliğinde değildir.
TCK m.170 uyarınca genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçunun 24.12.2025 tarihinde gelen yargı paketiyle ağırlaştırıldığını biliyorsunuz. Ancak somut olay 19.12.2025 tarihinde gerçekleştiğinden, lehe olan eski hükümlerin uygulanmak zorunda.

Bu çerçevede, balistik raporunun dosyaya girmesinden sonra, müvekkil yönünden tutuklu yargılamayı gerektirir bir durum kalmayacağı, en azından tutukluluğun gözden geçirilmesi aşamasında tahliye kararı verilmesi ihtimalinin yüksek olup olmadığı hususundaki görüşlerinizi rica ederim. Son olarak TCK m.170 genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu, seri muhakemeye tabi bunun için seri muhakeme yapılması zorunlu değil mi?
Sayın lawyer233538;

Müvekkilinizin durumu hem 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun hem de 5237 sayılı Türk Ceza Kanun kapsamında tipik bir "fikri içtima" değil, "gerçek içtima" kuralları uyarınca iki ayrı suçtan cezalandırılmayı gerektiren bir tablo ortaya koymaktadır.

Bana göre, 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmede bulunurken 13/III değil, 13/I'in uygulanması gerekir. 13/III'te düzenlenen indirim, silahın sadece ev veya işyerinde bulundurulması durumu için öngörülmüştür. Oysaki müvekkiliniz silahı balkona çıkarmış ve ateş etmiştir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, silahın evden dışarıya (balkon, bahçe dahil) çıkarılarak ateş edilmesi, "bulundurma" sınırlarını aşan ve "taşıma" iradesini ortaya koyan bir eylemdir.

Özetle, silahın balkonda ateşlenmesi eylemi, suçun niteliğini "bulundurma"dan "taşıma"ya dönüştürür. Bu nedenle sevk maddesi 13/I olacaktır.

Genel güvenliğin kasten tehlikeye atılması suçu değindiğiniz üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tâbidir. Buna göre; 7571 sayılı Kanun/11. Yargı Paketi, suçun işlendiği 19.12.2025 tarihinde yürürlükte olmadığından, müvekkiliniz lehine olan eski alt sınır (6 ay - 3 yıl) uygulanacaktır.

Tutukluluk durumuna gelince; her ne kadar katalog suçlardan değil ise de, balistik inceleme sonucunda bahse konu silahın başka suçlarda da kullanılmış olması olasılığına binaen tedbiren tutuklama gerçekleştiği kanaatindeyim. İnceleme tamamlanır tamamlanmaz şüphelinin serbest bırakılması gerekir.

Bu doğrultuda cumhuriyet savcılığına, inceleme süreci sona erdiğinde müvekkilinizin, yatarı da olmayan anılan suçtan derhal tahliye edilmesi gerektiği hususunu vurgulayan ve balistik inceleme raporunun bir an önce tamamlanmasını, sürecin hızlandırılmasını talep ettiğiniz dilekçe sunmanızda yarar olduğu kanaatindeyim.

Saygılarımla
Old 02-01-2026, 13:00   #3
lawyer233538

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Engin EKİCİ
Sayın lawyer233538;

Müvekkilinizin durumu hem 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun hem de 5237 sayılı Türk Ceza Kanun kapsamında tipik bir "fikri içtima" değil, "gerçek içtima" kuralları uyarınca iki ayrı suçtan cezalandırılmayı gerektiren bir tablo ortaya koymaktadır.

Bana göre, 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmede bulunurken 13/III değil, 13/I'in uygulanması gerekir. 13/III'te düzenlenen indirim, silahın sadece ev veya işyerinde bulundurulması durumu için öngörülmüştür. Oysaki müvekkiliniz silahı balkona çıkarmış ve ateş etmiştir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, silahın evden dışarıya (balkon, bahçe dahil) çıkarılarak ateş edilmesi, "bulundurma" sınırlarını aşan ve "taşıma" iradesini ortaya koyan bir eylemdir.

Özetle, silahın balkonda ateşlenmesi eylemi, suçun niteliğini "bulundurma"dan "taşıma"ya dönüştürür. Bu nedenle sevk maddesi 13/I olacaktır.

Genel güvenliğin kasten tehlikeye atılması suçu değindiğiniz üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tâbidir. Buna göre; 7571 sayılı Kanun/11. Yargı Paketi, suçun işlendiği 19.12.2025 tarihinde yürürlükte olmadığından, müvekkiliniz lehine olan eski alt sınır (6 ay - 3 yıl) uygulanacaktır.

Tutukluluk durumuna gelince; her ne kadar katalog suçlardan değil ise de, balistik inceleme sonucunda bahse konu silahın başka suçlarda da kullanılmış olması olasılığına binaen tedbiren tutuklama gerçekleştiği kanaatindeyim. İnceleme tamamlanır tamamlanmaz şüphelinin serbest bırakılması gerekir.

Bu doğrultuda cumhuriyet savcılığına, inceleme süreci sona erdiğinde müvekkilinizin, yatarı da olmayan anılan suçtan derhal tahliye edilmesi gerektiği hususunu vurgulayan ve balistik inceleme raporunun bir an önce tamamlanmasını, sürecin hızlandırılmasını talep ettiğiniz dilekçe sunmanızda yarar olduğu kanaatindeyim.

Saygılarımla




Meslektaşım, değerli yanıtlarınız için çok teşekkür ederim. Sizce seri muhakemenin soruşturma aşamasında kabul edilmesi stratejik olarak ne kadar isabetlidir? Zira belirttiğim üzere müvekkilin adli sicil kaydı bulunmamakta ve samimi ikrarda bulunarak isnat edilen fiili kabul etmektedir.
Ancak soruşturma evresinde seri muhakemenin kabul edilmesi hâlinde, adli sicile “genel kamu güvenliğine karşı suç” kapsamında kayıt düşülmesi ve bu kaydın daha sonra Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek ruhsatsız silah dosyasında görülmesi durumunda, mahkemenin verilecek cezayı alt sınırdan uzaklaştırma ihtimali doğmaz mı?
Saygılarımla
Old 02-01-2026, 13:24   #4
Av. Engin EKİCİ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan lawyer233538
Meslektaşım, değerli yanıtlarınız için çok teşekkür ederim. Sizce seri muhakemenin soruşturma aşamasında kabul edilmesi stratejik olarak ne kadar isabetlidir? Zira belirttiğim üzere müvekkilin adli sicil kaydı bulunmamakta ve samimi ikrarda bulunarak isnat edilen fiili kabul etmektedir.
Ancak soruşturma evresinde seri muhakemenin kabul edilmesi hâlinde, adli sicile “genel kamu güvenliğine karşı suç” kapsamında kayıt düşülmesi ve bu kaydın daha sonra Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek ruhsatsız silah dosyasında görülmesi durumunda, mahkemenin verilecek cezayı alt sınırdan uzaklaştırma ihtimali doğmaz mı?
Saygılarımla
Meslektaşım, sorunuz mantıklı bir zeminde fakat buradaki asıl risk şu:Eğer seri muhakeme sonucunda HAGB değil de hapis cezası veya adli para cezası verilirse ve bu karar kesinleşirse; 6136 sayılı Kanun dosyasında hakim, HAGB için kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olma şartı bulunduğundan müvekkile artık HAGB veremez.

Bu nedenle silahın başka suça karışmadığı hususu netleşmeden hiçbir usulü kabul etmemekte yarar var. Ayrıca seri yargılama tutanağı imzalama aşamasındayken HAGB yönünde bir mütalaa sunması için cumhuriyet savcısına beyanda bulunabilir ve bu doğrultuda bir mütalaa vereceğinden emin olup ona göre hareket edebilirsiniz zira takdir mahkemede olmakla beraber böyle bir mütalaa elverişli bir durum ortaya koyabilir.

Eğer 6136 sayılı Kanun'a ilişkin dosya daha hızlı ilerlerse, TCK 170 dosyasının seri muhakeme sonucunun beklenmesini talep ederek müvekkilin her iki dosyadan da "sabıkasız" olarak faydalanmasını sağlamaya çalışabilirsiniz.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
4320 Sayılı Kanun Uyarınca Verilen Koruma Kararına İtiraz imsel Meslektaşların Soruları 1 07-04-2017 10:24
6284 Sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun Uyarınca Verilen Zorlama Hapsine Adli Tatilde İtiraz Süresi Gökhan Hanikoğlu Meslektaşların Soruları 1 01-09-2016 16:51
4320 Sayılı Kanun Uyarınca Verilen Koruma Kararına İtiraz Süresi Adalet34 Meslektaşların Soruları 4 15-04-2014 11:20


THS Sunucusu bu sayfayı 0,12156796 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.