Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

TMK 369 daki ev başkanından anlaşılması gereken nedir?

Yanıt
Konuyu Değerlendirin Konu İçinde Arama Konu Araçları  
Old 01-08-2025, 14:32   #1
herşeyiyiolacak

 
Varsayılan TMK 369 daki ev başkanından anlaşılması gereken nedir?

Sayın Meslektaşlarım,

Somut bir olay çerçevesinde Türk Medeni Kanunu’nun 369. maddesinde geçen “aile başkanı” kavramına ilişkin bir soruyu sizlerin değerlendirmesine sunmak istiyorum.

Müvekkilim köyde ikamet etmektedir. 8 yaşındaki bir çocuk, elindeki közle oynarken, müvekkilime ait samanlık alanda yangın çıkmasına sebep olmuş; neticede ciddi maddi zarar doğmuştur. Bu olayda, küçük çocuğun sebebiyet verdiği zarardan kimlerin sorumlu tutulabileceği yönünde hukuki değerlendirme yapmaya çalışıyoruz.

Bu noktada, TMK m. 369’da yer alan “aile başkanı” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği önem kazanmaktadır. İlgili hüküm doğrultusunda, küçük çocuğun neden olduğu zarar dolayısıyla yalnızca anne ve babanın mı aile başkanı sıfatıyla sorumlu tutulabileceği, yoksa diğer aile fertlerinin de —özellikle dedenin— bu kapsamda değerlendirilebileceği hususu tereddüt doğurmaktadır.

Somut olayda çocuk, anne ve babası ile birlikte dedesinin evinde ikamet etmektedir. Ayrıca, çocukla birlikte yaşayan dede ile aile arasında ekonomik birliktelik (aynı keseye girme durumu) mevcuttur. Bu durumda, zarardan doğrudan kimlerin sorumlu tutulabileceği konusunda (husumetin kime yöneltilmesi gerektiği açısından) görüşlerinizi rica ediyorum.

Değerli katkılarınız için şimdiden teşekkür ederim.

Saygılarımla,
Old 04-08-2025, 20:21   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Ev Başkanının kim olacağı TMK m.367/1’de belirtilmiştir. Yasa hükmüne göre “Aile hâlinde yaşayan birden çok kimsenin oluşturduğu topluluğun kanuna, sözleşmeye veya örfe göre belirlenen bir ev başkanı varsa, evi yönetme yetkisi ona ait olur."

Kentsel kesimlerde ev başkanı genellikle yasa gereği velayet hakkına sahip olan anne ve babadır. Çünkü kentlerde aileler,genelde ebeveynlerden ve çocuklardan oluşan çekirdek aile olarak yaşamaktadır .Kırsal kesime doğru gidildikçe, ya da kentde yaşadığı halde köydeki geleneksel yaşam düzenini sürdürmeye devam eden ailelerde ailenin mevcudu artmakta ve örf ve adet uygulanarak ailenin büyüğü sıfatıyla genellikle büyükanne ile büyükbabalar, ev başkanlığı yapmaktadır.

“Bazı halerde ev başkanlığı kanuna ya da sözleşmeye göre değil örfe göre belirlenir. Ükemizde özellikle kırsal kesimde babalar,anneler ,evli çocuklar ve torunların bir arada oturdukları görülür. Örnek olarak büyük baba ile birlikte yaşama halinde, ergin olmayan çocuk yönünden baba değil örfen büyük baba ev başkanıdır. (M.DURAL,T.ÖĞÜZ,A.GÜMÜŞ, Türk Özel Hukuku c.3 Aile Hukuku ,2014, sh:374)

Somut olayda çocuk, anne ve babası ile birlikte dedesinin evinde ikamet etmektedir. Çocukla birlikte yaşayan dede arasında ekonomik birliktelik mevcuttur. Bu durumda,aile çekırdek aile tanımına girmemekte, örf gereği geleneksel yaşam biçimini sürdüren aile özelliğini göstermektedir.Bu koşullara göre Ev (aile) başkanı büyük baba (dede) olduğundan, husumet aile başkanı sıfatıyla büyük babaya (dedeye) yöneltilerek dava açılmalıdır. Diye düşünüyorum.
Old 05-08-2025, 13:49   #3
herşeyiyiolacak

 
Varsayılan

Sayın Yücel Kocabaş,

Cevaplarınız için öncelikle çok teşekkürler.

Bu durumda, davalı tarafın dede olduğunu ispat yükü bize ait görünmektedir. Ancak çocuğun velayeti anne ve babada bulunduğundan, onları da davada hasım olarak göstermeyi düşünüyoruz.

Sizce bu hukuki açıdan ne derece isabetli olur?

Kıymetli cevaplarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.
Old 05-08-2025, 15:18   #4
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Evet ,Ev başkanının dede olduğunun davacı tarafca ispatlanması gerekir.

Ev başkanının anne ve baba olmayıp dedenin olması durumunda, küçüğün denetim ve gözetimi ev başkanı olan dedeye ait olur.Anne ve baba ise küçüğün yasal temsilcisi konumundadır.(

Bu yönden, tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla ,anne ve babayı yasal temsilci olarak göstererek haksız eylem faiili çocuk hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde , EV Başkanı dede aleyhine ise Aile Mahkemesinde tazminat davaları açılabileceğini düşünüyorum.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
"İstanbul Mahkemeleri"nden anlaşılması gereken Av. F.G. Erman Meslektaşların Soruları 6 26-05-2019 12:58
azil halinde yapılması gereken yasal prosedür nedir a.lawyer Meslektaşların Soruları 8 04-12-2018 16:27
hırsızlık durumunda sigorta şirketinin ödemesi gereken tutar nedir a.lawyer Meslektaşların Soruları 1 16-04-2010 19:17
Gerçeğe aykırı soybağı, izlenmesi gereken hukuki yol nedir? parçalı bulutlu Meslektaşların Soruları 3 07-11-2009 08:51


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04131007 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.