Üyemizin Notu:
Kişisel Verilerin Korunmasına ilişkin olarak, bir süre öncesine kadar ülkemizde çeşitli kanunlarda, bir kısım düzenlemeler yer almakta ancak bu düzenlemeler yetersiz ve dağınık vaziyette bulunmakta idi.
07.05.2010 tarihinde kabul edilen, 5982 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Anayasa'nın 20. maddesine :
“Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” fıkrası eklenmiş ve böylece kişisel verilerin korunması, bir anayasal hak olarak da güvence altına alınmıştır.
6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun, Uluslararası ticaretin gerektirdiği bir zorunluluğun da yansımasıdır. Zira 95/46/EC sayılı Kişisel Verilerin İşlenmesinde Gerçek Kişilerin Korunması Ve Bu Verilerin Serbest Dolaşımı Direktifi uyarınca da kişisel verilere ilişkin yeterli koruma sağlamayan ülkelere kişisel verilerin transferi yasaklandığından, Uluslararası ticaretin gereği gibi devamının sağlanabilmesi için de ulusal mevzuatta kişisel verilerin korunmasına dair kapsamlı bir düzenleme yapılması zorunlu idi.
Ayrıca e-ticaretin gündelik yaşama daha etkin şekilde girmesi ile de bu ihtiyaç daha fazla dikkat çekmiştir.
İşte 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, bu gibi ihtiyaçlara yanıt vermiş olup uygulamanın şekli ve ne şekilde yerleşeceği, Yönetmelik yayımlanıp belli bir süre geçtikten sonra daha rahat gözlemlenebilecektir.
|