Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

İŞ KAZALARI ve maddi manevi tazminat davaları

Yanıt
Old 11-11-2006, 18:57   #1
tunca07

 
Varsayılan İŞ KAZALARI ve maddi manevi tazminat davaları

İş yerinde press makinasının patlaması ile 2 gözü kör olan işçinin tedavisi iş kazası olduğu bildirilmeden özel hastanede yaptırılıyor.. duruma uyabilecek maddi ve manevi tazminatla ilgili yargıtay kararları arıyorum yardımcı olursanız çok sevinirim.
Old 11-11-2006, 20:01   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/6279
K. 2004/9944
T. 27.10.2004
• TRAFİK KAZASI SONUCU GEÇİCİ İŞGÖREMEZLİK ( Sigortalıya Yapılan Harcama ve Ödemeler Nedeniyle Uğranılan Kurum Zararının Rücuan Ödetilmesi - İşe Giriş Bildirgesinin Kazadan Sonra Verilmesi )
• GEÇİCİ İŞGÖREMEZLİK ( Trafik Kazası Sonucu/Sigortalıya Yapılan Harcama ve Ödemeler Nedeniyle Uğranılan Kurum Zararının Rücuan Ödetilmesi - İşe Giriş Bildirgesinin Kazadan Sonra Verilmesi )
• RÜCUAN TAZMİNAT ( Trafik Kazası Sonucu Geçici İşgöremezlik - İşe Giriş Bildirgesinin Kazadan Sonra Verilmesi/Sigortalıya Yapılan Harcama ve Ödemeler )
• İŞE GİRİŞ BİLDİRGESİ ( Trafik Kazasından Sonra Verilmesi - Sigortalıya Yapılan Harcama ve Ödemeler Nedeniyle Uğranılan Kurum Zararının Rücuan Ödetilmesi )
506/m. 9, 10/b
818/m. 43, 44
ÖZET : Zararlandırıcı sigorta olayı iş kazası ya da meslek hastalığı niteliğinde bulunmasa dahi, 506 sayılı Kanunun 9 ve 10b maddelerinde öngörülen yasal koşulların gerçekleşmesi kaydıyla, anılan maddede sınırlı ve sayılı olarak belirtilen sigorta kolları kapsamında iş kazası ve meslek hastalıkları sigorta kolu yanında hastalık sigortası, analık sigortası kolundan sigortalı ya da hak sahiplerine yaptığa masrafların tutarı için de Kurumun kusuru bulunmasa dahi işverene karşı rücu hakkı mevcuttur.

Somut olayda, zararlandırıcı sigorta olayı iş kazası ya da meslek hastalığı niteliğini taşımamakta ise de; davalı işverene ait inşaat işyerinde 01.01.2000 tarihinde işe başlayan sigortalının işe giriş bildirgesi; aynı gün yerine hastalık sigortalı kolundan tedavi giderlerinin yapılmasına neden trafik kazasının meydana geldiği 16.04.2000 tarihinden sonra 01.05.2000 tarihinde Kuruma verilmiş olmakla işverenin kusursuz sorumluluğuna ilişkin olarak 506 sayılı Kanunun 9 ve 10. maddelerinde öngörülen yasal koşullar davalı işveren yönünden gerçekleşmiştir.

DAVA : Davacı, trafik kazası sonucu geçici işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davalı işveren yönünden dava işe girişi süresinde Kuruma bildirilmeyen sigortalının 16.04.2000 tarihinde trafik kazasında yaralanması üzerine hastalık sigortası kolundan Kurumca yapılan tedavi giderlerinin 506 sayılı Kanun 9 ve 10. maddeleri uyarınca rücuan tahsili istemine ilişkindir.

Bu yönde; zararlandırıcı sigorta olayı iş kazası ya da meslek hastalığı niteliğinde bulunmasa dahi, 506 sayılı Kanunun 9 ve 10b maddelerinde öngörülen yasal koşulların gerçekleşmesi kaydıyla, anılan maddede sınırlı ve sayılı olarak belirtilen sigorta kolları kapsamında iş kazası ve meslek hastalıkları sigorta kolu yanında hastalık sigortası ( madde 32-42 ), analık sigortası ( madde 43-51 ) kolundan sigortalı yada hak sahiplerine yaptığı masrafların tutarı içinde Kurumun kusuru bulunmasa dahi işverene karşı rücu hakkı mevcuttur.

Dava konusu somut olayda da, zararlandırıcı sigorta olayı iş kazası ya da meslek hastalığı niteliğini taşımamakta ise de; davalı işverene ait inşaat işyerinde 01.01.2000 tarihinde işe başlayan sigortalının işe giriş bildirgesi; aynı gün yerine hastalık sigortalı kolundan tedavi giderlerinin yapılmasına neden trafik kazasının meydana geldiği 16.04.2000 tarihinden sonra 01.05.2000 tarihinde Kuruma verilmiş olmakla işverenin kusursuz sorumluluğuna ilişkin olarak 506 sayılı Kanunun 9 ve 10. maddelerinde öngörülen yasal koşullar davalı işveren yönünden gerçekleşmiştir.

Ne ki hükme dayanak kılınan kusur raporuna göre, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinde; sigortalının %100 oranında kusurlu olması karşısında, davaya konu rücu alacağından; Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri çevresinde %50 oranından az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesinde öngörülen taleple bağlılık ilkesi de gözetilmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece, açıklanan madde ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yazılı değerlendirme ile yazılı biçimde davalı işveren hakkındaki isteminde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.10.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

-----------------------------------------
T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/12653
K. 2006/2144
T. 2.3.2006
• RÜCUAN TAZMİNAT ( Sigortalının İşe Girişini Süresinde Bildirmeyen İşveren İş Kazasında Kusurlu Olmasa da SSK Rücu Alacağından Sorumlu Olduğu )
• SSK RÜCU ALACAĞI ( Sigortalının İşe Girişini Süresinde Bildirmeyen İşveren İş Kazasında Kusurlu Olmasa da Sorumlu Olduğu )
• İŞE GİRİŞİ SÜRESİNDE BİLDİRMEYEN İŞVEREN ( İş Kazasında Kusurlu Olmasa da SSK Rücu Alacağından Sorumlu Olduğu )
• KUSURSUZ SORUMLULUK ( Sigortalının İşe Girişini Süresinde Bildirmeyen İşveren İş Kazasında Kusurlu Olmasa da SSK Rücu Alacağından Sorumluluğu )
506/m.10, 39
ÖZET : Dava, işe girişi yasal süre içinde SSK'ya bildirilmeyen işçinin iş kazasında yaralanması nedeniyle yapılan giderlerin rücuan işverenden tahsili talebine ilişkindir. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre, sigortalının işe girişini süresi içinde kuruma bildirmeyen işveren iş kazasında kusurlu olmasa da SSK rücu alacağından sorumludur. Burada söz konusu olan kusursuz sorumluluktur. Bu nevi davalarda hakkaniyet indiriminin, sigortalının müterafik kusurundan az olması gerekir.

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 İcra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ş.Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Dava, işe girişi süresinde kuruma bildirilmeyen sigortalı işçi D'nin 25.05.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu, sürekli işgöremezlik durumuna girmeksizin yaralanması üzerine kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 10 ve 39. maddeleri uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, 704.899.997.- TL geçici işgöremezlik ödeneği ile 629.755.500.-TL tedavi ve iyileştirme gideri ki toplam 1.334.655.497.-TL'nin fer'ileriyle birlikte tahsili için davalı işveren aleyhine icra takibine geçildiği, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı, somut olayda, sigortalının işvereni A. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddesindeki koşulların oluştuğu ve zararlandırıcı sigorta olayında, davalı işverenin % 80, sigortalı işçi D'nin % 20 oranında kusurlu olduğu, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.

Davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. Zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde kuruma bildirilmemişse kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10. maddeye göre sorumlu tutulması gerekir.

Hakkaniyet indirimi yapılırken, sigortalının müterafik kusuru oranında indirim yapılması halinde, 39. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar ile 10. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar arasında herhangi bir fark kalmayacağından, hakkaniyet indiriminin, sigortalının müterafik kusurundan az olması gerekir.

Mahkemece yapılacak iş; davalı işverenin % 80 kusurlu olduğu kabul edilerek, 506 Sayılı Kanunun 39. maddesi uyarınca yaptırılıp hükme dayanak yapılan 17.06.2004 günlü hesap raporunda % 80 kusura göre hesaplanan alacak miktarı % 100 kusura iblağ edilerek bulunacak tutar üzerinden, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun % 50'den az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak davalı işverenin sorumlu olduğu borç tutarı belirlendikten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak tavan aşılmamak suretiyle rücu alacağına hükmetmekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

-
Old 11-11-2006, 21:41   #3
tunca07

 
Varsayılan

maddi ve manevi tazminata yönelik de bir karar var mı acaba bildiğiniz ?
Old 13-11-2006, 22:10   #4
güney

 
Varsayılan İŞ Kazasi Bİldİrİmİ Yapilmalidir...

Alıntı:
Yazan tunca07
İş yerinde press makinasının patlaması ile 2 gözü kör olan işçinin tedavisi iş kazası olduğu bildirilmeden özel hastanede yaptırılıyor.. duruma uyabilecek maddi ve manevi tazminatla ilgili yargıtay kararları arıyorum yardımcı olursanız çok sevinirim.

Hizmet akdiyle çalışma sırasinda meydana gelen kazalar iş kazasıdır. Bu konu ile ilgili öncelikle SSK ve Bölge Çalışma Müdürlüklerine gerekli bildirimleri yapmalisiniz. Kusur ve sürekli iş göremezlik oranlari belli olduğunda dava açabilirsiniz. Ancak vücut tamamiyetinin 2/3'ünde bir kayıp varsa malulen emeklilik sözkonusu olabilir. Çünkü göz kayıpları, arıza cetvellerinde yüksek oranlar getirmektedir. Sürekli iş göremezlik ile maluliyet aylığı bağlanması hallleri birbirlerinden farklıdır. Sigortasız çalıştırılan işçiler de 506 Sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayıldığından, bildirim yapılmamış kazalar ile ilgili bildirimi işçi de yapabilir. Zaman kaybetmeden İŞ KAZASI BİLDİRİMİ yapılmalı, idari prosedür başlatılmalıdır. Tazminat ile ilgili de birçok içtihad vardır.

Kolay gelsin...
Old 30-12-2006, 16:13   #5
Av. Başak SANCAR

 
Varsayılan

Sayın Tunca 07; Benim de benzer bir konuda sorunum var. Müvekkil, bir sitenin dış cephe boyasını yaparken asma iskeleden düşüyor. Götürüldüğü hastanede, başına geleni iş kazası olarak bildirmiyor. Tazminat davası açmadan önce, Savcılığa suç duyurusunda bulunduk, işveren ve aracı firma bizde böyle biri çalışmadı, böyle bir iş kazası da olmadı diye inkar yolunu seçtiler. Biz şikayet dosyasında 4 tanık bildirdik. İşveren, tanıklarımızdan biri ile anlaşmış, savcılık tebligat dahi yapmadan, her nasılsa, merkezde ikamet eden tanığımız, soruşturmanın yürütüldüğü ilçede kendiliğinden hazır olmuş ve beyanlarımızı yalanlamış. Savcılık da diğer tanıklarımızı dinlemeden dosyayı kapattı. Takipsizliğe itiraz ettik, tabi ki itirazımız reddedildi.

Hal böyle olunca, tazminat davası açmadık. Uygulamayı araştırdım, bu halde aşsan da hazırlık dosyası dayanak yapılr, kaybedersiniz dediler.

Ben de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Başvuruda bulundum, yanıt bekliyorum. Ama hala acaba tazminat davası açabilir miyim diye de düşünüyorum ama net bir cevap bulamadım.
Old 30-12-2006, 16:24   #6
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Sayın Av.Başak Sancar,

Benzer olay benim başımdan geçti. Muris iskeleden düşüp ölmüştü. Babası dahi savcılık ve ceza mahkemesinde aleyhe ifade verip "İşverenin yanında değil, benim yanımda çalışıyordu" demişti. Ceza davası beraatle sonuçlandıktan sonra olay bana gelmişti.

İş mahkemesine dava açtım. Tanık vs ile davayı ıspatladık ve bina sahibi olan asıl işvereni hayli yüksek miktarda maddi ve manevi tazminata mahkum ettirdim.

İstisnalar hariç; genel prensip ceza hakiminin kararı, hukuk hakimini bağlamaz.

Saygılarımla
Old 02-01-2007, 19:12   #7
tunca07

 
Varsayılan davayı açın

selamlar Av. Başak SANCAR vbmenu_register("postmenu_51071", true);
davayı açın savcılıktaki dosya ceza davası ile ilgili bir durum iş mahkemesinde her türlü delille isbat mümkündür ve davayı kanımca kazanırsınız. bence direk dava açın ve delillerinizi hazırlayıp davayı açarken dosyaya koyun ben öyle açtım. bence insan hkalrı mahkemesine gidilmesi şu aşamada gereksiz bir yoldur. saygı ve sevgilerle hayırlı günler

Alıntı:
Yazan Av. Başak SANCAR
Sayın Tunca 07; Benim de benzer bir konuda sorunum var. Müvekkil, bir sitenin dış cephe boyasını yaparken asma iskeleden düşüyor. Götürüldüğü hastanede, başına geleni iş kazası olarak bildirmiyor. Tazminat davası açmadan önce, Savcılığa suç duyurusunda bulunduk, işveren ve aracı firma bizde böyle biri çalışmadı, böyle bir iş kazası da olmadı diye inkar yolunu seçtiler. Biz şikayet dosyasında 4 tanık bildirdik. İşveren, tanıklarımızdan biri ile anlaşmış, savcılık tebligat dahi yapmadan, her nasılsa, merkezde ikamet eden tanığımız, soruşturmanın yürütüldüğü ilçede kendiliğinden hazır olmuş ve beyanlarımızı yalanlamış. Savcılık da diğer tanıklarımızı dinlemeden dosyayı kapattı. Takipsizliğe itiraz ettik, tabi ki itirazımız reddedildi.

Hal böyle olunca, tazminat davası açmadık. Uygulamayı araştırdım, bu halde aşsan da hazırlık dosyası dayanak yapılr, kaybedersiniz dediler.

Ben de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Başvuruda bulundum, yanıt bekliyorum. Ama hala acaba tazminat davası açabilir miyim diye de düşünüyorum ama net bir cevap bulamadım.
Old 02-01-2007, 22:28   #8
VARTO'LU

 
Varsayılan Dava açmadan önce iş kazası soruşturmasının yaptırılmasında yarar var.

Değerli Meslektaşlarım;
506 sayılı Kanunun 27 ve 28 inci maddeleri uyarınca, işveren iş kazasını en geç kazadan sonra iki gün içinde kuruma bildirmeye ve örneği Kurumca hazırlanan ve sigortalının günlük kazanç hesabına esas bilgileri gösteren vizite kağıdını Kurum'a vermek durumundadır. Ancak onun bunu yapmaması yada bir biçimde gizlemeye, karartmaya çalışması, işçiyi zararlandırıcı olayın "iş kazası" olma niteliğini ortadan kaldırmadığı gibi Sosyal Sigortalar Kurumu'nu kazaya uğrayan işçiye gelir bağlanması, işverenini de işçinin bedeni bütünlüğünün bozulmasından doğan zararlarının giderimi sorumluluğundan kurtarmaz. Çünkü 506 sayılı yasanın 6. maddesine göre "Çalışanlar işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olurlar."

İş kazasının işveren tarafından bildirilmesi veya işçi tarafından bir işverenin belirli bir işyerinde iş kazası geçirildiğinin ihbarı üzerine, S.S.K. kendi müfettişlerine iş kazasını soruşturur. Olaya ilişkin kanıtlar toplanıp,tanıklar dinlenerek zararlandırıcı olayın bir iş kazası olup olmadığı, sigortalının günlük - yıllık kazanç hesabına esas bilgiler 506 Sa.K.'nun hükümlerine göre incelenerek bir rapor hazırlanır.Kurumun sağlık tesislerinde iş kazası ilgili olarak düzenlenen sağlık kurulu rapor ve ekleri S.S.Kurumu Sağlık Dairesi Başkanlığı'na gönderilerek buraca (S.S. Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre) sigortalının işgöremezlik derecesi (maluliyet oranı) tespit edilir ve bu maluyiyet oranıda göre de sigortalıya, iş kazası tertibinden "sürekli işgöremezlik geliri" bağlanır.

Bu işlemler tamamlanmadan, iş mahkemesinde açılan bir dava görülerek karara bağlanamaz; kuruma başvurarak bu işlemleri yaptırmamış sigortalıya,mahkemece bu işlemlerin yapılması ve kendisine gelir bağlanmasını sağlamak üzere önel verilir. Şayet S.S.K.olayı bir "iş kazası" olarak kabul etmez ise, sigortalının mahkemeye başvurarak gerçekleşen zararlandırıcı olayın "iş kazası olduğunun ve kendisine sürekli işgöremezlik gelirinin bağlanması gerektiğinin tespiti" yolunda dava açma ve karar alma prosedürünün işletilmesi gerekecektir.

Dahası da, talep edilecek ve mahkemece hüküm altına alınacak manevi tazminatın takdir ve tayininde etken unsurlardan belki de ön önemlisi kazalı işçinin maluliyet oranıdır; bu da yukarıda açıklandığı üzere S.S.Kurumu tarafından belirlenecektir. (ona karşı da itiraz ve dava yoluna gidilebilir).Açılacak davanın "sürekli işgöremezlik geliri bağlanmadan" sonuçlanamaması, davanın fazlaca gerekmediği halde uzunca bir zaman "DERDEST" olması, davayı açacak avukat yönünden zamam kaybı, kazalı işçi için "davanın neden bitirilmediği" kaygısı ayrıca işin "götürüleri" olacaktır.

Ayrıca, olayı gören kişilerin yanında çalışan başka kişiler olduğu düşünüldüğünde, aleyhine dava açıldığında, bunun mali külfetlerine katmaktan kaçınmak isteyecek işveren, tanıklara gerçeği söyletmemek anlamında baskı yapabilecektir. Oysa bu kişilerin Sigorta Müfettişi tarafından dinlenmesinde işverenin (en azından onmilyarlarca liralık manevi tazminat isteğinden) habersiz olarak onlara etkide bulunma ihtimali daha az olacaktır. Kazalı işçi, kazayı gören iş arkadaşlarını, işverenlerine haber vermeden sigorta müfettişine götürerek dinletebilecek ve böylece açılacak davada, özellikle "KUSUR" yönünden önemli kanıtlar karartılmadan elde edilebilecektir.

İş kazaları nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemlerinde "zamanaşımı" süresinin 10 (on) yıl olduğu da gözden kaçırılmamalı,506 sayılı yasa uygulamasında "sigortalıya bağlanan gelirlerin tüm peşin değerleri" mahsup edilmek gerektiği halde 5510 sayılı yasanın 22. maddesinde "gelir bağlama tarihindeki ilk peşin değerleri"nin işverenden istenebilmesi hükmü getirilmekle yalnızca "ilk peşin değerlerin mahsubu" uygulaması da düşünüldüğünde davanın açılıp sunuçlandırılmasında fazlaca acele edilmesinin yararlı olmayabileceği de düşünülmeli.

Olayın özel durumu itibarıyla da, şayet kazalı iki gözünü tam kayıp etmiş ise, o yaşamını sürdürmek için bir başka kişinin desteğine de muhtaç kalacağından,"işgücü yoksunluğu" ve "yardımcı kişi-bakıcı-" nedeni zarara uğranıldığı belirtilip (fazlasını isteme hakkı saklı tutularak) maddi tazminat isteminde bulunmalıdır.


Old 13-06-2007, 12:48   #9
avukatsevginur

 
Varsayılan

müvekkilim yannda çalışan bir işçi 1996 yılında (kendi beyanı ve imzalı ibrasına göre işverinin ısrarlı tenbihine rağmen ) gözlüğünü takmaması neticesi yaralanıyor zamanaşı süresinin sonuna kadar aynı işyerinde çalışıyor ve süre dolmadan ayrılıp 1000ytl maddi 50000 ytl manevi tazminat talepli dava açıyor şimdi olayda sigortalının kendi beyanı kendi kusuru ortaya koymaz mı ve kusurunun tazminata etkisi ne olur, bir diğer ifadeyle iş kazasında sigortalının kusurunun etkisi nedir
Old 14-06-2007, 08:44   #10
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Sigortalının ( işçinin ) kusuru tazminatta önemli rol oynar. İşveren tazmin edilecek miktardan kusuru kadar sorumlu olur.

Saygılar.
Old 27-07-2007, 17:23   #11
av.gzm

 
Varsayılan

müvekkilim halen çalışmakta olduğu işyerinde işverenin tedbirsizlik ve dikkatsizliği sonucu iş kazası geçiriyor.müvekkilimin elinde 2 aylık işgöremezlik raporu var.
bu durumda maddi ve manevi tazminat hükümleri gündeme gelebilir mi?
dava açabilir miyiz?
Old 31-07-2007, 13:33   #12
avukatsevginur

 
Varsayılan

işgörmezlik raporunun süresi ve malüliyet durumuna göre maddi manevi tazminat gündeme gelebilir ayrıca tarafların kusur durumu da önemli
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Boşanma-Kusur-Maddi -Manevi Tazminat Yargıtay Kararları Av.Habibe YILMAZ KAYAR Aile Hukuku Çalışma Grubu 55 11-02-2014 13:28
boşanma maddi ve manevi tazminat av.asen öznur Meslektaşların Soruları 2 28-02-2009 17:21
maddi-manevi tazminat olcsvl Meslektaşların Soruları 5 14-05-2007 13:56
Boşanmada Maddi Ve Manevi Tazminat sumru Hukuk Soruları Arşivi 4 17-10-2003 11:00
Maddi Ve Manevi Tazminat Davası kamilserdar Hukuk Soruları Arşivi 1 17-02-2002 00:50


THS Sunucusu bu sayfayı 0,12227988 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.