Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Suça Sürüklenmiş Çocuk

Yanıt
Old 07-11-2006, 17:11   #1
Av.Elvan Akkaya

 
İnceleme Suça Sürüklenmiş Çocuk

ÇOCUK SUÇLULUĞU

Çocuk suçluluğu, gelişim dönemi özellikleri ve gelecek yaşama yapacağı büyük etki nedeniyle diğer suç grupları arasında daha özel bir öneme sahiptir.

Yavuzer’e göre; çocuk suçluluğunu yetişkin suçluluğundan ayıran en önemli özellik, bu dönemin gelişim psikolojisinde problemli ya da geçiş evresi olarak adlandırılan bir döneme rastlamasıdır.

Çocuk suçluluğu, çocuklara işletilen ya da çocuklar tarafından işlenen suçların kategorizasyonu, yaptırıma bağlanması ve hukukun önemli bir bölümüdür. Birçok ülkede gençlik suçluluğu olarak kavramlaştırılır (Tomanbay).

Diğer bir tanıma göre ise çocuk suçluluğu, kanuni sorumluluk yaşının altındaki insanların çeşitli suç türleri içinde kanunu ihlal etmesi durumudur (Barker).

Türk Hukuk Sistemi’ne göre suçlu çocuk, bir ceza hukuku kuralını ihlal etmiş 18 yaşından küçük kimsedir.

Çocuğu suça iten nedenler çok çeşitlidir. Bu etmenler genel olarak aile, okul, toplum ve kişinin bireysel özellikleri olarak sınıflandırılabilir (Kepenekçi ve Özcan).

Çoltu ve diğerlerine göre ise çocuğun suç eylemine yönelmesinde ailenin, çocuk sayısının, ekonomik sorunların, eğitim sisteminin, genetik faktörlerin, zekanın, köyden kente göçün, evsiz sokakta yaşamanın, bedensel-ruhsal hastalıkların, uyuşturucu ve alkol bağımlığının önemli rolü bulunmaktadır.

Türk Hukuk Sisteminde Ceza Kanunu’na bakıldığında; 18 yaşına kadar verilecek olan cezalar şu şekildedir:

1. 12 yaşının sonuna kadar suç işleyen kişinin cezai sorumluluğu bulunmamaktadır. Ancak kişi en az bir yıl hapis cezası gerektiren bir suç işlemişse tedbir uygulanır.

2. Yaşları 12 ile 15 arasında olan çocuklar, kısmi olarak cezai ehliyete sahiptir. Suçlu yaptığı fiilin bilincinde ve sonuçlarını kavrayabilecek durumda ise ceza, belirli oranda indirim uygulanarak verilmektedir. Aksi halde caz verilmemektedir.
3. Yaşları 15 ile 18 arasındaki çocukların işledikleri suçun bilincinde ve sonuçlarını kavrayabilecek durumda olduğu kabul edildiğinden ceza verilir ancak belirli bir oranda indirim uygulanır.
Old 07-11-2006, 17:18   #2
Av.Elvan Akkaya

 
İnceleme ÇOCUK MAHKEMELERi

ÇOCUK MAHKEMELERİ

Çocukların özel gelişimsel dönemleri ve sosyalleşmelerinden ötürü, özel bir yargılama sürecine dahil edilmesi gerekliliği yukarıda ifade edilmiştir. bu özel yargılama sürecini gerçekleştiren mahkeme, çocuk mahkemesidir.

Çocuk mahkemeleri; suç işleyen çocukların yargılandığı, yargıç ve savcısının özel eğitimden geçirildiği, sosyal çalışmacının çocuğun durumu üzerine rapor vererek yargılamayı yönlendirebildiği özel bir mahkemedir .

Diğer bir tanıma göre ise çocuk mahkemesi; suçlu, bağımlı veya ihmal edilmiş çocukların yargılamasını gerçekleştiren bir kanun mahkemesidir .

Çocuk mahkemesinin felsefesi dört noktaya dayalıdır:

1. Ceza için tek yargı, rehabilitasyon olmalıdır.
2. Çocuklar olgunlaşmadıkları için onlara yetişkin suçlu gibi davranılmamalıdır.
3. Suçlu olduğu kabul edilen çocuklar, genellikle ıslah edici bir kuruma yerleştirilmektense gözetim altına alınmalıdır.

4. Çocuklar onların problemlerini anlayacak bir mahkemeye gönderilmelidir.

Çocuk mahkemesi şunları sağlar :

1. Çocukların bakımı, gözetimi ve disiplini
2. Suçlu olarak değil çocuk olarak yardım, cesaretlendirme ve rehberlik ihtiyaçlarının karşılanması

3. Çocuğu çocuk mahkemesindeki bir yargılamadan dolayı ne bir suçlu olarak saymak ne de böyle bir yargılamayı mahkum etme olarak kabul etmek.

Çocuk mahkemesinin kurulması, çocukların ihtiyaçlarına olan artan farkındalık ve potansiyellerinin tam gelişimi için hizmetler sağlama gerekliliğinden kaynaklanmıştır .

Çocuk mahkemelerinin temel özellikleri ise şu şekildedir :

¨ Çocukların karıştığı vakalara ayrı duruşmalar
¨ Resmi olmayan veya tesadüfi prosedür
¨ Düzenli şartlı tahliye hizmeti
¨ Çocukların ayrı gözaltına alınması
¨ Mahkeme şartlı tahliyelerinin özel kayıtları
¨ Zihinsel ve fiziksel sorgu için tedbir alma.

Çocuk mahkemelerinin ana prosedürleri şu şekilde özetlenebilir :

¨ Dilekçe verme
¨ Görünüm, mahkemeye çağırma, sona erdirme
¨ Şartlı tahliye
¨ Sosyal inceleme
¨ Duruşma ve yargılama
¨ Yerleştirme

Çocuk mahkemesinin prosedürü, ceza mahkemesinin prosedüründen şu özelliklerle ayrılır

¨ Duruşma özeldir: Sadece ilgili kişiler duruşmada yer alır.
¨ Duruşma resmi değildir: Süreç, bir kişiyi bir suçtan dolayı suçlu bulan bir şekilde değil, gerçeklerin ortaya çıkarıldığı bir konferansa benzer.


¨ Bir sosyal inceleme raporu sıklıkla duruşmadan önce mahkemeye verilir.
¨ Vurgu, çocuğun niçin suç eylemini gerçekleştirdiği üzerinedir.
¨ Yerleştirme, cezadan ziyade sağaltımı sağlar.
Old 07-11-2006, 17:26   #3
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

Çocuk mahkemelerinde yer alan kişiler ; hakim, uzmanlar (öncelik sırasına göre sosyal hizmet uzmanı, yardımcısı, pedagog, psikolog, psikiyatrist), ve avukattır. Çocuk mahkemelerinde hakimin görevi, özellikle çok naziktir. Hakimin görevini başarıyla yerine getirebilmesi için çocuk psikolojisini tanıması, eğitim konularına yabancı olmaması, çocuk suçlulara hitap etmeyi bilmesi, onlara şefkatli bir dost ve koruyucu gibi görünmesi gerekmektedir. Ayrıca hakin yalnızca delilleri toplamak, şahitlerin bilgilerini dinlemek ve suç olayının kanunun hangi maddesine girdiğini araştırmakla yetinemez. Onun tüm çabası, suçun gerçek nedenlerini bulmaya, çocuk suçlunun hayatını öğrenmeye ve psikolojini anlamaya yöneliktir. Öte yandan hakimler kararlarını verdikten sonra çocuk suçlularla ilişkilerini kesmezler. Çocuk mahkemelerinin uzmanları, bu çocukların evde, okulda, sokakta ve başka yerlerdeki yaşamlarını, hareketlerini izleyerek mahkemeye düzenli olarak rapor gönderirler. Bu raporlar, çocukların mahkemedeki fişlerine eklenir. Hakim onları inceleyerek daha önce verdiği kararları değiştirebilir

Çocuk mahkemelerine yardımcı servisler ise çocukları koruma şubeleri, gözlem ve kabul merkezleri ve tutukevleridir

Çocuk mahkemelerinin salonlarının düzenleme ve döşenmesinde sadeliğe özen gösterilmesi ve çocuklarda tehlikeli bir gururun ve gösteriş hissinin uyanmaması için yargılamaların olabildiğince gizli olarak yapılması önemlidir. Örneğin, İngiltere’de çocuğun yalnızca anne ve babası, çocukla ilgili memurlar, baro üyeleri ve çocukları koruma cemiyetinin temsilcileri duruşma salonunda bulunabilir. Amerika’da ise birkaç resmi görevli dışında başkasının salonda bulundurulmasına izin verilmez. Bu örneklerdeki uygulamalar, çocukların psikolojileri açısından daha uygundur
Old 07-11-2006, 17:35   #4
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan

. TÜRKİYE’DE ÇOCUK MAHKEMELERİ

Çocuk mahkemelerinin kurulmasına ilişkin çalışmalar 1945 yılında başlamış olmakla birlikte , bu düşünceden yıllar sonra yani 1979 yılında Türkiye’de Çocuk Mahkemeleri Yasası çıkarılmıştır. İlk çocuk mahkemesi ise 1987 yılında Ankara’da kurulmuştur . Şu anda İstanbul’da ve Ankara’da ikişer, İzmir ve Trabzon’da birer tane olmak üzere toplam altı tane çocuk mahkemesi bulunmaktadır (2002)

Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun’a göre; her ilde ve Büyükşehir belediyeleri hudutları içinde kalan ilçeler hariç merkez nüfusu yüz binin üzerindeki her ilçede bir çocuk mahkemesi kurulur. Ancak görülmektedir ki; kanunun uygulanması henüz istendiği düzeyde gerçekleşememiştir.


Çocuk mahkemeleri bulunmayan illerde suç işleyen çocukları yargılama ve korunmaya muhtaç çocuklara önlem uygulama görevini genel mahkemeler üstlenmektedir. Ancak genel mahkemelerde çocuklar tarafından işlenen suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma Çocuk Mahkemeleri Kanunu’ndaki usullere göre Cumhuriyet Savcılığı’nca yapılır. Yani bu kanunda yer alan önlem ve cezalar çocuklar için uygulanır. Çocuk Mahkemeleri Kanunu’nda hüküm bulunmayan bir durum söz konusu ise Ceza Mahkemesi Usulleri Kanunu hükümleri uygulanır. Genel mahkemeler, Çocuk Mahkemeleri Kanunu’nun öngördüğü yargılama usullerini genellikle uygulayamamaktadırlar. Çünkü çocuk mahkemeleri işlenen suç kadar, çocuğun kişilik özelliklerini ve içinde bulunduğu koşulları göz önünde bulundurarak karar verir
Old 09-11-2006, 09:27   #5
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan çocuk yargılaması yargıtay kararı

T.C. YARGITAY
4.Ceza Dairesi
E:2003/16610
K:2005/1181
T:21.02.2005

• ÇOCUK YARGILAMASI
• CEZANIN BİREYSELLEŞTİRİLMESİ
• ERTELEME
• ÇOCUĞUN YARARI İLKESİ


ÖZET : Mahkemeler, idari makamlar, yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocukların yararı temel ilkedir. Faaliyetlerinde küçük sanıkların yararını temel almak zorunda olan mahkemeler, cezanın bireyselleştirilmesi uygulamalarında da anılan ilkeyi göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmalıdırlar. Bu nedenle ertelemenin cezanın bireyselleştirme aracı olduğu ve uygulamasının isteğe bağlı olmadığı nazara alınmalıdır.
(2253 s. Kanun m. 20, 25, 38)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; toplumların geleceği ve teminatı olan çocukların sahip oldukları önemi dikkate alan 10.12.1998 tarihli Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 25. maddesinin 1. paragrafında, çocukların özel ihtimam ve yardım görme hakkına sahip olduğu, yine 14.09.1990 tarihinde imzalanan ve 09.12.1994 tarih ve 4058 Sayılı Yasa ile onaylanması uygun bulunarak T.C. Anayasası'nın 90. maddesi uyarınca iç hukukumuza dahil olan ve 1. maddesiyle, on sekiz yaşına kadar her insanı çocuk sayan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3. maddesinin 1. paragrafı da "Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yaran temel düşüncedir" hükmünü kabul etmiştir.
Hızla gelişen toplum hayatının ortaya çıkardığı çocuk suçluluğunu önleme amacıyla kanun koyucu 2253 Sayılı Yasa ile sayılan sınırlı da olsa çocuk mahkemelerini kurmuş, sözü edilen yasanın 20. maddesinin 2. fıkrası ile, ceza ve tedbirin uygulanmasından önce, gerekirse, uzmanlar marifetiyle, küçüğün çeşitli yönlerden araştırılıp incelenmesi öngörülmüş, bu amaçla mahkemeye yardımcı olmak üzere, uzman personel görevlendirilmiştir.
Bu açıklamaların ışığında, dava dosyası incelendiğinde, mahkemece, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı olan iki görevliye hazırlattırılan 31.07.2002 tarihli inceleme raporunda çalışarak aile bütçesine katkıda bulunan küçük sanığın doğal, çocuksu, sakin, hareketli kişilik özelliklerine sahip olduğu, davranış ve alışkanlık bozuklukları bulunmadığı saldırganlık ve psiko-patolojiye rastlanmadığı, içinde bulunduğu durumun ve yargılanıyor olması yeterince bilincinde olmadığı izlenimi edinildiğinin belirtilmesine karşın, sözü edilen sözleşmenin 25/1. madde ve paragrafı hükmü uyarınca, faaliyetlerinde küçük sanığın yararını temel almak durumunda olan mahkemece, ertelemenin hükmedilen cezanın failin kişiliğine uydurulmasını sağlayan yargısal bireyselleştirme aracı olduğu ve uygulanmasının isteğe bağlı bulunmadığı da dikkate alınarak sanık hakkında 2253 Sayılı Yasanın 38. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
SONUÇ : Yasaya aykırı ve sanık S. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 09-11-2006, 10:15   #6
Av.Elvan Akkaya

 
Varsayılan çocuğa karşı şikayetten vazgeçme

T.C. YARGITAY
10.Ceza Dairesi
E:2002/10471
K:2002/17166
T:29.04.2002

• NASI IZRAR
• ŞİKAYETE BAĞLI SUÇLARDA ŞİKAYETTEN VAZGEÇME MEVCUT KAMU DAVASINI DÜŞÜRMEZ


ÖZET : Takibi şikayete bağlı olan suçlar ile ilgili yargılama sırasında, müştekiler şikayetten vazgeçmiş olsalar dahi 2253 sayılı yasanın amacı; çocuk suçluluğunu önlemek ve suçlu çocukların suçun işlenmesinden sonraki durumlarının izlenmesi suretiyle ıslaha yönelik tedbirlerin alınmasını sağlamak ve onları topluma kazandırmak olduğundan, şikayete bağlı suçlarda şikayetten vazgeçme mevcut kamu davasını düşürmez, yargılamaya devam edilmelidir.
Nas-ı ızrar ve müessir fiil suçundan sanık Mehmet T. 'in yapılan yargılanması sonunda; Sanığın yaşının suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olduğu 2253 sayılı yasanın 24. maddesi delaletiyle aynı yasanın 10. maddesi gereğince velisine teslimine dair Elbistan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 20.03.2001 gün ve 2000/481 esas, 2001/224 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma isteyen tebliğnamesi ile 23.01.2002 tarihinde daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
( 765 s. TCK. m. 456/4, 482/3, 516/1 )
( 2253 s. Kanun m. 10, 24 )
Takibi şikayete bağlı TCK.nun 456/4, 482/3 ve 516/ilk maddelerine aykırılık suçlarından dolayı yapılan yargılamada müştekiler şikayetlerinden vazgeçmişler ise de; 2253 sayılı Yasanın amacının çocuk suçluluğunu önlemek ve suçlu çocukların suçun işlenmesinden sonraki durumlarının izlenmesi suretiyle ıslaha yönelik tedbirlerin alınmasını sağlamak ve onları topluma kazandırmak olmasına ve şikayete bağlı suçlarda vazgeçmenin kamu davasını düşüremeyeceğine dair 24. maddesinin bu amaçla düzenlenmiş bulunmasına göre; duruşmaya devamla suçun sabit olmaması durumunda beraatine, sabit olması halinde ceza tertibine yer olmadığına ve gerektiğinde tedbir uygulamasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi bozulmasına, 29.04.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Çocuk Ve Şiddet !!! Av.Habibe YILMAZ KAYAR Çocuk Hakları Çalışma Grubu 49 06-01-2010 23:34
Bir Çocuk ! Sibel Site Lokali 1 06-11-2007 09:59
Nişanlanma ve Çocuk ahmetsacit Hukuk Soruları Arşivi 4 24-07-2006 16:27
Suçlu Bağımlılar Tedavi Olmadan Serbest Bırakılmayacak Av.Armağan Konyalı Hukuk Haberleri 0 12-12-2003 17:58
Boşanmada Çocuk hande Hukuk Soruları Arşivi 4 04-12-2003 15:26


THS Sunucusu bu sayfayı 0,16583395 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.