Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Boşanma Davasında Yetki Yargıtay Kararları

Yanıt
Old 15-10-2006, 21:19   #1
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan Boşanma Davasında Yetki Yargıtay Kararları

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/4239
K. 2002/5088
T. 11.4.2002

• BOŞANMA DAVASI ( Yetkili Mahkemenin Eşlerden Birinin Yerleşim Yeri Veya Davadan Evvel Son Defa Altı Aydan Beri Birlikte Oturdukları Yer Mahkemesi )

• YETKİLİ MAHKEME ( Boşanma Davasında Eşleden Birinin Yerleşim Yeri Veya Davadan Evvel Son Defa Altı Aydan Beri Birlikte Oturdukları Yer Mahkemesinin Yetkili Olması )
• İKAMETGAH ( Boşanma - Bir Kimsenin Sürekli Kalma Niyetiyle Oturduğu Yer Olması )

• NÜFUS KAYITLARI ( Boşanma - İkametgaha Karine Teşkil Etmesi )

1086/m.23
4721/m.168,19
1587/m.4

ÖZET : Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan evvel son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Nüfus kayıtları ikametgaha karine teşkil eder.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan evvel son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir ( TMK.M.168 ).

Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir ( TMK.m.19. ).

Nüfus kayıtları ikametgaha karine teşkil eder ( 1587 sayılı Nüfus Kanunu m. 4/1 ).

Taraflar 26.5.2000 tarihinde evlenmişler dava dilekçesi ve cevap layihasındaki açıklamalara göre 17.11.2000 tarihinde fiilen ayrılmışlardır. Evlendikleri tarihten fiilen ayrıldıkları tarihe kadar Çiğli'de oturdukları tartışmasızdır.

Dava, 28.8.2001 tarihinde Karşıyaka'da açılmıştır.

Taraflar Banaz'da nüfusa kayıtlıdırlar. Davalı, itirazında yetkili mahkeme olarak Uşak'ı göstermiştir.

Davalının yerleşim yerinin Uşak olduğuna dair delil yoktur. Davalı yetki itirazında yetkili mahkemeyi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 23. maddesinde açıklandığı üzere doğru göstermediğinden bu itiraz dinlenemez. İşin esasının incelenmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan hükmün gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.

Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr
Old 15-10-2006, 21:20   #2
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/9447
K. 2002/10473
T. 23.9.2002

• BOŞANMA DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME ( Eşlerden Birinin Yerleşim Yeri - İkametgahın Belirlenmesi İçin Fiilen Oturulan Yer Yanında Davacının Sürekli Oturma Amacını Belirlemek Gereği )

• YETKİLİ MAHKEME ( Boşanma Davasında/Eşlerden Birinin Yerleşim Yeri - İkametgahın Belirlenmesi İçin Fiilen Oturulan Yer Yanında Davacının Sürekli Oturma Amacını Belirlemek Gereği )

• EŞLERDEN BİRİNİN YERLEŞİM YERİ ( Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme - İkametgahın Belirlenmesi İçin Fiilen Oturulan Yer Yanında Davacının Sürekli Oturma Amacını Belirlemek Gereği )

• YERLEŞİM YERİ ( İkametgahın Belirlenmesi İçin Fiilen Oturulan Yer Yanında Davacının Sürekli Oturma Amacını Belirlemek Gereği - Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme )

4721/m. 19, 168, 185/3
1086/m. 9/3
1587/m. 4

ÖZET : Kişinin doğduğu yer, iş yerinin bulunduğu yer kişinin sürekli ilişkisinin bulunduğu yerler olmakla birlikte, ( ikametgah ) yerleşim yerini belirlemeye yeterli olamaz.

İkametgahın belirlenmesi için fiilen oturulan yer yanında davacının sürekli oturma amacını belirlemek gerekir.

Ne 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 168. maddesi gerekçesinde yazılanlar, ne de eşlerin ayrı "ikametgah" yerleşim yeri edinme imkanına sahip olması, kanunda "yerleşim yeri" olarak gösterilen yetkili mahkemenin "oturma yeri" mahkemesi olarak algılanmasına olanak vermemektedir.

DAVA : Taraflar arasındaki ( Boşanma ) davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davacı kadın 19.3.2002'de bu davayı Çankırı Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış, davalının cevap süresi içerisin de yetki itirazında bulunması üzerine, yerel mahkeme, cevapta gösterildiği üzere Antakya Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu belirleyerek yetkisizlik kararı vermiştir.

Davacı 4,5 yıldır Çankırı'da oturduğundan söz ederek kararı temyiz etmektedir.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 9/3. maddesinde boşanma davasını inceleme yetkisinin davacının ikametgahı ( yerleşim yeri ) mahkemesine ... ait olduğunu açıklamakta olmasına karşılık 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 168. maddesi yetkili mahkemeyi "eşlerden birinin yerleşim yeri ..." mahkemesi olarak belirlemektedir. Şu halde yetkili mahkemeyi belirlemek için öncelikle eşlerin yerleşim yerinin belirlenmesi gerekmektedir.

4721 sayılı Kanunun 19. maddesi yerleşim yerinin "bir kimsenin sürekli kalmak niyetiyle oturduğu yer" olduğunu açıklamıştır. Şu halde bir yerde bulunmak, bu süre neye ulaşırsa ulaşsın o yerin yerleşim yeri olduğunu kabul etmek için yeterli olamaz. Oturmanın yanında "sürekli kalma amacının da" eklenmesi ve bunun ispatlanması gerekir. Davacı her ne kadar 4,5 yıldır Çankırı'da bulunan ağabeyinin yanına sığındığını ve orada oturduğunu ileri sürmekte ise de, bu onun kocası ile aralarında çıkan ihtilaf sebebiyle ağabeyine sığınmasından kaynaklanmaktadır. Davacının Çankırı'ya yerleşme amacı içinde olduğunu gösteren başkaca bir olgu yoktur. Ne davacının ağabeyinin 14.3.2000 tarihinde 1774 sayılı Kanuna göre muhtara verdiği beyannamede davacının isminin de bulunması, ne de mahalle muhtarının 12.4.2002 günü düzenlediği ikametgah senedi davacının yerleşmek niyetiyle Çankırı'da oturduğunu kabule elverişli değildir. Bu belge 4721 Sayılı Kanunda yer yer gösterilen "oturma yerinin" delili olabilir.

İlmi eserlerde açıklandığı üzere yerleşim yeri ( ikametgah ) bir kişiyi toplum içinde bireyselleştirmeye yarayan öğelerden biridir. Yerleşim yerinin belirlenmesinde Kişinin yaşamında ağırlık merkezini oluşturan iş ve aile ilişkilerinin toplandığı yerin belirlenmesi önem kazanır. Kişinin sürekli de olsa belirli bir yerde olan her ilişkisini, yerleşim yerine delil olarak kabul etmek doğru olmaz. Kişinin doğduğu yer, iş yerinin bulunduğu yer kişinin sürekli ilişkisinin bulunduğu yerler olmakla birlikte, ( ikametgah ) yerleşim yerini belirlemeye yeterli olamaz. ( Prof. Dr. Zevkliler, Medeni Hukuk, 5. bası, sf: 371 ve devamı; Prof. Dr. A. Ataay, Şahısla Hukuk, 1978, sf: 233; Prof. Dr. B. Köprülü, Medeni Hukuk, 1984, sf: 355 ) Şu halde ikametgahın belirlenmesi için fiilen oturulan yer yanında davacının sürekli oturma amacını belirlemek gerekir.

"Evli eşler birlikte yaşamak... zorundadır" ( TMK.185/3 ) Şu halde eşlerin yerleşme amacını birlikte oluşan iradeleri belirler. Nüfus Kanunun 4. maddesi "Her Türk Türkiye'de ikametgahının veya sonradan ikametgah edinmişse edindiği yerin nüfus memurluğuna kendisini yazdırmaya ... mecburdur" emrini taşımaktadır. Şu halde bu kanun emri ile ortaya çıkan durum, kişinin ( ikametgah ) yerleşim yerini tesbit iradesine bir karine oluşturur. Taraflar Antakya'da oturmaya başlamışlardır. Antakya'da nüfus siciline kayıtlıdırlar. Eşlerin birlikte iradesinin Antakya'da sürekli kalma yönünde olduğu bu karine ile sabittir. Aksini kabule elverişli bir delil ortaya konmadıkça bu karineye itibar ile karar oluşturulmalıdır. Ne 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 168. maddesi gerekçesinde yazılanlar, ne de eşlerin ayrı "ikametgah" yerleşim yeri edinme imkanına sahip olması, kanunda "yerleşim yeri" olarak gösterilen yetkili mahkemenin "oturma yeri" mahkemesi olarak algılanmasına olanak vermemektedir. Aksi hal, "yerleşim yeri" ile "oturma yeri" ni aynı anlama indirger ki, bu da Türk Medeni Kanununda, kavram kargaşasına yol açar. Kabul edilemez.

Bu nedenlerle tarafların yerleşim yerinin Antakya'da olduğunun kabulü ile oluşturulan yetkisizlik kararı doğru olup onanması gerekmiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ :

4721 sayılı Medeni Kanunun 168. maddesi boşanma davalarında yetkili mahkemenin eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi olduğunu hükme bağlamıştır. 19. madde ise; bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yeri yerleşim yeri olarak tarif etmiştir. Yerleşim yeri ile ikametgah sözcüğünün aynı anlamı taşıdığı maddenin gerekçesinde açıklamıştır. Nüfusa kayıtlı olunan yer karine olarak yerleşim yeridir. ( NK.md.4 ) Ancak bir kimsenin yerleşim yerinin mutlaka nüfusa kayıtlı olduğu yer olduğu düşünülemez. Bu karinenin aksi her türlü delille isbat edilmesi imkan dahilindedir. Yerleşim yerinin tayininde kişinin yerleşme niyeti manevi unsur, iş hayatını orada yoğunlaştırması ise maddi unsuru oluşturur. Bu açıklama ışığında nüfusa kayıtlı olunan yer başka, yerleşim yeri ise başka bir yer olabilir.

Taraflar 1.9.1997'de evlenmişlerdir. Kadının evlenmesi sebebiyle Çankırı'daki nüfus kaydı kapanmış, zorunlu olarak, yasa gereği Antakya'daki hanesine gitmiştir. Toplanan delillerden eşlerin 12 gün Antakya'da kaldıkları anlaşılmaktadır. Davacı kadının mesleği, malı, geliri yoktur. 4,5 senedir kardeşi ile oturmaktadır. Evlenmeden önce de yerleşim yerinin Çankırı olduğu sabittir. 4,5 yıl gibi uzun bir süre Çankırı'da aralıksız oturan davacının yerleşim yerinin Çankırı olduğunun kabulü gerekir. Dava doğru yerde açılmıştır. İşin esasının incelemesi gerekir. Açıklanan sebeple de onama doğrultusunda oluşan değerli çoğunluğun kararlarına iştirak edilmemiştir.

Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr
Old 15-10-2006, 21:21   #3
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/1764
K. 2003/2965
T. 5.3.2003

• YETKİSİZLİK ( İlk İtirazlardan Olması - Mahkemenin Esasa Girmeden Hadise Şeklinde Ele Alıp Karara Bağlaması Gereği )

• İLK İTİRAZ ( Yetkisizlik - Mahkemenin Esasa Girmeden Hadise Şeklinde Ele Alarak Karara Bağlaması Gereği )

• YETKİSİZLİK KARARI ( Muhakkak Surette Tebliğ Olunmak Zorunluluğu )

• TEBLİĞ ZORUNLULUĞU ( Yetkisizlik Kararı )

4721/m.168
1086/m.187, 190, 196, 225
ÖZET : Yetkisizlik itirazları ilk itirazlardan olup mahkeme esasa girmeden bu hususu hadise şeklinde ele alarak karara bağlar. Yetkisizlik kararı muhakkak surette tebliğ olunmak zorundadır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Davalıya dava dilekçesi 2.5.2002 tarihinde tebliğ edilmiş, 12.5.2002 günü, Pazar gününe rastladığından davalı 13.5.2002 tarihinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.

Mahkemelerin yetkisine yönelik itirazlar ilk itirazlardan olup ( HUMK.187/2 ) bu husus mahkemece öncelikle ve esasa girilmeden, hadise şeklinde incelenerek sonuçlandırılır. ( HUMK.190-l96 ) Hakim hadise hakkındaki kararını derhal verir ve iki tarafa bildirir. ( HUMK.225 ) Görüldüğü gibi yetki itirazı hakkında verilen ara kararının ilgilisine tebliğinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Belirtilen yasal kurala uyulmadan davalının yokluğunda hüküm kurulması savunmayı ve davanın sonucunu etkileyen önemli bir usul hatasıdır.

SONUÇ : Hükmün açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 05.03.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr
Old 15-10-2006, 21:23   #4
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/1832
K. 2003/3367
T. 11.3.2003

• SEÇİMLİK YETKİ HAKKI ( Boşanma Davası/Eşlerden Birinin Yerleşim Yeri - Son Defa Altı Aydan Beri Birlikte Oturdukları Yer Mahkemesi )

• BOŞANMA DAVALARI ( Seçimlik Yetki Hakkının Davacıya Ait Olduğu - Yetkili Mahkeme )

• YETKİli MAHKEME ( Boşanma Davası/Eşlerden Birinin Yerleşim Yeri - Son Defa Altı Aydan Beri Birlikte Oturdukları Yer Mahkemesi )

• İKAMETGAHA KARİNE ( Boşanma Davası - Nüfusa Kayıtlı Olunan Yer )

• NÜFUS KAYDI ( İkametgahın Karinesi Olması - Aksinin Aynı Derecede Bir Belge İle İspatlanması Gereği )

4721/m.168
1086/m.9, 23
1587/m.4

ÖZET : Boşanma davalarında seçimlik yetki hakkı davacıya aittir. Nüfus kaydı ikametgaha karine teşkil edeceğinden, aksinin aynı derecede bir belge ile isbatlanması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Medeni Kanunun 168. maddesi; boşanma davalarında yetkili mahkemenin eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi olduğunu hükme bağlamıştır. Karine olarak nüfusa kayıtlı olunan yer yerleşim yeridir. ( NK.md.4 ) Seçimlik hakkının kullanılması davacıya aittir. Davacı nüfusa kayıtlı olduğu Kozaklıda davayı açmıştır. Davalı eşinin yerleşim yerinin Kozaklı olmadığına dair bir delil getirmemiştir.Gerçekleşen bu durum karşısında yetki itirazı reddedilip, işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 11.03.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr
Old 15-10-2006, 21:24   #5
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/2337
K. 2003/3553
T. 13.3.2003

• YETKİ İTİRAZI ( Önceki Davada Yetki İtirazında Bulunulmamış Olmasının Sonraki Davada Yetki İtirazını Haksız Kılmaması )

• ÖNCEKİ DAVA ( Önceki Davada Yetki İtirazında Bulunulmamış Olmasının Sonraki Davada Yetki İtirazını Haksız Kılmaması )

• YETKİ İTİRAZSIZLIĞI ( Önceki Davada Yetki İtirazında Bulunulmamış Olmasının Sonraki Davada Yetki İtirazını Haksız Kılmaması )

• SONRAKİ DAVA ( Önceki Davada Yetki İtirazında Bulunulmamış Olmasının Sonraki Davada Yetki İtirazını Haksız Kılmaması )

• İTİRAZIN HADİSE ŞEKLİNDE İNCELENMESİ ( Yetki İtirazının Esasa Girilmeden Önce Hadise Şeklinde İncelenmesinin Gerekmesi )

4721/m.168
1086/m.9,187,222,225

ÖZET : Önceki davada yetki itirazında bulunulmamış olması sonraki davada yetki itirazını haksız kılmaz. İtirazın hadise şeklinde öncelikle ele alınıp karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Medeni Kanununun 168. maddesi; boşanma davasında yetkili mahkemenin eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi olduğunu hükme bağlamıştır. Koca tarafından daha önce Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp retle sonuçlanan davada yetki itirazında bulunulmamış olması bu dava bakımından başlı başına Eyüp’ün yetkili mahkeme olduğunu göstermez. Yetki itirazının esasa girilmeden önce hadise şeklinde incelenmesi gerekir. ( HUMK.md.222-225 ) Mahkemece öncelikle taraflardan bu konudaki delilleri sorulup toplanması, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir. Açıklanan husus üzerinde durulmaması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi.

Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr
Old 15-10-2006, 21:25   #6
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/3927
K. 2003/8374
T. 9.6.2003

• YETKİSİZLİKTEN RED ( Yetkisizlikten Dolayı Reddolunan Dosyanın Ne Surette Gönderildiğinin Usulünce Belirlenmesi ve Hukuki Şartların Oluşup Oluşmadığının Araştırılmasının Gerekli olması )

• RED SEBEPLERİ ( Dava Dilekçesinin Reddinden Sonra Diğer Mahkemeye Nasıl ve Kimin Tarafından Gönderildiğinin Anlaşılır Nitelikte Olması )

• YETKİ İTİRAZLI DOSYANIN SEVKİ ( Yetki İtirazlı Dosyanın Sevkinde Sevk İşleminin Ne Şekilde ve Kim Tarafından Yapıldığının Bilinmesi Lüzumu )

4721/m.168
1086/m.9,27,193

ÖZET : Yetkisizlikten dolayı reddolunan dosyanın ne surette gönderildiği usulünce belirlenmeden ve hukuki şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılmamış olması bozma sebebidir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dosyanın dava dilekçesinin yetki yönünden reddinden sonra Lüleburgaz Asliye Hukuk Mahkemesine ne şekilde, kimin tarafından gönderildiği anlaşılmamaktadır. Mahkemece bu yönün Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde araştırılması Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 193. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ : Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.




Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr
Old 15-10-2006, 21:28   #7
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/260
K. 2004/823
T. 26.1.2004

• BOŞANMA DAVASI ( Yetkili Mahkemeler - Davacının Memuriyet Nedeniyle Bulunduğu Yerin Yerleşim Yeri Olarak Kabul Edilemeyeceği )

• YETKİLİ MAHKEMELER ( Boşanma Davasında - Davacının Memuriyet Nedeniyle Bulunduğu Yerin Yerleşim Yeri Olarak Kabul Edilemeyeceği )

• MEMURİYET NEDENİYLE BULUNULAN YER ( Yerleşim Yeri Olarak Kabul Edilemeyeceği - Boşanma Davasında Yetkili Mahkemeler )

• TEDBİR NAFAKASINA HÜKMEDİLEMEMESİ ( Çocuk Baba Yanında Bulunduğu Halde Anne Yararına )
• NAFAKAYA HÜKMEDİLEMEMESİ ( Baba Yanında Bulunan Çocuk İçin Anne Yararına Tedir Nafakasına Hükmedilmiş Olması )
4721/m.168
ÖZET :Taraflar Sivrihisar ilçesi nüfusuna kayıtlıdır. Davacının memuriyet nedeniyle bulunduğu yer yerleşim yeri sayılamaz. Davacı yerleşme niyetiyle Karşıyaka'da oturduğunu kanıtlayamamıştır. Eşler boşanma davasından önce son defa altı aydan beri Eskişehir de oturdukları sabit olmakla yetkili mahkeme Eskişehir Aile Mahkemesidir. Yetki ilk itirazının kabulü gerekirken reddi bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan ortak çocuğun baba yanında olduğu dosya kapsamı ile belli olduğu halde davacıya ödemek üzere yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 1-Boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri oturdukları yer mahkemesidir. ( TMK.m.168 ) Taraflar Sivrihisar ilçesi nüfusuna kayıtlıdır. Davacının memuriyet nedeniyle bulunduğu yer yerleşim yeri sayılamaz. ( Y.2.HD., 27.11.1998 tarih, 11136-12841 sayılı kararı ) Davacı yerleşme niyetiyle Karşıyaka'da oturduğunu kanıtlayamamıştır. Eşler boşanma davasından önce son defa altı aydan beri Eskişehir de oturdukları sabit olmakla yetkili mahkeme Eskişehir Aile Mahkemesidir. Yetki ilk itirazının kabulü gerekirken reddi ve yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

2-Ortak çocuk Mete Bulut'un baba yanında olduğu dosya kapsamı ile belli olduğu halde davacıya ödemek üzere yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan hükmün 1. ve 2. bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 26.01.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr
Old 15-10-2006, 21:29   #8
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2004/6332
K. 2004/7153
T. 2.6.2004

• BOŞANMA ( Taraflar Evlilikten Sonra Fiilen Bir Araya Gelmediklerinden Ortak İkametleri Bulunmadığı - Yetki İtirazı/Nüfus Kaydının Olduğu Yerin Yerleşim Yerine Karine Oluşturacağı )

• YETKİ İTİRAZI ( Boşanma - Taraflar Evlilikten Sonra Fiilen Bir Araya Gelmediklerinden Ortak İkametleri Bulunmadığı/Nüfus Kaydının Olduğu Yerin Yerleşim Yerine Karine Oluşturacağı )

• YERLEŞİM YERİ ( Boşanma/Taraflar Evlilikten Sonra Fiilen Bir Araya Gelmediklerinden Ortak İkametleri Bulunmadığı - Yetki İtirazı/Nüfus Kaydının Olduğu Yerin Karine Oluşturacağı )

• NÜFUS KAYDI ( Boşanma/Yetki İtirazı - Taraflar Evlilikten Sonra Fiilen Bir Araya Gelmediklerinden Ortak İkametleri Bulunmadığı/Nüfus Kaydının Olduğu Yerin Yerleşim Yerine Karine Oluşturacağı )

4721/m. 19/1, 168
1587/m. 4/1

ÖZET : Taraflar evlilikten sonra fiilen bir araya gelmediklerinden ortak ikametleri yoktur. Bu durumda nüfus kaydının olduğu yer yerleşim yerine karine oluşturur.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. ( TMK.168 )

Taraflar Arsin nüfusunda kayıtlıdırlar. Dava, Samsun'da ikame edilmiştir.

Davalı, süresi içinde yetki itirazında bulunmuş, Arsin'i yetkili göstermiştir.

Davacı, kendisinin Almanya'da oturduğunu Türkiye'deki ikametgahının Samsun olduğunu ileri sürerek yetki itirazına karşı çıkmış ve muhtarlıktan alınan ikametgah belgesini delil olarak sunmuştur.

Tanık beyanlarından tarafların resmi nikahtan sonra hiç biraraya gelmedikleri evlilik birliğinin fiilen tesis edilemediği anlaşılmaktadır. Esasen davacı da, nikah kıyıldıktan kısa bir süre sonra Almanya'ya döndüğünü kabul etmektedir. Buna göre eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturmaları söz konusu değildir. Nüfus kaydının bulunduğu yer, yerleşim yerinin o yer olduğuna karine oluşturur. ( Nüfus Kanunu mad.4/1 ) Muhtarlık belgesi, Türk Medeni Kanununun 19/1. maddesinde tanımlanan yasal yerleşim yerini göstermez. Davacı kadın evlilik öncesi Kumru nüfusuna kayıtlıdır. Bu bakımdan, davalının yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetkisizlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.06.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr
Old 15-10-2006, 21:30   #9
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/735
K. 2005/2814
T. 24.2.2005

• BOŞANMA DAVASI ( Yetkili Mahkeme/Nüfusa Kayıtlı Olunan Yerin Karine Olarak Yerleşim Yeri Olduğu - Bir Kimsenin Uzun Süre Yurt Dışında Bulunmasının Yerleşim Yerinin Nakledildiğini Göstermeyeceği )

• YETKİLİ MAHKEME ( Bir Kimsenin Uzun Süre Yurt Dışında Bulunmasının Yerleşim Yerinin Nakledildiğini Göstermeyeceği - Boşanma Davası/Nüfusa Kayıtlı Olunan Yerin Karine Olarak Yerleşim Yeri Olduğu )

• NÜFUSA KAYITLI OLUNAN YER ( Karine Olarak Yerleşim Yeri Olduğu/Bir Kimsenin Uzun Süre Yurt Dışında Bulunmasının Yerleşim Yerinin Nakledildiğini Göstermeyeceği - Boşanma Davası )

4721/m.19, 168
2675/m.28

ÖZET :Bir kimsenin uzun süre yurt dışında bulunması yerleşim yerinin nakledildiğini göstermez.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Boşanma davasının eşlerden birinin yerleşim yerinde veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde bakılması gerekmektedir. ( MK. md. 168 ) Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. ( TMK. md. 19/1 ) Nüfusa kayıtlı olunan yer karine olarak yerleşim yeridir. ( NK. md. 4 )

Toplanan delillerden eşlerin Tavşanlı nüfusuna kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bir kimsenin uzun süre yurt dışında bulunması yerleşim yerinin nakledildiğini göstermez. Davalı yetkili mahkemeyi doğru göstermiştir. Mahkemece dava dosyasının yetkili Tavşanlı Mahkemesine gönderilmesine şeklinde hüküm kurulması gerekirken 2675 Sayılı Yasanın 28. maddesine yanlış anlam verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.02.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr
Old 15-08-2007, 01:39   #10
Av. Can DOĞANEL

 
Varsayılan

Karine ile ilgili aksi yönde bir karar; yasa değişikliği nedeniyle nüfusa kayıtlı olunan yer artık yerleşim yerine karine sayılmıyor.. Dikkatinize!http://www.turkhukuksitesi.com/showp...13&postcount=7
Old 27-01-2009, 00:11   #11
zübeyde kamalak

 
Varsayılan

yekisizlik kararı verilirse tedbir nafakası ne olcak
Old 08-03-2009, 23:22   #12
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan Yetki / Baba evi/ Yerleşme amacı

T.C. YARGITAY
2.Hukuk Dairesi

Esas: 2007/11539
Karar: 2007/11480
Karar Tarihi: 18.07.2007

ÖZET: Somut olayda davacı kadının, koca evinden gitmesi istendiğinden koca evinden ayrılıp baba evine döndüğü, işte çalışmadığı, hayatın olağan akışı gereğince yerleşebileceği tek yerin baba evi olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı kadının sürekli kalma niyeti ile baba evine gittiğinin ve hayatını burada devam ettireceğinin kabulü zorunlu bulunduğu halde nüfusa kayıtlı oldukları yerin baba evinin bulunduğu yer olmadığı gerekçe gösterilerek yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

(4721 S. K. m. 168)

Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Türk Medeni Kanununun 168. maddesinde <boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi olduğu> açıklanmıştır.

Somut olayda davacı kadının, koca evinden gitmesi istendiğinden koca evinden ayrılıp baba evine Aydın'a döndüğü, işte çalışmadığı, hayatın olağan akışı gereğince yerleşebileceği tek yerin baba evi olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı kadının sürekli kalma niyeti ile baba evine Aydın'a gittiğinin ve hayatını burada devam ettireceğinin kabulü zorunlu bulunduğu halde nüfusa kayıtlı oldukları yerin Aydın olmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. (YHGK. 06.06.2007, 2/331-332)

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Old 08-03-2009, 23:25   #13
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan İlgili HGK / Yetki

T.C. YARGITAY
Hukuk Genel Kurulu

Esas: 2007/2-331
Karar: 2007/332
Karar Tarihi: 06.06.2007

ÖZET: Somut olayda davacı kadının koca evini terk edip, baba evinde oturduğu, işte çalışmadığı, üzerine kayıtlı bir taşınmazının bulunmadığı, hayatın olağan akışı gereğince sığınabileceği ve yerleşebileceği tek yerin baba evi olduğu ayrı ev açıp orada hayatını idame ettirmesinin mevcut şartlarda mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kadının sürekli kalma niyeti ile baba evine gittiğinin ve hayatını burada devam ettireceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır. Mahkemece yetki yönünden verilen direnme hükmü yerindedir.


(4721 S. K. m. 168)

Dava: Taraflar arasındaki <boşanma> davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Balıkesir 1.Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.2.2005 gün ve 320-114 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 22.3.2006 gün ve 3448-3898 sayılı ilamı ile;

(… Türk Medeni Kanununun 168. maddesi gereğince; boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Taraflar evlendikten sonra Düzce'ye yerleşmişlerdir. Davacı kadın 15.08.2002 tarihinde Balıkesir'e taşınmış, boşanma davası ise 25.09.2002 tarihinde açılmıştır.
Toplanan delillerden davacı kadın Balıkesir'in yerleşim yeri olduğunu kanıtlayamamıştır. Bu nedenlerle davalının süresinde bulunan yetkisi ile ilk itirazın kabulü ile davanın yetki yönünden reddi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davalı vekili

Hukuk Genel Kurulu Kararı

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması iddiasına dayalı boşanma, nafaka, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, nafaka ve tazminata dair olarak kurulan hüküm, Özel Dairece yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.

Uyuşmazlık; müşterek yerleşim yerini terk edip babası evinde giden kadının, baba evinin bulunduğu yer mahkemesinde boşanma davası açabilmesinin olanaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 168.maddesinde; <Boşanma ve ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi> olduğu açıklanmıştır.

Kanunun açık ifadesinden anlaşılacağı üzere boşanma ve ekindeki davaların kadının yerleşim yeri mahkemesinde de açılması olanaklıdır.

Somut olayda davacı kadının 15.8.2002 tarihinde koca evini terk edip, o tarihten beri baba evinde oturduğu, işte çalışmadığı, üzerine kayıtlı bir taşınmazının bulunmadığı, hayatın olağan akışı gereğince sığınabileceği ve yerleşebileceği tek yerin baba evi olduğu ayrı ev açıp orada hayatını idame ettirmesinin mevcut şartlarda mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı kadının sürekli kalma niyeti ile baba evine gittiğinin ve hayatını burada devam ettireceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.

Bu itibarla mahkemece yetki yönünden verilen direnme hükmü yerindedir. Ne var ki, işin esasına yönelik olarak davalı tarafından ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Dairesine gönderilmesi gerekir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin yetkiye yönelik direnme hükmü yerinde olmakla beraber, davanın esasına yönelik olarak davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 06.06.2007 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
Old 14-03-2009, 15:21   #14
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
E. 2007/2450
K. 2007/16188
T. 21.11.2007

• BOŞANMADA YETKİLİ MAHKEME ( Eşlerden Birinin Yerleşim Yeri veya Davadan Önce Son Defa Altı Aydan Beri Birlikte Oturdukları Yer Mahkemesi Olduğu )

• EŞLERİN YERLEŞİM YERİ ( Boşanma Davalarında Yetkili Mahkeme Eşlerden Birinin Yerleşim Yeri veya Davadan Önce Son Defa Altı Aydan Beri Birlikte Oturdukları Yer Mahkemesi Olduğu )

• YERLEŞME AMACIYLA OTURMA ( Davacı Kadının Ailesinin Yanında Geçirdiği 1 Yıla Yakın Süre Nazara Alındığında Bu Yere Yerleşme Amacıyla Bulunduğunun Kabulü Gerektiği - Boşanma Davasında Yetki )

4721/m.168

ÖZET : Boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Tarafların evlendikten sonra üç ay birlikte kaldıkları sabit olmakla, altı aydan beri birlikte oturma hususu gerçekleşmemiştir.

Davacı kadın 27.8.2005 tarihinde ailesinin bulunduğu Bozcaada'ya dönmüş, 16.6.2006 tarihinde boşanma davasını açmıştır. Davacı kadının ailesinin yanında geçirdiği süre nazara alındığında Bozcaada'ya yerleşme amacıyla bulunduğunun kabulü ile davanın esasının incelenmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. ( TMK.md.168 ) Tarafların evlendikten sonra üç ay birlikte kaldıkları sabit olmakla, altı aydan beri birlikte oturma hususu gerçekleşmemiştir.

Davacı kadın 27.8.2005 tarihinde ailesinin bulunduğu Bozcaada'ya dönmüş, 16.6.2006 tarihinde boşanma davasını açmıştır. Davacı kadının ailesinin yanında geçirdiği süre nazara alındığında Bozcaada'ya yerleşme amacıyla bulunduğunun kabulü ile davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde davalının yetki itirazının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kazancı
Old 04-11-2009, 08:07   #15
Av. Taner BAŞ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

Esas No.
2006/11323
Karar No.
2006/17868
Tarihi
18.12.2006

İLGİLİ MEVZUAT
1086-HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU (HUMK)/222/225
4721-TÜRK MEDENİ KANUNU (MK)/168/19
5490-NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU/1

KAVRAMLAR
BOŞANMA DAVASI
YERLEŞİM YERİ
YETKİ

ÖZET
1587 SAYILI NÜFUS KANUNUNUN 28. MADDESİ 21.10.2003 GÜN 4992 SAYILI YASANIN 1. MADDESİ İLE YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞ 5490 SAYILI NÜFUS HİZMETLERİ KANUNUNDA DA BUNA İLİŞKİN BİR HÜKME YER VERİLMEMİŞTİR. ARTIK NÜFUSA KAYITLI OLUNAN YERİN YERLEŞİM YERİNE KARİNE OLMASINA İLİŞKİN KURALIN DAYANAĞI KALMAMIŞTIR. TARAFLARIN SON ALTI AY BİRLİKTE OTURDUKLARI YER KONYA'DIR. AÇIKLANAN NEDENLE BANDIRMA'NIN YERLEŞİM YERİ OLARAK KABULÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR. YETKİLİ MAHKEME DOĞRU GÖSTERİLMEMİŞTİR. YETKİ İTİRAZININ REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN YAZILI ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASI USUL VE YASAYA AYKIRI BULUNMUŞTUR

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Boşanma davasının, eşlerden birinin yerleşim yerinde veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılması gerekir. ( MK.m.168 ) Yerleşim yeri sürekli kalma niyeti ile oturulan yerdir. ( MK.m.19 ) Yerleşim yeri her türlü delille ispatı da imkan dahilindedir. 1587 Sayılı Nüfus Kanununun 28. maddesi 21.10.2003 gün 4992 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda da buna ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Artık nüfusa kayıtlı olunan yerin yerleşim yerine karine olmasına ilişkin kuralın dayanağı kalmamıştır. Tarafların son altı ay birlikte oturdukları yer Konya'dır. Açıklanan nedenle Bandırma'nın yerleşim yeri olarak kabulü mümkün değildir. Yetkili mahkeme doğru gösterilmemiştir. Yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. ( HUMK.m.222-225 )
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Velayet Davasında Yetki aeyesilkaya Meslektaşların Soruları 7 20-06-2014 11:37
Boşanma davasında yetkili mahkeme ve boşanma sebebi ile takıların iadesi askeri hakim Meslektaşların Soruları 18 03-05-2011 12:17
İtirazın iptali davasında yetki attorneytalay Meslektaşların Soruları 7 30-09-2006 14:23
Aile İçi Şiddet ve Yargıtay Kararları Av.Habibe YILMAZ KAYAR Kadın Hakları Çalışma Grubu 2 13-04-2004 10:34


THS Sunucusu bu sayfayı 0,14678001 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.