Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Haciz İhbarnamesi-Posta Pulu-Cevap Pulu

Yanıt
Old 06-10-2011, 14:59   #1
av.ankarahukuk

 
Varsayılan Haciz İhbarnamesi-Posta Pulu-Cevap Pulu

Değerli meslektaşlarım uygulamada kimi icra daireleri özel bankalara gönderilen haciz ihbarnamelerinde masraf olarak sadece tebliğ gideri olan posta pulunu talep ederken; kimi icra daireleri de posta pulunun yanında üçüncü şahıs olan bankanın cevabı posta ile verebilmesi için ayrıca cevap pulu talep etmektedir. Başka bir icra dairesinde ise özel bankalar için cevap pulu talep edilmezken kamu bankaları için cevap pulu talep edilmişti. Bu uygulmanın dayanağını sorduğum hiç bir icra memuru tatmin edici cevap vermedi. Konu hakkında yaptığım araştırmada ulaştığım madde İİK m. 59'dur. Ancak bu maddeden haciz ihbarnamesi ile birlikte cevap pulunun gönderilmesi gerektiği yorumu çıkar mı? Tartışılabilir. Saygılarımla.




Alıntı:

Takip masrafları:
Madde 59 – (Değişik: 6/6/1985 - 3222/4 md.)
Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.
Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir


GEREKÇE: 62. Madde'nin ikinci fıkrasına göre, takibe itiraz eden borçlu itirazla birlikte tebliğ masrafını ödememiş ise itiraz etmemiş sayılmaktadır. Bu hüküm 538 sayılı kanunla 1965 yılında kanuna girmiştir. Bu hüküm karşısında, bilgisizlik nedeniyle itirazla birlikte tebliğ posta masrafını ödemeyen borçlular, büyük miktarları bulan ve varlığı sabit olmayan alacak iddialarının tazyiki altında bırakılmaktadır. Yakınmalara neden bulan bu aksaklığı önlemek için, takip talebinde bulunan alacaklının talepte bulunduğu anda diğer masraflarla birlikte borçlunun yapabileceği itirazın tebliğ masrafını da ödemesi zorunluluğu getirilmektedir. Bu halde, borçlunun yapacağı bir masraf alacaklıya yüklenmiştir, ama, alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabileceği gibi, ayrıca borçlunun haksız olarak varlığı sabit olmayan alacaklı iddialarının tazyiki altında bırakılmasından daha az mahzurlu olacaktır.
Old 06-10-2011, 15:42   #2
Av. Aslı Kaya

 
Varsayılan

Meslektaşım, size ne kadar yardımcı olur bilemiyorum ama çok uzun bir süredir bankalara haciz ihbarnamelerini tebligat zarfı içerisinde gönderiyor, cevap için ise posta pulu eklemiyoruz. 89/1 üzerine bankalar ise kamu-özel ayrımı yapılmaksızın ve aynı zamanda cevap için masraf gönderilmemesine rağmen cevap veriyorlar.
Old 06-10-2011, 19:52   #3
tiryakim

 
Varsayılan

Bulunduğum yerdede böyle yapıyorlar ...
Bunun hukuki dayanağı olmadığını düşünüyorum ...
Bankalar haciz ihbarnamelerine cevap vermekle yükümlüler eğer posta pulu olmadığı gerekçesi ile cevap vermezlerse bankalar bu konuda sıkıntı yaşarlar ...
Bana göre haciz ihabarnamesini gönderdiğimiz kurumlarım yada şahıslar için ayrıca cevap pulu koymaya gerek yoktur...Çünkü bunun ana göre hukuki dayanağı yok...
Old 07-10-2011, 11:11   #4
av.ankarahukuk

 
Varsayılan

Ben de sizler ile aynı fikirdeyim değerli meslektaşlarım. Bu mesleğin pratiğine girdiğim ilk günlerden beri küçük ama mide bulandıran uygulamalarla karşılaşıyorum. En çok zoruma giden de avukatların aptal yerine konarak yapılacak bir işlem için fazla masraf talep edilmesi. Tabi bu konuda meslektaşlarımında kusuru yok değil. Mesela başımdan geçen bir olayı anlatayım: İcra dairesinin birindeki dosyada ödeme emrinin tebliğ edilemediğini gördüm zira borçlunun adresi yanlıştı. Mernis'ten adres sorgulama talebi açtım borçlunun tespit edilen adresine ödeme emrinin tebliğ edilmesini talep ettim. Uzun lafın kısası adres tespit edildi. Tebliğ masraflarını alan memur arkadaşa dosyayı uzattım. Adi bir tebligat için talep etmesi gereken bedelden 1 lira fazlasını yani 7 lira talep etti. Ben de tebligat 6 lira değil mi diye sordum. Bunun üzerine o zaman tebligat zarfını siz hazırlıyorsunuz dedi. Ben de tebligat zarfını hazırlamanın benim görevim olmadığını kendi görevi olduğunu hatırlattım. Tebliğ masrafı için 10 lira uzattım işi yokuşa sürecek ya memur arkadaş bu sefer de bozuk yok diyerek atağa geçti. Evet değerli meslektaşlarım bunun üzerine hiç erinmedim PTT'ye indim ve posta pulunu aldım. O gün bugündür de masrafları posta pulu olarak vermeyi yeğlerim. Şimdi kimileri diyecek ne kadar pinti cimri avukat!!! Hayır hayır bu ne pintilik ne cimrilik! Sadece bana emanet edilen parayı koruma çabası ve aptal yerine konmaya tahamülsüzlüğümdür. Bunun gibi bir çok olay icra dairelerinde ve mahkeme kalemlerinde her gün yaşanmaktadır. Bunu biz avukatlar bazen bilerek ve isteyerek bazende bilmeden ve istemeden yapmaktayız. Her iki durumda gerçekten de vahim. Kimileri için ise bu yapılanlar büyük avukat izlenimi bıraktığı yönündedir. Gerçekten öyle mi üstadlarım? Bana göre bu yaşananlar mesleğimize kendi kendimize verdiğimiz zarar ve yaralamalardır. Şimdi sizlere soruyorum verilen fazla paralar göz yummalar kime ne itibar getirir? Aksine itibarsızlaştırır seviyesizleştirir. Bir süre sonra adliye de avukatların asıl kimlikleri olan avukatlık unutulmakta onlara ''para'' gözüyle bakılmakta. Para her şeyi kirlettiği gibi mesleğimizide kirletmekte saygı unutulmaktadır. Sonra da biz avukatlar forum sitelerinde kelimelerin arkasına sığınarak ya da kendi aramızdaki sohbetlerde olur mu efendim böyle anlamıyorum bu adliye çalışanlarını hakim savcılardan ne farkımız var bizlere neden saygısızlık yapılmakta nidaları atmaktayız. Bu yanlıştan nasıl kurtulunur? Takdirlerinize değerli meslektaşlarım.

NOT: Yukarıdaki olayı anlatma sebebim alınan cevap pulu masraflarının ''bazen'' gönderilmemesidir!!!

NOT: Yaptığı işin hakkını veren ve dürüstlüğü ile takdire şayan adliye çalışanlarını tenzih ederim.
Old 07-10-2011, 11:19   #5
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.ankarahukuk
Ben de sizler ile aynı fikirdeyim değerli meslektaşlarım. Bu mesleğin pratiğine girdiğim ilk günlerden beri küçük ama mide bulandıran uygulamalarla karşılaşıyorum. En çok zoruma giden de avukatların aptal yerine konarak yapılacak bir işlem için fazla masraf talep edilmesi. Tabi bu konuda meslektaşlarımında kusuru yok değil. Mesela başımdan geçen bir olayı anlatayım: İcra dairesinin birindeki dosyada ödeme emrinin tebliğ edilemediğini gördüm zira borçlunun adresi yanlıştı. Mernis'ten adres sorgulama talebi açtım borçlunun tespit edilen adresine ödeme emrinin tebliğ edilmesini talep ettim. Uzun lafın kısası adres tespit edildi. Tebliğ masraflarını alan memur arkadaşa dosyayı uzattım. Adi bir tebligat için talep etmesi gereken bedelden 1 lira fazlasını yani 7 lira talep etti. Ben de tebligat 6 lira değil mi diye sordum. Bunun üzerine o zaman tebligat zarfını siz hazırlıyorsunuz dedi. Ben de tebligat zarfını hazırlamanın benim görevim olmadığını kendi görevi olduğunu hatırlattım. Tebliğ masrafı için 10 lira uzattım işi yokuşa sürecek ya memur arkadaş bu sefer de bozuk yok diyerek atağa geçti. Evet değerli meslektaşlarım bunun üzerine hiç erinmedim PTT'ye indim ve posta pulunu aldım. O gün bugündür de masrafları posta pulu olarak vermeyi yeğlerim. Şimdi kimileri diyecek ne kadar pinti cimri avukat!!! Hayır hayır bu ne pintilik ne cimrilik! Sadece bana emanet edilen parayı koruma çabası ve aptal yerine konmaya tahamülsüzlüğümdür. Bunun gibi bir çok olay icra dairelerinde ve mahkeme kalemlerinde her gün yaşanmaktadır. Bunu biz avukatlar bazen bilerek ve isteyerek bazende bilmeden ve istemeden yapmaktayız. Her iki durumda gerçekten de vahim. Kimileri için ise bu yapılanlar büyük avukat izlenimi bıraktığı yönündedir. Gerçekten öyle mi üstadlarım? Bana göre bu yaşananlar mesleğimize kendi kendimize verdiğimiz zarar ve yaralamalardır. Şimdi sizlere soruyorum verilen fazla paralar göz yummalar kime ne itibar getirir? Aksine itibarsızlaştırır seviyesizleştirir. Bir süre sonra adliye de avukatların asıl kimlikleri olan avukatlık unutulmakta onlara ''para'' gözüyle bakılmakta. Para her şeyi kirlettiği gibi mesleğimizide kirletmekte saygı unutulmaktadır. Sonra da biz avukatlar forum sitelerinde kelimelerin arkasına sığınarak ya da kendi aramızdaki sohbetlerde olur mu efendim böyle anlamıyorum bu adliye çalışanlarını hakim savcılardan ne farkımız var bizlere neden saygısızlık yapılmakta nidaları atmaktayız. Bu yanlıştan nasıl kurtulunur? Takdirlerinize değerli meslektaşlarım.

NOT: Yukarıdaki olayı anlatma sebebim alınan cevap pulu masraflarının ''bazen'' gönderilmemesidir!!!

NOT: Yaptığı işin hakkını veren ve dürüstlüğü ile takdire şayan adliye çalışanlarını tenzih ederim.

Meslektaşım keşke talebinizi havale edip 6 tl lik posta pulunu da ekleyip memurun önüne dosyayı koysaydınız...Memur kolaysa 3 gün içinde sizin talebinizi yerine getirmesin...
Old 07-10-2011, 11:36   #6
av.ankarahukuk

 
Varsayılan

Üstadım talebin yerine getirilmesinde sıkıntı yaşanmadı zaten. Ben sadece uygulamada yaşanan bu tür yanlışlıkları vurgulamak istedim. Anlattığım olay sadece örnek mahiyetindeydi. Belirttiğim gibi her gün adliyelerde anlattığım şekilde ya meslektaşların masraflar konusunda bilgisizliğinden ya da bir takım meslektaşların uygulamaya göz yummasından veyahut bir takım meslektaşın da büyük avukat! izlenimi bırakmasından ötürü zevkle yerine getirdiği masrafın üstünde para vermek alışkanlığı malesef mesleğe benim gibi yeni başlayanları tiksindirmektedir. Tabi yeni giren arkadaşların içinde de eskiyi devam ettirme alışkanlığı olanlarda yok mu? Var tabi ama o üstadından ne gördüyse onu yerine getirmekte. Bu zincir nasıl kırılır? Bilemiyorum.
Old 07-10-2011, 11:44   #7
Av. Aslı Kaya

 
Varsayılan

Meslektaşım görüşlerinize tamamen katılıyorum, maalesef ki mesleğimizin saygınlığının düşürülmesi ve çevremizdekilerin bize bu şekilde bakmaları bizim hatamızdır. Eskiden beri sürmekte olan bir düşüncedir ki adliyede işlerimizi bu şekilde daha kolay yaptıracağımızı düşünüyoruz ve itibarımızın yükseleceğini umuyoruz. Ama bunu yaparken de ne hale düştüğümüzü ve mesleğimizi ne hale getirdiğimizi sırf işimiz görülsün diye umursamıyoruz. Sanıyoruz ki işimizi çabuk yaptırdığımızda müvekkile karşı da prestijli oluyoruz.

Bende mümkün olduğunca masrafları önceden posta pulu hazırlayarak gidiyorum bu tarz fazla istemelere mahal vermemek adına. Ama yine de tam olarak önleyebildiğim söylenemez.

Mesleğimizin bu denli yıpratılmasını önlemek için hepimizin aynı özeni göstermesi gerektiği görüşündeyim. Çünkü bu hususun azınlığın hassasiyeti ile önlenebilmesi mümkün değildir.
Old 07-10-2011, 13:13   #8
av.murat kılıç

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.ankarahukuk
Ben de sizler ile aynı fikirdeyim değerli meslektaşlarım. Bu mesleğin pratiğine girdiğim ilk günlerden beri küçük ama mide bulandıran uygulamalarla karşılaşıyorum. En çok zoruma giden de avukatların aptal yerine konarak yapılacak bir işlem için fazla masraf talep edilmesi. Tabi bu konuda meslektaşlarımında kusuru yok değil. Mesela başımdan geçen bir olayı anlatayım: İcra dairesinin birindeki dosyada ödeme emrinin tebliğ edilemediğini gördüm zira borçlunun adresi yanlıştı. Mernis'ten adres sorgulama talebi açtım borçlunun tespit edilen adresine ödeme emrinin tebliğ edilmesini talep ettim. Uzun lafın kısası adres tespit edildi. Tebliğ masraflarını alan memur arkadaşa dosyayı uzattım. Adi bir tebligat için talep etmesi gereken bedelden 1 lira fazlasını yani 7 lira talep etti. Ben de tebligat 6 lira değil mi diye sordum. Bunun üzerine o zaman tebligat zarfını siz hazırlıyorsunuz dedi. Ben de tebligat zarfını hazırlamanın benim görevim olmadığını kendi görevi olduğunu hatırlattım. Tebliğ masrafı için 10 lira uzattım işi yokuşa sürecek ya memur arkadaş bu sefer de bozuk yok diyerek atağa geçti. Evet değerli meslektaşlarım bunun üzerine hiç erinmedim PTT'ye indim ve posta pulunu aldım. O gün bugündür de masrafları posta pulu olarak vermeyi yeğlerim. Şimdi kimileri diyecek ne kadar pinti cimri avukat!!! Hayır hayır bu ne pintilik ne cimrilik! Sadece bana emanet edilen parayı koruma çabası ve aptal yerine konmaya tahamülsüzlüğümdür. Bunun gibi bir çok olay icra dairelerinde ve mahkeme kalemlerinde her gün yaşanmaktadır. Bunu biz avukatlar bazen bilerek ve isteyerek bazende bilmeden ve istemeden yapmaktayız. Her iki durumda gerçekten de vahim. Kimileri için ise bu yapılanlar büyük avukat izlenimi bıraktığı yönündedir. Gerçekten öyle mi üstadlarım? Bana göre bu yaşananlar mesleğimize kendi kendimize verdiğimiz zarar ve yaralamalardır. Şimdi sizlere soruyorum verilen fazla paralar göz yummalar kime ne itibar getirir? Aksine itibarsızlaştırır seviyesizleştirir. Bir süre sonra adliye de avukatların asıl kimlikleri olan avukatlık unutulmakta onlara ''para'' gözüyle bakılmakta. Para her şeyi kirlettiği gibi mesleğimizide kirletmekte saygı unutulmaktadır. Sonra da biz avukatlar forum sitelerinde kelimelerin arkasına sığınarak ya da kendi aramızdaki sohbetlerde olur mu efendim böyle anlamıyorum bu adliye çalışanlarını hakim savcılardan ne farkımız var bizlere neden saygısızlık yapılmakta nidaları atmaktayız. Bu yanlıştan nasıl kurtulunur? Takdirlerinize değerli meslektaşlarım.

NOT: Yukarıdaki olayı anlatma sebebim alınan cevap pulu masraflarının ''bazen'' gönderilmemesidir!!!

NOT: Yaptığı işin hakkını veren ve dürüstlüğü ile takdire şayan adliye çalışanlarını tenzih ederim.


Toplu tebligat gönderdiğimizde zarfını barkodunu listesini hepsini biz hazırlıyoruz. Buna rağmen icra memuruna gönder diye verdiğimizde 6,5 TL istiyor. Neden böyle dediğimizde o zaman siz postaneye verin diyor.Hazır lastiklenmiş, listeyi yapılmış, barkodu hepsi hazır sadece pttye verilecek. PTT de adliye binasında zaten. Bu yüzden biz kendimiz ptt ye atıyoruz.
Fuzulinin bir şiiri aklıma geldi; "selam verdim rüşvet değil diye almadılar"..
Old 07-10-2011, 13:23   #9
av.ankarahukuk

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.murat kılıç
Toplu tebligat gönderdiğimizde zarfını barkodunu listesini hepsini biz hazırlıyoruz. Buna rağmen icra memuruna gönder diye verdiğimizde 6,5 TL istiyor. Neden böyle dediğimizde o zaman siz postaneye verin diyor.Hazır lastiklenmiş, listeyi yapılmış, barkodu hepsi hazır sadece pttye verilecek. PTT de adliye binasında zaten. Bu yüzden biz kendimiz ptt ye atıyoruz.

Değerli meslektaşım zarfları postaneye vermenizi isteyen memura görevini hatırlatıp ve nazikçe posta pullarını masasına bırakmak daha doğru olur. Hatta görevini biraz da yüksek sesle anlatmak gerek bence yoksa bu lanet olasıca düzen hiç düzelmeyecek!!! korkarım!!!

Neden bu kadar kolay boyun eğiyoruz? Avukat daha kendi işiyle ilgili işlerde hukukunu bilmezse müvekkilinin hukukunu nasıl koruyacak yahu! Anlayan biri varsa beri gelsin. Saygılarımla.
Old 07-10-2011, 16:05   #10
av.murat kılıç

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.ankarahukuk
Değerli meslektaşım zarfları postaneye vermenizi isteyen memura görevini hatırlatıp ve nazikçe posta pullarını masasına bırakmak daha doğru olur. Hatta görevini biraz da yüksek sesle anlatmak gerek bence yoksa bu lanet olasıca düzen hiç düzelmeyecek!!! korkarım!!!

Neden bu kadar kolay boyun eğiyoruz? Avukat daha kendi işiyle ilgili işlerde hukukunu bilmezse müvekkilinin hukukunu nasıl koruyacak yahu! Anlayan biri varsa beri gelsin. Saygılarımla.

Sayın Meslektaşım, ben kendim icra dairesine her iş için gidebilsem bana 6,5 TL diyemezler. Ancak takip elemanımı göndermek zorunda olduğum için ona diyorlar.
Bana 6,5 TL dese ben hemen müdürün yanına gidip ona söylerim elemanın 6,5 TL istiyor diye.
2 sene önce Bakırköy icra müdürlüklerinin birinde dosya memuru benim çalışanımdan her dosyanın yenilenmesi için 1 TL istedi. Ben de çok kızmıştım c.savcılığına şikayet ettim. Asliye Cezada dava açıldı, bir süre sonra Asliye Ceza Görevlisizlik kararı verdi şu anda dosya Ağır Ceza da müdür emekli oldu gitti ancak yargılanması devam ediyor.
Geriye dönüp baktığımda 1 TL yi verseydim işlerim daha hızlı olacağını düşünüyorum. Maddi yönden daha bir artıda olacaktım. 1 TL yi vermedim işlerim sürüncemede kaldı. Maddi sonucu bu oldu ancak şikayet edersek zamanla işlerin düzeleceğini düşünüyorum.
Old 16-11-2011, 15:03   #11
av.ankarahukuk

 
Varsayılan

İİK'nun 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerine üçüncü şahsın cevap vermesi için cevap pulunun borçlu tarafından karşılanması gerektiğini İİK'nun 59. maddesine dayandırmaktadır değerli bir ica müdürü. Ayrıca bu konu da bakanlıkça yayımlanmış genelgelerin olduğu söylenmektedir.

İİK m. 59: Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.
Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.

1) İİK'nun 59. maddesi kapsamında siz değerli meslektaşlarımın yorumlarını merak etmekteyim.

2) Konu ile ilgili bir genelge var mıdır?

3) Genelge varsa bile bu nasıl değerlendirilmelidir?

Saygılarımla.
Old 16-11-2011, 19:09   #12
av.ilyasmeral

 
Varsayılan

konuyu angarya yasağı ve mülkiyet hakkı çerçevesinde değerlendirmek sanırım pulun istenmesinin gerekçelerini ortaya koyar.bankalara giden binlerce 89/1lerin masrafının banka tarafından ödenmesini istemek haksızlığı şiar edinmiş bankalar haksızlık olur diye düşünüyorum. sonuçta bankanın yükümlü olduğu husus (ki tartışılabilir) cevap vermek olup bedelini karşılamak değildir.

saygılar
Old 16-11-2011, 19:34   #13
tiryakim

 
Varsayılan

Bence cevap için posta pulu koymaya gerek yok..Banka haciz ihbarnamesine siz posta pulu koysanız da koymasanız da cevap vermek zorunda... Cevap vermediği zaman sonuçlarını sizde bankada biliyor.
Old 16-11-2011, 21:03   #14
av.ilyasmeral

 
Varsayılan

cevap vermediği zaman bir sonucu yok meslektaşım kabahatler kanunu uyarınca para cezası uygulanabiliyor. eski TCK döneminde suç oluşuran eylem artık kabaht oluşturuyor. yanılmıyorsam 160 tl olması lazım şimdilerde...

manifesto gibi mahkeme kararı var ancak banka banamısın demiyor.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=42538

kararı veren hakim manavgat hakimliğine atanmıştır. istanulda bir tane görmedim böylesini
Old 16-11-2011, 21:40   #15
tiryakim

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.ilyasmeral
cevap vermediği zaman bir sonucu yok meslektaşım kabahatler kanunu uyarınca para cezası uygulanabiliyor. eski TCK döneminde suç oluşuran eylem artık kabaht oluşturuyor. yanılmıyorsam 160 tl olması lazım şimdilerde...

manifesto gibi mahkeme kararı var ancak banka banamısın demiyor.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=42538

kararı veren hakim manavgat hakimliğine atanmıştır. istanulda bir tane görmedim böylesini

Banka eğer 1 haciz ihbarnamesine cevap vermediği zaman 2. haciz ihbarnamesi sonra 3. haciz ihbarnamesi gönderilir ve banka bunların hiçbirine içinde posta pulu olmadığı gerekçesi ile cevap vermezse borç bankanın zimmetinde sayılır. Ve parayı tahsil etmek çok rahat olur demi onun içindir ki banka haicz ihbarnameleri posta pulu olsun olmasın cevap vermek mecburiyetindedir.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Baro Pulu Av.Mehmet_Ali Meslektaşların Soruları 3 30-07-2009 18:41
Damga Pulu turbo Meslektaşların Soruları 3 07-01-2008 14:09
Tbb Pulu Ne İŞe Yarar? AV.ZAFER TUNCA Avukatlık Hukuku Çalışma Grubu 3 24-11-2007 12:52
Baro Pulu tiny lady Meslektaşların Soruları 1 15-07-2004 21:44


THS Sunucusu bu sayfayı 0,13644791 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.