Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Birikmiş nafaka alacağı ceza konusu olabilir mi ?

Yanıt
Old 20-05-2011, 11:45   #1
janveljan

 
İnceleme Birikmiş nafaka alacağı ceza konusu olabilir mi ?

Müvekkil 1998 yılında boşanıyor. Boşanma kararında aleyhinde aylık 2.000.TL sı nafakaya hükmediliyor.Bilahare 4 sene sonra 2003 yılında o güne kadar birikmiş yaklaşık 300 bin TL sı ve işleyecek nafaka alacakları için aleyhinde icra takibi yapılıyor.Alacaklı takipten 5 sene sonrada Eylül 2008 tarihinde icra ceza hakimliğinde nafaka yükümlülüğüne aykırı davranmaktan ,şikâyet olunan aylar belirtilmeden genel bir dilekçe ile şikâyet müvekkili şikâyet ediyor.Şikayet dilekçesinde hangi ayların şikâyet edildiği belirtilmemesine karşın mahkumiyet yönündeki gerekçeli ceza kararında “müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde belirttiği aylık nafakalarını ödemediği” şeklinde bir ibare konularak, hangi aylar ve ne miktar nafaka için ceza kararı verildiği belirtilmiyor.

Müvekkilin infaz için yakalanması üzerine İİK. 354/1. maddesindeki itfa ile cezanın düşürülmesi hakkımızı kullanmak istememize karşın ceza kararının bu konuda yeterince açık olmadığı bu haliyle infaz kabiliyetinin olmadığı gerekçesiyle kararı veren mahkemeye tavzih talebinde bulunduk. Mahkemeye verdiğimiz tavzih dilekçemizde takibe kadar işlemiş ve birikmiş nafaka alacaklarının adi alacak hükmünde olduğu ve bu yönüyle ceza kararına konu olamayacağı yönündeki yerleşmiş Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun ve Daire’lerin kararlarını hatırlatmamıza rağmen, verilen mahkumiyet hükmünün şikâyet tarihine kadar işlemiş ( dolayısıyla takip talebine kadar işleyen 300 bin liralık nafaka alacağı dahil) nafaka alacağına yönelik olduğunu ifade ederek tavzih talebimizi reddetti.Sayın mahkeme tavzih talebimizin reddi (!) yönündeki ek kararında 370 bin liranın yatırılması durumunda cezanın düşürülmesi yönünde tavzih de bulundu(!). Tahmin ettiğiniz üzere kararda herhangi bir GEREKÇE YOK !

Birikmiş nafaka alacağının adi alacak hükmünde olup ceza konusu edilemeyeceği yönündeki yerleşmiş uygulamada benim bilmediğim bir değişiklik mi oldu? İcra İflas Kanunu’ndaki bu nevi suçlar için getirilen öğrenmeden itibaren 3 ay ve her halükarda 1 senelik hak düşürücü şikâyet süresi var biliyorsunuz. Buna göre her somut olayda müştekinin ödenmeyen nafakayı öğrendiği tarihe göre en çok bir senelik nafaka alacağına ilişkin cezaya hükmedilmesi gerekir. Sayın mahkeme ek kararında kanuna ve içtihatlara aykırı olarak 8 senelik birikmiş nafakayı ödersen gökyüzünü görürsün yoksa olmaz diyor. Bu konuda görüşlerini paylaşacak meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.
Old 20-05-2011, 14:07   #2
Levent Cirit

 
Varsayılan

Aslında verilen karar kanuna uygun. Bu husustaki içtihatın hep yanlış olduğunu düşünmüşümdür. Zira nafakaların birikmesinin sebebi çoğu zaman ya yargının hantallığından ya da borçlunun vurdum duymazlığından kaynaklanmaktadır.

Bir aile kurmayı, çocuk yapmayı beceren kişinin üstündeki yükümlülüklerden içtihatlarla kurtulması düşünülemez bence.
(Ama kabul ediyorum ki maalesef uygulama benim kanaatimin aksi yönünde)
Old 20-05-2011, 15:27   #3
GECE

 
Varsayılan

bence somut olay şaertlarına göre değişmekle birlikte birikmiş nafaka alacağı da icra takip konusu yapılmasa da ceza konusu olabilir. örneğin paranın nereye/nasıl ödeneceği kararda belli ise, ya da nafaka borçlusu,alacaklıya ulaşma -ödeme yapma-ödemeyi haber verme imkanına sahipse bu hallerde nafakanın ödenmesi için illa takip açılması gerekmez ve bu nedenle de ceza konusu da olabilir. ama borçlu, nafaka alacaklısına hiçbir şekilde ulaşamıyorsa, parayı yatırmada muhatap ya da alacaklıya ait aktif bir hesap elinde yoksa burada ceza söz konusu olmaz.
Old 20-05-2011, 17:18   #4
janveljan

 
Varsayılan

Sayın Levent Cirit öncelikle vakit ayırıp soruma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim. Cevabınızdaki birikmiş nafaka alacağına ceza verilmesi yönündeki kararın, kanuna uygun ancak içtihatlara aykırı olduğu yönündeki düşüncenize katılmıyorum.Kanaatimce somut olaydaki gibi birikmiş nafaka alacağına ceza kararı verilmesi içtihatlara uygun olmadığı gibi Kanuna da uygun değildir,Şöyle ki;
Alıntı:
NAFAKAYA İLİŞKİN KARARLARA UYMAYANLARIN CEZASI:
Madde 344 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/136 md.;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./15.mad)
Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
ŞİKAYET SÜRESİ :
Madde 347 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/138 md.;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./19.mad)
Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.

Bilindiği üzere nafakanın toptan ya da durumun gereklerine göre irat şeklinde ödenmesine karar verilebilir.
Nafakanın toptan ödenmesine karar verildiğinde, ödenmesi gereken zaman geldiği halde nafaka borçlu tarafından ödenmediğinde İİK. 344. Maddesinde düzenlenen nafaka yükümlülüğüne uymama suçu oluşur. Burada nafakaya toplu olarak hükmedildiğinden birikmiş nafakanın ceza konusu olup olmaması önem arz etmez.

Öte yandan nafakaya irat şeklinde hükmedilmesi durumunda ki hemen hemen bütün nafaka kararları bu şekilde verilmektedir, ödenmesi gerekip ödenmeyen her cari aya ait nafaka yükümlülüğü ile birlikte İİK. 344. Maddedeki suç oluşur.

Usul hukukunda suçların şikâyetinde bir takım hak düşürücü süreler konulmuştur. Kanun koyucu tarafından getirilen bu sürelerin hakkaniyete, maddi gerçeğe, adalete, hukuk güvenliğine etkileri ayrı ve uzun bir tartışmanın konusudur.
Ancak somut olaydaki suç bakımından bu sürelerin dikkate alınması gerektiği kanunun açıklığı karşısında tartışma konusu olmasa gerektir.

Buna göre irat şeklinde hükmedilen nafaka yükümlülüğünde, yükümlülüğün ihlali halinde yapılacak şikâyetin öğrenmeden itibaren 3 aylık, her halükarda da 1 senelik hak düşürücü sürelere tabi olduğu düzenlemesini getiren 347. Maddenin açıklığı karşısında somut olaydaki 9 senelik nafaka yükümlülüğünün şikâyet ve ceza konusu edilmesinin kanuna uygun olduğunu söylemek zannımca doğru değildir.
Old 20-05-2011, 18:52   #5
tiryakim

 
Varsayılan

Nafaka hükmüne uymamadan dolayı nafaka borçlusunu en fazla kaç ay hapis yatırabiliriz. Taahhüdü ihlal suçunda olduğu gibi 3 aya kadar mı yoksa 3 aydan fazla yatabilir mi? Bununla ilgili Yargıtay kararı ve tecrübeleriniz paylaşırsanız sevinirim.
Old 20-05-2011, 21:42   #6
wellan

 
Varsayılan

İİK 344.maddesine göre suçun oluşması için;icra emrinin tebliğinden şikayet tarihine kadar cari nafaka alacağının bulunması gerekmektedir.Bu nedenledir ki;icra emri borçluya tebliğ edildikten sonra şikayet tarihine kadar işlemiş bir nafaka alacağı yoksa o halde sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulamaz.Gerekçe olarak;takip tarihine kadar işlemiş olan nafaka alacağı adi alacak hükmünde olduğundan;takip tarihine kadar işlemiş nafaka alacağının takibe konulmasından sonra borçluya gönderilen icra emrinin tebliğ tarihinden itibaren şikayet tarihine kadar ödenmemiş yada cari nafaka alacağı bulunmamaktaysa;birikmiş nafaka alacağının var olduğundan ve borçlu tarafından ödenmediğinden bahisle mahkumiyet kararı verilemez.Takip tarihine kadar işlemiş olan nafaka alacaklarını yasakoyucu adi alacak niteliğinde sayıp;icra emri tebliğ edildikten sonra şikayet edilen tarihe kadar işeleyen süre zarfında borçlu tarafından ödenmeyen en az 1 aylık nafaka alacağının olması gerekmektedir.İİK 344.madde gereğince en fazla 3 ay tazyik hapsi cezası verilebilir.

Bu nedenle ilamda hangi ayları ait olduğu veya ne zaman ödeneceği belirli olmayan nafaka alcakları için bu hususları tespitinde zorluk yaşanacağı için tavzih sonucu yapılan düzeltmenin açık,net ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde olması gerekir.Somut olayınızda;uzunca bir zamanın geçtiğinden bahisle ödenmemiş nafaka alacağı olduğu yönünden yola çıkarak bu şekilde bir hüküm kurulmasını kanuna aykırı buluyorum.Ayrıca takipten 5 sene sonrada icra mahkemesine şikayet ettiğini belirtiyorsunuz.O halde dava zamanaşımı yönünden öğrenmeden itibaren 3 ay ve olayın üzerinden 1 yıl geçmekle dava hakkı ortadan kalkması gerekmekte olup nasıl bu davaya devam edilebiliyor?SAYGILARIMLA.Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Old 20-05-2011, 22:55   #8
janveljan

 
Varsayılan

Sayın Wellan ve sayın Akpunar belirtmek isterimki bu konuda sizinle tamamen aynı fikirdeyim.Takip tarihine kadar işleyip birikmiş nafaka alacakları adi alacak hükmünde olduğundan ceza davasına konu edilemez.

Nafaka yükümlülüğünü ihlalden ceza verebilmek içinde İcra emri ile şikayet tarihi arasında en az bir aylık işlemiş ve ödenmemiş nafaka alacağı olmalı.Zaten Yargıtay uygulaması da bu yönde.Suç konusu 1 aylık alacak da olabilir 12 aylık da.Ceza hakimi önüne gelen olayda şikayet tarihi itibariyle 3 aylık ve 1 senelik zamanaşımı sürelerinden hangisini uygulayacağını tespit edip somut olayda kaç aylık nafaka alacağı için ceza kararı verceğini tespit etmeli ve gerekçeli kararında bunu açık bir şekilde belirtmelidir.

Hatta şahsi fikrim sadece hangi ayların olduğunu değil toplam itfa edilmesi gereken miktarı net bir şekilde kararına geçirmelidir.Bu İİK. 354/1. maddesi gereğince itfa ile ceza kararını düşürmek isteyecek borçlu-sanığın haklarını kullanmada tereddüt yaşamaması için şarttır.

Somut olayda üzücü olan İstanbul'un göbeğindeki bir adliyede muhtemelen haftada 4-5 tane nafaka ile ilgili ceza kararı veren bir mahkemenin Yargıtay'ın birikmiş nafaka alacakları ile ilgili kararlarından bihaber olması, Suçla ilgili resen uygulaması gereken zaman aşımı sürelerini yargılamada dikkate dahi almayarak 8-9 yıllık birikmiş nafaka alacağını ceza konusu edip 200- 300 bin liralık nafakayı kapsayan ceza kararı verebilmesidir.
Old 21-05-2011, 09:27   #9
wellan

 
Varsayılan

Sayın janveljan;

İİK 344.maddeye dayanarak verilen bu kararı belirttiğim üzere kanuna aykırı olarak nitelendiriyorum.Tartışılması gereken en önemli hususlar;

1-)Takip tarihi ile şikayet tarih arasında ödenmemiş ve cari bir nafaka alacağının bulunması;sözkonusu suçtan sanığın mahkumiyeti için gerekli olan zorunlu bir unsur olduğu için;nafaka ilamı kararında borçlunun hangi aylarda,ne kadar ve hangi sürece kadar nafaka ödeyeceği hususunda ilamda bir açıklığın olmaması karşısında;takip tarihi ile şikayet tarihi arasında nafaka alacağının olup olmadığının saptanması mümkün görünmemektedir.

2-)Zamanaşımı konusunda İİK 347.madde gereği fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 sene geçmekle zamanaşımına uğrar.Öğrenme tarihini aşağıda yargıtay kararında da belirtildiği üzere şikayet tarihinden bir ay öncesinin kabul edildiğini yani ilk cari nafaka alacağının muaccel olduğu tarihin olduğunun kabulü gerekir.Bu sebeple de zamanaşımı hususununda tartışılması gerekir.

3-)Takip tarihine kadar birikmiş nafaka alacağının takie konu edilmesi bu suçtan mahkumiyet için yeterli değildir.Şöyleki;

"birikmiş nafaka alacağı adi alacak hükmünde olup ve bu alacağa ilişkin ödememenin İİK 344.maddesinde belirtilen suçu oluşturmayacağı,borçlu sanığın icra emrinin tebliğinden şikayet tarihine kadarki sürede en az bir aylık cari nafaka alacağının bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi mümkün değildir..."(YAR CGK.18.03.1991 gün 1991/53 E 1991/79 K.)

"Sanığa icra emrinin tebliği tarihi ile şikayet tarihi arasında işlemiş aylık cari nafaka alacağı bulunmadığı gibi takip konusu yapılan birikmiş nafaka alacağı da adi alacak niteliğinde olduğundan dolayı İİK 344.maddesinde yazılı olan suçun oluşmayacağı gözetilmeden karar verilmesi..."(YAR 8CD 01.05.2000 gün 2000/805 E. 2000/7618 K.)"

"Takip talebinde birikmiş nafakanın yanında cari nafakanın da istenmesi halinde;icra emrinin tebliğinden şikayet tarihine kadar işlemiş cari nafaka bulunup bulunmadığı;nafaka ilamının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak sonuca göre hüküm kurulması gereklidir."(YAR 8 CD 11.11.1996 gün 1996/13508 E 1996/14017 K)

"Nafaka borcunun ödememe eyleminde suç tarihi;şikayet tarihinden geriye doğru bir aylık nafaka alacağının muaccel hale geldiği tarih olarak belirlenmesi gerekir.Somut olayda 14.03.2005 tarihinde şikayette bulunulduğuna göre suç tarihinin 14.02.2005 olarak kabulü gerekir."(YAR 16HD 24.11.2008 gün 2008/6760E 2008/7549K)

Saygılarımla.Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Old 14-06-2011, 18:23   #10
janveljan

 
Varsayılan Batı cephesinde yeni bir şey yok !

Bu konuyla ilgili son mesajımda ;

Alıntı:
Somut olayda üzücü olan İstanbul'un göbeğindeki bir adliyede muhtemelen haftada 4-5 tane nafaka ile ilgili ceza kararı veren bir mahkemenin Yargıtay'ın birikmiş nafaka alacakları ile ilgili kararlarından bihaber olması, Suçla ilgili resen uygulaması gereken zaman aşımı sürelerini yargılamada dikkate dahi almayarak 8-9 yıllık birikmiş nafaka alacağını ceza konusu edip 200- 300 bin liralık nafakayı kapsayan ceza kararı verebilmesidir.

demiştim.

Benzer bir olayla bu geçtiğimiz birkaç gün içinde tekrar karşılaştım.Bu sefer adliye farklı ancak hukuksuzluk birebir aynı.

Yeni olayda da birikmiş 5 yıllık nafaka alacağı ve işleyecek nafaka alacakları birlikte icra takibine konuluyor. Takibin kesinleşmesi ile birlikte nafaka yükümlülüğünü ihlal suçundan icra ceza mahkemesinde şikayetçi olunuyor.

Sayın mahkeme sanki İcra İflas Kanunu’nda nafaka suçları için 3 ay ve 1 yıllık şikâyet zamanaşımı süreleri yazmıyormuş, Yargıtay’ın birikmiş nafaka alacağının ceza konusu yapılamayacağı yönünde yüzlerce içtihadı yokmuş gibi birikmiş 5 yıllık nafaka yükümlülüğünden dolayı ceza kararı vermiş.

Hadi birikmiş nafaka alacaklarının suç konusu olamayacağı yönündeki Ceza Genel Kurulu dahil yerleşmiş Yargıtay içtihatlarını bir tarafa koyalım (ki o kadar açıklar ki ne tarafa koyacağımı da bilmiyorum ya) Aşağıdaki hak düşürücü şikâyet süresini düzenleyen açık kanun hükmünü nereye koyacağız ?


Alıntı:
ŞİKAYET SÜRESİ :
Madde 347 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/138 md.;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./19.mad)
Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer.


İcra ceza hâkimliğinin kararına karşı Asliye Ceza mahkemesine itiraz ettim. Önceki olaydan ağzım yandığı için sayın wellan’ın içtihatları dahil konuyu açıklayan somut olayla birebir örtüşen içtihatları, hak düşürücü süreleri gösteren kanun maddesini de içeren bence oldukça kapsamlı 4 sayfalık bir itiraz dilekçesi yazdım.

Sayın Asliye Ceza Hakimi (tutuklu iş olan önceki olaydaki mahkemenin göstermediği ivedilikte) itirazımı reddetti.

Kanun maddeleriyle, Ceza Genel Kurulu kararlarıyla desteklediğim 4 sayfalık itiraz dilekçeme karşı Sayın mahkemece verilen yarım sayfalık GEREKÇELİ (!) red kararı aşağıda.

Alıntı:
Karara sanık vekili süresinde itiraz etmiştir.

…… İcra Müdürlüğünün 2010/…… E sayılı dosyası ve mahkeme dosyası incelendiğinde birikmiş nafaka alacağı ile gelecek aylar için …. TL lik iştirak nafakasının birlikte talep edildiği,sanığa tebligatın …………. tarihinde yapılmış olması nedeniyle şikayet hakkının süresinde kullanıldığı mahkeme kararında isabetsizlik görülmediğinden, Sanık vekilinin bu yönlerdeki İTİRAZININ REDDİNE,

Kararın mahkemesince İtiraz den vekiline tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olarak karar verildi.

Görüldüğü gibi Sayın mahkeme tarafından, itiraz dilekçemde belirtilen birikmiş nafakanın ceza konusu yapılamayacağı, şikâyet konusunda 3 ay ve 1 yıllık şikâyet süreleri olduğu, dolayısıyla 5 yıllık nafaka alacağının şikâyet edilemeyeceği yönündeki içtihatlara ve kanuna dayanan itirazlarım hiçbir şekilde dikkate alınıp yanıtlanmamış.

Ben son dönemde, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması yönündeki buyurucu Anayasa hükmüne karşın kararların gerekçesiz olarak verilmesine artık alıştım. O konuda bir sorun yok !.Ciddiyim. (Hem sayın Asliye Ceza Hakimi gerekçeli ret kararında “mahkeme kararında isabetsizlik görülmediğini” belirtmiş, daha ne gerekçe arıyorsam, görse söylemez mi, söyler tabi)

Sorun şu, karar kesin, ne tavsiye edersiniz ?
Old 15-06-2011, 10:21   #11
av.kadirpolat

 
Varsayılan

Nafaka alacağının ödenmemesinden kaynaklanan şikayet, ancak belirli ve vadesi geçmiş 1 adet nafaka alacağı için yapılabilir.

örneğin, "Nisan 2011 ayına ait nafaka alacağı" gibi.

Mahkeme, bundan dolayı karar verir. Karar mahkumiyet ise, buradan kurtulmanın tek yolu, İcra Müdürlüğünün dayanak nafaka dosyasına "Nisan 2011 ayına ait nafakanın ana miktarının ödenmesi suretiyle" hapis cezası kaldırılabilir.

Yani birikmiş nafaka alacaklarının yada geriye dönük nafakaların yada ceza kararından sonra doğmuş nafakaların ödenmesine gerek yoktur.
Old 15-06-2011, 14:06   #12
janveljan

 
Olumlu

Sayın av.kadirpolat,

pek çok meslektaşımla olduğu gibi sizinle de aynı görüşteyiz. Bende sizin gibi;

* birikmiş nafaka alacağının ceza konusu yapılamayacağını,

* ceza yargılamasında icra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında en az 1 aylık cari nafaka alacağının olup olmadığının aranması gerektiğini,

* suçla ilgili şikâyet yapılırken öğrenmeden itibaren 3 ay ve her halükarda 1 senelik hak düşürücü şikâyet süresinin geçip geçmediğinin hakim tarafından resen dikkate alınması gerketiğini,

* ceza kararında hangi aya ait nafaka alacağı hakkında hüküm kurulduğunun açıkça yazması gerektiğini,sanığın itfa ile cezayı düşürme hakkından yararlanması için(İİK.354/1) bunun elzem olduğunu,

düşünüyorum.

Gelin görün ki, sanık vekili olduğum 2 somut olayda da, birikmiş 5 ve 8 yıllık nafaka alacakları hakkında ceza kararı oluşturan, hükümde hangi aylara ilişkin ceza kararı oluşturduğunu açıkça belirtmeyen, İİK. nun hak düşürücü şikâyet zamanaşımı sürelerini yargılamada uygulamayan, bu yönlere haklı olarak itiraz ettiğimiz tavzih ve itiraz dilekçelerimizi reddeden, ret kararlarında hiçbir “gerekçe” göstermeyen icra ceza ve asliye ceza mahkemelerinin sayın hakimleri maalesef aynı görüşte değiller.
Old 15-06-2011, 14:50   #13
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.kadirpolat
Nafaka alacağının ödenmemesinden kaynaklanan şikayet, ancak belirli ve vadesi geçmiş 1 adet nafaka alacağı için yapılabilir.

örneğin, "Nisan 2011 ayına ait nafaka alacağı" gibi
.

Mahkeme, bundan dolayı karar verir. Karar mahkumiyet ise, buradan kurtulmanın tek yolu, İcra Müdürlüğünün dayanak nafaka dosyasına "Nisan 2011 ayına ait nafakanın ana miktarının ödenmesi suretiyle" hapis cezası kaldırılabilir.

Yani birikmiş nafaka alacaklarının yada geriye dönük nafakaların yada ceza kararından sonra doğmuş nafakaların ödenmesine gerek yoktur.

Koyulaştırdığım bölüme katılmıyorum. Doğrusu "en az 1 ay" olmalıdır. Öğrenme varsa 3 aylık, öğrenme yoksa 12 aylık nafaka için hapis cezası istenebilir(takipten sonraki dönem için).
Old 15-06-2011, 14:56   #14
av.kadirpolat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Koyulaştırdığım bölüme katılmıyorum. Doğrusu "en az 1 ay" olmalıdır. Öğrenme varsa 3 aylık, öğrenme yoksa 12 aylık nafaka için hapis cezası istenebilir(takipten sonraki dönem için).

Suat bey,

Benim görüşüm, vadesi geçmiş olan ancak şikayet zamanaşımına uğramamış nafaka alacakları için, hangi aya ilişkin şikayet yapıldığının belirtilmesi gerektiği yönündedir. yani 3 aylık ödenmeyen nafaka için ceza istenemez, diye düşünüyorum.
Old 15-06-2011, 15:55   #15
janveljan

 
İnceleme

Alıntı:
Benim görüşüm, vadesi geçmiş olan ancak şikayet zamanaşımına uğramamış nafaka alacakları için, hangi aya ilişkin şikayet yapıldığının belirtilmesi gerektiği yönündedir. yani 3 aylık ödenmeyen nafaka için ceza istenemez, diye düşünüyorum.


Sayın av.kadirpolat, yukarıdaki düşüncenize katılmıyorum.

Bir önceki mesajımda da belirttiğim gibi şikâyet için en az bir aylık cari nafaka alacağı olmalıdır.Bu birden fazla aya ait nafaka alacağı şikâyet konusu edilemez demek değildir.Bu yönüyle sayın Suat Ergin’in görüşüne tamamen katılıyorum.

Örneğin alacaklı taraf olarak nafaka takibi yaptım.

Aralık ayının sonunda icra emri tebliğ edildi.

Borçlu icra emrinin tebliğinden sonraki cari Ocak ,Şubat ,Mart ayları nafakalarını ödemedi.

Mart ayı sonunda dosyaya gelip baktığımda bu üç aya ait nafakaların ödenmediğini, yani nafaka yükümlülüğünü ihlal suçunun oluştuğunu öğrendim.

Öğrenmeden itibaren 3 aylık şikâyet süresi içinde şikayetçi oldum.

Şikayet dilekçemde açıkça Ocak,şubat ve mart ayı nafakalarının ödenmediğini dolayısıyla bu aylara ilişkin nafaka yükümlülüğünü ihlal suçundan şikayetçi olduğumu belirttim.Yani sizin görüşünüzün aksine 3 aylık ödenmeyen nafaka için ceza istedim.

Kanunda bunu engelleyen bir hüküm bildiğim kadarıyla yok.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken 3 ayı da şikâyet etsem hakimin bu şikâyet sonucu 3 x 3 ay tazyik hapsi vermeyeceği, yine 1 suçtan dolayı 3 ay tazyik hapsi cezası vereceğidir.

Eee 1 ayı da şikayet etsek 3 ayı da şikâyet etsek sonuçta verilecek ceza 3 ay tazyik hapsi ne fark eder derseniz ,aradaki fark cezanın düşürülmesi için İİK.354/1 .maddesi gereğince itfa edilecek miktarda kendini gösterir.

Tek ay şikâyet edilmişse tek ayın nafaka borcu ödediğinde ceza düşer.

Ancak 3 ayı (yada zamanaşımı gerçekleşmemiş de 12 ay şikâyet edilmişse) cezanın düşürülmesi için itfa edilecek miktar 3 aylık (ya da 12 aylık) nafaka miktarıdır.
Old 15-06-2011, 16:01   #16
av.kadirpolat

 
Varsayılan

Ozaman 3 aylık süre için şikayette bulunduğunuz takdirde, borcunu ödeyecek olan nafaka borçlusu 3 aylık nafakayı ödemeden cezadan kurtulamıyor, anlamına gelecektir ki, bu tamamen şuan verilen mahkeme kararlarına aykırılık teşkil etmekte.
Açılan bir davada ödenmeyen nafakalardan dolayı ceza istenmişti, ancak mahkeme hangi aya ilişkin şikayetin olduğunu sorup, ona göre karar vermişti.

Bu anlamda şikayete ilişkin dönemin belirtilmesi gerektiğini, aksi halde geçmişe dair vadesi geçmiş nafaka alacakları olarak şikayetin belirtilmesinin doğru olmayacağını düşünüyorum.
Old 15-06-2011, 16:38   #17
janveljan

 
İnceleme

Alıntı:
Ozaman 3 aylık süre için şikayette bulunduğunuz takdirde, borcunu ödeyecek olan nafaka borçlusu 3 aylık nafakayı ödemeden cezadan kurtulamıyor, anlamına gelecektir ki, bu tamamen şuan verilen mahkeme kararlarına aykırılık teşkil etmekte.

Evet benim düşünceme göre o anlama geliyor.
1 aylık nafaka şikâyet edilmişse ve bir aylık nafaka ile ilgili ceza kararı verilmişse borcun ödenmesi ile cezanın düşeceği yönündeki 354/1 maddesi gereği 1 aylık nafaka borcu ödenmeli, 3 aylık nafaka şikâyet ve ceza konusu edilmiş ise de 3 aylık nafaka borcu ödenmelidir.

Bunun şu an verilen mahkeme kararlarına aykırılık teşkil ettiği yönündeki düşüncenize gelince, sayın meslektaşım, nafaka suçu ile ilgili verilen mahkeme kararlarına bence gereğinden fazla önem atfetmeyin, 1 aylık süreçte karşılaştığım bu konudaki mahkeme kararları beni hukukçuluğumdan utanma noktasına getirdi diyebilirim.

Alıntı:
Açılan bir davada ödenmeyen nafakalardan dolayı ceza istenmişti, ancak mahkeme hangi aya ilişkin şikayetin olduğunu sorup, ona göre karar vermişti.


Böyle bir hakimle karşılaşsam inanın yanaklarından öpeceğim. Benim tarafı olduğum olaylarda 5 ve 8 yıllık birikmiş nafakaları cari nafaka alacaklarıyla birlikte takip konusu yapan meslektaşlarım, şikâyet dilekçesinde hangi aylara ilişkin şikayette bulunduklarını belirtmedikleri gibi ,yargılama safahatında da mahkeme bu konuyu sorup açıklatmamıştı. Hal böyleyken mahkemelerden biri gerekçeli kararda “müştekinin şikâyet dilekçesinde belirttiği aylara ait” ibaresini yazmıştı.(eee kes kopyala yapıştır yargılaması bu kadar olur. )

Alıntı:
Bu anlamda şikayete ilişkin dönemin belirtilmesi gerektiğini, aksi halde geçmişe dair vadesi geçmiş nafaka alacakları olarak şikayetin belirtilmesinin doğru olmayacağını düşünüyorum.


Bu görüşünüze tamamen katılıyorum.
Old 15-06-2011, 17:02   #18
av.kadirpolat

 
Varsayılan

Sayın Janveljan,

Benim uygulamada gördüğüm, nafaka döneminin 1 ay ile sınırlı olduğu yönünde.

yanlış biliyor olabilirim ama bizzat durumun muhatabı olduğum için bilgimi paylaşıyorum.

3 aylık şikayet süresi geçmeden cari nafakalarda 3 ayı da ayrı ayrı belirttiğinizde 3 aylık hapis cezası veriliyor ancak, mahkeme kararında cari döneme ilişkin son ayın nafakası yönünde hüküm kuruyor ki, icraya o aya ait 1 aylık nafaka yatırıldığında hapis cezası kalkıyor.

(Bi yerde terslik var ama nerede?)
Old 15-06-2011, 18:24   #19
janveljan

 
İnceleme

Alıntı:
Sayın Janveljan,

Benim uygulamada gördüğüm, nafaka döneminin 1 ay ile sınırlı olduğu yönünde.

yanlış biliyor olabilirim ama bizzat durumun muhatabı olduğum için bilgimi paylaşıyorum.

3 aylık şikayet süresi geçmeden cari nafakalarda 3 ayı da ayrı ayrı belirttiğinizde 3 aylık hapis cezası veriliyor ancak, mahkeme kararında cari döneme ilişkin son ayın nafakası yönünde hüküm kuruyor ki, icraya o aya ait 1 aylık nafaka yatırıldığında hapis cezası kalkıyor.

(Bi yerde terslik var ama nerede?)

Sayın av.kadirpolat;

3 ayı da şikâyet ettiğinizde tek hapis cezası (3 aylık tazyik hapsi) verilmesi gerektiğine katılıyorum.önceki mesajımda da değindiğim gibi ceza aynı kalıyor ancak itfa edilecek miktar değişiyor.

Ancak benim tarafı olduğum ceza kararlarının hiç birinde cari döneme ilişkin son ayın nafakası yönünden hüküm kurulmamıştı.

Bir karardaki metin aynen şöyle “ sanığın üzerine atılı nafakaya ilişkin kararlara uymamak suçu oluştuğundan 5358 sayılı yasa ile değişik İİk. 340. Maddesi uyarınca ÜÇ AY TAZYİK HAPSİ İLE CEZALANDIRLMASINA.

Dolayısıyla kararlarda son cari döneme ilişkin nafaka belirtilip bu ödenmediği için cezaya hükmedildiği, bu belli ay nafaka borcu ödendiğinde itfa sebebiyle cezanın düşürüleceği yönünde hiçbir ifade, izahat yok.

İşin ilginci İcra Ceza Mahkemesine itfa hakkımızı kullanmak üzere tavzih talebinde bulunduğumuzda, sayın mahkeme icra dairesine tezkere yazarak şikâyet tarihine kadar dosya kapak hesabını yaptırdı (ki bu bu dosyada 5 yıllık işlemiş nafaka alacakları ile cari nafaka alacağı birlikte takip konusu edilmişti.)

İcra müdürlüğü takibe kadar 5 yıllık nafaka alacaklarını ve takipten şikâyet tarihine kadar işlemiş 3 yıllık nafaka alacaklarını toplayarak yaklaşık 300 bin liralık alacağı icra hakimliğine bildirdi.

Sayın İcra Ceza Hakimi de icra müdürlüğünden gelen bu meblağı itfa ile cezanın düşürülmesi için yatırmamız gereken miktar olarak bize bildirdi! (olay İstanbul adliyesinde geçiyor)


Alıntı:
NAFAKAYA İLİŞKİN KARARLARA UYMAYANLARIN CEZASI:
Madde 344 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/136 md.;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./15.mad)

Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir.

Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.

Öte yandan yukarıda alıntıladığım kanun metninde suç tanımlanırken son ayın nafakası yönünden hüküm kurulacağı anlamına gelecek bir ibare yok.Bu fikirde olmanızı sağlayan bir yasa metni,içtihat varsa paylaşırsanız sevinirim.

Kanun da suçun tanımı nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmemek (ödememek) şeklinde yapılmış. Bu suçu 1 aylık nafaka borcunu ödemeyerek de işleyebilirsiniz, 12 aylık nafaka borcunu ödemeyerekte işleyebilirsiniz.

Bence bu suçlarda dikkat edilmesi gereken husus 347. Madde de düzenlenen 3 aylık ve 1 yıllık hak düşürücü şikâyet sürelerini yargılama esnasında somut olaya doğru düzgün tatbik ederek , itfa hakkını kullanacak borçlu sanığın karşısına 8 yıllık birikmiş nafaka borcunu yığmamak.

Tabiri caizse sizin belirttiğiniz 1 aylık nafaka borcunun itfasıyla cezanın düşürülmesinden geçtim, kanun somut olaylara layıkıyla tatbik edilsin de 3 – 12 aylık nafakaların itfası ile cezanın düşürülmesine inanın razıyım ben.
Old 24-06-2011, 11:42   #20
janveljan

 
Karar Durum raporu ve faydalı bir içtihat

Alıntı:
T.C.
YARGITAY
8. CEZA DAİRESİ
E. 1987/5554
K. 1987/8266
T. 2.10.1987
• NAFAKA ÖDEMEME ( Şikâyet Süresinin Nasıl Tespit Edileceği )
• NAFAKA HÜKMÜNE UYMAMAK ( Herhangi Bir Ayın Ödenmemesi Suçu Oluşturur )
• ŞİKAYET SÜRESİ ( Nafaka Borcunu Ödememede )
2004/m.344


ÖZET : İcra emrinin tebliğinden sonra herhangi bir aya ait borcun ödenmemesi İİK`nun 344. maddesinde yazılı suçun oluşması için yeterlidir. Bu nedenle de şikayetin başlangıç süresinin hesaplanmasında icra emrinin tebliğinden sonraki ilk ayın değil, en son ayın nazara alınması gerekmektedir.

DAVA:Nafaka ödememekten sanık Ceyhun`un yapılan yargılanması sonunda, İİK`nun 347. maddesi uyarınca davanın düşmesine dair ( Koçarlı İcra Mahkemesi )nden verilen 21.4.1987 gün ve 25 esas, 43 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay`ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olduğundan; dava evrakı C. Başsavcılığı`ndan tebliğname ile 24.6.1987 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü :

KARAR:30.9.1986 tarihinde borçlu sanığa tebliğ edilen icra emrinde 343.400 liralık toplam nafaka alacağı yanında, çocukları Özlem için 10.000 TL, Durmuş için de 5.000 liralık aylık nafakanın verilmesi istenilmiş olmasına karşın şikâyetin yapıldığı 24.2.1987 tarihine kadar hiçbir ödemenin yapılmadığı gibi borçlu sanığın ödeme yapmayacağına dair beyanı da 6.10.1986 tarihinde alacaklıya tebliğ edilmiş bulunmaktadır.

İİK`nun 347. maddesi şikâyet hakkını suçun vukuuna ıttıla tarihinden itibaren 3 aylık süre ile sınırlandırmış ise de, nafaka borcu, bunu gerektiren kesinleşmiş ilamda yazılı dönemler geldikçe ödenmesi icap eden bir borçtur. Gösterilen zamanlarda ödenmemesi halinde nafaka ödeme şartını ihlal suçu ayrı ayrı tekevvün eder, icra emrinin tebliğinden sonra herhangi bir aya ait borcun ödenmemesi İİK`nun 344. maddesinde yazılı suçun oluşması için yeterlidir. Bu nedenle de şikâyetin başlangıç süresinin hesaplanmasında icra emrinin Tebliğinden sonraki ilk ayın değil, en son ayın nazara alınması gerekmektedir. Boşanma ilamının kesinleşmesi ile veya üç aylık şikâyet süresi öncesinde kalan nafaka alacağının adi alacak şekline dönüşmekte olduğu ve şikâyet tarihinden geriye doğru birikmiş üç aylık cari nafakanın ödenmesinin bu suç için İİK`nun 354. maddesinin uygulanmasını gerektireceği de göz önüne alınarak, şikâyetin yapıldığı tarihten geriye doğru ödenmemiş bir aylık nafakanın tahakkuk etmiş olmasına göre, suçun oluştuğu gözetilmeyerek suçun öğrenildiği tarihten itibaren şikâyetin üç aylık sürede yapılmadığından bahisle davanın düşürülmesine karar verilmesi,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 2.10.1987 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Ceza kararı veren mahkemelerden birine "şikayet tarihinden önceki yegane cari nafaka borcunu" icra dosyasına yatırarak itfa sebebiyle düşme talebinde bulunduk.

Sayın mahkeme kararında "..düşme sebeplerinden biri de borcun ödenmesidir.Kural olarak borcun asıl alacak ve ferileriyle birlikte tamamen ödemeyi kapsar,kısmi ödeme halinde düşme kararı verilemeyeceği Yargıtay içtihatlarında anlatılır.İstisnai olarakta örneğin 8.CD'nin 20.01.1995 tarih 1182/12101 sayılı içtihatta belirtildiği üzere "şikayet tarihinden itibaren geriye doğru üç aylık nafaka borcunun ödenmesi halinde cezanın düşmesine karar verileceği" belirtilmiştir" demek suretiyle talebimizi reddetti.

Bizde ek bir talep dilekçesi ile "somut olayda şikayet tarihinden önce sadece bir aylık cari nafaka alacağı mevcut olduğunu,takipten önce işlemiş nafaka alacaklarının adi alacak hükmünde olduğunu,atıf yapılan içtihatla somut olayın bu yönüyle örtüşmediğini,somut olayda 2 aylık nafaka borcunun daha ödenmesinin cezanın düşürülmesi için şart olmadığını,ne var ki müvekkilin içinde olduğu infaz tehlikesi sebebiyle takipten önce doğan ve adi alacak hükmünde olan 2 aya ait nafaka borcunu da ödediğimizi belirterek" ek talepte bulunduk.

sonuç olarak sayın mahkeme itfa sebebiyle cezanın düşürülmesi kararı verdi.

Öte yandan diğer mahkeme cezanın itfa sebebiyle düşürülmesi için 8 yıllık birikmiş nafaka borçlarının hepsinin ödenmesi kararında ısrarını sürdürüyor.

Şu anda durum 1-1.
Old 25-06-2011, 00:00   #21
BALDIRAN

 
Varsayılan

Sn.Suat ERGİN ve janveljanın görüşlerine katılıyorum. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, birikmiş nafakaların adi alacak statüsünde olduğu ve bu adi alacaklar nedeniyle borçluya disiplin hapsi verilemeyeceğidir. O halde, nafaka yükümlülüğünü ihlal suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulabilmesi için , ödeme emrinin tebliğinden itibaren en azından 1 aylık cari nafakanın işlemiş olması gerekir. Bu nedenle de, mahkemenin vereceği mahkumiyet hükmünde sadece ödeme emrinin tebliğinden itibaren ...ayının....ayının (şikayet tarihine gör edeğişir)nafakası ödenmediği için mahkumiyet hükmü kurulmuştur denmelidir. Ve ceza verilmesinin sebebi olan bu aylara ait nafaka ödenince ceza düşürülmelidir.
Zaman aşımı konusundaki görüşünüze şu sebeple katılmıyorum. Nafaka alacağı işledikçe, her ay zaman aşımı süres (yani şikayet için gerekli olan 3 aylık vee 1 yıllık süreler)yeniden işlemeye başlar, dolayısıyla birikmiş 8 yıllık nafaka alacağının olması, şikayet süresinin geçirildiği anlamına gelmez, zira her ay yeni bir ihlal vardır ve süre yeniden işlemektedir.
Somut olayda çözüm, İcra Ceza Mahkemesinin kararına itiraz etmek, oradan da sonuca varılamazsa, kanun yararına bozmaya gitmek, cezanın infazının ertelenmesini talep etmek gibi görünüyor.Kolaylıklar
Old 25-06-2011, 14:55   #22
janveljan

 
Dikkat

Alıntı:
Zaman aşımı konusundaki görüşünüze şu sebeple katılmıyorum. Nafaka alacağı işledikçe, her ay zaman aşımı süres (yani şikayet için gerekli olan 3 aylık vee 1 yıllık süreler)yeniden işlemeye başlar, dolayısıyla birikmiş 8 yıllık nafaka alacağının olması, şikayet süresinin geçirildiği anlamına gelmez, zira her ay yeni bir ihlal vardır ve süre yeniden işlemektedir.

Sayın Baldıran,
nafaka alacağı işledikçe,her ay zaman aşımı süresinin yeniden işlemeye başlayacağı görüşünüzün irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yukarıda ki mesajlarımın birinde alıntıladığım bir içtihatta "nafaka borcu, bunu gerektiren kesinleşmiş ilamda yazılı dönemler geldikçe ödenmesi icap eden bir borçtur. Gösterilen zamanlarda ödenmemesi halinde nafaka ödeme şartını ihlal suçu ayrı ayrı tekevvün eder"denmektedir.

Örnek vermek gerekirse, birikmiş 8 yıllık nafaka alacağı ile birlikte işleyecek nafaka alacakları için Aralık ayında takip yaptık,İcra emrini de Aralık ayı sonunda tebliğ ettirdik diyelim.

İcra emrinin tebliğinden sonraki ilk cari nafaka alacağı olan Ocak nafakası ödenmediğinde nafaka yükümlülüğünü ihlal suçu oluşur.Bu ihlali öğrendiğimiz tarihten itibaren 3 aylık şikayet süresi içinde bu ayı şikayet etmeliyiz.Aksi durumda mahkeme şikayetimizi süreden reddedebilir.

Borçlu Şubat ayı yükümlülüğünü de ihlal ederse Yargıtay'ın ifadesiyle ayrı bir nafakayı ihlal suçu tekevvün eder(meydana gelir.)Bu suç içinde öğrenmeden itibaren üç aylık şikayet süresi işlemeye başlar.

Ancak sizin görüşünüzdeki gibi (eğer yanlış anlamadıysam) Ocak ayındaki suçla ilgili 3 aylık şikayet süresi yeniden işlemeye başlamaz.Ocak ayındaki yükümlülükle ilgili suçun şikayet süresi işler ve biter.Peşisıra devam ede gelen her yeni ihlalle birlikte Ocak ayındaki yükümlülüğün şikayet süresi yeniden işlemeye başlamaz.

Dolayısıyla 8 yıl önceki bir aya ait yükümlülük ihlali ,peşisıra gelen bütün aylar ihlal edilmiş olsa bile, 8 yıl önceki ihlal hakkında öğrenmeden itibaren 3 aylık ve her halukarda 1 yıllık şikayet süresi geçtiğinden şikayet konusu yapılamaz.

Nisan ayı içinde vereceğimiz bir şikayet dilekçesinde, eğer ödenmemiş ise Ocak ,Şubat,Mart aylarını şikayet konusu edebiliriz.Bunun yerine sadece Ocak ayını da şikayet edebiliriz.Mahkeme her iki durumda da nafaka yükümlülüğünü ihlal suçundan dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi cezasını verecektir.Aradaki fark itfa ile cezayı düşürmek istediğimizde ortaya çıkar. Birinde 3 aylık nafaka borcunu birinde de tek aylık nafaka borcunu ödemek le ceza düşer.

Sonuç olarak İİK. 347. maddesinin "Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer." açık hükmü gereği hiç bir zaman ihlalin üzerinden 12 ayı aşkın süre geçen bir nafaka yükümlülüğü için ceza kararı verilemeyeceği düşüncesindeyim.Bu sebeple mesajınızdaki 8 yıllık nafaka yükümlülüğünün ihlali ile ilgili fiile ceza verilebileceği düşüncenize katılmıyorum.
Old 25-06-2011, 22:44   #23
BALDIRAN

 
Varsayılan

Sn.Janveljan.Sanırım beni yanlış anlamışsınız.Elbette Ocak ayı nafakası ödenmediğinde bunu öğrebdiğinizde 3 aylık şikayet süresi işlemeye başlar. Şubat ayı nafakası ödenmediğinde, yeni bir şikayet süresi başlar AMA OCAK AYI İÇİN DEĞİL, TABİKİ ŞUBAT AYI İÇİN. BÖYLELİKLE, HE AY İŞLEYEN NAFAKA DEVAM ETTİĞİ SÜRECE O AYA AİT 3 AY-1 YILLIK ŞİKAYET SÜRESİ İŞLEMEYE BAŞLAR.
Bunu neden yazma gereği duyduğuma gelince, sanki mesajlarınızdan, birikmiş 8 yıllık nafaka alacağının olması şikayete engelmiş gibi bir anlam çıkarılmasını doğru bulmadığım için yazdım.Her ay yeni nafaka işledikçe, o aya ait şikayet süresi yeniden başlar.Ancak hakim kararında, şikayet tarihinden itibaren geriye doğru (öğrenme tarihine göre) 3 ay ve en çok 12 aylık nafaka yükümlülüğünün ihlalinden dolayı ceza verebilir. 8 yıllık adi alacak statüsündeki birikmiş nafakadan dolayı ceza veremez.Kanun yararına bozmadan kesin sonuç alırsınız diye düşünüyorum.Kolay gelsin
Old 04-02-2013, 23:17   #24
harkan

 
Varsayılan

borçluya icra emri tebliğ edilmiş, icra emrinin tebliğinden sonra yaklaşık 8 ay boyunca hiçbir işleyen nafaka ödenmemiştir, 8 aylık işleyen cari nafaka ödenmediğinden bahisle 8 ay için şikayet yapılmış ve ceza kararı çıkmış,

borçlu şikayet tarihinden geriye doğru 3 aylık cari nafakayı ödemiş ve cezanın kaldırılmasını istemiştir,

mahkeme, 8 aylık işleyen cari nafakanın öğrenme tarihinin alacaklının dosyada başkaca hiçbir işlemi olmadığından bahisle şikayet tarihi olduğunu ve öğrenmeden itibaren 3 aylık ve her halde 1 yıllık sürenin geçmediğinden bahisle talebi reddetmiştir,



yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere şikayet tarihinden geriye doğru 3 aylık cari nafakanın ödenmesi ile ceza ortadan kaldırılır denmektedir, o halde yargıtay neden böyle düşünmektedir?
Old 05-02-2013, 15:35   #25
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan harkan
borçluya icra emri tebliğ edilmiş, icra emrinin tebliğinden sonra yaklaşık 8 ay boyunca hiçbir işleyen nafaka ödenmemiştir, 8 aylık işleyen cari nafaka ödenmediğinden bahisle 8 ay için şikayet yapılmış ve ceza kararı çıkmış,

borçlu şikayet tarihinden geriye doğru 3 aylık cari nafakayı ödemiş ve cezanın kaldırılmasını istemiştir,

mahkeme, 8 aylık işleyen cari nafakanın öğrenme tarihinin alacaklının dosyada başkaca hiçbir işlemi olmadığından bahisle şikayet tarihi olduğunu ve öğrenmeden itibaren 3 aylık ve her halde 1 yıllık sürenin geçmediğinden bahisle talebi reddetmiştir,



yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere şikayet tarihinden geriye doğru 3 aylık cari nafakanın ödenmesi ile ceza ortadan kaldırılır denmektedir, o halde yargıtay neden böyle düşünmektedir?

Yukarıda yer alan yerel mahkeme kararında belirtildiği gibi o Yargıtay kararı "istisnai" bir karardır. "3 aylık nafakanın ödenmesi ile cezanın kalkacağına" dair başkaca karar var mıdır?
Old 05-02-2013, 23:01   #26
harkan

 
Varsayılan

13 - Şikayet tarihinden geriye doğru üç aylık nafaka borcunun ödenmiş olması halinde -ödenmeyen nafaka borcu daha fazla olsa ve bunlar ödenmemiş dahi olsa- "düşme kararı" verilmesi gerekeceği–

I- nafaka borcu her ay tahakkuk eden ve ödenmesi gereken bir borç olup, Şikayet tarihinden geriye doğru 3 aylık ödenmemiş nafakanın da bulunmadığı gözetilmeden, suçun esastan incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde "müştekinin Şikayet hakkının düşürülmesine" karar verilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiştir.

17. HD. 7.10.2004 T. E:7137, K:10445

II- nafaka borcu her ay tahakkuk eden ve ödenmesi gereken bir borç olup, müşteki vekilinin dilekçesinde de "1.6.2001 tarihinden dava tarihine kadar hiçbir nafaka borcunun ödenmediği"nden bahsedilip, Şikayet olunması ve Şikayet tarihinden geriye doğru üç aylık ödenmemiş nafakanın da bulunmaması karşısında, İİK'nın 344. maddesinde yazılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Şikayetin süresinde olmadığının kabulü halinde "Şikayet hakkının düşürülmesi" yerine "davanın düşürülmesine" karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiştir.

17. HD. 16.9.2004 T. E:4950, K:9462

III- Suça ve takibe konu icra dosyasının incelenmesinden, Şikayet tarihinden önce "26 Eylül 2002 tarihinden itibaren 4 aylık nafaka borcu bedeli olarak" denmek suretiyle borçlu sanık tarafından 80.000.000 TL.nın yatırıldığı görülmüştür. Teraküm eden nafaka adi alacak niteliğinde olup, ödenmemesi suç oluşturmaz. Ayrıca, Şikayet tarihinden geriye doğru 3 aylık nafaka borcunun sanık tarafından ödenmiş olması karşısında suçun oluşmayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyete dair hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 8.3.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

16. HD. 8.3.2004 T. E:584, K:3673

IV- nafaka borcu her ay tahakkuk eden ve ödenmesi gereken bir borç olup, Şikayet tarihinden geriye doğru üç aylık ödenmemiş nafakaların da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde davanın süre yönünden reddine karar verilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiştir.

17. HD. 15.9.2003 T. E:7142, K:7923

V- nafaka borcu her ay tahakkuk eden ve ödenmesi gereken bir borç olup, Şikayet tarihinden geriye doğru 3 aylık ödenmemiş nafakanın da bulunmadığı gözetilmeden, yazılı gerekçeyle Şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiştir.

17. HD. 6.11.1997 T. E:14350, K:15128

VI- Şikayetten sonra geriye doğru 3 aylık nafaka borcunun ödenip-ödenmediğinin saptanması açısından, icra takip dosyasındaki tahsilatların borçlu-sanık tarafından yatırılıp-yatırılmadığı belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiştir.

8. CD. 22.9.1997 T. E:11070, K:12035

VII- nafaka alacağı her ay doğan ve ödenmesi gereken bir borç olup İİK.nun 344. maddesinde yer alan nafaka borcunu ödememe suçlarında, ödenmeyen her aya ait cari nafaka için 3 aylık yeni bir Şikayet süresi başlayacağı nazara alınarak, Şikayet tarihinden önceki aya ait tahakkuk etmiş nafaka alacağının henüz ödenmediği anlaşılmakla, dosyadaki bilgi ve belgelerden Şikayetin süresinde olduğu ve atılı suçun oluştuğunun kabulü yerine, yazılı biçimde "Şikayet hakkının düşmesine" karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiştir.

8. CD. 15.9.1993 T. E:7780, K:8856

www.e-uyar.com
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
birikmiş nafaka ve hapis cezası Av.Ufuk Meslektaşların Soruları 17 29-11-2013 10:33
Cezaevindeyken birikmiş nafaka alacaklarım için yeniden şikatet edebilir miyim.?Nafaka yerine toptan ödeme kabul edersem nasıl bir yol izlemeliyim.? KonukEYLÜL Kadınlara Hukuki Destek Merkezi (KAHDEM) 1 15-04-2011 15:30
Birikmiş vekalet ücreti alacağı hukukav Meslektaşların Soruları 2 27-10-2010 14:51


THS Sunucusu bu sayfayı 0,21075892 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.