Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Mahkeme İlamı - İlamsız Takip

Yanıt
Old 21-01-2011, 16:25   #1
Av. Doğan Bekiroğlu

 
Varsayılan Mahkeme İlamı - İlamsız Takip

Davalı müvekkilime, davacı eşi tarafından nafaka davası açılmıştır ve mahkeme dava tarihinden itibaren olmak üzere aylık 250 TL nafakaya hükmetmiştir.Karar tarafımızdan temyiz edilmiştir.Davacı taraf mahkeme ilamına dayanarak icra takibi başlatmış ancak tarafımıza icra emri değil , ilamsız takiplerde ödeme emri gelmiştir.Mahkeme ilamı , ilamsız icra olarak takibe konulabilir mi ? Bilgisi olan meslektaşım varsa paylaşırsa sevinirim.Saygılar..
Old 21-01-2011, 23:56   #2
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

Şaşkın bir karşı tarafla muhatapsınız demektir,yanlışlıkla yaptı herhalde
Old 22-01-2011, 11:32   #3
AV. İLKER VURAL

 
Varsayılan

Tedbir nafakası söz konusu ise ve karar da temyiz edilmiş ise ilamsız takip yolu doğrudur.
Yoksulluk nafakası söz konusu ise, aile ve şahsın hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmeden icra edilemeyeceği için kararın icraya konulması doğru değildir.
Av. İlker Vural
Old 22-01-2011, 12:13   #4
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

nafakaya ilişkin hükümlerin kesinleşmesine gerek yoktur.
Old 22-01-2011, 14:39   #5
Av. Atilla Şen

 
Varsayılan Karar kesinleşmeden nafaka için icra takibi yapılabilir

Mahkemenin nafaka konusundaki kararı kesinleşmeden önce de icraya konulabilir. Ancak ilamlı icra takibi yapılmalıdır. İlamsız takip hatalı olmuş. Bildiğiniz gibi ilamsız takibe süresi içinde icra müdürlüğünde itiraz imkanı var. Karşı taraf belki de icra yazılımının kurbanı olmuş, ya da aceleyle yanlış takip yolunu seçmiş olabilir. Ancak nafaka kararları kesinleşmeden de icraya konulabilecek kararlar arasındadır.
Old 23-01-2011, 00:23   #6
MEHMET BİROL ŞAHİN

 
Varsayılan

İlamı ilamsız takip yoluyla icraya koyan bir kurbandan ziyade uyanık olabilir...İlamsız takibe itiraz ederseniz takip duracak ve takibin devamı için itirazın kaldırılması davası açılacaktır hakkınızda ve tabiiki bir de haksız inkar tazminatı...

Bu uyanık alacaklı nafaka alacağına bir de inkar tazminatı ekleme peşinde gibi geldi bana...
Old 24-01-2011, 15:22   #7
Av. Doğan Bekiroğlu

 
Varsayılan

Benim asıl öğrenmek istediğim , alacaklı taraf ilamsız icra yaptığı için , ödeme emrinin iptali istenebilir mi ?
Old 21-10-2011, 16:35   #8
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

en son sorulan soruyla ilgili bilgisi olan var mıdır acaba? mahkeme ilamı ilamsız icraya konu edildiğinde dosyaya teminat yatırıp tehiri icra kararı sunabilir miyiz? yoksa bu yol ilamlı icrada söz konusudur ilamsızda böyle bir usul yoktur mu demeliyiz? alacaklı neden ilamsız takip yaparak teminat yatırma imkanımı elimden alıyor?? Bu konuda değerli yorum ve görüşlerinize hatta bildiğiniz varsa Yargıtay kararlarına çok acil ihtiyacım bulunmaktadır. Şimdiden teşekkürler...
Old 21-10-2011, 18:23   #9
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.ARZU KILIÇ
en son sorulan soruyla ilgili bilgisi olan var mıdır acaba? mahkeme ilamı ilamsız icraya konu edildiğinde dosyaya teminat yatırıp tehiri icra kararı sunabilir miyiz? yoksa bu yol ilamlı icrada söz konusudur ilamsızda böyle bir usul yoktur mu demeliyiz? alacaklı neden ilamsız takip yaparak teminat yatırma imkanımı elimden alıyor?? Bu konuda değerli yorum ve görüşlerinize hatta bildiğiniz varsa Yargıtay kararlarına çok acil ihtiyacım bulunmaktadır. Şimdiden teşekkürler...

Alacaklı ilamlı takip yapmak zorunda değildir. İlamsız takip yapabilir. Ben olsam, ilamsız takibe itiraz eder, teminat olarak yatıracağım parayı da bu dosyaya yatırırdım. İtirazım kaldırılmadan/iptal edilmeden alacaklı bu parayı alamaz. Açacağı itirazın iptali/kaldırılması davasında ise,öncelikle derdestlik itirazında bulunup; hükmün kesinleşmediğini Yargıtay aşamasından sonra borçlu olup olmadığımın belli olacağını, alacaklının M.K. 2 inci maddesine göre kötüniyetli olduğunu, adi takibe yaptığımız itirazda kötüniyetli olmadığımızı borcun tamamının yatırarak gösterdiğimizi belirtirdim.

Sonra da davanın anlayışlı bir hakime düşmesi için dua ederdim.
Old 21-10-2011, 18:31   #10
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Alacaklı ilamlı takip yapmak zorunda değildir. İlamsız takip yapabilir. Ben olsam, ilamsız takibe itiraz eder, teminat olarak yatıracağım parayı da bu dosyaya yatırırdım. İtirazım kaldırılmadan/iptal edilmeden alacaklı bu parayı alamaz. Açacağı itirazın iptali/kaldırılması davasında ise,öncelikle derdestlik itirazında bulunup; hükmün kesinleşmediğini Yargıtay aşamasından sonra borçlu olup olmadığımın belli olacağını, alacaklının M.K. 2 inci maddesine göre kötüniyetli olduğunu, adi takibe yaptığımız itirazda kötüniyetli olmadığımızı borcun tamamının yatırarak gösterdiğimizi belirtirdim.

Sonra da davanın anlayışlı bir hakime düşmesi için dua ederdim.

Çok teşekkür ederim Suat bey, yorumunuz için... borca itiraz edecek somut bir sebep de yok ki dayanak mahkeme ilamı var ortada... itiraz etmek bir anlamda müvekkilin yüzde kırk yemeyi göz önüne almasına bağlı yani....
Old 21-10-2011, 18:35   #11
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.ARZU KILIÇ
Çok teşekkür ederim Suat bey, yorumunuz için... borca itiraz edecek somut bir sebep de yok ki dayanak mahkeme ilamı var ortada... itiraz etmek bir anlamda müvekkilin yüzde kırk yemeyi göz önüne almasına bağlı yani....

Önceki davada, davaya itiraz etmediniz mi? Üstüne üstlük bir de temyiz ettiniz. Yani henüz kesinleşmiş bir alacak yok. Yazdığım şekilde itiraz ederseniz, sorun olmaz, diye düşünüyorum. İtiraz, takibi durdurmak için. "Dosya Yargıtay'da olup, alacaklıya karşı borcumuz bulunmamaktadır".

Yardım istediniz, yazdım. Elimden gelen bu yani...
Old 21-10-2011, 18:38   #12
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Önceki davada, davaya itiraz etmediniz mi? Üstüne üstlük bir de temyiz ettiniz. Yani henüz kesinleşmiş bir alacak yok. Yazdığım şekilde itiraz ederseniz, sorun olmaz, diye düşünüyorum. İtiraz, takibi durdurmak için. "Dosya Yargıtay'da olup, alacaklıya karşı borcumuz bulunmamaktadır".

Yardım istediniz, yazdım. Elimden gelen bu yani...

yardımınız için çok ama çok teşekkür ederim ... ben niyeyse ilamı ilamsız yolla takibe koyamaz diye birşey arıyorum .. ve tabi olmayan birşeyi aradığım için de bulamıyorum
Old 23-10-2011, 00:08   #13
hukuk işçisi

 
Mesaj

Alıntı:
Yazan Av. Doğan Bekiroğlu
.Mahkeme ilamı , ilamsız icra olarak takibe konulabilir mi ?

Çoğun içinde az da vardır ilkesi gereği; yapılabilmesi için adi yazılı bir belge dahi gerektirmeyen ilamsız takip yolu ile mahkeme ilamında belirtilen alacaklar(ilam işaret edilerek) takip edilebilir.Ancak ilamın alacağa dayanak yapılması, ilamlı icra yolunun imtiyazlarından alacaklıyı faydalandırmaz.Bunun içindir ki; hangi takip yolunu seçtiği takip talebi ile alacaklının isteğine bırakılmıştır.

Nafakaya boşanmanın eklentisi olarak hükmedilmiş ise(yoksulluk,iştirak nafakası) infazı için HUMK. 443.madde (HMK 367. madde) gereği boşanma kararının kesinleşmesi şart.Münferit olarak (boşanma kesinleştikten sonra)açılmış bir nafaka davası var ise davada verilen karar kesinleşmeden infaz edilebilir.Tedbir nafakası boşanma davası devam ederken ara karar ile verildiği için, nihai karar verilip kesinleşinceye kadar ilamsız takibe, sonrasında ise yoksulluk nafakasına dönüşüp ilamlı takibe konu olur.

Sonuç olarak kesinleşmeye muhtaç olmayan bir karar ilamsız takibe konu edildiğinde; yapılacak itirazın, iptali/kaldırılması neticesinde inkar tazminatına hükmedilmemesi için bir sebep göremiyorum ve bu nedenle de karşı tarafın hata ettiğini düşünmüyorum.
Old 24-10-2011, 09:20   #14
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Anlamak için...

Alıntı:
Av. Doğan Bekiroğlu
Alıntı:
Davalı müvekkilime, davacı eşi tarafından nafaka davası açılmıştır ve mahkeme dava tarihinden itibaren olmak üzere aylık 250 TL nafakaya hükmetmiştir.
Karar tarafımızdan temyiz edilmiştir.
Davacı taraf mahkeme ilamına dayanarak icra takibi başlatmış ancak tarafımıza icra emri değil , ilamsız takiplerde ödeme emri gelmiştir.
Mahkeme ilamı , ilamsız icra olarak takibe konulabilir mi?

1.Boşanma davası kesinleşmiş mi?

2.Nafaka alacağı adi alacak hükmünde değil midir?

3.Nafaka alacağına hükmedilen ilamın kesinleşmesi şart mıdır?

4.BK.m.101 hükmüne göre; muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrid olur.
İlama dayanan ve icra takibinin konusunu teşkil eden nafaka alacağı hüküm tarihinde muaccel hale gelmez mi?

5.İlamın adi takiple işleme konulmasına engel bir hüküm var mıdır?

6.Takibe itiraz edilirse... İnkâr tazminatı riski yok mudur?

7.Tehiri icra..?

Saygılarımla
Old 24-10-2011, 11:50   #15
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.ARZU KILIÇ
en son sorulan soruyla ilgili bilgisi olan var mıdır acaba? mahkeme ilamı ilamsız icraya konu edildiğinde dosyaya teminat yatırıp tehiri icra kararı sunabilir miyiz? yoksa bu yol ilamlı icrada söz konusudur ilamsızda böyle bir usul yoktur mu demeliyiz? alacaklı neden ilamsız takip yaparak teminat yatırma imkanımı elimden alıyor?? Bu konuda değerli yorum ve görüşlerinize hatta bildiğiniz varsa Yargıtay kararlarına çok acil ihtiyacım bulunmaktadır. Şimdiden teşekkürler...


Sayın Kılıç,

Yanlış cevap verdiğim için öncelikle özür diliyorum. İİK.nun 364 üncü maddesinin yollamasıyla, HUMK 443 üncü madde ve HMK 367 inci maddesi gereğince, nafaka kararlarının temyizinde icranın ertelenmesi kararı verilemez.

Üstelik yıllar önce, iki forumda ben yazmışım.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=12010

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=28920
Old 24-10-2011, 12:07   #16
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Sayın Kılıç,

Yanlış cevap verdiğim için öncelikle özür diliyorum. İİK.nun 364 üncü maddesinin yollamasıyla, HUMK 443 üncü madde ve HMK 367 inci maddesi gereğince, nafaka kararlarının temyizinde icranın ertelenmesi kararı verilemez.

Üstelik yıllar önce, iki forumda ben yazmışım.

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=12010

http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=28920

esasen ben sorunun nafaka kararlarıyla ilgili kısmında olmadığım için benim açımdan cevabınızda bir yanlışlık yok... yani ben mahkeme ilamlarının (herhangi bir mahkeme ilamını) ilamlı icra yerine ilamsız icraya konulması ve bu durumda teminat/tehiri icra işlemlerinin nasıl yürüyeceği ile ilgili soru sormuştum... dolayısıyla bu noktada cevabınızda en azından benim sorduğum soru açısından bir hata yok sanırım...
Old 24-10-2011, 12:19   #17
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.ARZU KILIÇ
esasen ben sorunun nafaka kararlarıyla ilgili kısmında olmadığım için benim açımdan cevabınızda bir yanlışlık yok... yani ben mahkeme ilamlarının (herhangi bir mahkeme ilamını) ilamlı icra yerine ilamsız icraya konulması ve bu durumda teminat/tehiri icra işlemlerinin nasıl yürüyeceği ile ilgili soru sormuştum... dolayısıyla bu noktada cevabınızda en azından benim sorduğum soru açısından bir hata yok sanırım...

Mahkeme ilamları ilamsız takibe konu edilebilir. Bunda tereddüt yok. İlamsız takipte tehir-i icra kararı verilemez. Çünkü mevzuatta buna dair hüküm yok. Tehir- icra hususunu düzenleyen İİK 36 ıncı maddesidir. Madde ilamlı takiple ilgilidir.
Old 24-10-2011, 12:44   #18
De jure

 
Mesaj

Sayın Kılıç;
Davanızda mahkeme, ara karar gereği tedbir nafakasına hükmetmiştir.Ara kararlar eda niteliğinde değil tespit niteliğindedir.Bu itibarla karşı tarafın ilamsız takip yapması muteberdir.
Old 24-10-2011, 12:59   #19
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan De jure
Sayın Kılıç;
Davanızda mahkeme, ara karar gereği tedbir nafakasına hükmetmiştir.Ara kararlar eda niteliğinde değil tespit niteliğindedir.Bu itibarla karşı tarafın ilamsız takip yapması muteberdir.

"Ara kararla" ilgili yazdıkjlarınıza katılıyorum. Ancak Sayın Kılıç'ın sorusunda, "karar" verildiği ve ilamın icra takibine konu edildiği anlaşılmaktadır.
Old 24-10-2011, 13:17   #20
De jure

 
Mesaj

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
"Ara kararla" ilgili yazdıkjlarınıza katılıyorum. Ancak Sayın Kılıç'ın sorusunda, "karar" verildiği ve ilamın icra takibine konu edildiği anlaşılmaktadır.
Sayın ERGİN;
Bende size katılıyorumİlamlar ilamsız icraya konu olabilir ve tehiri icra olunamaz.Saygılar
Old 24-10-2011, 14:29   #21
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Suat Ergin
Mahkeme ilamları ilamsız takibe konu edilebilir. Bunda tereddüt yok. İlamsız takipte tehir-i icra kararı verilemez. Çünkü mevzuatta buna dair hüküm yok. Tehir- icra hususunu düzenleyen İİK 36 ıncı maddesidir. Madde ilamlı takiple ilgilidir.

evet benim de sıkıntım bununla ilgiliydi... ilamsız takip yapıldığı için teminat yatırıp tehiri icra prosedürünü gerçekleştiremiyorum... konu nafakayla ilgili bir karar değil....
Old 24-10-2011, 15:38   #22
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

Arzu hanım ilamsız takipte şikayet konusu olabilecek bir husus ancak çözüm olabilir mesela ödeme emrinin iptali vb.bu durumda takibin tedbiren durdurulması talep edilebilirbaşkaca bir çözüm yolu yok gibi,kolay gelsin!Alacaklı yan niye mahkeme ilamını ilamsız takip yapmış merak ettim doğrusu,davanın konusu neydi?
Old 24-10-2011, 15:54   #23
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Nazife Eytemiş BAŞAR
Arzu hanım ilamsız takipte şikayet konusu olabilecek bir husus ancak çözüm olabilir mesela ödeme emrinin iptali vb.bu durumda takibin tedbiren durdurulması talep edilebilirbaşkaca bir çözüm yolu yok gibi,kolay gelsin!Alacaklı yan niye mahkeme ilamını ilamsız takip yapmış merak ettim doğrusu,davanın konusu neydi?


tüketici mahkemesinde görülen bir tazminat davasıydı söz konusu olan... kararı ilamsız yoldan takibe koyması karşı taraf vekilinin Yargıtay kararları ışığında yaptığı son derece bilinçli bir yol imiş.. bu haliyle borçlu taraf olarak dosyaya teminat yatırıp temyiz incelemesi sonucuna dek takibi durduramıyoruz... itiraz edilecek birşey de yok... dolayısıyla ödemeye zorlanmış durumdayız.... ancak yine de gerekli şikayet ve itirazlarımızı yaptık bakalım ne netice alacağız...
Old 24-10-2011, 17:42   #24
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.ARZU KILIÇ
tüketici mahkemesinde görülen bir tazminat davasıydı söz konusu olan... kararı ilamsız yoldan takibe koyması karşı taraf vekilinin Yargıtay kararları ışığında yaptığı son derece bilinçli bir yol imiş.. bu haliyle borçlu taraf olarak dosyaya teminat yatırıp temyiz incelemesi sonucuna dek takibi durduramıyoruz... itiraz edilecek birşey de yok... dolayısıyla ödemeye zorlanmış durumdayız.... ancak yine de gerekli şikayet ve itirazlarımızı yaptık bakalım ne netice alacağız...

O zaman size yanıt verdiğim ilk mesajım, halen geçerlidir.
Old 24-10-2011, 18:06   #25
Av.Dursun KARACA

 
Varsayılan

Bir ilam, karşı tarafa tehiri icra yolunu kullandırmamak için ilamsız olarak takibe konulursa,borçlunun itirazı üzerine alacaklı itirazın kaldırılması/iptali yoluna gidip inkar tazminatı isterse, alacaklının iyi niyetli olmadığı iddia edilerek inkar tazminatının reddi istenebilir, diye düşünüyorum.
Old 24-10-2011, 18:26   #26
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.ARZU KILIÇ
tüketici mahkemesinde görülen bir tazminat davasıydı söz konusu olan... kararı ilamsız yoldan takibe koyması karşı taraf vekilinin Yargıtay kararları ışığında yaptığı son derece bilinçli bir yol imiş.. bu haliyle borçlu taraf olarak dosyaya teminat yatırıp temyiz incelemesi sonucuna dek takibi durduramıyoruz... itiraz edilecek birşey de yok... dolayısıyla ödemeye zorlanmış durumdayız.... ancak yine de gerekli şikayet ve itirazlarımızı yaptık bakalım ne netice alacağız...
Valla yeni bir taktik ve tecrübe daha kazandık sayenizde,bu meslekte tecrübelerin sonu gelmez
Old 25-10-2011, 11:03   #27
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan d-karaca
Bir ilam, karşı tarafa tehiri icra yolunu kullandırmamak için ilamsız olarak takibe konulursa,borçlunun itirazı üzerine alacaklı itirazın kaldırılması/iptali yoluna gidip inkar tazminatı isterse, alacaklının iyi niyetli olmadığı iddia edilerek inkar tazminatının reddi istenebilir, diye düşünüyorum.

bende böyle olmasını umarak çeşitli itirazlarda bulundum... borçda henüz kesinleşmemiş durumda mahkeme kararı temyiz edildiğinden yargıtay incelemesi sonucunda netleşecek... ancak karşı tarafın mahkeme kararını ilamlı/ilamsız yoldan takibe koymak gibi bir seçimlik hakkı var ise kötüniyetten bahsetmek ne kadar doğru bilmiyorum... fakat bildiğim tek şey bu durumda borçlunun haklarının elinden alındığıdır.
Old 25-10-2011, 11:32   #28
Av. Hulusi Metin

 
Varsayılan Yasa ve Hukuk

Alıntı:
AV.ARZU KILIÇ
Alıntı:
karşı tarafın mahkeme kararını ilamlı/ilamsız yoldan takibe koymak gibi bir seçimlik hakkı var ise kötüniyetten bahsetmek ne kadar doğru bilmiyorum... fakat bildiğim tek şey bu durumda borçlunun haklarının elinden alındığıdır


Yasa koyucunun düşün(e)mediği,yasanın amacına uymayan bir durum...

İlamın,ilamsız takibe dayanak yapılmış olmasını yasaklayan bir hüküm olmasa da... Uygulama, borçluya tanınmış olan yasal hakların kullanılmasına engel olduğuna göre...

Yasa-Hukuk bağlamında... Bir hukuksuzluk var!

Şikâyet yoluyla sonuç alınabilmeli.
Old 25-10-2011, 11:41   #29
AV.ARZU KILIÇ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hulusi Metin


Yasa koyucunun düşün(e)mediği,yasanın amacına uymayan bir durum...

İlamın,ilamsız takibe dayanak yapılmış olmasını yasaklayan bir hüküm olmasa da... Uygulama, borçluya tanınmış olan yasal hakların kullanılmasına engel olduğuna göre...

Yasa-Hukuk bağlamında... Bir hukuksuzluk var!

Şikâyet yoluyla sonuç alınabilmeli.

bende öyle olmasını umarak gerekli itiraz ve şikayetleri yaptım... umarım sonuç alabilirim... zira borçlu açısından ortada haksız bir durum olduğu açık...
Old 25-10-2011, 12:17   #30
Av. İbrahim YİĞİT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan AV.ARZU KILIÇ
bende öyle olmasını umarak gerekli itiraz ve şikayetleri yaptım... umarım sonuç alabilirim... zira borçlu açısından ortada haksız bir durum olduğu açık...


Üstadım, daha önce cevap veren meslektaşlarımız gibi ben de ilamın, ilamsız icra takibine konu edildiğine dair Yargıtay kararı gördüm. Hatta sitede de vardır ancak araştırmadım. "Gerekçesi de çoğun içinde az da vardır, alacaklı ilamlı takibin kendisine verdiği avantajları kullanmak istememekte serbesttir". Ancak yukarıdaki alıntınızda itiraz ve şikayet haklarınızı kullandığınızı yazmışsınız. Daha önce de sitede bu konuda yapılmış tartışmalar vardı. Yani itiraz ile ileri sürülebilecek hususlar hakkında ayrıca şikayet yoluna başvurulup başvurulamayacağı ile ilgili. Yargıtay'ın şikayet ve itiraz farklı sonuçlar doğurur mantığı ile yaklaştığını ve bu sebeple şikayete de hakkınız olduğunu düşünmekte idim ama aşağıdaki kararda sanki somut olaya uygun sorunda itiraz ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir, şikayetin reddi gerekir yorumunu çıkarıyorum. Hakimlerin düşünce açıları bizlerinkinden biraz farklı geldi. Hep birlikte inceleyelim diye ekledim. Saygılarımla.


YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/16562

K. 2005/20786

T. 25.10.2005

• İLAMSIZ TAKİP ( Alacaklı Para Alacağı İçinde İlamsız Takibe Başvurmadan Dava Açıp Alacağını İlamda Hüküm Altına Aldıktan Sonra Bu İlamı İcraya Koyabildiği )

• PARA ALACAĞININ TAHSİLİ ( Alacaklı Para Alacağı İçinde İlamsız Takibe Başvurmadan Dava Açıp Alacağını İlamda Hüküm Altına Aldıktan Sonra Bu İlamı İcraya Koyabildiği )

2004/m.32

ÖZET : Alacaklı para alacağı içinde ilamsız takibe başvurmadan dava açıp alacağını ilamda hüküm altına aldıktan sonra bu ilamı icraya koyabilir. Fakat alacaklı para alacağının tahsilini sağlamak için ilam almış olsa bile ilamla veya ilamsız icra yollarından birini seçmekte serbesttir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Konusu paradan başka bir şey olan alacaklar için alacaklının ilk önce mahkemede dava açarak ilam alması, ondan sonra da bu ilamın yerine getirilmesi için icra dairesine başvurması gerekir.

Alacaklı para alacağı içinde ilamsız takibe başvurmadan dava açıp alacağını ilamda hüküm altına aldıktan sonra bu ilamı icraya koyabilir. Fakat alacaklı para alacağının tahsilini sağlamak için ilam almış olsa bile ilamla veya ilamsız icra yollarından birini seçmekte serbesttir. İlamsız takip yolunun seçilmiş olması borçlu lehine bir işlemdir. ( İtiraz üzerine takibin durması gibi )

Somut olayda borçlu tarafından yapılmakta olan ilamsız icra takibine 1.3.2004 tarihinde itiraz edilmiş olmakla icra müdürlüğünce 11.3.2004 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Bundan sonra adı geçenin alacaklının para alacağı için ilamlı icra yerine ilamsız takip yolunu seçerek yapmış olduğu takibe karşı icra hakimliğine şikayette bulunması yerinde olmadığından mahkemece şikayetin yukarıda açıklanan kurallar esas alınarak reddine karar verilmesi gerekirken ödeme emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA , 25.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Sayıştay İlamı ve İlamlı Takip Usenas Medeni Usul, İcra ve İflas Hukuku Çalışma Grubu 4 20-12-2009 17:43
İlamsız Takip - Yetkili İcra Av. Hulusi Metin Meslektaşların Soruları 12 03-06-2009 15:55
İlamsız Takip Av.Özlem PEKSÜSLÜ Meslektaşların Soruları 1 27-02-2009 19:42
İlamsız takip yapılabilir mi? egelihukukcu Meslektaşların Soruları 3 14-03-2007 17:35
İlamsız takip Feragat carnerion Meslektaşların Soruları 5 02-02-2007 16:35


THS Sunucusu bu sayfayı 0,20623398 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.