Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

KovuŞturmaya Yer OlmadiĞina Daİr Karara İtİraz

Yanıt
Old 26-11-2010, 11:34   #1
Av.Sezgin KELEŞ

 
Varsayılan KovuŞturmaya Yer OlmadiĞina Daİr Karara İtİraz

Sayın meslektaşlarım,

Müvekkilimin telefonu çalındığı için, Pendik Savcılığa müracaat ettik, savcılık hiçbir araştırma yapmadan format bir gerekçe ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. Bu karara karşı Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesinde itiraz ettik. Ağır Ceza mahkemesi sunmuş olduğum iki sayfa dilekçe ve 4 adet yargıtay kararına rağmen itirazı reddetti. Red gerekçesi: '' karar usul ve yasaya uygun olduğundan itirazın reddine'' . iki satır gerekçe. Bu bence gerekçeli değil, gerekçesiz karar. Mahkeme ne benim iddialarımı değerlendirmiş, ne de savcılık kararını.

Anayasanın 141.maddesinin 3.fıkrası ihlal ediliyor, karar gerekçesiz. Buna rağmen benim Ağır Ceza Mahkemesi kararına karşı hiçbir itiraz hakkım yok, verilen karar kesin. Bütün avukat arkadaşlarım bu ve bunun gibi durumlardan rahatsız.

Oysa ki savcılık hırsızlık olayının vuku bulduğu alışveriş merkezinin kamera kayıtlarını istese veya iletişimin tespiti kararı verse ( iletişimin dinlenilmesi değil!!! ) telefonun yerini tespit çok kolay bir iş. Fakat savcılık iş yükünden kaçıyor. Olan mağdur müvekkilime oluyor. Savcıların ve hakimlerin keyfiliğinden hırsızlar menfaat elde ediyor. Hırsızlar ödüllendiriliyor.

Sonuç:
1- Avukat boşuna çabalıyor,
2- Müvekkilim mağdur ediliyor,
3- Anayasanın 141/3 ihlal ediliyor,
4- Buna karşı yapabileceğim hiçbir şey yok,

Türkiye de avukatlık zor zanaat.

Saygılarımla,

Av.Sezgin KELEŞ
Old 26-11-2010, 11:40   #2
turanuzun

 
Varsayılan

Sayın Sezgin aynı durumdan bizlerde muzdiripiz.
Dün Savcılığın vermiş olduğu kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazda bulundum fakat sonucun değişmiyeceği kanaatideyim. Ben 3 sayfa şikayet dilekçesi ile başvuruda bulundum savcılık bana sadece bir parargraf ile olumsuz yanıt verdi. Oysaki sunduğum deliller o kadar sabitki...
Adli işlerin yoğun olduğunun farkındayım fakat çözümün inceleme yapılmadan umarsızca karar verilmesi olmadığını ne zaman öğreneceğiz.
Old 26-11-2010, 19:24   #3
Av.Erkan Şenses

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Sezgin KELEŞ
Sonuç:
1- Avukat boşuna çabalıyor,
2- Müvekkilim mağdur ediliyor,
3- Anayasanın 141/3 ihlal ediliyor,
4- Buna karşı yapabileceğim hiçbir şey yok,

Türkiye de avukatlık zor zanaat.

Saygılarımla,

Av.Sezgin KELEŞ

Sayın meslektaşım, anılan karara karşı CMK 309 uyarınca 'Kanun Yararına Bozma' yoluna gidebilirsiniz. Olağanüstü kanun yolu sayıldığından AİHM' e başvurmanıza engel bir durum değildir. Ben ağır ceza red kararını kanun yararına bozmaya başvurmadan , AİHS'in 13. maddesi 'Etkili Başvuru Hakkı'nın ihlali iddiasıyla AİHM' e başvurdum. Anılan yolu denemenizi hiç yoktan önerebilirim.

Saygılar
Old 26-11-2010, 20:21   #4
Av.Ömer Güntay

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Erkan Şenses
Sayın meslektaşım, anılan karara karşı CMK 309 uyarınca 'Kanun Yararına Bozma' yoluna gidebilirsiniz. Olağanüstü kanun yolu sayıldığından AİHM' e başvurmanıza engel bir durum değildir. Ben ağır ceza red kararını kanun yararına bozmaya başvurmadan , AİHS'in 13. maddesi 'Etkili Başvuru Hakkı'nın ihlali iddiasıyla AİHM' e başvurdum. Anılan yolu denemenizi hiç yoktan önerebilirim.

Saygılar

Değerli meslektaşım, kanun yararına bozma yoluna gitme hakkı sadece Adalet Bakanına tanınmıştır. Bu karara karşı, en fazla, Bakanlığa bu yola gitmesini sağlamak amacıyla başvuru dilekçesi verilebilir kanısındayım. Saygılarımla.
Old 26-11-2010, 21:40   #5
Av.Erkan Şenses

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Ömer Güntay
Değerli meslektaşım, kanun yararına bozma yoluna gitme hakkı sadece Adalet Bakanına tanınmıştır. Bu karara karşı, en fazla, Bakanlığa bu yola gitmesini sağlamak amacıyla başvuru dilekçesi verilebilir kanısındayım. Saygılarımla.

Saygıdeğer meslektaşım,

CMK m. 309 'öğrenen Adalet Bakanlığı' dediği için-ilk şekli Adalet Bakanı iken Bakanlığı diye değiştirilmiştir- bu durumda Bakanın onayı olmaksızın da ilgili Ceza İşleri Genel Müdürlüğü birimi başvuruyu Yargıtay'a gönderebilir. Bizim başvurumuz Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne yapılır, burası iddiayı ciddi görürse Yargıtay'a götürür. İstisnai bir yol kabul ediyorum ancak denemek gerekir.
Old 26-11-2010, 22:53   #6
BALDIRAN

 
Varsayılan

Meslektaşlarıma katılmakla birlikte Kanun Yararına bozmanın genelde sonuç vermediği, Yargıtay'ın, savcılık KYOK kararının kesin olmadığı, yeni delil bulunması halinde dava açılabileceği yolunda karar verdiği, AHİM'e başvurmanın daha mantıklı olduğu kanaatindeyim.
Old 29-11-2010, 10:14   #7
Av.Sezgin KELEŞ

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım yardımlarınız için teşekkür ederim.

Bu iki yolu bende düşünmüştüm. Fakat hiç uygulama da yapmadığım için açıkcası nasıl olacağını bilmiyorum.

Cevaplarınızdan sonra Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün Kanun Yararına Bozma Bürosu bulunduğunu öğrendim. Sanırım dilekçemi buraya hitaben yazacağım.

Bu konuda bir süre sınırı var mı? Hem Kanun Yararına Bozma başvurusu için hem de AİHM açısından?

Cevaplarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.

Saygılarımla

Av.Sezgin KELEŞ
Old 29-11-2010, 10:20   #8
Av.Erkan Şenses

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım, Kanun yararına bozma dilekçesi açısından bir süre yoktur ancak AİHM'e başvuru açısından itirazın reddi kararının size tebliğinden sonra 6 ay içinde başvuru yapmanız gerekir, ancak mesela 6 aylık sürenin bitmesine 15 gün kala kısa bir mektupla başvuru niyetinizi ortaya koyarsanız, bu durumda 2 ay daha kazanmış olursunuz (ortalama bir süre, mahkeme süreyi belirleyor genelde.
Kolaylıklar dilerim
Old 29-11-2010, 10:48   #9
Av.Oğuzhan Dayar

 
Varsayılan

Evet benim de en sinir olduğum şeylerden birisidir bu itirazın reddi saçmalığı!
Ya sayın meslektaşlarım öyle bir dosyam oldu ki, şikayet konusunun bono olduğu gün gibi ortada, hatta Yargıtay'ın içtihadi bile var. Hepsini ekledim ve itiraz ettim, 4 ay sonra gelen yine aynı formatta bir cevap oldu...

İşin kötüsü insanın eli kolu bağlı!
Old 07-12-2010, 21:26   #10
Av.Sezgin KELEŞ

 
Varsayılan

Sayın meslektaşlarım,

Bu konu ile ilgili tam bugün dilekçemi tamamladım, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Kanun Yararına Bozma Bürosuna gönderecektim ki, o sırada Pendik Cumhuriyet Savcılığından başka bir savcı aradı ve telefonun bulunduğunu, müvekkilimin bizzat teslim almaya gelmesini rica etti.

Tabii ki müvekkilim buna çok sevindi, çünkü telefonda ölen babasının ölmeden önceki son fotoğrafları vardı.

Ben ilk başta çok şaşırdım, takipsizlik verilen dosyadan nasıl telefon bulunur diye.

Sonradan düşününce anladım gerçeği. Ben ilk başta hata ile şikayeti ilk Kartal a yaptım, bir gün sonra müzekkere almak için gittiğimde savcı ile konuşunca savcı dosyayı Pendik e göndereceğini, zaman kaybetmememiz için hemen Pendik ten şikayet yapmamızı söylemişti.

Zaman geçti, tam umudumu kaybetmiştim, bugün telefon bulundu.

Yetkisizlikle Kartal dan Pendik e dosya gelince bir başka savcıya düşmüş ve savcı dilekçemizi dikkate almış ve telefonun IMEI numarasından nerede olduğunu buldurup, telefonu elinde bulunduranları polise yakalatıp, telefonla birlikte adliyeye getirtmiş.

İlahi Adalet sen adamı güldürürsün
Old 08-12-2010, 01:18   #11
alp213128

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
11. CEZA DAİRESİ
E. 2009/1502
K. 2009/14472
T. 20.11.2009
DAVA : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheliler Mahmut ve D.Ali haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.06.2008 tarihli ve 2008/25890 soruşturma, 2008/22666 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Üsküdar İkinci Ağır Ceza Mahkemesi başkanınca verilen 05.09.2008 tarihli ve 2008/871 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelenerek: Dosya kapsamına göre, finansal kiralama sözleşmesi ile devredilen malların sözleşme sona ermesine rağmen iade edilmediği iddiası ile ilgili müşteki vekilinin dilekçesi üzerine hiçbir soruşturma işlemine girişmeden olayın hukuki mahiyette olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesi'nin 14.11.2007 tarihli ve 2007/9636-375 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun'un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun'un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 19.01.2009 gün ve 2008/17-24 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C.Başsavcılığı'nın 29.01.2009 gün ve KYB.2009-18960 sayılı ihbarnamesiyle Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:

KARAR : Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 04.12.2007 gün ve 2007/2-247/257 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK'nın 160. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenen Cumhuriyet Savcısı, kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince de maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almak ve şüphelinin haklarını korumak ile aynı Kanun'un 170. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da soruşturma evresi sonucunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlemek, aksi halde de 172. madde gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar vermek yükümlülüğü altındadır.

Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına karşı yapılacak başvuru yöntemi de CMK'nın 173. maddesinde düzenlenmiş olup, itiraz mercii olarak öngörülen ağır ceza mahkemesi başkanının itirazı yerinde bulması halinde Cumhuriyet Savcısının iddianame düzenleyerek mahkemeye vereceği, itirazın haklı bulunmaması halinde de istemin gerekçeli olarak reddolunacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak bu hükümlerin uygulanabilmesi için Cumhuriyet Savcısının kanuna uygun bir soruşturma yapmış olması zorunlu olup buna karşın, Cumhuriyet Savcısının CMK'nın kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumlarda, itirazı inceleyen merciin, Cumhuriyet Savcısının CMK'nın 160 ve devamı maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak amacıyla itirazın kabulüne karar vermesi gerekmektedir.

SONUÇ : İncelenen dosya içeriğine göre; şüphelilerin, şikayetçi şirket ile kendi aralarında imzaladıkları finansal kiralama sözleşmesi gereğini yerine getirmedikleri gibi, sözleşmenin şikayetçi şirket tarafından tek taraflı olarak sona erdirilmesine karşın suça konu malları da teslim etmemek suretiyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia olunması karşısında; hiçbir soruşturma yapmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup, yasa yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.06.2008 gün ve 2008/25890 soruşturma, 2008/22666 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik vaki itirazın reddine ilişkin mercii Üsküdar İkinci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 05.09.2008 gün ve 2008/871 değişik iş sayılı kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin 5271 sayılı CMK da gözetilerek mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 20.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Asil AlacaĞa İtİraz Olmadan Vekalet Ücretİne İtİraz Edİlebİlİrmİ Av.Sait KESKİNBIÇKI Meslektaşların Soruları 6 10-01-2013 09:24
kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz caraighan Meslektaşların Soruları 3 11-11-2010 12:47
İtiraz Edilmeden Kesinleşen Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara Karşı Ne Yapmalıy kayra_hukuk Meslektaşların Soruları 4 24-05-2010 15:17
İŞgalİn Menİne İlİŞkİn Karara İtİraz Av.Nur Meslektaşların Soruları 0 08-03-2010 11:39
Mbb Davasinda Ceza Verİlmesİne Yer OlmadiĞina Daİr Verİlen Karara KarŞi Kanun Yolu Av.Mehmet SAVRUN Meslektaşların Soruları 2 22-11-2007 21:15


THS Sunucusu bu sayfayı 0,13661003 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.