Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Haczın Fekki Talebınde Tahsil Harci

Yanıt
Old 12-06-2006, 17:39   #1
AV. MUSTAFA ALİ

 
Varsayılan Haczın Fekki Talebınde Tahsil Harci

2003 Yılında yapmış olduğum bir ilamlı takipte, borçlu olan müteahhit şirketin üzerine kayıtlı g.menkul (daire) üzerine haciz şerhi koydurtmuştum. Meğer müteahhit 3. bir kişiye daireyi haricen satmış. 3. şahsın bizim şerhten hiç haberi yok. Tapuyu üzerine almak isteyince öğrenmiş. Gitmiş bizim alacaklıyı bulmuş, yalvarmış yakarmış... Alacaklı/müvekkil bizi aradı, haczi kaldırmamızı istedi. Beraberce icra dairesine gittik, 3. şahsın dairesine mahsus olarak haczin fekki talebinde bulundum. İcra müdürü tamam dedi ama bana fek taleblerinde tahsil harcı alınmasına dair Manisa İcra Hakimliğinin Yargıtay onaylı kararı ile bu karardan bahsederek harc tahsil edilmesinin gerekliliğine dair müfettiş raporu gösterdi. Alacaklı vekili, alacağının tahsili imkanını ortadan kaldıracak şekilde g.menkul veya trafikteki haciz şerhlerinin fekkini isterse, bu alacağını HARİCEN TAHSİL ETTİĞİNE KARİNE teşkil ediyormuş. Bundan dolayı tahsil harcı alınmadan fek talebi reddedilmeliymiş (Hakimin kararını küçümsemek gibi bir niyetim yok. O günkü ruh halime uygun cümleler bunlar). Oysa bizim dosyadaki şirket batık, tek kuruş tahsilat yok. Durum 3. şahsa anlattım, boynunu büktü. Alamadığım dosya alacağımın tahsil harcını dosyaya yatırdı, daireyi yeniden alıyormuş gibi...
Sorum şu:Başka icra dairelerinde, başka ve yakın tarihlerde aynı talebi defalarca yaptığım halde, bu uygulamayla ilk defa karşılaştım. Bu yeni bir uygulama mı(gösterilen Manisa M. kararı 2003 yılına aitti), her yerde uygulanıyor mu, bu durum yukarıda başımdan geçen hadisede olduğu gibi haksız uygulamalara yol açacağından, buna dair ne yapılabilir? TEŞEKKÜRLER.
Old 12-06-2006, 20:33   #2
timucin999

 
Varsayılan

Bence harcı yatırmayıp İcra Müdüründen fek talebinizin reddine karar vermesini isteseydiniz sonra da verilen karara karşı Tetkik Merciine Şikayet yoluna başvurmalı idiniz bence sizde de hata var ayrıca Böyle bir uygulama Türkiye'de sadece sizin talepte bulunduğunuz İcra da mevcut ?
Old 14-06-2006, 14:48   #3
Gamze Dülger

 
Varsayılan

Sayın Timucin999,
Sayın Av.Mustafa Ali'nin beyanları maalesef doğrudur.Bu konuda Manisa İcra Hukuk Mahkemesi kararını neredeyse tüm icra daireleri uygulamaktadır.Harçlar kanunu hilafına mahkeme kararı var mı hususunu açıklığa kavuşturmak gerekir.
Bence vekil meslektaşlarım,sırf işleri çabuk görülsün ve zaman kaybından kurtulunsun diye bu harcı ödemek zorunda kalıyorlar.Ancak talep yanlış olduğu gibi,biz uygulayıcıların teslimiyeti de yanlış.
Manisa Mahkemesi'nin verdiği kararı inceledim.İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yalıpmış bir takipte gayrımenkule 150/c şerhi konuyor.Ardından alacaklı haczin kaldırılması yani 150/c şerhinin kaldırılması talebinde bulunuyor.Mahkemede yıllarca ödenmemiş ve hatta takibe konulmuş ipotek ödenmeden şerhin kaldırılması talebinin alacağın tahsili anlamında karine olacağını belirtmiş.Karara göre alacaklı alacağını tamamen garanti altına almışken ve satışa hemen geçebilecekken,150/c şerhini kaldırır tarzda ki talebin tahsilat anlamında olduğunu beyan etmiş.Ve karar Yargıtayca onanmıştır.
Ancak normal haciz kaldırma taleplerinde,icra müdürlerinin her işlemin altındaki niyeti sorgumala gibi bir görevleri yoktur.Kanun tam aksini emretmektedir.Dairede beyan esastır.Kanunlar karinelerin önüne geçer.Bir karine ancak iddia var ise belki incelebilir.İddia ise İcra Müdürlerinin görevi değildir,diye düşünüyorum.
Bu nedenle meslektaşlarımın hukuku-kanunları doğru yöntem ve doğru şekilde uygulamaları,bu şekilde genele yönelebilecek yanlış uygulamaların önüne geçeceğini düşünüyorum.Saygılarımla
Old 16-06-2006, 12:41   #4
AV. MUSTAFA ALİ

 
Varsayılan

Sayın Gamze Dülger, öncelikle yanıtınız için teşekkür ederim. Eğer mümkünse Manisa İcra Hakimliğinin kararını bana gönderebilir misiniz.
Old 27-09-2006, 21:00   #5
umutlaw

 
Varsayılan 26027 sayılı Resmi Gazete

Sayın Meslekdaşım,

18.12.2005 tarih ve 26027 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 49 Seri No’lu Harçlar Kanunu Genel Tebliğine bakınız.

Saygılarımla
Old 10-11-2006, 23:25   #6
Mustafa O.

 
Varsayılan Haczin Kaldırılması İle Tahsil Harcı Alınamaz

HACZİN KALDIRILMASINI İSTEME VEYA HACİZDEN VAZGEÇME TAHSİL ANLAMINA GELMEZ VE HACZİN KALDIRILMASI İSTENDİ DİYE TAHSİL HARCI ALINAMAZ
"Tahsilat olmadığı halde, haczin kaldırılmasının istenmesi halinde tahsil harcının alınmasına" ilişkin uygulama TAMAMEN HUKUKA VE YASAYA AYKIRIDIR. Bu yanlış uygulama bugünlerde (08.11.2006) Ankara adliyesine de geldi.
Dğerli meslektaşlarımla paylaşmak isterim ki, ben bu uygulamayı "şikayet" yolu ile çözdüm ve lehime karar alarak, benden alınan haksız tahsil harcını geri aldım. KOnuya aydınlık getirmesi amacıyla : Diğer yorumcu arkadaşlarımın bahsettiği Manisa İcra Mahkemesinin Kararının varlığı ve bu kararın Yargıtayca oanandığı da doğrudur (Manisa İTM 2003/347 Es., 2003345 K., 06.06.2003 T. - Y argıtay 12. HD 2004/3868 E., 2004/8142 K. 05.04.2004 tarihli gerekçesiz onama ilamı). Bu karar TAMAMEN YANLIŞ ve YASALARA AYKIRI bir karardır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki : HARÇLAR KANUNUNUN İLGİLİ HÜKÜMLERİ
“Nispi harçlarda ödeme zamanı” başlıklı 28. maddesinin
“b) İcra Tahsil Harcı” başlık bendinde “İcra takiplerinde Tahsil Harcı alacağın ödenmesi sırasında, ödeme yapılmayan hallerde harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç alacağı icranın yerine getirilmesiyle doğar.” şeklindeki hükmü,
Yine diğer bir maddesinin, ‘İcra takibinden vazgeçme’ başlıklı 23. maddesinin
“Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır.”
Bu çerçevede Yargıtayın yukarıda Manisa İTM'nin kararını onayan kararından daha yeni tarihli kararı aynen şu şekildedir ve DOĞRU OLAN DA BUDUR :

T.C. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
Esas : 2004/9189 Karar : 2004/13126 Tarih : 24.05.2004
ÖZET : Alacaklı asil, icra dairesine yapmış olduğu başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olup, takipten vazgeçtiğine ait beyanı bulunmamaktadır. 492 S. Harçlar Yasasının 23. maddesinde, takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörülmüş olup, anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığından icra müdürlüğünce tahsil harcı alınması doğru değildir. Ayrıca; alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal de bulunmamaktadır.
(492 sayılı Harçlar K. m. 23)
KARAR METNİ : YARGITAY İLAMI
Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı asil, icra dairesine yapmış olduğu 30.3.2004 günlü başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olup, takipten vazgeçtiğine ait beyanı bulunmamaktadır. 492 S. Harçlar Yasasının 23. maddesinde, takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörülmüş olup, anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığından icra müdürlüğünce tahsil harcı alınması doğru değildir. Ayrıca; alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal de bulunmamaktadır. İcra müdürünün anılan durumun aksine yaptığı işlem yerinde olmadığından mahkemece şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 24.05.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı bir paradır. Tahsil harcı da, bu amaca yönelik olup ve alacaklıya tediye (veya borçlunun ödemesi alinde) sırasında alındığına göre, takip masrafları çıkarıldıktan sonra geri kalan miktar üzerinden hesaplanması gerekir. Çünkü alacaklıya yapılan hizmet, kendisine yapılan ödeme kadardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Esas: 2004/12–336 Karar: 2004/338 Tarih: 09.06.2004 tarihli kararında da belirtildiği üzere, “İcra tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında tahsil olunur. Devlet, verdiği hizmet yani yaptığı tahsilât kadar harç almayı hak etmiştir.” (YKD Ocak-2005 Sf:9)

İcra dosyasında hiçbir tahsilât olmadığı halde HACZİN kaldırılmasını istemiş olmayı 'ALACAĞIN TAHSİL EDİLDİĞİNE "KARİNE" SAYMAK' ÇOK BÜYÜK BİR HATADIR. Kanunun öngörmediği bir karine YORUM YOLU İLE GETİRİLEMEZ. İcra İflas Kanununda ve Harçlar Kanununda YORUM VEYA KIYAS YAPILAMAZ. Eğer bu duruma en küçük bir açık verilirse, şimdi yaşanılan durum gibi. Anlamsız durumlarla karşılaşılır. Anlamsız durumlara örnek olarak : Örneğin icra dosyasında iki adet ayrı hacizli mal var, bir tanesi üzerindeki haczin kaldırılması istendi ne olacak ? - Mahcuz mala ilişkin satış süreleri içerisinde satış istenmedği için haciz yasa gereği kendiliğinden düştü, kendiliğinden düşen haciz için tahsil harcı kimden alınacak ? -
Yasaların çoğu ve Hukuk mantık dışı değildir. Hukukçu veya hukukla ilgili olan veya olmak zorunda kalan serbest veya devlete bağlı olan kişilerin BİR MESELEYİ ANLAMAYA ÇALIŞIRKEN, SABİT FİKİRLİ OLMAMALARI, KENDİ HAKKANİYET DUYGULARINA GÖRE DEĞİL DE HUKUKUN ÖNGÖRDÜĞÜ HAKKANİYETE GÖRE meseleleri anlamaya çalışmalarında büyük yarar olduğu kanaatindeyim.
Old 11-11-2006, 09:36   #7
Av.Nebi

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan timucin999
Bence harcı yatırmayıp İcra Müdüründen fek talebinizin reddine karar vermesini isteseydiniz sonra da verilen karara karşı Tetkik Merciine Şikayet yoluna başvurmalı idiniz bence sizde de hata var ayrıca Böyle bir uygulama Türkiye'de sadece sizin talepte bulunduğunuz İcra da mevcut ?

Bu dediğinizden sonuç alınmaz çünkü icra dairesinn uygulaması öyle. Konyada da durum böyle. Müfettiş incelemesindin biraz daireler çekiniyor. Müfettiş bu haciz niye konmuş niye kalkmış dese müdür birşey diyemiyor çünkü dosyada bir tahsilat yok ama haricen tahsil edildiği aşikar ve bir alınmayan feragat harcı söz konusu.

İzmirde bizim 100 bin YTL lik bir takip vardı haricen olay halloldu tabi iş arabalar üzerindeki haczin kaldırılmasına geldi. Tabi 100 bin ytl nin feragat harcını tahmin edersiniz ki büyük bir meblağ müdür de razı olmadı dosya ya beyan etmeden fek yazamayız dedi. Bizde 5 000 YTL haricen tahsil edildi şeklinde beyan edip 5 000 YTL nin tahsil harcını yatırdık ve hacizleri kaldırdık.

Demek istediğim sizde bu şekilde haricen düşük bir meblağ tahsil edilmiş gibi gösterip haczi kaldırabilirdiniz. Tabi müdür razı olursa Saygılar...
Old 11-11-2006, 10:08   #8
Mustafa O.

 
Varsayılan Nebi Bey, kendinizi ihbar ediyorsunuz, ayrıca tevsiyeniz gayrı hukuki!

Sayın Nebi Bey, kendinizi ihbar ediyorsunuz, tavsiyeniz gayrı hukuki, ayrıca sonuç alınamayacağına yönelik düşünceniz yanlış. Ben sonuç aldım.
İcra dairelerinin "uygulamaları" sonuç alınamamasının gerekçesi olamaz. Ayrıca sonuç alınacak yer, yargılama makamı olan Mahkemelerdir. İİK'daki şikayet müessesesi bu tür durumlar için var. Ayrıca ve özellikle belirtmekte yarar var ki, "müfettişlik" makamı da bir yargılama makamı değildir. Devlet memurlarının müfettişlerden çok çekindekleri doğrudur. Lakin yargılamayı yapan merciinin Mahkeme olduğu ve bir çok haksız işlemden sonuç alındığı da doğrudur.
Alacaklı veya borçlu açıkça bir tahsilat beyanını bildirmedikçe bir icra dosyasındaki herhangi bir işlemden, alacağın haricen tahsil edilmiş olduğu asla "aşikar" olamaz.
Burada şahsi düşüncelerimi sunmamın amacı gerçekte harici tahsilat olduğu halde, bunu dosyaya beyan etmeyerek harç veya vergi kaybına yol açacak düşüncelere hukuki dayanak sağlamak asla değil.
Doğru olan, bir tahsilat varsa bunun mutlaka dosyaya beyan edilmesi ve bu durumdan kaynaklanan feri yükümlülüklerin yerine getirilmesidir.
Gerçekte hiç bir tahsilat olmadığı halde, icra müdürlüklerinin, icra dosyasındaki talepleri, yanlış ve yasalara aykırı olarak "tahsilat karinesi" olarak görmeleri, yani bir nevi kehanette bulunarak, tahsilatı varsaymaları çok büyük bir hukuki yanlıştır.
Tavsiyenizi tekrar gözden geçirmenizi saygıyla talep ediyorum. Esen kalınız.



Alıntı:
Yazan Av.Nebi
Bu dediğinizden sonuç alınmaz çünkü icra dairesinn uygulaması öyle. Konyada da durum böyle. Müfettiş incelemesindin biraz daireler çekiniyor. Müfettiş bu haciz niye konmuş niye kalkmış dese müdür birşey diyemiyor çünkü dosyada bir tahsilat yok ama haricen tahsil edildiği aşikar ve bir alınmayan feragat harcı söz konusu.

İzmirde bizim 100 bin YTL lik bir takip vardı haricen olay halloldu tabi iş arabalar üzerindeki haczin kaldırılmasına geldi. Tabi 100 bin ytl nin feragat harcını tahmin edersiniz ki büyük bir meblağ müdür de razı olmadı dosya ya beyan etmeden fek yazamayız dedi. Bizde 5 000 YTL haricen tahsil edildi şeklinde beyan edip 5 000 YTL nin tahsil harcını yatırdık ve hacizleri kaldırdık.

Demek istediğim sizde bu şekilde haricen düşük bir meblağ tahsil edilmiş gibi gösterip haczi kaldırabilirdiniz. Tabi müdür razı olursa Saygılar...
Old 11-11-2006, 10:26   #9
ayhakan

 
Varsayılan

Konu çok açık, İcra Md.'lerinin fiili uygulamaları maalesef ,biz uygulayıcılar tarafından "kanun mesabesinde" algılanmaktadır. Ancak şikayet müessesesi işletilip ilgili "yasa" nın uygulatılması mecburiyetindeyiz. Aksinin izahını kimseye yapmanız mümkün değildir. İcra md'lüğü benim taleplerim ile bağlıdır, icra müdürü'nün tahlisat varsayımlarını icra dosyasına, yani kararına geçirmesini talep edin bakalım durum ne oluyor ?
Old 11-11-2006, 11:36   #10
Av.Nebi

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Mustafa Ozogul
Sayın Nebi Bey, kendinizi ihbar ediyorsunuz, tavsiyeniz gayrı hukuki, ayrıca sonuç alınamayacağına yönelik düşünceniz yanlış. Ben sonuç aldım.
İcra dairelerinin "uygulamaları" sonuç alınamamasının gerekçesi olamaz. Ayrıca sonuç alınacak yer, yargılama makamı olan Mahkemelerdir. İİK'daki şikayet müessesesi bu tür durumlar için var. Ayrıca ve özellikle belirtmekte yarar var ki, "müfettişlik" makamı da bir yargılama makamı değildir. Devlet memurlarının müfettişlerden çok çekindekleri doğrudur. Lakin yargılamayı yapan merciinin Mahkeme olduğu ve bir çok haksız işlemden sonuç alındığı da doğrudur.
Alacaklı veya borçlu açıkça bir tahsilat beyanını bildirmedikçe bir icra dosyasındaki herhangi bir işlemden, alacağın haricen tahsil edilmiş olduğu asla "aşikar" olamaz.
Burada şahsi düşüncelerimi sunmamın amacı gerçekte harici tahsilat olduğu halde, bunu dosyaya beyan etmeyerek harç veya vergi kaybına yol açacak düşüncelere hukuki dayanak sağlamak asla değil.
Doğru olan, bir tahsilat varsa bunun mutlaka dosyaya beyan edilmesi ve bu durumdan kaynaklanan feri yükümlülüklerin yerine getirilmesidir.
Gerçekte hiç bir tahsilat olmadığı halde, icra müdürlüklerinin, icra dosyasındaki talepleri, yanlış ve yasalara aykırı olarak "tahsilat karinesi" olarak görmeleri, yani bir nevi kehanette bulunarak, tahsilatı varsaymaları çok büyük bir hukuki yanlıştır.
Tavsiyenizi tekrar gözden geçirmenizi saygıyla talep ediyorum. Esen kalınız.

Kaç avukat haricen tahsil ettiği her parayı dosya ya beyan ediyor acaba ? benim çevremde pek yok da. Acaba benim çevremde mi kötü niyetli avukatlar var
Üzerine haciz konulmuş bir menkul/g.menkul'ün üzerindeki haczi kaldırılması için dosya ya tahsil harcı yatırmadan yapmanın yolu nedir ? Ben diğer bir yolunu bilmiyorum da o yüzden ?
Old 11-11-2006, 11:58   #11
Mustafa O.

 
Varsayılan Sayın Nebi Bey,

Alıntı:
Yazan Av.Nebi
Kaç avukat haricen tahsil ettiği her parayı dosya ya beyan ediyor acaba ? benim çevremde pek yok da. Acaba benim çevremde mi kötü niyetli avukatlar var
Üzerine haciz konulmuş bir menkul/g.menkul'ün üzerindeki haczi kaldırılması için dosya ya tahsil harcı yatırmadan yapmanın yolu nedir ? Ben diğer bir yolunu bilmiyorum da o yüzden ?

Yukarıda yazdığım yorumların tamamını okumadınız zannedersem. Hiç bir tahsilat beyan etmediğiniz halde, menkul yahut gayrımenkul üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ettğinizde, icra müdürlüğü sizden tahsil harcı alamaz. Alırsa bu durumu İcra Mahkemesine "şikayet" yolu ile götürüseniz ve benim yukarıdaki yorumlarımda eklediğim Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun ve Harçlar Yasasının ilgili hükümlerini de dilekçenize eklerseniz, şikayetinz kabul edilebilecek ve yatırmak zorunda kaldığınız harcı geri alabileceksiniz. Yukrıda zikrettiğim Yargıtay kararları da aynene benim bu dediğimi belirtmiştir.
Birinci fıkrada belirttiğiniz husus ise üzücü, siz beyan ediyorsunuz, ben beyan ediyorum, bu bizim için yeterli. Kötü emsal olmaz. Kötünün emsal teşkil ettiğine ilişkin düşünce, eyilim bizi kötü sonuçlara götürür. Düşmanla dolu bir gemide, bir tane dahi iyi insanın varlığı o geminin batırılmasını engeller.
Old 11-11-2006, 12:12   #12
Av.Nebi

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Mustafa Ozogul
Yukarıda yazdığım yorumların tamamını okumadınız zannedersem. Hiç bir tahsilat beyan etmediğiniz halde, menkul yahut gayrımenkul üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ettğinizde, icra müdürlüğü sizden tahsil harcı alamaz. Alırsa bu durumu İcra Mahkemesine "şikayet" yolu ile götürüseniz ve benim yukarıdaki yorumlarımda eklediğim Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun ve Harçlar Yasasının ilgili hükümlerini de dilekçenize eklerseniz, şikayetinz kabul edilebilecek ve yatırmak zorunda kaldığınız harcı geri alabileceksiniz. Yukrıda zikrettiğim Yargıtay kararları da aynene benim bu dediğimi belirtmiştir.
Birinci fıkrada belirttiğiniz husus ise üzücü, siz beyan ediyorsunuz, ben beyan ediyorum, bu bizim için yeterli. Kötü emsal olmaz. Kötünün emsal teşkil ettiğine ilişkin düşünce, eyilim bizi kötü sonuçlara götürür. Düşmanla dolu bir gemide, bir tane dahi iyi insanın varlığı o geminin batırılmasını engeller.

Yukardaki yargıtay kararı gözümden kaçmış. Haklısınız bu durumda. Öğrenmiş oldum saygılar...
Old 01-12-2006, 19:17   #13
icra20

 
Varsayılan

Herşey açık. alacaklı alacağından veya takipten açıkça beyan etmediği müddetçe vazgeçme harcı ödemek zorunda değildir. Sadece haczin kaldırılma talebi harca tabi değildir. Özellikle yanlış bir uygulama daha mevcut İİK.150/c şerhinin fekki halinde aynı şekilde harca tabi değildir, bu şerhle birlikte takipten vazgeçilmesi açıkça tutanağa geçirilirse vazgeçme harcına tabidir.
Old 22-12-2006, 13:33   #14
av.beyşehirli

 
Kitap Yatan paradan tahsil harcı düşülmeyeceği

Bakırköy 2.İcra mahkemesinin bir kararı üzerine Yargıtay 12.Hukuk Dairesi 2003 yılında aşağıdaki kararı vermiştir.


Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi İcra Hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir. Harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı bir paradır. Tahsil harcı da, bu amaca yönelik olup ve alacaklıya tediye sırasında alındığına göre, takip masrafları çıkarıldıktan sonra geri kalan miktar üzerinden hesaplanması gerekir. Çünkü, alacaklıya yapılan hizmet, kendisine yapılan ödeme kadardır.

Nitekim, 492 Sayılı Harçlar Kanununda tahsil harcının, tahsil olunan paradan alınacağı belirtilmiştir. Bu tahsil olunan para, alacaklı tarafından alınan paradır. İİK.nun 15. maddesine göre de; kanunda hilafı yazılı değilse bütün harç ve masraflar borçluya ait olup, neticede ayrıca huküm ve takibe hacet kalmaksızın tahsil olunur. Sadece cezaevi harcı 2548 sayılı yasanın l. Madde 2. fıkrası gereğince borçluya yükletilemez, bu harcın yükümlüsü alacaklıdır.

3.7.2001 tarihli, Resmi Gazete ile yayınlanan 4681 sayılı yasanın geçici 4. maddesine göre, yeniden yapılandırma süreci içinde bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacıyla açılmış ve açılacak dava ve takipler sonuçlandırılıncaya kadar 492 Sayılı Harçlar Kanunun 2. 23 maddeleri hükümlerinin uygulanmayacağı hükmü getirilmiştir.

Yukarıdaki ilkeler ve yasa hükümleri gözönünde bulundurularak İcra Müdürlüğüne yatırılan para alacaklıya ödenirken bundan tahsil harcı düşülemez. Yatan paranın alacaklıya ödenmesi gerekir. Ancak, tahsil harcının mükellefi borçlu olduğundan İİK.nun 15. maddesi gereğince ayrıca hüküm ve ayrı bir takibe gerek kalmaksızın yapılan takipte tahsil harcı yönünden muhtıra çıkarılmak suretiyle borçluya yöneleceği tabidir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), oybirliğiyle karar verildi.



Farklı bir durum ama Haricen tahsilat ile ilgili olarak da benzer içtihatlar var ise yararlanabiliriz.Saygılarımla,
Old 23-12-2006, 16:17   #15
Mustafa O.

 
Varsayılan

Dediğin gibi sevgili meslektaşım ve hemşehrim, belirttiğin hususun konumuzla hiç bir ilgisi yok. Ayarıca belirttiğin karar gibi 12. hukuk dairesinin bir çok kararı var, ancak Hukuk Genel Kurulu belittiğin konuda tamamen AKSİ bir kararla, sadece 12. daire üyelerinin muhalefeti ile tartışmaya 2 veya 3 yıl evvel noktayı koydu.
Old 23-12-2006, 19:55   #16
süleyman zengin

 
Varsayılan

Sayın Av.Beyşehirli, sizin yukarıda bahsettiğiniz yargıtay kararı sadece 4 ay kadar geçerli idi. Ancak daha sonra yargıtay bu görüşünü değiştirdi.Dosyaya yatırılan paradan oransal olarak tahsil harci alınmaktadır.Ayrıca müvekkil de alacağını haricen aldı demeniz de zimmen feragat anlamında olup, bu durumda da harç doğar.Hiç bir beyanda bulunmayıp, sadece vekalet ücretini talep etmeniz de mümkün değil. Çünkü icra müdürü bu durumda da zimmen feragattan sözedecektir.Aslında sorunuzun cevabını siz vermişsiniz.Sorunuz cevabı sizin yazınızın son cümlesi.

Sayın Mustafa Özoğul'un söylediği gibi HGK bu uygulamaya son verdi. Ancak, biz de 4 ay kadar içimize sinmese de 12.HD 2003 tarihli kararını uyguladık.
Old 23-12-2006, 22:41   #17
icra20

 
Varsayılan

Dikkatimi çeken bir husus var Av.Nebi icra dairelerinin müfettişlere direnmediklerini söylemektedir. Sayın Av.Nebi müfettişlerimizde yasalar doğrultusunda işlem yapmamızı istemektedirler. Şayet müfettişin karşısında müfettişi ikna edebilecek bir icra müdürü olmazsa tabiiki müfettişin dediklerini yapmak zorunda kalmaktadır. Oysa yaptığı işlemin yasal dayanağını bilmeden ordan burdan sordukları ile bugüne kadar uygulamayı sürdüren bazı meslektaşlarımız vardır. Bizlerde bunların sıkıntısını çekiyoruz. Zira araştırma yapmamaktadırlar. Düşünün THK.sitesinde kaç icra müdürü üye olupta bilgi alışverişinde bulunmaktadır. Ben şu ana kadar Süleyman Zengin adlı arkadaşımızdan başka birisine rastlayamadım. ve malesef göreve başladıkları günden itibaren hep tecrübeli diye güvendikleri meslektaşların bilgisine başvurulmakta yanlış olsa bile artık yıllarca doğru olarak değerlendirilip uygulanmaktadır. Çok üzüldüğüm bir hususta bazı meslektaşlarımız yargıtay kararlarınıda hiç saymakta, efendim yargıtay kararları devamlı değişmektedir. Yargıtay kararları kanun değildir, fikrinde olup ve kendisince bir yorum yaratarak karar vermektedir. İşte bu zihniyete sahip meslektaşlarımızla iştişare içerisinde olup karar veren meslektaşlarımız anımsanamayacak kadar fazladır. Dediğim gibi müfettişlerimize gerçek anlamda gerekçe ve dayanak gösterdiğimizde bizleri bile takdir etmektedirler, ve ikna olmaktadırlar. Formu incelediğinizde haciz kaldırmayla birlikte takipten vazgeçilmediği müddetçe harca tabi değildir, biraz daha açıklayayam icra müdürü haczin kaldırılmasını hiçbir şekilde yorumlayamaz, çok yakın bir zamanda başımdan geçen bir olayı anlatırsam ne demek istediğimi anlayacaksınız,
İİK.nun 150-c şerhinin kaldırılmasından dolayı ben harç almamaktayım,zira bu hususta genelgeler, mütalaalar olduğu gibi mahkeme kararlarıda mevcuttur. Ve İİK.nun 150-c şerhinin kaldırılması ile birlikte takipten vazgeçme talebi mevcutsa harç almaktayım. Ancak böyle bir talepte bulunan vatandaştan harç istemem üzerine efendim sen başka dosyalardan harç almıyorsun benim dosyamdan neden harç alıyorsun diye beni şikayet etmesi sonucu hakkımda görevi kötüye kullanmaktan dolayı dava açıldı, tabiiki burada savcının bilgisizliğinide beyan etmek istiyorum. Neyse duruşma esnasında uygulamaya yönelik diğer meslektaşım icra müdürü tanık olarak dinlenildi,hakim tarafından sorulan soru üzerine evet icra müdürü meslektaşım yaptığı işlem doğrudur sadece şerhin kaldırılmasından harç alınmamaktadır. ancak ben almaktayım diye cevap vermesi üzerine hakimin tekrar sorusu üzerine neden alıyorsun diye sorduğunda devletin kaybı var ve vatandaş harç ödememek için böyle taleplerde bulunmaktadır,diye yanıtladığında orada hazır bulunan mahkeme heyeti ve şahıslar bu beyanı hayretle karşılamışlardır. Düşünün hem harç alınmaz diyor ancak buna rağmen yine almaktadır. İşte bu zihniyete sahip icra müdürleri görevde olduğu müddetçe ve sayın avukatlarımızda bu şahısların yanlış uygulamalarını düzeltme yoluna gitmedikleri müddetçe malesef yanlış uygulamalar devam edecektir. Genelde avukatlarımızda meslektaşlarımızın yaşına ve tecrübesine saygı göstererek konuyu tartışmamaktadırlar. Oysa yanlış yapmaktadırlar İşte böyle zihniyete sahip meslektaşlarımız olduğu müddetçe müfettişleri ikna etmeleri mümkün değildir, Zira mesleki tecrübesi var ancak mesleki bilgisi yoktur. Daha çok örnekler var, bu yüzden sizlerin doğruları uygulatmanız için direnmenize ihtiyacımız var,
Old 24-12-2006, 11:33   #18
Av.Nebi

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan icra22
Dikkatimi çeken bir husus var Av.Nebi icra dairelerinin müfettişlere direnmediklerini söylemektedir. Sayın Av.Nebi müfettişlerimizde yasalar doğrultusunda işlem yapmamızı istemektedirler. Şayet müfettişin karşısında müfettişi ikna edebilecek bir icra müdürü olmazsa tabiiki müfettişin dediklerini yapmak zorunda kalmaktadır. Oysa yaptığı işlemin yasal dayanağını bilmeden ordan burdan sordukları ile bugüne kadar uygulamayı sürdüren bazı meslektaşlarımız vardır. Bizlerde bunların sıkıntısını çekiyoruz. Zira araştırma yapmamaktadırlar. Düşünün THK.sitesinde kaç icra müdürü üye olupta bilgi alışverişinde bulunmaktadır. Ben şu ana kadar Süleyman Zengin adlı arkadaşımızdan başka birisine rastlayamadım. ve malesef göreve başladıkları günden itibaren hep tecrübeli diye güvendikleri meslektaşların bilgisine başvurulmakta yanlış olsa bile artık yıllarca doğru olarak değerlendirilip uygulanmaktadır. Çok üzüldüğüm bir hususta bazı meslektaşlarımız yargıtay kararlarınıda hiç saymakta, efendim yargıtay kararları devamlı değişmektedir. Yargıtay kararları kanun değildir, fikrinde olup ve kendisince bir yorum yaratarak karar vermektedir. İşte bu zihniyete sahip meslektaşlarımızla iştişare içerisinde olup karar veren meslektaşlarımız anımsanamayacak kadar fazladır. Dediğim gibi müfettişlerimize gerçek anlamda gerekçe ve dayanak gösterdiğimizde bizleri bile takdir etmektedirler, ve ikna olmaktadırlar. Formu incelediğinizde haciz kaldırmayla birlikte takipten vazgeçilmediği müddetçe harca tabi değildir, biraz daha açıklayayam icra müdürü haczin kaldırılmasını hiçbir şekilde yorumlayamaz, çok yakın bir zamanda başımdan geçen bir olayı anlatırsam ne demek istediğimi anlayacaksınız,
İİK.nun 150-c şerhinin kaldırılmasından dolayı ben harç almamaktayım,zira bu hususta genelgeler, mütalaalar olduğu gibi mahkeme kararlarıda mevcuttur. Ve İİK.nun 150-c şerhinin kaldırılması ile birlikte takipten vazgeçme talebi mevcutsa harç almaktayım. Ancak böyle bir talepte bulunan vatandaştan harç istemem üzerine efendim sen başka dosyalardan harç almıyorsun benim dosyamdan neden harç alıyorsun diye beni şikayet etmesi sonucu hakkımda görevi kötüye kullanmaktan dolayı dava açıldı, tabiiki burada savcının bilgisizliğinide beyan etmek istiyorum. Neyse duruşma esnasında uygulamaya yönelik diğer meslektaşım icra müdürü tanık olarak dinlenildi,hakim tarafından sorulan soru üzerine evet icra müdürü meslektaşım yaptığı işlem doğrudur sadece şerhin kaldırılmasından harç alınmamaktadır. ancak ben almaktayım diye cevap vermesi üzerine hakimin tekrar sorusu üzerine neden alıyorsun diye sorduğunda devletin kaybı var ve vatandaş harç ödememek için böyle taleplerde bulunmaktadır,diye yanıtladığında orada hazır bulunan mahkeme heyeti ve şahıslar bu beyanı hayretle karşılamışlardır. Düşünün hem harç alınmaz diyor ancak buna rağmen yine almaktadır. İşte bu zihniyete sahip icra müdürleri görevde olduğu müddetçe ve sayın avukatlarımızda bu şahısların yanlış uygulamalarını düzeltme yoluna gitmedikleri müddetçe malesef yanlış uygulamalar devam edecektir. Genelde avukatlarımızda meslektaşlarımızın yaşına ve tecrübesine saygı göstererek konuyu tartışmamaktadırlar. Oysa yanlış yapmaktadırlar İşte böyle zihniyete sahip meslektaşlarımız olduğu müddetçe müfettişleri ikna etmeleri mümkün değildir, Zira mesleki tecrübesi var ancak mesleki bilgisi yoktur. Daha çok örnekler var, bu yüzden sizlerin doğruları uygulatmanız için direnmenize ihtiyacımız var,

Sayın icra 22 ;
Öncelikle sizin gibi gelişmeliri takip eden icra müdürü arkadaşları görmek sevindirici. Keşke sitede daha fazla icra müdürü arkadaşımızı görebilsek. Malesef bu 150-c şerhi meselesinde bazı icra müdürü arkadaşlarla sorun yaşadık zamanında gerçi olay nihayetinde bizim lehimize sonuçlandı ama anlamsız yere harç alma heveslerine anlam veremiyorum bazı icra müdürü arkadaşların. Sonuçta alınması gereken harcı elbette vereceğiz ama alınmaması gereken harcı almak yanlış olur... Teşekkürler
Old 15-03-2007, 11:42   #19
kenan iskender

 
Varsayılan

Merhabalar.Hacizlerin kaldırılmasında tahsil harcı kesilmesine yönelik salgın Adana İcra dairelerinde de başladı.Adana icra Müdürleri "İstanbul-Kadıköy İcra Müdürlüğünün araç haciz fekki talebini tahsil harcı yatırılmadıgında dolayı reddetmesi,İTM'nin de şikayetti reddetmesi ve 12.Hukuk dairesinin de bu kararı onamasını dayanak gösteriyorlar.Adana İcra Müdürleri bu kararı dayanak göstererek ortak karar almışlar.Haciz feklerinde Harç peşin alınır.Bu kararı ben henüz göremedim. Müdürlerden biriyle konuşuyorum yahu 100 tane aksi karar varken nasılda 1 kararı uygulayabiliyorsunuz.YIBK'mı sanki. Bunun üzerine İstanbulda görevli bir İcra Müdür arkadaşını aradı ordaki uygulamayı sormak için.İstanbuldaki İcra Müğdürü biz haciz feklerinde tahsil harcı almıyoruz demezmi. Bir kanunun illere göre bu kadar farklı yorumlanması ne kadar doğru anlamta güçlük çekiyorum.Saygılarımla
Old 20-11-2008, 09:23   #20
agah

 
Varsayılan

Maalesef Müfettişlerimiz de bu konuda bizimle hemfikir.Yoksa kamuoyuna farklı,müdüre farklı tavsiye mi var?

http://www.teftis.adalet.gov.tr/liste/14.html#a75

İcra Müdürlüğü önerileri
75- Sırf Haczin Kaldırılması (Fekki) Taleplerinden Tahsil Harcı Alınmayacağı


Taşınmaz veya motorlu taşıtların kaydı üzerine haciz şerhi işlendiği ya da fiilen haciz gerçekleştirildiği hâllerde, borçlu tarafından yapılan bir ödeme de bulunmamasına rağmen, alacaklı veya vekili tarafından takipten vazgeçildiğine, alacağın haricen tahsil edildiğine dair bir beyanda bulunulmadan sadece ‘mevcut haczin fekkini(kaldırılmasını) talep ederiz’ şeklindeki taleplerinden tahsil harcı alındığı saptanmıştır.



* İİK(Harçlar kanunu olacak) 23. maddesi her ne sebeple olursa olsun icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısının alınması gerektiğine amir olduğu cihetle, icra iflas kanunu ve harçlar kanununda yorum ve kıyas yapılamayacağından icra dosyasında hiçbir tahsilât olmadığı halde haczin kaldırılması talebinin alacağın tahsil edildiğine karine sayılamayacağı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24/05/2004 tarih ve 2004/9189 esas, 2004/13126 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği gibi, alacaklı asil veya vekili icra dairesine yapmış olduğu başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğinden ve takipten vazgeçtiğine dair bir beyanı da bulunmadığından 492 sayılı Yasa’nın 23. maddesinde takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörüldüğünden anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığı, icra müdürlüğünce tahsil harcı alınmasının doğru olmadığı, ayrıca alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal bulunmadığı da göz önünde bulundurularak bu tür haczin kaldırılması taleplerinden tahsil harcı alınmaması, aksi uygulamadan vazgeçilmesi,
Old 20-11-2008, 14:55   #21
icra20

 
Varsayılan

Harç alınması yönündeki yargıtay kararını gönderiyorum. Bu karar elimize ulaştığı günden itibaren bende harç almaya başladım

YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2007/7454
Karar Numarası: 2007/10088
Karar Tarihi: 16.05.2007
*
ALACAĞIN HARİCEN TAHSİLİ
TAHSİL HARCI
İCRA TAKİBİNDEN VAZGEÇİLMESİ
*
492 s. HarçlarK/23
*
ÖZETİ: Alacaklı İcra Dairesine başvurarak icra takibi sebebiyle borçlu adına taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğine göre, bu istek alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, hacizlerin kaldırılabilmesi için kanun hükmüne uygun olarak tahsil harcının ödenmesi zorunludur.
*
Yukarıda gün ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içerisinde temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
492 s. Harçlar Yasanın 23. maddesi uyarınca “Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnameye yazılması için vazgeçilen miktara ilişkin tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır.” Somut olayda alacaklı İcra Dairesine başvurarak icra takibi sebebiyle borçlu adına taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiğine göre, bu istek alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, hacizlerin kaldırılabilmesi için yukarda belirtilen kanun hükmüne uygun olarak tahsil harcının ödenmesi zorunludur. Dairemizin yeniden oluşan ve istikrarla uygulanan son içtihatları açıklanan şekilde olup, bu halde mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16.05.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 20-11-2008, 15:27   #22
agah

 
Varsayılan

Avukatların aleyhine fakat hazinenin lehine, gayet yerinde bir karar olmuş.Önemli olan da işlemin hukuk sistemine uygun olması değil mi zaten.
Old 20-11-2008, 16:50   #23
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan Normlar hiyerarşisi

Sayın icra20'nin gönderiği karara rağmen, haciz kaldırılmasına harç ALINMAMALIDIR. Ama neden?

Ne diyor Yargıtay?
- Haczi kaldırıyorsunuz öyle mi, o zaman karine olarak bu alacağı tahsil ettiniz anlamına gelir. Tahsil harcı alınmalıdır.

Yargıtay'ın söylediği mealen bu.

Peki, "karine yolu ile" ya da varsayıma dayalı olarak mali yükümlülük (harç vergi vs.) yüklenebilir mi?

Bu sorunun yanıtı anayasamızda:
ANAYASA MADDE 73:
Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Hukukumuzda "haciz kaldırma harcı" diye bir harç yoktur. Olan "tahsil harcı"dır. Tahsil harcı adı üstünde tahsilat ile alınır. (Bkz. Harçlar Kanunu)

Hukukçunun karar verme noktasında olduğu yer tam da burası:
Yargıtay görüşü mü üstündür, Anayasa hükmü mü?

Bakış açısı bu olmalıdır. Tüm üyelere saygılarımla...
Old 20-11-2008, 18:57   #24
hazein

 
Varsayılan

Bu konuda bir boşluk olduğu ortada.

Harç alınmasın diyen Av. arkadaşlar Anayasının 73. maddesi vb. maddelerle bağ kurarak yorum yapmaktadır.

Harç alınsın diyen arkadaşlar da "haciz kaldırma alacağın tahsil edildiğine dair karinedir" diyerek yorum yapmaktadır.

Çalıştığım dairede 2007 yılında 4.000 adet dosyayı takipsizlikten dolayı arşive gönderdik. Gerçekte arşive gönderilen bu dosyaların 3.500'nün takipsizlik değil de haricen tahsil olduğunu biliyoruz. Ama takipsiz diye arşive gönderiyoruz.

Birçok arkadaşımız açıkça ifade etmese de tahsil harcını, dosya hesabı yaparken dosya hesabına katmakta fakat harici tahsil sonrası tahsilatı beyan etmemektedir.

Bence bu boşluğu yargıtayın son içtihatı doldurmuş gibi görünüyor.

Herkese saygılarımla.
Old 21-11-2008, 16:57   #25
Avukat Hakan Eren

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan hazein
Bu konuda bir boşluk olduğu ortada.

Harç alınmasın diyen Av. arkadaşlar Anayasının 73. maddesi vb. maddelerle bağ kurarak yorum yapmaktadır.

Harç alınsın diyen arkadaşlar da "haciz kaldırma alacağın tahsil edildiğine dair karinedir" diyerek yorum yapmaktadır.

Çalıştığım dairede 2007 yılında 4.000 adet dosyayı takipsizlikten dolayı arşive gönderdik. Gerçekte arşive gönderilen bu dosyaların 3.500'nün takipsizlik değil de haricen tahsil olduğunu biliyoruz. Ama takipsiz diye arşive gönderiyoruz.

Birçok arkadaşımız açıkça ifade etmese de tahsil harcını, dosya hesabı yaparken dosya hesabına katmakta fakat harici tahsil sonrası tahsilatı beyan etmemektedir.

Bence bu boşluğu yargıtayın son içtihatı doldurmuş gibi görünüyor.

Herkese saygılarımla.

Sayın "hazein"

Bu konuda yasal boşluk yok. Harçlar Yasası'nda hangi harçların, hangi hallerde alınacağı açıkça yazılıdır.

Mevzuatta "Haciz kaldırma harcı" diye bir harç da olmadığına göre ve Anayasa m.73 hükmüne göre de mali yükümlülükler ancak yasa ile (yorum yolu ile değil) konulabileceğine göre sorun "boşluk sorunu" değil görüş sorunudur.

Asla sizi kastedmeden söylüyorum; bazılarının bu konudaki görüşü "önce devlet menfaati gelir" yaklaşımındadır. Yasa, varsın aksini söylesin...

Oysa ki olması gereken "önce hukuk gelir - önce yasa gelir" yaklaşımıdır.

Bakmayın Adalet Bakanlığı'nın bugün (tavsiyeler bölümünde) "haciz kaldırılmasına tahsil harcı alınmaz" dediğine... Senelerce aksini söyledi...

Ve asıl trajikomik olan, yine bakmayın siz 12 HD'nin "haciz kaldırımasında tahsil harcı alınmalıdır" dediğine... Senelerce aksini söyledi...

Bakanlık görüşünü kendi adıma geçiyorum; görüşün muhatabı avukat olarak ben değilim... "Alınsın" dese de değilim, "alınmasın" dese de. Ben avukat olarak önce yasaya - anayasaya bakarım.

Ama Yargıtay'ın görüşü önemlidir benim için, yasadan üstün değilse de önemlidir ve dikkate alırım. Ama şunu sormadan da edemiyor insan: Ey 12 Hukuk Dairesi! Senelerce bakanlığa direndin, bakanlığın ısrarla "tahsil harcı alınmalıdır" görüşüne rağmen "hayır, haciz kaldırımasında tahsil harcı alınmaz" dedin de 2007 yılında nasıl olup ta görüşünü 180 derece değiştirdin?

Yargıtay dairesi görüş değiştiremez mi? Elbette değiştirir ama bunu bir gerekçesi olmalıdır. Bakıyoruz var mı değişiklik gerekçesi, yok.

Bunun sorgulanması gerekir. Son sözü söyleyenin (-ki Yargıtay oluyor) görüş değişikliğini izah etmesi beklenir.

Saygılarımla...
Old 21-11-2008, 22:58   #26
hazein

 
Varsayılan

Sn. Av. Hakan Eren,

Yanıtınız için teşekkür ederim.

Söylediklerinize katılıyorum. "boşluk" kısmını açmak istiyorum. İkili tartışma sayılmaz ise eğer.

Boşluktan kastım var olan durumu düzenleyecek uygulamadaki sorunları çözecek, yasal düzenleme yok. Kendi çalıştığım daireden bir örnek verdim. Yıl sonu geliyor. Gene binlerce dosyayı arşive göndereceğiz. Bu dosyalardaki tahsilatlar devlet zoru ile tahsil ediliyor. Adam ödeme mrini alır almaz gelip vekile borcunu ödüyor. Böyle olduğunu bildiğim bir sürü dosya var. Bunları arşive göndereceğiz.

İşte devlet eliyle çözülen bir meseleden dolayı devletin harç tahsil edememesi sorununu çözecek bir yasal düzenleme yok.

Boşluktan kastım bu.
Old 21-01-2009, 16:10   #27
ahmat

 
Varsayılan

Sevgili Meslektaşlarım

Takip dosyasında takip borcunu bir kaç misli bedelinde araç ve taşınmaz hacizlerini olması halinde haczilerin bir kısmının kaldırılması talebi halinde de harç ödenecek mi? Bu konuda elinde yargıtay kararı olan arkadaşların bu kararları bizimle paylaşmasını diliyorum.
Saygılarımla.
Old 02-07-2009, 11:25   #28
Bahadır Turan DURMAZ

 
Varsayılan Haciz fekkinde tahsil harcı talebinin iptali - Dilekçe Örneği

ANKARA İCRA HÂKİMLİĞİ’NE


İCRA DOSYA NO : Ankara ... İcra Müdürlüğü 2006/....

ŞİKÂYET EDEN(BORÇLU) :
VEKİLİ : Av. Bahadır Turan DURMAZ
KARŞI TARAF : Hasımsız

DAVA KONUSU :
1) İİK’un 110.maddesi gereğince kendiliğinden düşen hacizlerin kaldırılması talebimizin hukuka aykırı olarak 21.09.2007 tarihli karar ile Ankara ...İcra Müdürlüğünce reddi,
2) Ankara ...İcra Müdürlüğü’nün hukuka aykırıyukarıda izah edilen talebimizin harca tabi olduğu ve harcın yatırılmasından sonra hacizlerin kaldırılmasına karar verileceği kararı,
3) Yukarıda takip numarası verilen dosyaya sunduğumuz yetki belgesinden hukuka aykırı olarak suret harcı alınması ve Baro pulu yapıştırılmasının zorunlu tutulması ile ilgili şikâyetlerimizden ibarettir.

OLAYLAR

1) Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün 2006/....sayılı takip dosyasında müvekkilin banka hesabına yapılan haczin, kira alacağına dair haczin ve diğer hacizlerin üzerinden 1 yılı aşkın süre geçmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘un 110. maddesi uyarınca haczedilen malların satılması kanuni süre içerisinde istenmemesi halinde mal üzerindeki haciz kendiliğinden ortadan kalmaktadır. İİK’nunun 106. maddesinde söz konusu kanuni süre menkuller için 1 yıl olarak belirlenmiştir. İİK 110 ve 106. maddeleri ile Yargıtay’ın konu ile ilgili vermiş olduğu kararlar (Yar.12.Hukuk Dairesi 01.04.2005 tarih 2005/7040 Sayılı Kararı,08.03.2004 Tarih. 2004/2077 Sayılı kararı, Yar.21.Hukuk Dairesi 06.05.2003 Tarih ‘003/4332 Sayılı kararı)doğrultusunda mallar üzerindeki hacizlerin İİK’un 110. maddesinde belirtilen şekilde kendiliğinden ortadan kalktığı sabittir. Bu hususun icra müdürlüklerince, taraflarca bir talepte bulunulmasına gerek olmaksızın hacizlerin kalktığına re’sen karar verilmesi gerekmektedir.

İİK 110. Ve 106. Maddelerine ve Yargıtay kararlarına dayanarak, gerekli olmadığı halde durumu hatırlatmak için 21.09.2007 tarihli dilekçemizle icra müdürlüğüne başvurarak hacizlerin kaldırılmasını ve kaldırma yazılarının yazılmasını talep etmiş olmamıza karşın Ankara ... İcra Müdürlüğü talebimizi 21.09.2007 tarihli kararı ile ret etmiştir.

Ankara ... İcra Müdürlüğü kararında ret sebebini, alacaklı tarafın, 21.09.2007 tarihli talebimizden önce yaptığı, 17.09.2007 ve 20.09.2007 tarihli haczin kaldırılması talepleri ile ilişkilendirerek, talebimizi söz konusu taleplerle aynı mahiyette bulması ve yorum yolu ile alacağın tahsil edildiğine ve talebimizin amacının tahsil harcını ödemekten kaçınmamız olduğu şeklinde belirtmiştir. İcra Müdürlüğü’nün ret kararı ve ret sebebi tamamen müdürlüğün YORUM YOLU İLE edindiği, kanaatine dayanmaktadır ve kanuni bir dayanağı mevcut değildir. İcra İflas Kanununda yorum veya kıyas yapılamaz ve kanunda öngörülmeyen bir karine İcra Müdürlüğü’nün yorumu ile getirilemez. Alacaklının talebi farklı, müvekkilin talebi farklı gerekçelere dayanmaktadır ve şüphesiz birbirinden bağımsız taleplerdir.

Yukarıda belirdiğimiz sebepler nedeniyle Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün 21.09.2007 tarihli ret kararı kanuni dayanaktan uzak ve hukuka aykırıdır.

2) Ankara ... İcra Müdürlüğündeki 2006/....sayılı takip dosyasında, alacaklı vekilinin 17.09.2007 tarihli dilekçesi ile borçlunun Damlapen Boya ve Badana Taah. Tic. Ltd. Şti. hissesi üzerindeki haczin, ayrıca dosyaya verdiği 20.09.2007 havale tarihli dilekçesi ile de borçlunun mevduatlarına ve gayrimenkul kayıtlarına konan hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı vekilinin bu talebi 18.09.2007 ve 20.09.2007 tarihli icra müdürlüğü kararları ile reddedilmiştir

Alacaklı vekilinin taleplerinden sonraki tarihte yaptığımız ve farklı gerekçeye dayanan hacizlerin kaldırılması talebimiz, alacaklı vekilinin önceki tarihli reddedilen talebi ile ilişkilendirilerek; 21.09.2007 tarihli talebimizin alacaklı vekilinin 17.09.2007 ve 20.09.2007 tarihli talepleriyle aynı mahiyette olduğuna karar verilmiştir. İcra Müdürlüğü birbirine ilişkilendirdiği tarafların farklı talepleri sonucunda yorum yolu ile “alacağın tahsil edildiği ve icra takibinden vazgeçildiğini düşündürecek şekilde, güvence altına alınmış alacağın güvencesinden vazgeçilmesi amacı tahsil harcını ödemekten kaçınmaktır” kanaatine varmıştır. Ankara ... İcra Müdürlüğü yorum yolu ile edindiği kanaat neticesinde 21.09.2007 tarihli dilekçe ile hacizlerin kaldırılması talebimizi 18.09.2007 tarihli karar gereğince reddetmiş ve hacizlerin tahsil harcı yatırıldıktan sonra kaldırılmasına karar vermiştir.

Mahiyet olarak alacaklının talebi ile benzerlik taşımayan talebimizin müdürlüğün yaptığı gibi benzerlik taşıdığını kabul etsek dahi, herhangi bir tahsil yapılmadan müdürlükçe tahsil harcı talep edilmesi hukuka aykırıdır. Zira harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak Devletin aldığı bir paradır. Tahsil harcı da aynı amaca yöneliktir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.06.2004 tarih 2004/12–336 E. ve 2004/338 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere “İCRA TAHSİL HARCI, ALACAĞIN ÖDENMESİ SIRASINDA TAHSİL OLUNUR. DEVLET, VERDİĞİ HİZMET YANİ YAPTIĞI TAHSİLÂT KADAR HARÇ ALMAYI HAK ETMİŞTİR”. 21.09.2007 tarihli hacizlerin kaldırılması talebimiz tahsilâtın yapılmış olmasından değil, İİK’un 110. maddesince hacizlerin kendiliğinden zaten düşmüş olmasına dayanmaktadır. Ortada bir tahsilât olmamasına rağmen ve haczin kaldırılması talebimiz İİK 110. maddesinden kaynaklanıyor olmasına rağmen icra müdürlüğünün vermiş olduğu tahsil harcının ödenmesi kararı hukuka aykırıdır.

İcra dosyasında hiçbir tahsilât olmadığı halde HACZİN kaldırılması talebini ‘ALACAĞIN TAHSİL EDİLDİĞİNE “KARİNE” SAYMAK’ BİR HATADIR. Kanunun öngörmediği bir karine YORUM YOLU İLE GETİRİLEMEZ. Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün tarafların farklı tarihli ve farklı gerekçeli taleplerinden çıkardığı yorum ile borcun haricen tahsil edildiğine kanaat getirmesi kanuna aykırıdır. İcra İflas Kanununda ve Harçlar Kanununda YORUM veya KIYAS YAPILMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 24.05..2004 tarih 2004/9189 E. ve 2004/13126K. Sayılı ilamı;
“Alacaklı asil, icra dairesine yapmış olduğu 30.3.2004 günlü başvuruda yalnızca hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş olup, takipten vazgeçtiğine ait beyanı bulunmamaktadır. 492 S. Harçlar Yasasının 23. maddesinde, takipten vazgeçilmesi halinde tahsil harcı alınacağı öngörülmüş olup, anılan maddenin olayda uygulama yeri bulunmadığından icra müdürlüğünce tahsil harcı alınması doğru değildir. Ayrıca; alacağını tahsil edemeyen alacaklının yeniden haciz istemesine engel bir hal de bulunmamaktadır. İcra müdürünün anılan durumun aksine yaptığı işlem yerinde olmadığından mahkemece şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.”

3) Ankara ... İcra Müdürlüğü’ne yapılan takip taleplerimizde icra dosyasına vekâletname örneği ile birlikte sunduğumuz Yetki Belgesi için ayrıca suret harcı ödenmesi ve baro pulu yapıştırılması şartı aranmış, baro pulu tamamlattırılmış, suret harcı da tahsil edilmiştir. Bu husus Türkiye Barolar Birliği’nin 26.06.2001 tarihli 2001/8 sayılı genelgesiyle net olarak düzenlenmiştir. 2001/8 tarihli genelgede Yetki Belgesi’nin vekaletname hükmünde olduğu ve vekaletname örneği ile birlikte sunulduğu takdirde ayrıca yetki belgesine pul yapıştırılmasının zorunlu olmadığı hükme bağlanmıştır (EK-2).

Avukatlık Kanununun 27. maddesi gereğince pullardan elde edilen gelirin, kredilerin ödenmesinde, meslektaşlara destek ve meslekte gelişmeyi sağlamak için kullanılacağı öngörülmüştür. Aynı maddenin IV. fıkrasında da pullardan elde edilen gelirlerin ne şekilde kullanılacağı, dağıtılacağı, kimlere kredi verileceği gibi tasarrufların Türkiye Barolar Birliğince belirleneceği öngörülmüştür. Diğer bir değişle baro pullarından elde edilen gelirin sevk ve idaresi Türkiye Barolar Birliği’ne aittir. Baro pullarının ortaya çıkış sebebi Barolar Birliği’nin bu talebidir. Dolayısı ile devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan, tamamen Barolar Birliği’nin talebi ile öngördüğü amaçlara hizmet amacıyla Barolar Birliği’ne gelir olarak öngörülen baro pullarının nerelerde kullanılacağı da şüphesiz Barolar Birliği’nin bu konudaki düzenlemesine tabidir. Türkiye Barolar Birliği 2001/8 sayılı genelge ile Yetki Belgesinin vekâletname örneği ile birlikte sunulması halinde pul yapıştırılmasına dayanak olmadığını belirterek pullarda gelen gelirden vazgeçmiştir. İcra Müdürlüğü’nün yetki belgesine pul yapıştırılmasını zorunlu tutması Türkiye Barolar Birliği’nin 2001/8 sayılı genelge ile açıkladığı iradesine aykırıdır.

Bununla birlikte yetki belgesinin aslında suret harcı alınması da hukuka aykırıdır. Zira, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “Tarifeler” başlığı altında verilen “1 Sayılı Tarife”, “D - Diğer Yargı Harçları” başlıklı tarifenin 1. Sırasında suret harçları yer almaktadır. Vekaletname suretlerinden alınan harçların dayanağı bu tarifenin (c) bendinde yer alan “Avukatların tasdik ettiği vekaletname suretleri” ibaresidir. Kanun’un açık hükmüne rağmen kanunda öngörülmeyen bir şekilde, yetki belgesinin aslından suret harcı alınması, bu harcı alanların sorumluluğunu doğurduğu gibi hukuka da aykırıdır.

Yukarıda açıkladığımız nedenlerden dolayı iş bu şikâyet davasını açma zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER : İİK’un 16 vd. ilgili maddeleri, Harçlar Kanunu ve sair mevzuat

SONUÇ ve TALEP: Yukarıda arz ve izah edilenlerle birlikte mahkemenizce re’sen gözetilecek hususlar bir arada değerlendirilerek öncelikle davamızın kabulü ile,
1) İcra müdürlüğünce reddedilen 21.09.2007 tarihli hacizlerin kaldırılması talebimizin yerine getirilmesi için emir verilmesini,
2) Haczin fekki için tahsil harcı ödenmesine olmadığına karar verilmesini,
3) Vekâletname ile birlikte sunulan Yetki Belgesinde Suret harcı alınmasına ve baro pulu yapıştırılmasına gerek olmadığına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Old 19-10-2009, 16:05   #29
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

T.C.
DANIŞTAY
9. DAİRE
E. 2008/278
K. 2008/4607
T. 15.10.2008
• İCRA TAHSİL HARCINA İLİŞKİN UYUŞMAZLIKLAR ( Vergi Mahkemesince Çözümleneceği )
• VERGİ MAHKEMESİ ( İcra Tahsil Harcına İlişkin Uyuşmazlıkların Vergi Mahkemesince Çözümleneceği )
2004/m.4
492/m.123
2576/m.6
ÖZET : İcra tahsil harcına ilişkin uyuşmazlıkların, vergi mahkemesince çözümleneceği hakkında.

İstemin Özeti : Davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle teminata alınan taşınmazın icra yoluyla satılması üzerine icra dairesi aracılığıyla ödenen tahsil harcının iadesi istemiyle açılan davayı; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 17.7.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunla değişik 4. maddesinin 1. fıkrasında, icra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların incelenmesinin icra mahkemesi hakimi yahut Kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hakim tarafından yapılacağı, aynı Kanunun 16. maddesinin 1. fıkrasında da, Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere icra ve iflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında Kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabileceğinin hükme bağlandığı, dosyanın incelenmesinden; davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle kredinin teminatını oluşturan taşınmazın başlatılan icra takibi sonucu satılması sırasında tahsil edilen bedel üzerinden İcra Müdürlüğü aracılığıyla ödenen tahsil harcının kaldırılması ve iadesi istemiyle davanın açıldığının anlaşıldığı, olayda, davacı bankadan tahsil harcının alınmasına ilişkin işlem, İcra Müdürlüğü tarafından tesis edildiğinden, sözkonusu harcın hukuka uygun olmadığı iddiasıyla iadesinin, yukarıda açıklanan Kanun hükümleri gereğince İcra Mahkemesine yapılacak şikayet başvurusuyla talep edilebileceği, İcra Mahkemesinden olumsuz karar çıkması durumunda ise, bu karara karşı İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümleri gereğince istinaf ve temyiz yollarına başvurulabileceğinin açık olduğu, bu sebeple adli yargı düzeni içerisinde çözümlenmesi gereken ve adli yargılamanın bir parçasını oluşturan uyuşmazlığın çözümünün Vergi Mahkemesinin görevine girmediği, aksi takdirde, yargılamanın bir unsuru olan başvurma harcı ve karar harcı gibi yargılama sırasında alınan harçlara ilişkin olarak adli mahkemelerce verilen kararların da usule ve yasaya uygun olup olmadığının denetiminin, ilgili itiraz/temyiz mercii yerine, vergi mahkemesince yapılacağı gibi bir durumun ortaya çıkacağı gerekçesiyle görev yönünden reddeden Adana 1. Vergi Mahkemesi'nin 31.10.2007 tarih ve E: 2007/778, K:2007/1258 sayılı kararının; ihtilafı çözmekle vergi mahkemesinin görevli olduğu ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 123. maddesinin son fıkrası uyarınca tahsil harcının iadesinin icap ettiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay savcısı Buket Oral'ın Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi Güneş Kurtoğlu Karacık'ın Düşüncesi : Olayda, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle teminata alınan taşınmazın icra yoluyla satılması üzerine icra dairesi aracılığıyla ödenen tahsil harcının iadesi istemiyle dava açılmış olup, dava konusu tahsil harcı idarenin tek yanlı olarak ve kamu gücü kullanarak kamu-icra hizmetinden yararlanma karşılığı, bu hizmetten yararlanan davacı banka tarafından ödendiğinden ve icra dairesinde sözkonusu harç, 492 sayılı Harçlar Kanununun ilgili maddelerinde belirtilen hükümler uyarınca, hazine adına ilgili vergi daireleri, muhasebe müdürlükleri, mal müdürlükleri hesabına yatırılmak üzere sorumlu sıfatıyla tahsil edildiğinden, ödenen tahsil harcının iadesi istemli olarak açılan davanın da 2576 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca idari yargı sistemi içerisinde vergi mahkemesince görülüp çözümlenmesi icap ettiğinden, Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

KARAR : Olayda, icra dairesi aracılığıyla ödenen tahsil harcının iadesi istemiyle açılan davayı görev yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmektedir.

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun "Vergi Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 6. maddesinde, Vergi Mahkemelerinin genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalarla, bu konularla ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları ve diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği hükme bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1/a bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davaların iptal davaları oldukları belirtilmiş bulunmaktadır.

İdari işlem ise, idari makamların ve merciilerin kamu gücü ve kudreti ile hareket ederek, idari usulleri uygulayarak idare işlevine ilişkin olarak yaptıkları ve çeşitli hak ve yükümlülükleri doğuran, doğrudan uygulanabilen, kesin ve yürütülmesi zorunlu, tek yanlı irade açıklamalarıdır.

Harçlar da, kamu hizmetlerinden yararlananların bu hizmetler dolayısıyla hizmetin maliyetine bir ölçüde katılmak üzere ödedikleri meblağlardır. Yani, idarece yapılan belirlenmiş bir hizmet sonucu, kamu hizmetinden yararlanma karşılığı olarak, bu hizmetten yararlananlar tarafından ödenmesi gereken kamu geliri niteliği taşımaktadır. Bir kamu hizmetinden dolayı harç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla harç konusu edilmesi ve bu hususla ilgili düzenlemelerin de Kanunda yer almasına bağlıdır. 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı 1 sayılı Tarifenin ( B ) icra ve iflas harçları bölümünün 1-3/c maddesinde ve aynı Kanunun 28/b maddesinde de tahsil harcının hangi değer üzerinden, yüzde kaç oranında alınacağı ve ödeme zamanı düzenlenmiş bulunmaktadır.

Anayasa'nın 73. maddesi kapsamında mali yükümlülük teşkil eden harçların tahsiline ilişkin davalarla birlikte gereksiz olarak ödendiği ya da kanuna ve usule aykırı olarak tahsil edildiği iddiasıyla idareye karşı açılacak davaların görülüp çözümlenmeleri de niteliği gereği idari yargı yerlerine ait olmaktadır.

Olayda, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi nedeniyle teminata alınan taşınmazın icra yoluyla satılması üzerine icra dairesi aracılığıyla ödenen tahsil harcının iadesi istemiyle dava açılmış olup, dava konusu tahsil harcı idarenin tek yanlı olarak ve kamu gücü kullanarak kamu-icra hizmetinden yararlanma karşılığı, bu hizmetten yararlanan davacı banka tarafından ödendiğinden ve icra dairesinde sözkonusu harç, 492 sayılı Harçlar Kanununun ilgili maddelerinde belirtilen hükümler uyarınca, hazine adına ilgili vergi daireleri, muhasebe müdürlükleri, mal müdürlükleri hesabına yatırılmak üzere sorumlu sıfatıyla tahsil edildiğinden, ödenen tahsil harcının iadesi istemli olarak açılan davanın da 2576 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca idari yargı sistemi içerisinde vergi mahkemesince görülüp çözümlenmesi icap etmektedir.

Bu durumda, Vergi Mahkemesince işin esasının incelenmesi gerektiği halde icra dairelerince tesis edilen işlemlere karşı yapılan itiraz ve şikayetlerin incelenmesinin icra mahkemesi hakimi tarafından yapılacağından bahisle görev yönünden reddinde isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, Adana 1. Vergi Mahkemesi'nin 31.10.2007 tarih ve E:2007/778, K:2007/1258 sayılı kararının bozulmasına, 15.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

danx
Old 16-12-2009, 13:11   #30
msahinparlak

 
Varsayılan

ARKADAŞLAR, 50.000 TL üzerinden 2009 yılının 6. ayında takip başlattım. Ancak takip borçlusu da başkası tarafından dolandırılmış ve gerçekte borçlu değil mağdur. Biz de 20.000 TL değerinde arabasına haciz şerhi koydurmuştuk. Şimdi ise haczi kaldıracağız... İcra müdürünü aradım (Ümraniye 3.İcra) Tahsil harcı alırım dedi.. benim de anladığım kadarıyla bu konuda elimizde 2 tane yargıtay kararı var biri (T.C. YARGITAY 12. Hukuk Dairesi Esas : 2004/9189 Karar : 2004/13126 Tarih : 24.05.2004) leyhe olan karar diğeri ise (YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2007/7454 Karar Numarası: 2007/10088 Karar Tarihi: 16.05.2007) aleyhe olan karar... ben de leyhe olan kararı ileri süreceğim ama aleyhe olan karar tarihi daha sonra... ben ne yapmalıyım... şu anda 2009 tarihinde uygulama ne yönde acaba... görüşlerinizi ve varsa leyhe olan yeni kararları bekliyorum saygılar...
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Haczin Fekki Davası Av. Eugen Huber Meslektaşların Soruları 8 07-12-2013 12:07
Yargi Harci av.korcan Mali Hukuk Çalışma Grubu 8 03-01-2007 23:34
Tahsİl Harci av.beyşehirli Meslektaşların Soruları 9 23-12-2006 00:15
ipoteğin fekki hilal.k Meslektaşların Soruları 2 02-08-2006 17:11
Tebligat Harci Ceyhun Hukuk Soruları Arşivi 6 14-02-2002 01:16


THS Sunucusu bu sayfayı 0,30376196 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.