Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Yargıtay CGK 7.7.2009 tarih ve 2009/5-81E. 2009/196 K. sayılı kararı

Yanıt
Old 23-03-2010, 15:59   #1
Gamze Dülger

 
Varsayılan Yargıtay CGK 7.7.2009 tarih ve 2009/5-81E. 2009/196 K. sayılı kararı

Sayın meslektaşlarım,

Son günlerde,Cumhuriyet Savcılıkları tarafından bir kısım infazların durdurulduğu ve ardından sanığa yeniden tebligat yapılması akabinde yasal yollara müracat sözkonusu değil ise infazlara devam edildiği bilinmektedir.

Bu hususta Yargıtay CGK.'nın 7.7.2009 tarih ve 2009/5-81 e.-2009-196 K. sayılı ilamı açıkça dikkat çekici olduğundan kararın tamamını yayınlamak gereğini duyuyorum.

Şahsen,vekil sıfatı ile takip edilsin edilmesin,temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleşen dosyalarda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Savcılık,dosyayı mahkemesine göndermektedir.Bu konuda şahsen başvurum bulunmamaktadır.

Saygılarımla

T.C.
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
E. 2009/5-81
K. 2009/196
T. 7.7.2009
• YASA YOLUNA BAŞVURU ŞEKLİNİN GÖSTERİLMEMESİ ( Kasten Yaralama ve Reşit Olmayanla Cinsel İlişki - Eksikliği Gidermek Amacıyla Açıklamalı Tebligat İle Hükümlünün Bilgilendirileceği )
• TEBLİGAT İLE BİLGİLENDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ ( Kasten Yaralama ve Reşit Olmayanla Cinsel İlişki/Yasa Yoluna Başvuru Şeklinin Gösterilmediği - Eksikliği Gidermek Amacıyla Açıklamalı Tebligat İle Hükümlünün Bilgilendirilmesi Gereği/Aksi Takdirde Kararın Kesinleşmiş Kabul Edilemeyeceği )
• KASTEN YARALAMA ( Yasa Yoluna Başvuru Şeklinin Gösterilmediği - Eksikliği Gidermek Amacıyla Açıklamalı Tebligat İle Hükümlünün Bilgilendirilmesi Gerektiği/Aksi Takdirde Kararın Kesinleşmiş Kabul Edilemeyeceği )
• REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ ( Yasa Yoluna Başvuru Şeklinin Gösterilmediği - Eksikliği Gidermek Amacıyla Açıklamalı Tebligat İle Hükümlünün Bilgilendirileceği )
5237/m. 86, 106
5271/m. 34/2, 309
ÖZET : Kasten yaralama ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan sanık hakkında; uyuşmazlık kararda yasayoluna başvuru şeklinin gösterilmemiş olması halinde, yasayoluna ilişkin sürelerin işleyip işlemeyeceği, dolayısıyla da somut olayda hükmün kesinleşip kesinleşmediği noktasında toplanmaktadır. Yerel mahkeme kararındaki yasayolu bildiriminde, yasayolunun türü, süresi ve merciinin yazılmasına karşın başvuru şekli gösterilmemiştir. Anılan hükümler, yerel mahkemenin bu eksikliği gidermek için yasayoluna başvuru şekline ilişkin eksikliği gidermeye yeterli açıklamalı tebligat ile hükümlüyü bilgilendirmesini zorunlu kılmaktadır. Böyle bir bilgilendirme yapılmadan, yapılan bildirimin ve tebliğin geçerliliğinden ve buna bağlı olarak verilen kararın kesinleştiğinden sözedilemez. Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
DAVA : Hükümlü Ö...Y...’ın;
1- Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCY’nın 86/2 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis,
2- Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı TCY’nın 104 ve 62. maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Ş.... Sulh Ceza Mahkemesince verilen 11.03.2008 gün ve 35–96 sayılı karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığınca 03.12.2008 gün ve 61763 sayı ile; “Kayden 23.04.1989 doğumlu olup, suçun işlendiği 05.12.2006 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCY’nın 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğu” gerekçesiyle yasa yararına bozma yasayoluna başvurması üzerine, Yargıtay 5. Ceza Dairesince 02.02.2009 gün ve 848-736 sayı ile,
“... T.C. Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 231/3 ve 231/6. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun dairemizce de benimsenen 30.01.2007 gün ve 2007/9-18 sayılı kararına göre gerek yüze karşı verilen kararlarda, gerekse gıyapta verilen hükümlerde yasa yolunun, süresinin, merciin ve şeklinin belirtilmesi ve bu hususların karara yazılması zorunlu olduğu halde, yokluğunda verilen hükümde yasa yolu şeklinin gösterilmediği ve bu haliyle sanığa tebliğ edildiği, açıklanan noksanlık CMK’nun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni olduğundan Yerel Mahkemenin bu eksikliği gidermeye yeterli meşruhatlı duyuru ile sanığı bilgilendirmesi üzerine eski hale getirme yoluyla temyiz isteğinde bulunması durumunda temyiz incelemesi yapma imkânın bulunduğu nazara alındığında hükmün henüz kesinleşmemiş olduğu ve bu aşamada kanun yararına bozma isteğinde bulunulamayacağı anlaşıldığından kanun yararına bozma istemin reddine...”,
Karar verilmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ise 10.04.2009 gün ve 270937 sayı ile;
“... Yerel Mahkemenin kararında yasa yolunun türü, süresi ve mercii tereddüde yer vermeyecek bir biçimde gösterilmiştir. Yasa yolunun şeklinin gösterilmemesi; hakkın kullanılması konusunda tereddüt yaratan, hakkın kullanımını engelleyen bir noksanlık olarak görülemez, bu nedenle temyiz yasa yolunun işlemesini önlemez ve eski hale getirme nedeni oluşturmaz. Kararın kesinleştiğinin kabulü gerekir. Ayrıca, söz konusu noksanlığın, ilgilinin yasal başvuru hakkını kullanması konusunda bir tereddüde neden olduğu hususunda dosyaya yansıyan bir bilgi de bulunmamaktadır...”,
Görüşüyle itiraz yasayoluna başvurarak, Özel Dairenin yasa yararına bozma isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, istemin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır:
KARAR : Yargıtay Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; kararda yasayoluna başvuru şeklinin gösterilmemiş olması halinde, yasayoluna ilişkin sürelerin işleyip işlemeyeceği, dolayısıyla da somut olayda hükmün kesinleşip kesinleşmediği noktasında toplanmaktadır.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Sanığın yokluğunda verilen kararda, yasa yolu bildiriminin aynen; “sanık ve müştekinin yokluğunda kararın sanığa tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ilgili Yargıtay Ceza Dairesine temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı” şeklinde olduğu ve hükmün sanığa 11.04.2008 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın temyiz edilmemesi üzerine kesinleştirildiği görülmektedir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2. fıkrasında: “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve merciilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” hükmüne yer verilmiş,
Bu düzenlemeye paralel olarak 5271 sayılı CYY’nın;
34/2. maddesinde: “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir”,
231/2. maddesinde; “Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir”,
232/6. maddesinde ise; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” şeklinde emredici düzenlemeler yer almıştır.
Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasayolunun, süresinin, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin hiçbir tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça belirtilmesi zorunludur.
5271 sayılı CYY’nın 40. maddesinin 1. fıkrasında, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2. fıkrasında ise, yasayoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde, kişinin kusursuz sayılacağı açıkça belirtilmiştir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında, yukarıda belirtilen hükümlerle birlikte Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil Yargılanma Hakkını” düzenleyen 6. maddesi ile bu hakkın kapsamına yeni bir yorum getiren Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokolün 2. maddesine de dayanılarak yasayoluna başvuru şeklinin gösterilmemiş olması açıkça eski hale getirme nedeni olarak kabul edilmiştir.
Anılan hükümlerden, hak sahibi olanlar bakımından hüküm ve kararlarda yasayolu bildiriminin; yasayolu, mercii, şekli ve süresini de kapsayacak şekilde açıkça anlaşılabilir nitelikte olması, keza her türlü yanıltıcı ifadeden uzak bulunması gerektiği hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın ortaya çıkmaktadır.
Diğer taraftan, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak da adlandırılan yasa yararına bozma yasayolunun koşulları ve sonuçları 5271 sayılı CYY’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiş olup Yasanın 309. maddesinde Adalet Bakanlığına, 310. maddesinde ise Yargıtay C. Başsavcısına tanınan bu yetki, hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları gidermeyi amaçlayan olağanüstü bir yasayoludur.
Bu açıklamalar ışığında tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde;
Yerel mahkeme kararındaki yasayolu bildiriminde, yasayolunun türü, süresi ve merciinin yazılmasına karşın başvuru şekli gösterilmemiştir. Anılan hükümler, yerel mahkemenin bu eksikliği gidermek için yasayoluna başvuru şekline ilişkin eksikliği gidermeye yeterli açıklamalı tebligat ile hükümlüyü bilgilendirmesini zorunlu kılmaktadır. Böyle bir bilgilendirme yapılmadan, yapılan bildirimin ve tebliğin geçerliliğinden ve buna bağlı olarak verilen kararın kesinleştiğinden sözedilemez.
Bu itibarla, kesinleşmeyen hüküm veya kararlar hakkında yasa yararına bozma yasayoluna başvurulamayacağından, Özel Dairece yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan bir kısım Kurul üyesi; “Yerel mahkeme kararında yasa yolunun türü, süresi ve merciinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterildiği, sadece başvuru şeklinin gösterilmediği, hükümlünün süresi içinde herhangi bir biçimde temyiz başvurusunda bulunmadığı, yerel mahkeme kararındaki yasa yolu bildiriminde yasa yoluna başvurma hakkının kullanılması konusunda duraksama oluşturan ya da bu hakkın kullanılmasını engelleyen bir eksikliğin olmadığı, bu nedenle yasa yoluna başvuru şeklinin gösterilmemesinin temyiz süresinin işlemesini önlemeyeceği ve eski hale getirme nedeni oluşturmayacağı, dolayısıyla da kararın kesinleştiğinin kabul edilmesi gerektiği” görüşüyle Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının kabulü yönünde oy kullanmıştır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay C.Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2009 günü yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, 07.07.2009 günü yapılan ikinci müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Yeni Çek Kanunu -14.12.2009 Av.Suat Ergin Hukuk Haberleri 30 01-04-2010 16:58
Kadın Haberleri 2009 av.sally Kadın Hakları Çalışma Grubu 96 24-12-2009 17:19
20 Ekim 2009-Yargıtay Duruşması İçin Yardım Av.Habibe YILMAZ KAYAR Şehirlerarası Nöbetçi Avukat 1 30-10-2009 17:03
kpss-a 2009 nobel81 Meslektaşların Soruları 3 01-08-2009 12:01
ankara 17.icra müd. 2009/2857 esas sayılı dosyaya av.murat kılıç Şehirlerarası Nöbetçi Avukat 5 31-03-2009 12:43


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03807712 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.