Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Menfi Tespit Davası İcra İnkar Tazminatı

Yanıt
Old 23-02-2010, 15:28   #1
avsulesahin

 
Varsayılan Menfi Tespit Davası İcra İnkar Tazminatı

iyi çalışmalar...Yarın duruşması olan ve muhtemelen karara bağlanacak bir dosya hakkında sizden fikir almak istiyorum. Müvekkilim hakkında açılan takibe süresinde itiraz edemedik ve takip kesinleştikten sonra menfi tespit davası açtık. Hakkında açılan takip ipotekle teminat altına alınmış 120.000,00 TL'lık bir tüketici kredisindeki kefilliğinden kaynaklanmakta. Tüketiciyi Koruma Hakkında Kanun'un 10/a maddesindeki değişiklikten sonra(kredi 2006 yılında verilmiş)sonraya rastladığı için ben Tüketici Mahkemesinde menfi tespit davası açtım. Elimde hem Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009 yılında verdiği hem de Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2008 yılında verdiği kararlar var. Bu kararlara göre, şahsi teminat ile güvence altına alınmış bir tüketici kredisi varsa, kefile başvurmadan önce asıl borçluya başvurmak ve hatta asıl borçlu hakkında takibin sonuçsuz kalması halinde kefile başvurabilmek mümkün. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bir kararına göre ise, kefile ancak ipoteği aşan bedel için başvurulabilir.Hal böyle iken, hem kanun metninden hem de içtihatlardan yola çıkarak takibin haksız olduğu kesin.
Benim sormak istediğim, icra inkar tazminatı hususunda nasıl bir savunma yapmam gerektiği. Çünkü eğer icra inkar tazminatına hükmedilirse, yüksek bir meblağ ortaya çıkıyor. Bugünlerde hakimler, bu oranlarda icra inkar tazminatına hükmetmek istemiyorlar. Kanun metnindehaksız ve kötü niyetli takiplerde icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğine rastlıyorum.Aksi yönde ya da farklı şartlar arayan bir uygulama olduğuna dair de içtihata rastlamadım. Takibin haksız olduğu ortada. Öte yandan, davalı bankanın kötü niyetli olduğu da şüphesiz. İlk celseye kadar müvekkilimin banka ve maaşı üzerindeki hacizleri kaldırmadılar. Kaldı ki, icra dosyasında diğer bir kefilin maaşı 2010 Ocak ayında hala kesilmeye devam ediyordu. Davanın seyri esnasında , icra dosyasına maaş kesintisi yatmadığı için müvekkilin çalıştığı kurumdan maaş kesintisi yapılıp yapılmadığının sorulmasını istedik. Şimdi ise, kesinti yapıldığına ancak kesintinin kurumun emanetinde ayrıldığında ve icraya yatırılmadığına dair gelen cevap tatmin etmemiş olacak ki, yapılan kesintilerin, (hacizler kaldırıldığı için olsa gerek) müvekkilime iade edilip edilmediği, edildiyse ne zaman iade edildiği ve buna ilişkin imzasının olduğu bir belge kurumundan talep edildi.İyi de bu husus niye araştırılıyor ki, bu bir itirazın iptali davası değil, tazminatı talep eden de alacaklı değil. Menfi tespit davası ve kanun metni çok açık. Haksız ve kötü niyetli ise icra inkar tazminatı doğar. Yarın duruşması var ve karara çıkacak büyük ihtimalle. Ne yapmalıyım? Öncelikle, sizce kararda icra inkar tazminatı oluşmuş mu? haksızlık ve kötü niyet yönünden? ikinci olarak, oluştu diyelim zarar şartı aranır mı? üçüncü oalrak, ben aranmadığı kanaatinde olduğumdan bu konuya ilişkin, yanni somut olaydaki şartların yeterli olduğuna dair benzer yargıtay kararı gönderebilecek var mı?
Old 24-02-2010, 17:18   #2
armegedon23

 
Varsayılan

Umarım icra inkar tazminatını kazanmışsınızdır. Kendi penceremizden bakarsak tüketici kredileri konusunda kefilin sorumluluğu derecesinin bankalarca bilinmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle bankanın kötüniyetli olduğunu düşünüyorum. Sonucunu paylaşırsanız seviniriz. Kolay gelsin.Saygılar.
Old 24-02-2010, 23:21   #3
avsulesahin

 
Varsayılan Kismen Kabul

İyi temennileriniz için teşekkür ederim. Dosya karara çıktı ve nitekim beklediğim gibi dava kısmen kabuk edildi. Müvekkilimin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, maaş kesintisi kendisine hacizler kaldırıldıktan sonra iade edildiğinden o konuda karar verilmesine yer olmadığına... Can alıcı nokta... İcra inkar tazminatının reddine. Üzülmedim dersem yalan olur ama profesyonel olmak gerek di mi? Hükmün böyle gelmesini bekliyordum da şimdi gözüm, kulağım Yargıtayda olacak. Bence bu husus çok ehemmiyetli bir kanuni boşluk oluşturmakta ve bankalar da bunu suistimal etmekte. Ben de banka avukatlığı yaptığım için biliyorum. Siz takibi başlatın kefil itiraz etmezse sorun olmaz mantığıyla kefilleri mağdur ediyorlar. O yüzden yüksek meblağlarda da olsa icra inkar tazminatı verilen bir örnek karar çıkarsa Yargıtay'dan, bankalar açısından ancak o şekilde caydırıcılığı olur. Dava açtık, borçlu olmadığımıza karar verildi Takip iptal edildi. Şu ana kadar bankayı zora sokan, uygulamasından caydıracak ciddi bir yaptırım yok. Çok çok da aleyhinde maktu vekalet ücreti doğacak. Karından zarar etmiş olacak. Ama rakam ne olursa olsun icra inkar tazminatına mahkum edileceklerini bilseler, kanuna uygun takip başlatma zorunluluğu hissedebilirler kanaatindeyim. Temyiz edeceğim kesin. O yüzden benzer olayda icra inkar tazminatına hükmedildiğine dair kararı olan arkadaşlar varsa ve paylaşırlarsa çok sevinirim
Old 11-06-2010, 13:14   #4
avukat2007

 
Varsayılan Tüketici/Konut kredilerinde kefilin sorumluluğu

Merhabalar,
TKHK 10. maddesinde açık bir boşluk var. Ben de banka avukatıyım. Konut kredisi ile ilgili bir icra takibi yaptım. Klasik bir uygulama olarak önce asıl borçlu ve kefil aleyhinde icra takibine geçeriz, daha sonra konut kredisine konu taşınmazla ilgili ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvururuz.
Ben de öyle yaptım. Daha sonra kefil ve asıl borçlu dosya borcuna itiraz ettiler. İkisi aleyhinde de itirazın iptali yoluna başvurdum çünkü incelediğim Yargıtay kararlarında tüketici kredilerinde asıl borçlu ile kefil aleyhinde aynı anda icrai işlem başaltılabilir daha sonra takip sadece asıl borçlu üzerinden yürütülür diyordu.
Ancak davayı açtıktan sonra bu konuda Yargıtay' ın da sıkça görüş değiştirdiğini anladım. Bu arada yine Yüksek Yargı' nın 2010 tarihli bir kararında konut kredilerinde hem asıl borçluya kem de kefile takip yapılmasını uygun bulan bir kararı olduğunu haricen öğrendim ancak karara bir türlü ulaşamıyorum.
Bu Yargıtay Kararına ilişkin bilgisi olan veya yakın tarihte buna benzer davası sonuçlanan meslektaşlarımdan paylaşımlarını rica ediyorum.
Şimdiden teşekkürler.
Saygılarımla.
Old 19-08-2011, 16:09   #5
avsulesahin

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım, mesajınızı geç gördüğüm için üzgünüm. Bahsettiğiniz karar davalı banka avukatlarınca açmış olduğum davalarda ibraz edildi. Yani dosyaları taramam halinde bulabilirim. Bilgilerinizi mesaj olarak iletirseniz size fax gönderebilirim ancak aradığınız kararlar ibraz edilmesine rağmen davanın lehimize sonuçlandığını hatırlatmak isterim.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Borca itiraz ( İcra Mahkemesi ) ve Menfi Tespit Davası alperyldrm Meslektaşların Soruları 3 20-01-2014 21:28
İcra Takibi - Yetkili İcra Dairesi- Menfi Tespit ve İstirdat Davası av.sinem Meslektaşların Soruları 5 21-11-2012 15:48
Menfi Tespit - İnkar Tazminatının Islah Yolu ile İstenebilmesi üye14072 Meslektaşların Soruları 1 09-08-2009 18:47
İcra İnkar Tazminatı ve Yargıtay Kararları Av. Muzaffer ERDOĞAN Hukuk Sohbetleri 1 24-07-2008 00:39
İcra takibinde borçlu mal beyanında bulunduğu halde menfi tespit davası açabilir mi? Av. Ersin Aslan Meslektaşların Soruları 7 20-01-2008 01:29


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08854389 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.