Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Kira Alacaklarında Zamanaşımı

Yanıt
Old 08-12-2011, 09:11   #1
Av. Gökhan Tazegül

 
Dikkat Kira Alacaklarında Zamanaşımı

Herkese iyi çalışmalar diliyorum. Bayan müvekkil 2003 yılında bir erkekle gayri resmi evliliği sonucu hamile kalıyor. Çocuk 2004 doğumlu. Ancak çocuk halen anne karnındayken babası 2003 yılında trafik kazasında ölüyor. Babası bir başka bayanla evli ve bu resmi evlilikten da ayrıca 3 çocuğu var. Baba ölünce çocuk henüz dünyaya gelmediği için resmi nikahlı eşi ve çocukları babadan kalan taşınmazları tapuda adlarına tescil ediyorlar. Benim müvekkilim de 2004 yılında babalık davası açıyor ve 2006 da sonuçlandırıp kazanıyor. Ardından da 2008 yılında resmi nikahlı eşi ve çocuklarının adına olan tapuları iptal ettirip yeni veraset ilamı doğrultusunda mirasçısı olduğu için hissesi oranında çocuğu adına da tapuları tescil ettiriyor. Şimdi sorun şu: müvekkil benden 2003 yılından bu yana taşınmazların kira gelirlerini resmi nikahlı anne ve çocuklardan almak için dava açmamı istedi. O tarihten bu yana kiralardan pay alamamış. Ancak burada zamanaşımı ile ilgili tereddütlerim var yardımlarınız çok önemli herkese teşekkür ederim
Old 08-12-2011, 09:25   #2
ekinheval

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım,
Bu taşınmazlarda kiracı mı oturuyor, yoksa diğer mirasçılar mı ?
Cevabınıza göre öncelikle kira mı ecrimisil mi talep edeceğinizi belirlemelisiniz
Hukuken malik olmadığınız tarihten önceki dönem
için kira / ecrimisil talep edemeyeceğinizi düşünüyorum.
Yine ecrimisil sözkonusu olacak ise intifadan men koşulunu araştırmalısınız.
Zamanaşımı süresi talep tarihinizden geriye dönük 5 yıldır.
Kısmi dava açacaksanız faiz başlangıcı açısından
öncelikle ihtar keşide ederek temerrüt oluşturmanızı
tavsiye ederim.
Old 08-12-2011, 09:41   #3
Av. Gökhan Tazegül

 
Mesaj

sayın meslektaşım teşekkür ediyorum cevap için taşınmazda mirasçılar değil kiracılar oturuyor. Müvekkilin çocuğu aslında haksahibi olmasına rağmen açılan babalık ve tapu iptal ve tescil davaları nedeniyle bu hakları talep edememiş durumda. benim bu yüzden kafam karıştı biraz. yani zamanaşımın başlaması, bu hakkı talep edebilmek için sözkonusu davaların bitiminden sonra mı başlar fikri aslında kafamı kurcalayan husus. b,r de açılan davada kiracının beyan edeceği muhtemel çok düşük kira bedelinin aksini nasıl ispatlayabliriz. Burada kira gelirlerinden faydalanan resmi nikahlı eş ve çocuklara karşı alacak davası kiracıya da ayrı dava mı açsam daha doğru olur tam karar veremedim.
Old 08-12-2011, 13:58   #4
C_OKYAY

 
Varsayılan

Benim görüşüm şudur: Şu an itibariyle, çocuk, 2003 yılında trafik kazasında ölen babanın sağ olarak doğmuş olduğu tarihinden itibaren mirasçısıdır.
Babadan kalan taşınmazlar, resmi nikahlı eş ve onun çocukları tarafından kiraya verilmiştir. Kiraya verilen bu taşınmazların kira gelirleri hukuki semeredir.
Hâl böyle olunca, çocuk, intifadan men koşulu aranmaksızın, söz konusu taşınmazların kira gelirlerinden miras payına düşeni (rayiç kiranın mahkemece hesaplanması; kira esasına dayalı ecrimisil) dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre için, davalı resmi nikâhlı eş ve onun çocuklarından müştereken ve müteselsilen isteyebilecektir. Kolay gelsin...
Old 08-12-2011, 14:55   #5
Av.Mustafa İnan

 
Varsayılan

zamanaşımı hak sahibi olunduğunun öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlar. babalık davası sonuçlanıp çocuğun da mirasçı olduğunun kesinleşmesinden itibaren zamanaşımı cereyan edecektir.
Old 08-12-2011, 15:08   #6
C_OKYAY

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Mustafa İnan
zamanaşımı hak sahibi olunduğunun öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlar. babalık davası sonuçlanıp çocuğun da mirasçı olduğunun kesinleşmesinden itibaren zamanaşımı cereyan edecektir.

Değerli meslektaşım,
Cenin, sağ doğmak koşulu ile ana rahmine düştüğü andan itibaren mirasçıdır. Çocuğun doğduğu tarih ile, Babalık davasının sonuçlanması arasındaki boşluğu nasıl dolduracağız; o arada çocuğun babasız kabulü düşünülemez diye biliyorum.
Öte yandan, kiracılar, hâlen tereke malında diğer mirasçıların onayı veya kiraya vermesi sebebiyle oturuyorlarsa, mirasçı ( füruu) altsoy olan bu çocuk, diğer mirasçılardan, bu günden geriye doğru 5 yıllık rayiç kira bedeli üzerinden miras payı oranında "ecrimisil" isteyecektir. Saygılarımla...
Old 08-12-2011, 18:11   #7
tiryakim

 
Varsayılan

kira alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır
Old 29-10-2013, 18:32   #8
erdemlihukukcu

 
Varsayılan

kira alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre istenildiği tarihten geriye doğru hesaplanır

- ECRİMİSİL BEDELİNİN HESAPLANMASI
- ECRİMİSİL DAVALARI
- ÖLÜ KİŞİ ALEYHİNE DAVA AÇILMASI
- TARAF EHLİYETİ
- ZAMANAŞIMI
__________________________________________________ __________
Yargıtay 3. HD.
E.2005/757
K.2005/909

Dava dilekçesinde 18.406.985.315 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 6.846.361.023 liranın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ile davalıların müşterek malik oldukları 308 ve 50 nolu parsellerin davalılar tarafından işgal edilmesi nedeniyle 1997-2001 dönemi için toplam 18.406.985.315 TL. ecrimisil bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 1997 tarihinden itibaren hesaplanan 6.846.361.023 TL. ecrimisilin ( davalı Mustafa hariç ) diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Hükmü davalılar ve dahili davalılar vekilleri temyiz etmiştir.

Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde iki defa keşif yapılmış ve alınan tek kişilik ve 3 kişilik bilirkişi raporlarında sırasıyla 2.482.505.830 TL ve 7.987.421.194 TL ecrimisil getirebileceği hesaplanmış, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve davalılar tarafından itiraz edilmesine rağmen ikinci bilirkişi raporunun esas alınması suretiyle hüküm kurulmuştur.

Ecrimisil kötüniyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup, en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur. Kira esasına göre, taşınmazların mevcut durum itibariyle kiraya verilmesi halinde getirebileceği ecrimisil bedeli hesaplanmalıdır. Bunun için öncelikle taşınmazların ilk dönemde mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parası rayice göre belirlenir ve sonraki yıllar için ise; ilk dönem hakkında belirlenen miktara T.E.F.E artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşulu ile ecrimisil bedeli rayiç değerlere göre takdir edilmelidir.

Bundan başka, davalılar vekili süresinde zamanaşımı definde bulunmasına rağmen mahkemece 5 yıldan fazla süre için ecrimisile hükmedilmiştir. Oysa 25.5.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca ecrimisil davaları 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu beş yıllık süre dava tarihinden itibaren geriye doğru hesap edilmelidir. Dava tarihi 27.12.2002 olması nedeniyle geriye doğru beş yıllık sürenin 27.12.1998 tarihinde başlaması gerekmektedir.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak ve taraflardan delilleri sorularak dava konusu taşınmazlar üzerindeki narenciye bahçesinin müşterek murisleri tarafından dikilip dikilmediğini araştırmak, eğer murisleri tarafından dikilip yetiştirildiği anlaşılırsa ağaçlarla birlikte aksi halde taşınmazların boş olarak kiraya verilmesi halinde ( yukarıda açıklanan usule göre ) ve geriye doğru 5 yıllık sürede dikkate alınmak suretiyle getirebileceği ecrimisil bedelini belirten rapor sonucuna göre karar verilmelidir.

Diğer bir husus da; davalılardan Mükerrem`in dava tarihi 27.12.2002`den önce 3.11.2002 tarihinde öldüğü anlaşılmasına rağmen yargılama sırasında bu davalının mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Oysa, ölmüş kişinin taraf ehliyeti olmadığından dava tarihinden önce ölmüş olan kişi adına dava açılamaz. Bu durumda açılan davanın bu kişi yönünden taraf ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken mahkemece, mirasçıların davaya dahil edilmesi suretiyle yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Yukarıda belirtilen nedenlerle eksik inceleme sonucu verilen karar bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK`nın 428. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 8.2.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İşçi alacaklarında zamanaşımı Av. Kenan Ertaş Meslektaşların Soruları 16 26-06-2014 09:53
İşçi Alacaklarında ZamanAşımı Süresi? Veli KARATAŞ Meslektaşların Soruları 9 25-12-2009 21:37
vergi alacaklarında zamanaşımı ahmetyılmaz Meslektaşların Soruları 4 23-05-2008 18:58
İşçi Alacaklarında Zamanaşımı salimengin Meslektaşların Soruları 7 30-05-2007 11:47


THS Sunucusu bu sayfayı 0,10063195 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.