Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

tazminat davasında zamanaşımı ve görevli mahkeme

Yanıt
Old 04-10-2009, 17:32   #1
gencerx07

 
Varsayılan tazminat davasında zamanaşımı ve görevli mahkeme

müvekkilim 2007 subat ayında geçişi yasak olan bir yerden karşıdan karsıya geçmeye calışırken tren carpması neticesinde yaralanıyor. ciddi bir yarası olmadığı için şikayetçi olmuyor ve herhangi bir dava bu güne kadar açmıyor. fakat 4 aydır kulaklarında yüksek derece de işitme rahatsızlığı meydana geliyor ve nedeninin geçirdiği kaza olduğunu iddia ediyor.
1- bu durum da açılacak maddi, manevi tazminat davası idare mahkemesinde mi yoksa adli yargıda mı açılmalıdır?
2- bu durumda dava açılmadan önce kazaya sebebiyet veren trenin zorunlu trafik sigortsına başvursak bir netice çıkar mı? trenlerin zorunlu trafik sigortası olur mu?
3- kulakta ki işitme kaybının bu kazadan meydana geldiği iki yıl aradan sonra sağlık raporu ile ispatlanması mümükün müdür?

iyi günler...
Old 04-10-2009, 18:41   #2
Av.Serkan DAĞDEVİREN

 
Varsayılan

anlattığınız kadarıyla kazanın meydana gelmesindeki asli kusur müvekkilinzde.geçişi yasak olan yerden geçiş yaparak müvekkiliniz kaantimce tam kusurlu hareket etmiştir.Bu durumda tüm kusur sizde olduğu için tazminat alabileceğinizi düşünmüyorum.ancak olayda birlikte kusura neden olan başka gelişmeler varsa bu durumda diğer kusurlu tarafa dava ikame edebilirsiniz.Bu anlamda kusurlu eylemde bulunan tarafın idaremi yoksa gerçek yada tüzel kişi olup olmadığı önemli.
Old 04-10-2009, 22:32   #3
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın gencerx07,

Olay 2918 S.K. m.3 teki hemzemin geçit olmayan bir yerde husule gelmiş ve/veya TCDD Genel Müdürlüğünün hizmet kusuru olduğu kanaatinde iseniz (örn: geçiş yasağına dair gereken önlemler alınmamış olabilir) bu durumda İdare Mahkemesinde tam yargı davası ikame edilir;
2577 Sayılı Kanun m. 13 teki 1-5 yıllık süreye tabidir.

Alıntı:
Yazan gencerx07
kulaktaki işitme kaybının bu kazadan meydana geldiği iki yıl aradan sonra sağlık raporu ile ispatlanması mümkün müdür?

bu kısım doktorların (b)ilgi alanındadır (diye düşünüyorum )

Saygılarımla…
Old 06-10-2009, 19:12   #4
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın gencerx07,

Alıntı:
Yazan Hades
bu kısım doktorların (b)ilgi alanındadır (diye düşünüyorum )

KBB Doktorları diyor ki: "
Alıntı:
Yazan gencerx07
iki yıl aradan sonra
kişinin kulağındaki işitme rahatsızlığının tren kazasına bağlı olup olmadığının net olarak belirlenmesi mümkün değildir. Kişinin kaza öncesine ait elimizde veri, bilgi, belge bulunmadığı gibi kaza sonrasında da başkaca bir sebeple bu şekilde bir durumun oluşması mümkündür ve bu durumun birçok sebebi vardır. Bu nedenle anılan durumda bilirkişi raporu hazırlanırsa rapor -işitme kaybının tren kazasına bağlı olup olmadığı durumunun belirlenmesi mümkün olmamakla- şeklinde bağlanır"

Saygılarımla...
Old 06-10-2009, 19:52   #5
serhat-27

 
Varsayılan

TCDD ye ait tren ise idare mahkemesi görevli tali kusur var ise kusur kadar tazminat talep edilebilir
Old 06-10-2009, 19:59   #6
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan serhat-27
TCDD ye ait tren ise

ve kaza hemzemin geçitte meydana gelmemişse

Alıntı:
Yazan serhat-27
idare mahkemesi görevli

Saygılarımla...
Old 06-10-2009, 20:03   #7
serhat-27

 
Varsayılan

bizde hemzemin geçitte meydana gelen bir kaza için adli yargı görevlidir diyerek görev itirazı reddedildi ancak idare mahkemesi görevlidir diyerek Danıştay savcılığı Uyuşmazlık mahkemesine gitti sonucu geldiğinde buraya da yazarım
saygılar
Old 06-10-2009, 20:11   #8
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Sayın serhat-27,

Uyuşmazlık Mahkemesinin önceki tarihli "hemzemin geçitte meydana gelen kazalarda da" İdare Mahkemesinin görevli olduğuna dair kararları mevcuttur.
Bu duruma 2918 S.K. m.2 ve 3 sebebiyle katılmıyorum

Saygılarımla...
Old 07-01-2010, 22:06   #9
serhat-27

 
Varsayılan

sayın Hadessize katılıyorum ancak
....Danıştay Başsavcılığı anlaşmazlığın idari yargıda çözülmesi gerekeceğinden bahisle uyuşmazlık mahkemesine başvurmuş ve uyuşmazlık mahkemesince verilen 03/03/2008 tarih 2007/412 esas, 2008/43 karar sayılı kararda neticeten hemzemin geçitte karayolu taşıtı ile trenin çarpışması sonucunda doğan zararın idarenin hizmet kusuru esasına göre tazmini istemiyle açılan davanın idari yargı yerinde çözümlenmesinin gerektiğine karar verilmiştir.
ancak hukuk mahkemesine dava açılırsa Danıştay savcılığı görev uyuşmazlığına gitmez ise hukuk mahkemeleri de görevsizlik verememektedir çünkü Yargıtay da adli yargı görevli diyor
Old 08-01-2010, 09:27   #10
ali ekmekçi

 
Varsayılan

zamanaşımı sorunu ....
2918 sayılı yasa
Zamanaşımı

Madde 109 - Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.

Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

818 sayılı yasa 60/II maddesi
Şu kadar ki zarar ve ziyan dâvası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsî dâvaya da o müruru zaman tatbik olunur.

ve ayrıca
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2009/3-109
K. 2009/178
T. 6.5.2009
• HAKSIZ FİİL DOLAYISIYLA TAZMİNAT ( Dava Edilen Kısım Alacağın Son Kısmı Olmadığından Görev Konusunun Belirlenmesinde Alacağın Tamamının Göz Önünde Bulundurulması Gerektiği )
• GÖREVLİ MAHKEMENİN BELİRLENMESİ ( Haksız Fiilden Doğan Tazminat - Dava Edilen Kısım Alacağın Son Kısmı Olmadığından Alacağın Tamamının Göz Önünde Bulundurulması Gerektiği )
• TRAFİK KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT ( Dava Edilen Kısım Alacağın Son Kısmı Olmadığı ve Alacağın Tamamı da Münazaalı Bulunduğu Takdirde Alacağın Tamamı Göz Önünde Tutularak Mahkemenin Görevli Olup Olmadığının Öncelikle Saptanması Gerektiği )
765/m.102, 455
818/m.60
1086/m.4,8
2918/m.109
ÖZET : Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava edilen kısım, alacağın son kısmı olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı bulunduğu takdirde alacağın tamamı göz önünde tutularak mahkemenin görevli olup olmadığının öncelikle saptanması gerekir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.

Somut olayda, dava edilen kısım, alacağın son kısmı olmadığından, usulün anılan hükmü uyarınca görev konusunun belirlenmesinde alacağın tamamının göz önünde bulundurulması gerekir. Bu durumda mahkemece; öncelikle davacıdan saklı tuttuğu tazminat miktarının ne olduğu sorulmalı ve saklı tutulan miktar ile birlikte önceden dava edilen 3.000,00 YTL.nin toplamı HUMK. 8/1 maddesi gereğince 2006 yılı için katsayı artış oranına göre hesaplanan 5.490,00 YTL’ yi geçtiği takdirde davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 01.02.2007 gün ve 2006/1107 E.- 2007/1169 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 08.11.2007 gün ve 2007/15583 E.-16654 K.sayılı ilamı ile;

( ... Davacı vekili dilekçesinde, davalıların murisinin kullandığı araçta yolcu olarak seyir halinde iken kaza yapması sonucunda davacının sağ omzunda hareket kısıtlılığı olacak şekilde yaralandığı ( murisin ise kaza nedeniyle hayatını kaybettiği ) ve malül kaldığını belirterek 1.000-YTL. maluliyet, 2000-YTL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; trafik kazasının 2.5.2000 tarihinde meydana geldiğini, davacının aynı davalılar aleyhine aynı tazminat istemine ilişkin olarak Kütahya İş Mahkemesine 26.11.2001 tarihinde dava açtıkları ve mahkemece verilen görevsizlik kararından sonra dosyanın takip edilmediğini, bu davanın ise 18.4.2006 tarihinde açıldığını; 2918 sayılı Yasanın 109/2-b, B.K.nun 60.md. öngörülen zarar ve faili öğrenme tarihinden itibaren öngörülen iki yıllık ve bir yıllık zamanaşımı sürelerinin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçe gösterilerek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Oysa, Borçlar Kanununun 60.maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre, tazminat davası ceza kanunları gereğince süresi daha uzun zamanaşımı süresine tabi cezayı gerektiren bir eylemden doğmuş olursa o zamanaşımı uygulanır. B.K.mad.60/2 uyarınca, ceza davası zamanaşımının uygulanabilmesi için, ceza davasında tazminat istenmesi gerekmediği gibi, eylemi işleyen hakkında ceza davasının açılmış ya da mahkumiyet kararı verilmiş bulunması da gerekli değildir. Yalnızca haksız eylemin suç niteliğini taşıması yeterlidir. O halde, zararlandırıcı eylemin suç niteliği varsa, o suç için Ceza Yasasının öngördüğü dava zamanaşımı süresi uygulanır.

Bu nedenle; mahkemece, uzamış zamanaşımı süresi dikkate alınmak suretiyle işin esası incelenmek ve sonucu dairesinde hüküm kurmak gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru görülmediği... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı A... T... vekili 18.04.2006 harç tarihli dava dilekçesinde; Dava dışı M... T...’ün kullandığı minibüsün içerisinde davacı A... T... ve arkadaşları olduğu halde, 02.05.2000 tarihinde seyir halinde iken, davalıların murisi A... K... ’nın kullandığı aracın, minibüse çarpması sonucunda meydana gelen kazada, A... K... ve aynı aracın içinde bulunan A... K...’nun öldüğü, minibüsün içinde bulunan davacının ise sağ omzunda hareket kısıtlılığı olacak şekilde yaralandığını ve malül kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik;1.000-YTL. maddi, 2000-YTL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar N... K..., N... B... ( K... ), O... K... vekili 11.05.2006 tarihli cevap dilekçesinde; davanın, zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.

Yerel Mahkemece, 2918 sayılı Yasanın 109/2-b ve B.K.nın 60.maddelerinde öngörülen zarar ve faili öğrenme tarihinden itibaren iki yıllık ve bir yıllık zamanaşımı sürelerinin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Özel Dairece, yukarıda belirtilen gerekçe ile karar bozulmuş, mahkemece; olayda ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, ancak TCK.455/2-son, 102. maddelerinin öngördüğü 5 yıllık zamanaşımı süresinin dahi dolduğu gerekçesiyle ilk hükümde direnilmiştir.

Davacı, dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin dava hakkını saklı tutarak maddi tazminatın bir kısmını ( 1000,00 YTL. ) dava etmiş, toplam maddi tazminat talebinin ne kadar olduğunu yargılama aşamasında açıklamadığı gibi, mahkemece de davacıya açıklattırılmamış, bu hususta bilirkişiden rapor da alınmamıştır.

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 4. maddesinin ikinci fıkrasına göre, dava edilen kısım, alacağın son kısmı olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı bulunduğu takdirde alacağın tamamı göz önünde tutularak mahkemenin görevli olup olmadığının öncelikle saptanması gerekir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur.

Somut olayda, dava edilen kısım, alacağın son kısmı olmadığından, usulün anılan hükmü uyarınca görev konusunun belirlenmesinde alacağın tamamının göz önünde bulundurulması gerekir.

Bu durumda mahkemece; öncelikle davacıdan saklı tuttuğu tazminat miktarının ne olduğu sorulmalı ve saklı tutulan miktar ile birlikte önceden dava edilen 3.000,00 YTL.nin toplamı HUMK. 8/1 maddesi gereğince 2006 yılı için katsayı artış oranına göre hesaplanan 5.490,00 YTL’ yi geçtiği takdirde davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekir.

Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı HUMK.’un 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 06.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

iyi çalışmalar...
Old 03-06-2011, 15:25   #11
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Nevra Öksüz
Sayın serhat-27,

Uyuşmazlık Mahkemesinin önceki tarihli "hemzemin geçitte meydana gelen kazalarda da" İdare Mahkemesinin görevli olduğuna dair kararları mevcuttur.
Bu duruma 2918 S.K. m.2 ve 3 sebebiyle katılmıyorum

Saygılarımla...

2918 S.K. m.110'da 11.01.2011 tarih, 6099 S.K. ile yapılan değişiklik sonrası madde: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.

Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir."

Saygılar...
Old 16-12-2011, 19:53   #12
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Nevra Öksüz
2918 S.K. m.110'da 11.01.2011 tarih, 6099 S.K. ile yapılan değişiklik sonrası madde: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.

Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir."

Saygılar...
+

6100 sayılı HMK m.3: "Her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin davalara asliye hukuk mahkemeleri bakar. İdarenin sorumluluğu dışında kalan sebeplerden doğan aynı tür zararların tazminine ilişkin davalarda dahi bu hüküm uygulanır. 30/1/1950 tarihli ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri saklıdır."

Saygılar...
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
trafik kazasından ötürü tazminat davasında görevli mahkeme avukat erdoğan Meslektaşların Soruları 6 07-12-2010 10:15
Mahalle Muhtarlığının yıkım kararı aldığı ev için tazminat davasında görevli mahkeme Şule Çimen Meslektaşların Soruları 3 05-10-2009 01:41
tespit davasında görevli mahkeme melis aksu Meslektaşların Soruları 3 04-08-2008 16:54
Milli Eğitim Bakanlığı Aleyhine Tazminat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme üye15184 Meslektaşların Soruları 3 02-05-2007 12:20
Kooperatife açılacak Tazminat davasında Görevli mahkeme neresidir. barisugan Meslektaşların Soruları 3 31-01-2007 12:09


THS Sunucusu bu sayfayı 0,13787103 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.