Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Vekillikten İstifa Usulü Hk.

Yanıt
Old 24-10-2008, 11:04   #1
av-yeliz

 
Varsayılan Vekillikten İstifa Usulü Hk.

Merhaba

Aklıma takılan bir soruyu yöneltmek istedim. Gördüğüm lüzum üzerine, bir müvekkilimin vekilliğinden istifa ettim. Bir istifa dilekçesi hazırladım. İstifa gerekçemi, bir kısım dosyalardan alınmış ancak kullnılmamış olan gider avanslarını iade ettiğimi, ekli rapor ile tüm dosyalar hakkında detaylı bilgi verdiğimi, tüm dosyalarının kendisine elden teslim edildiğini vb gibi tüm bilgileri içeren uzun bir dilekçe idi bu.

Dosyaları ile birlikte, işbu istifamı, raporumu müvekkile elden teslim ettim. İstifa dilekçemi ve içeriğindeki belge ve bilgileri tebellüğ ettiğine dair imzasını aldım.

Bu müvekkilin bir kısmı temyiz aşamasında olan 7 dava, 4 icra dosyası vardı.

Bahsini ettiğim istifa dilekçem oldukça uzun ve sır saklama yükümlülüğümü de doğuracak bir kısım bilgiler içeriyor. Bu nedenle bu dilekçenin sadece müvekkilde ve bende olması daha doğru diye düşündüm. 2 nüsha düzenledim ve karşılıklı imzaladık ve birer nüshasını aldık.


Aklımdan geçen, istifa gerekçelerimi de açıkladığım ve oldukça uzun bir dilekçe olan istifa dilekçem haricinde başka bir dilekçe yazmak; ve bu diğer istifa dilekçemi tüm dosyalara ibraz etmekti.

Bu yeni dilekçede sadece gördüğüm lüzum üzerine istifa ettiğimi, müvekkil kabulü ve tebliği anlamına gelen imzasını da havi olan bu istifamı, şu şu dosyalara ibraz edeceğimi, 15 gün daha vekillik görevimi yerine getireceğimi, ancak bu süreden sonra dosyaların bizzat müvekkil yada yetkilendireceği diğer bir vekil ile takibinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinin neticelerinin kendisine anlatıldığı bilgileri yer alsa; bu istifa dilekçemden suret alıp, aslı gibidir onayı ile tüm dosyalara ibraz etsem diye düşünüyordum.

Neticede herbir dosyaya istifa sunup, her birinden müvekkile tebliğe çıkarmak ta belli bir masrafı gerektirecek. Bu masrafa katlanmak istemedim.

Ancak gerek sitede gerekse hariçte bu hususu araştırmama rağmen net bir yanıt bulamadım.

Meslektaşlarıma sormak isterim; bu durumda herbir dosyaya ayrı ayrı istifa edip, müvekkile ayrı ayrı tebliğe çıkarma mecburiyetim var mıdır? Yoksa yukarıda bahsini ettiğim yöntem, beni korur mu?

Teşekkürler..
Old 24-10-2008, 13:21   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Avukatlık Kanunu 41/1 sorunuzun yanıtını içermektedir.

Alıntı:
Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder.
Old 24-10-2008, 15:00   #3
av-yeliz

 
Varsayılan

Evet müvekkile tebliğden itibaren 15 gün süre ile görevime devam edeceğimi biliyorum ve zaten bunu bildiğimi mesajımda da yazdım.

Sorum tam anlaşılamamış sanırım;

Müvekile elden tebliğ ettiğim istifamın tarafımca aslı gibi olduğuna dair onaylı birer suretini, o müvekkile ait herbir dosyaya ibraz etmem; yeterli midir?

Yoksa her dosyadan müvekkile istifamı tebliğ mi ettirmem gerekir?

Şimdiden teşekkürler..
Old 24-10-2008, 15:14   #4
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av-yeliz
Evet müvekkile tebliğden itibaren 15 gün süre ile görevime devam edeceğimi biliyorum ve zaten bunu bildiğimi mesajımda da yazdım.

Sorum tam anlaşılamamış sanırım;

Müvekile elden tebliğ ettiğim istifamın tarafımca aslı gibi olduğuna dair onaylı birer suretini, o müvekkile ait herbir dosyaya ibraz etmem; yeterli midir?

Yoksa her dosyadan müvekkile istifamı tebliğ mi ettirmem gerekir?

Şimdiden teşekkürler..

Sorunuzu anladım, ona göre yanıt yazdım. Avukatlık Kanunu 41/1'i, HUMK 68'i de dikkate alarak değerlendirirseniz, her dosyadan ayrı ayrı tebliğ zorunluluğunu göreceksiniz sanırım.
Old 24-10-2008, 16:02   #5
BaharB

 
Varsayılan

Ben Sayın Av-Yeliz'in her bir dosyadan müvekkiline istifaya dair tebligat çıkarması gerekmediğini düşünüyorum. HUMK 68, istifa (veya azil) halinde avukat ile mahkeme ve karşı taraf arasındaki ilişkiyi düzenlemektedir.

Müvekkile istifa iradesi tebliğ edilmiş ve 15 gün süre ile vekalet görevi duruşma dışında kalan işlere, özellikle hak kaybına neden olacak işlemlere (temyiz, zamanaşımı, kesin süre vs.) ilişkin olarak devam edecektir. Avukat ile müvekkili arasındaki iç ilişki bakımından avukatın yapacağı başkaca bir işlem yoktur.

Dış ilişki (avukat ile mahkeme ve karşı taraf) bakımından ise HUMK md.68'e göre, mahkemeye istifa ettiğine dair bir beyanda bulunmak yeterli olacaktır. Bu beyandan sonra mahkeme vekil sıfatıyla Avukata karşı herhangi bir usuli işlem yapamayacaktır. Ancak karşı taraf bu istifayı öğrenmedikçe vekil sıfatıyla avukata karşı yapacağı usuli işlemler geçerli olacağından, lüzumlu bir hal varsa karşı tarafa istifanın tebliğinin faydalı olacağını düşünüyorum.
Old 24-10-2008, 16:13   #6
av-yeliz

 
Varsayılan

Emeğiniz için çok teşekkür ederim.

Ancak bahsini ettiğiniz kanun hükümlerinden vardığım sonuç; dava dosyasına ve karşı tarafa tebliğ olmaksızın vekillikten çekilmenin hüküm ifade etmeyeceği.

Dava dosyalarının duruşmalarına girip; vekillikten çekildiğim beyanında bulunduktan itibaren, duruşmada hazır bulunması koşulu ile karşı taraf ve mahkeme işbu çekilmeden haberdar olmuş oluyor.

Eğer müvekkilden de istifa dilekçemi tebellüğ ettiğine dair imza almışsam; ve bu müvekkl imzasını havi dilekçeyi dosyaya ibraz etsem; vekillikten çekilmem hüküm ifade etmez mi?
Old 24-10-2008, 16:25   #7
BaharB

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av-yeliz
Emeğiniz için çok teşekkür ederim.

Ancak bahsini ettiğiniz kanun hükümlerinden vardığım sonuç; dava dosyasına ve karşı tarafa tebliğ olmaksızın vekillikten çekilmenin hüküm ifade etmeyeceği.

Dava dosyalarının duruşmalarına girip; vekillikten çekildiğim beyanında bulunduktan itibaren, duruşmada hazır bulunması koşulu ile karşı taraf ve mahkeme işbu çekilmeden haberdar olmuş oluyor.

Eğer müvekkilden de istifa dilekçemi tebellüğ ettiğine dair imza almışsam; ve bu müvekkl imzasını havi dilekçeyi dosyaya ibraz etsem; vekillikten çekilmem hüküm ifade etmez mi?
Sayın Av-Yeliz;
Sizin gibi düşünmüyorum.
Karşınızda üç tane muhatap var. Müvekkil, mahkeme ve karşı taraf.
Müvekkilinize istifanızı tebliğ ettiniz: Müvekkiliniz ile aranızdaki vekalet ilişkisi sona erdi.
Mahkemeye istifanıza dair dilekçe verdiniz: Mahkeme ile aranızdaki ilişki de sona erdi.
Sadece karşı tarafı (ki onun da gerekli olduğunu düşünüyorsaniz) duruşmayı beklemeksizin tebligat ile durumdan haberdar edebilirsiniz.
Saygılarımla...
Old 24-10-2008, 16:28   #8
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Mahkeme, istifa eden avukatın müvekkiline (davadaki asile) tebligat yapmadan davaya devam edemeyeceğinden, tebligat zorunludur. Bu tebligat masraflarının verilmemesi avukatın sorumluluğunu doğurur.
Old 24-10-2008, 16:37   #9
BaharB

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Cengiz Aladağ
Mahkeme, istifa eden avukatın müvekkiline (davadaki asile) tebligat yapmadan davaya devam edemeyeceğinden, tebligat zorunludur. Bu tebligat masraflarının verilmemesi avukatın sorumluluğunu doğurur.
Sayın Aladağ;
Avukat istifa ederken müvekkiline ayrıntılı olarak bilgi vermiş, dosyalarını teslim etmiş, duruşma günlerini bildirmiş. Bu durumda dosyanın takip edilmemesi halinde avukatın herhangi bir sorumluluğunun doğmayacağını düşünüyorum.
Old 24-10-2008, 17:09   #10
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan

Sayın BaharB'ye katılıyorum.(özellikle 5 nolu iletiye)

Kanaatimce, avukat ancak duruşmada istifa ettiğini bildirse, bunun müvekkile tebliği gerekir.

Fakat,duruşma öncesi mahkemeye istifa ettiğini yazılı olarak bildirilirse ve de vekil ya da müvekkil duruşmaya gelmezse, dosya işlemden kaldırılmalıdır.Bu durumda tebliğ zorunluluğu yoktur.

Bunun haricinde avukat ancak istifayı tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde sorumlu olur. 15 günlük süreden sonra müvekkilinin duruşmaya katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasından sorumlu değildir, diye düşünüyorum.

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 1999/8975
K. 1999/10729
T. 23.12.1999
DAVA : Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 29.9.1999 tarih ve 1997/563-1999/428 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şubede vadesiz döviz tevdiat hesabı olduğunu, ancak hesabın çeşitli tarihlerde H... isimli şahsa ödendiğinin öğrenildiğini, bu şahsın müvekkili ile ilgisinin olmadığını ileri sürerek 61.000 USD.nin ihtarın tebliği tarihi olan 3.6.1997 tarihinden itibaren döviz mevduat faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından dosyanın 30.4.1998, 18.6.1998 ve 11.3.1999 celse işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle HUMK. 409/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Vekilin, vekaletten istifa etmesi (çekilmesi) ile davadaki vekalet görevi son bulur. HUMK.67/3.madde uyarınca, vekil duruşmada vekaletten istifa ettiğini bildirirse, mahkeme duruşmayı başka güne bırakamaz ve istifa eden vekilin kusuru ile yargılamaya devam edecektir. Mahkeme, istifa eden vekilin müvekkilini ancak bundan sonraki duruşmaya çağıracaktır.
Bu çağrıda, müvekkile vekilin istifa ettiği, bu nedenle duruşmaya çağrıldığının açıkça bildirilmesi gerekir. Vekil duruşmadan önce vekaletten istifa ettiğini mahkemeye yazılı olarak bildirirse, istifa eden vekilin ya kendisinin yada müvekkilinin duruşmaya gelmesi gerekir. Her ikisinde duruşmaya gelmezse mahkeme karşı tarafın talebi üzerine dosyayı işlemden kaldırabilir.
Ayrıca, tebligat Kanunu 10.madde uyarınca tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Muhtaba usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra adresini değiştirirse, yeni adresini hemen tebliği yaptırmış olan yargı merciine bildirmek zorundadır. Bu mecburiyeti yerine getirmemiş olan muhataba tebligatta ise, yeni adrese tebliğ edilmezse tebliğ evrakın bunu çıkaran mercie iade edilir.
Bu merci, diğer taraf yeni adres bildirirse oraya tebligat çıkarır.
Kimse tarafından yeni adres bildirilmezse, bu merci ayrıca soruşturma yapmaksızın tebligatı Tebligat Kanunu 35.madde uyarınca eski adrese yaptırır. Yukarıdaki merasim yerine getirilmeden yapılan tebligat usulsüzdür.
Yine Tebligat Kanunun 32.madde uyarınca usulsüz tebligat öğrenildiği tarihte geçerlidir. Somut olaya gelince; davacı vekilleri 28.1.999 celse duruşmaya gelerek davadan çekildiklerini, asile tebligat yapılmasını bildirerek, masraf verip asile tebligat çıkarılmasını talep etmişlerdir.
Mahkemece asile çıkarılan tebligat, yapılamadan mahkemeye iade edilmiş, mahkemece 11.3.1999 da dosya işlemden kaldırılmıştır. Davacı asil yeni vekilde davayı 9.4.1999'da yenilemiştir. Ve yeni vekil tebligatın müvekkiline ulaşmadığını öğrendikten sonra davayı yenilediklerini beyan etmiştir. O halde mahkemece yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak, davanın 3.kez takipsiz bırakılmadığından yargılamaya devam edip, deliller toplanılıp, sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.1999 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 26-10-2008, 01:12   #11
av-yeliz

 
Varsayılan

Öncelıkle, emek veren tüm arkadaşlarıma teşekkürü borç bılırım. Konuya ılışkın Yargıtay kararı bulamamıştım. Bu nedenle ayrıca sunulan karar ayrıca çok faydalı oldu.

Pekı, ıcra dosyaları ıçın saygıdeger meslektaşlarımın fıkrı nedır acaba? Muvekkıl ımzasını da ıhıva eden ıstıfamı ıcra dosyasına sunmam yeterlı mıdır? 4 ıcra dosyasından 3 u kesınleşmış halde. Kesınleşmış bır dosyada karşı tarafa ıstıfamı teblığe sanırım gerek olmayacaktır. 4. ve henuz borçlu adresının araştırılıyor oldugu dosyada zaten yapılacak bır ışlem yoktur sanırım. Benımle aynı fıkırde mısınız?
Old 26-10-2008, 01:32   #12
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

E:2005/3897
K:2005/6568
T:29.03.2005

Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 1- İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK'nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:
2- Bir tarafın vekilini azletmesi halinde bu istifa veya azil mahkemeye ulaşıp karşı tarafa bildirilmedikçe karşı taraf için hüküm ifade etmez, sonuç dogurmaz. Bu nedenle vekilini azleden asil, icra dosyasına azli bildirilinceye kadar tebligat azledilmiş olan vekile yapılır ve bu tebligat ile sureler işlemeye başlar. Buna karşılık vekilin istifasının veya azlinin icra dairesine ulaşıp karşı tarafa bildirilmesinden sonraki donemde azledilmis olan vekile tebligat yapılamaz. Tebligat var ise gecersiz olur ( Prof Dr. Baki Kuru, Hukuk Usuli Muhakemelerı Kanunu, C. 5. S. 5540 ).
Somut olayda ise ilamdaki vekil 16.01.2003 tarihinde İcra dosyasından gönderilen ornek 53 İcra emrini 17.01.2003 tarihinde almıştır. Ancak vekaletten azledildiğini tebliğ mazbatası altına derçetmiş ise de bu hususu 21.01.2003 tarihinde İcra dosyasına ekteki azilname ile bildirdiğinden yukarıda acıklanan kurallar doğrultusunda azledilen vekile yapılan 17.01.2003 tarihli tebliğ işleminin usulüne uygun olduğunun kabulu gerekir. 17.01.2003 tebliğ tarihi esas alındığında da vekil ile takip edilen islerde tebligin vekıle yapılacağı asıl olduğundan borçlu asil adına çıkarılan ve 22.01.2003 tarihinde tebliğ olunan tebligat şu duruma göre hukuki sonuç doğurmaz. İcra mahkemesince açıklanan nedenlerle icra emri 17.01.2003 tarihinde tebliğ olunmuş sayılacağından şikayetin reddine karar vermek gerekirken kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
11. Hukuk Dairesi

E:2005/3359
K:2006/4551
T:24.04.2006

1136 s. Yasa m. 41
6762 s. Yasa m. 1301

Taraflar arasında görülen davada Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.10.2004 tarih ve 2004/99-2004/479 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacının TTK'nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, degerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre kamu duzenine iliskin kesin yetki soz konusu olmamasına ve davalı tarafca icra dairesinın veya mahkemenin yetkisine itiraz edilmemiş bulunmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesinde savunmadan isteği ile çekilen avukatın vekalet gorevinin durumunun müvekkile tebliğinden itibaren 15 gün sure ile devam edecegi belirtilmiştir. Davalı vekilleri 26.5.2004 tarihli dilekce ile vekillikten istifa ettiklerini mahkemeye bildirdikleri ve daha sonrakı durusmalara katılmadıkları halde mahkemece istifa dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA. ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.04.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Old 17-05-2010, 15:30   #13
av.suleyman

 
Varsayılan

Duruşmaya 5 gün kala davalı vekilliği görevimden istifa ettiğime dair dilekçeyi ve tebliğ masrafını mahkemeye verdim. Acaba duruşmaya girmem gerekir mi? Yoksa mazeret mi bildireyim.
Old 17-05-2010, 16:15   #14
Av.Özgür KARABULUT

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan av.suleyman
Duruşmaya 5 gün kala davalı vekilliği görevimden istifa ettiğime dair dilekçeyi ve tebliğ masrafını mahkemeye verdim. Acaba duruşmaya girmem gerekir mi? Yoksa mazeret mi bildireyim.
Merhaba;

Tebliğ edilse bile 15 gün boyunca sorumluluğunuz devam edeceğinden girmenizde fayda var, derim.

Saygılarımla...
Old 05-06-2011, 13:14   #15
Av.Adnan Koray

 
Varsayılan

Vekilin istifası başlıklı Hukuk Muhakemesi Kanunun 82. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir:

Vekilin istifası
MADDE 82

(1) İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.

(2) Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.

(3) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir.
Old 20-06-2012, 18:44   #16
Av. Feyza Altun

 
Varsayılan

İstifa hususunda şöyle bir yöntem uygulayabilir miyim?

İstifa sebeplerimi ve istifa etttiğimi müvekkile noterden ihtar etsem; ihtarıma tebliğ şerhini de alarak tüm dosyalarıma dilekçemle sunsam ve artık vekil olmadığımdan uyap kaydımın silinmesinii tarafıma tebligat yapılmamasını vs. talep etsem?

Yani her dosyadan teker teker tebligat yapmasam??

Zorluyor muyum sınırlarımı
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Adli Yardımda Vekillikten İstifa Mümkün mü? Av. Esra Elif Şener Meslektaşların Soruları 13 10-11-2011 19:01
vekillikten çekilme miss_lawyer Meslektaşların Soruları 3 05-05-2009 11:31
Ceza UsulÜ MÜ Hukuk UsulÜ MÜ? lawyer35 Meslektaşların Soruları 1 26-06-2008 17:38
İşyeri İstifa Hk camelot Hukuk Soruları Arşivi 5 28-09-2003 12:31
İstifa Ediyorum! Cest la vie Site Lokali 0 09-04-2002 18:31


THS Sunucusu bu sayfayı 0,14023709 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.