Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

fuzuli işgal nedeniyle tahliye

Yanıt
Old 08-07-2008, 15:04   #1
avnihal

 
Varsayılan fuzuli işgal nedeniyle tahliye

merhabalar,
müvekkilime ait evlerde yıllardır ücret ödemeden 4 oğlu oturmakta ancak artık müvekkilim oğullarının evde oturmasını istemiyor ve evi boşaltmalarını istiyor.
Aralarında herhangi bir sözleşme ve ücret sözkonusu değil.
Bu konuda evleri boşaltmaları için nasıl bir yol izlemeliyim?
Fuzuli işgale dayalı olarak tahliye talebinde bulunmayı düşünüyorum?
İhtar çekmeme gerek var mı acaba?
Şimdiden çok teşekkürler..
Old 08-07-2008, 15:14   #2
Av. Bülent Sabri Akpunar

 
Varsayılan

Taraflar arasında bir kira ilişkisi olmadığına göre 6570 SK'nun 12 . maddesindeki fuzuli işgal hükümlerine dayanamazsın.Burada mülkiyet hakkına dayanan elatmanın önlenmesi istemli dava açacaksın.İhtar çekmen gerekmez, açılan dava da ihtar yerine geçer.İhtar veya dava, daha önce gösterilen muvafakatin geri alındığını gösterir, bu tarihten dava sonuçlanana dek de ecrimisil tazminatı talep edebilirsin.
Old 08-07-2008, 16:43   #3
Pınar

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
6.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/11033
Karar: 2005/12240
Karar Tarihi: 27.12.2005

ÖZET: 6570 Sayılı Yasa kapsamına giren yerler için Yasanın 12. maddesi gereğince kiracı veya fuzuli şagil hakkında akde aykırılıktan dava açılabilir. Kiracı veya fuzuli şagil hakkında aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından ayrı ayrı dava açılabileceği gibi birlikte davalı gösterilmek suretiyle de kiralanandan tahliyeleri istenebilir. Kiracının tahliyesi için daha önce kendisine süreli bir ihtarın tebliğ edilmesi, verilecek süre içerisinde kiralananın akde uygun hale getirilmesinin istenmesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Kiralayan tarafından kiracıya tebliğ ettirilecek ihtarnamede verilecek süre uygun bir süre olmalıdır. Davalı kiralananda kiracının vekili ya da temsilcisi olarak değil bizzat kendi adına iş yapmaktadır. Kira sözleşmesinde kiracı olarak yer almayan davalının kiralanandaki konumu fuzuli şagildir. Yukarda açıklandığı üzere fuzuli işgal nedeniyle açılacak tahliye davasının kiracıya yöneltilmesi gerekmez.

(6570 S. K. m. 12)

Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Uyuşmazlık, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, H. isimli şahsın kiralananda 10.04.2003 tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, ancak mahkeme aracılığı ile yaptırılan tespitte taşınmazda <E. Kot Galerisi> adıyla faaliyet gösteren iş yerinin davalı A. adına kayıtlı olduğunun saptandığını, perakende satış fişinin de B. adına olduğunun tespit edildiğini, kiralananın kiracı dışında bir şahıs tarafından işletildiğini belirterek, davalının fuzuli işgal nedeniyle kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.

Davalı, kira sözleşmesini ağabeyi olan H.'ın yaptığını ancak dükkânı birlikte işlettiklerini, kiracının yurt dışına çıkma durumu olduğundan resmi kayıtların kendisi adına yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

6570 Sayılı Yasa kapsamına giren yerler için Yasanın 12. maddesi gereğince kiracı veya fuzuli şagil hakkında akde aykırılıktan dava açılabilir. Kiracı veya fuzuli şagil hakkında aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından ayrı ayrı dava açılabileceği gibi birlikte davalı gösterilmek suretiyle de kiralanandan tahliyeleri istenebilir. Kiracının tahliyesi için daha önce kendisine süreli bir ihtarın tebliğ edilmesi, verilecek süre içerisinde kiralananın akde uygun hale getirilmesinin istenmesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Kiralayan tarafından kiracıya tebliğ ettirilecek ihtarnamede verilecek süre uygun bir süre olmalıdır. Fuzuli şagil hakkında açılacak davada kendisine önceden ihtar gönderilmesi koşulu aranmaz.

Olayımıza gelince; dava konusu edilen kiralanan davacı tarafından 10.04.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile dava dışı H.'a kiralanmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. maddesinde kiralanan yerin kiralayanın yazılı izni olmadan başkasına devredilemeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından E. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/119-120 D. İş sayılı dosyası ile 22.04.2005 tarihinde yaptırılan tespitte ise <E. Kot Galeri> ismiyle konfeksiyon işi yapılan kiralananda vergi levhasının davalı A. adına olduğu satış fişinin de yine dava dışı B. adına düzenlendiği saptanmıştır. Davalı kiralananda kiracının vekili ya da temsilcisi olarak değil bizzat kendi adına iş yapmaktadır. Vergi levhasının kendi adına olması da bu hususu doğrulamaktadır. Kira sözleşmesinde kiracı olarak yer almayan davalının kiralanandaki konumu fuzuli şagildir. Yukarda açıklandığı üzere fuzuli işgal nedeniyle açılacak tahliye davasının kiracıya yöneltilmesi gerekmez. Mahkemece davanın kabulüyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. 'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)







"bu tarihten dava sonuçlanana dek de ecrimisil tazminatı talep edebilirsin."



Sayın Bülent Bey, bugün ecrimisil ve fuzuli şagil talepli davam karara çıktı. fakat mahkeme, ecrimisil bedelinin dava tarihine kadar olan kısmına hükmedip geri kalan kısmını reddetti." ecrimisil talepleri sadece dava tarihindeki bedele göre esas alınır, yargılama boyunca işleyen ecrimisisl bedelleri ayrı dava konusudur "gerekçesi ile reddetti. Bu hususa ilşkin bir bilginiz var mı?
Old 08-07-2008, 17:26   #4
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Pınar
mahkeme, ecrimisil bedelinin dava tarihine kadar olan kısmına hükmedip geri kalan kısmını reddetti." ecrimisil talepleri sadece dava tarihindeki bedele göre esas alınır, yargılama boyunca işleyen ecrimisisl bedelleri ayrı dava konusudur "gerekçesi ile reddetti. Bu hususa ilşkin bir bilginiz var mı?

Aşağıdaki karara göre mahkemenin tesis ettiği karar doğrudur.

Alıntı:
T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/4786
K. 2002/6466
T. 4.6.2002
• ECRİMİSİL ( Davada Dava Tarihine Kadar Gerçekleşmiş Zararın Talep Edebilmesi )
• İSTENEBİLECEK ZARAR ( Ecrimisil Davalarının Haksız Fiil Benzeri Davalar Olması Nedeniyle Dava Tarihine Kadar Gerçekleşmiş Zararın Talep Edilmesi )
• BİLİRKİŞİ ( Çözümü Özel Veya Teknik Bilgiyi Gerektiren Hallerde Hakimin Bilirkişinin Görüşünün Alınmasına Karar Vermesi )
743/m.908
1086/m.275
ÖZET : Ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalar olduğundan dava tarihine kadar gerçekleşmiş zarar talep edilebilir. Dava tarihinden sonra gerçekleşmesi muhtemel zarar talep edilemez. O halde mahkemece alacağın hesabında elatma tarihinden dava gününe kadar geçen sürenin dikkate alınması gerekir. Çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken dayanakları göstermek zorundadır. Bu şekilde hazırlanmış rapor hüküm kurmaya yeterli olup, denetimi mümkündür.

DAVA : Dava dilekçesinde 25.432.825.000 lira Ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 22.432.825.000 liranın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm Davalı Bakanlık vekili ile Davalı Vakilik vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü :

KARAR : Dava dilekçesinde, davalı bakanlıkça prefabrike ev yapılarak geçici olarak Eylül 1999 yılında işgal edilen taşınmazlar için takdir edilen iki yıllık kullanım bedelinin arttırılarak aradaki farkın tahsili istenilmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalar olduğundan dava tarihine kadar gerçekleşmiş zarar talep edilebilir. Dava tarihinden sonra gerçekleşmesi muhtemel zarar talep edilemez.

O halde mahkemece alacağın hesabında elatma tarihinden dava gününe kadar geçen sürenin dikkate alınması gerekirken, dava tarihinden sonrasını da kapsar şekilde ( 2 )yıllık süre için ecirimisil hesabı yapılarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Ayrıca, HUMK.nun 275. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişinin görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken dayanakları göstermek zorundadır. Bu şekilde hazırlanmış rapor hüküm kurmaya yeterli olup, denetimi mümkündür.

Yapılan her iki keşif sonunda alınan bilirkişi raporlarında hakkaniyet ve nesafet kurallarına göre toplam alacağın 27.milyar olması gerektiği belirtilmiş ise de, bu miktarın hangi kriterler dikkate alınarak bulunduğu hususunda raporda bir açıklık bulunmamaktadır.

Haksız işgal tazminatı olan ecrimisil bedelinin en düşüğü elde edilebilecek kira parası en yükseği de, yoksun kalınan kar kaybıdır.

Dava dilekçesinde yoksun kalınan kar kaybı ecrimisil bedeli olarak talep edildiğinden, davacının işgalden önce taşınmazı ne şekilde kullandığı araştırılarak taşınmazı kullanamamasından dolayı uğramış olduğu zarar konusunda bilirkişiden dayanakları da gösterilmek suretiyle rapor alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece hüküm kurmaya yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.6.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Old 08-07-2008, 19:14   #6
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Sayın AKPUNAR'ın görüşüne katılıyorum.
bkn.
http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=19590
Sözleşme Olmadan Mecurda Oturan Akraba Tahliye Edilebilir Mi?
Old 23-12-2010, 15:44   #7
harkan

 
Varsayılan

değerli üstatlarım, fuzuli işgal nedeniyle tahliye davasını sulh hukuk mahkemesinde açıyoruz, ancak bu dava ile birlikte ecrimisil de talep edersek görevli mahkeme konusunda bir değişiklik olur mu? eğer olursa miktar taşınmazın değerine göre mi yoksa ecrimisil talebimize göre mi belirlenir?
Old 23-12-2010, 19:56   #8
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Sayın meslektaşım,

Davanız tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi niteliğinde ise taşınmazın değeri + ecrimisil talebiniz görevli mahkemeyi belirler.

Eğer davanız, kira sözleşmesine dayanıyorsa, görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Ecrimisilin ve/veya taşınmazın değerine bakılmaz.

Saygılarımla,
Old 22-10-2013, 16:50   #9
avukatmine

 
Varsayılan

Meslektaşımızın sormuş olduğu soruya bir ekte ben sormak istedim. Peki oğlu ile birlikte eşi de evde birlikte yaşıyorlarsa eşine karşıda tahliye davası açması gerekmez mi? İkametgahları ikisininde o adreste olması durumu mevcut.Yani davalı olarak eşini de göstermesi gerekir mi?
Old 23-10-2013, 17:26   #10
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avukatmine
Meslektaşımızın sormuş olduğu soruya bir ekte ben sormak istedim. Peki oğlu ile birlikte eşi de evde birlikte yaşıyorlarsa eşine karşıda tahliye davası açması gerekmez mi? İkametgahları ikisininde o adreste olması durumu mevcut.Yani davalı olarak eşini de göstermesi gerekir mi?

Evde kimler oturuyorsa hepsine açılmalıdır.
Old 24-10-2013, 00:31   #11
avukatmine

 
Varsayılan

Yasal dayanak nedir ustadim? Yani aslinda bununla ilgili bir Yargitay karari varmidir acaba? Arastirmalarimda ben bulamadim sanirim programimda yok.
Old 24-10-2013, 13:24   #12
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avukatmine
Yasal dayanak nedir ustadim? Yani aslinda bununla ilgili bir Yargitay karari varmidir acaba? Arastirmalarimda ben bulamadim sanirim programimda yok.

Yasal dayanağını, araştırmadım; hukuk mantığımı kullandım. Benzer olayın davalı vekili idim. Aile reisi olan kişiye dava açılmamış ama eşe ve çocuğa dava açılmıştı. Husumet iddiasında bulunduk. Kabul edilmedi ve dün karara çıktı. Evde 3 kişi kalıyor ama 2 kişi için müdahalenin men-ine karar verildi. İlamlı takip yapıldığında da ilama uygun yapılmalı ve o şekilde infaz edilmeli. Yani icra memuru, ilamda yazılı 2 kişiyi tahliye edecektir(Yargıtay kararı bozmazsa). İlamda adı geçmeyen kişi, isterse evde oturmaya devam edecektir. Aksi mümkün değildir.

Süreç devam ettiği için ve henüz o aşamaya gelmediğimiz için yasal dayanak ve Yargıtay kararı aramadım. Gerektiğinde ve bulursam, buraya da eklerim.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Fuzuli işgal abay Meslektaşların Soruları 8 19-01-2009 13:37
fuzuli işgal nedeniyle tahliye ekaral Meslektaşların Soruları 4 15-05-2008 16:31
Fuzuli işgal Av.Murat Bölükbaş Meslektaşların Soruları 1 31-03-2008 16:09
fuzuli işgal-ecrimisil Nuriye Değer Meslektaşların Soruları 1 26-03-2007 21:50
fuzuli işgal bozoli Meslektaşların Soruları 5 05-03-2007 17:40


THS Sunucusu bu sayfayı 0,12090492 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.