Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Boşanmış Kadına Koruma Kararı (4320)

Yanıt
Old 06-05-2008, 19:09   #1
Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan Boşanmış Kadına Koruma Kararı (4320)

Ankara 8. Aile Mahkemesinin kararlarından birini sunuyorum. Mahkeme evli olmayan ancak şiddet gören kişiler hakkında koruma kararı vermiş ve vermeye devam etmektedir. Mahkeme yasayı özüyle uyguladığını belirtmektedir. Gerçekten de yasanın sözünde evlilik birliği aranır ancak tarafı olduğumuz sözleşmenin uygulanması gerekliliği karşısında karar, yasanın özüne, sözleşmeye ve anayasaya uygundur.

T.C
ANKARA
8. AİLE MAHKEMESİ
DEĞİŞİK İŞ KARAR
ESAS NO :2007/62 D.İş
KARAR NO : 2007/63
HAKİM : ERAY KARINCA 26084
KATİP : GÜLŞEN ÖZBEK 9815
TEDBİR İSTEYEN : D. A. –
KARŞI TARAF : T. A.
TEDBİR KONUSU : 4320 Sy K. Koruma Kararı
TALEP TARİHİ : 01/10/2007
KARAR TARİHİ : 03/10/2007

Koruma isteminde bulunan D. A. vekili dilekçesinde, Davalıların 26/09/2005 tarihinde boşandığını, 1991 doğumlu A.ile 1997 doğumlu A. adlı 2 çocuklarının olduğunu,davalı kocanın boşanmadan sonrada müvekkilini ve çocukları telefonla ya da yaşadıkları eve zorla girerek taciz etmeye başladığını,30 Ağustos 2007 günü sabah saat 8:30 sularında aşırı sarhoşluğununda etkisi ile telefonda küçük A.'a küfür ve tehdit ettiğini, ilerleyen saatlarde A.'ıda cep telefondan arayarak küfür ve tehdit ettiğini, aynı eylemin 15 Eyüll 2007 sabah saat 05:00 sularında yinelendiğini,davalının müvekkili ve çocukların birlikte yaşadığı eve zorla girdiğini ve müvekkiline saldırmaya kalkıştığını bu nedenlerle davalı hakkında Ankara C.Başsavcılığının 2007/171520 Hazırlık numaralı dosyasında soruşturma açıldığını ileri sürerek,davalının tacizlerinden müvekkilinin ve ortak çocuklarının korunması için tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Dava dilekçesi ve ekindeki belgeler yanında,davalı hakkındaki hazırlık soruşturması dosyası getirtilerek incelenmiş,;buna göre tarafların boşanmış olmalarına karşın,davalı eski kocanın korunma isteyene ve çocuklarına karşı şiddete yönelik davranışlarda bulunduğu anlaşılmakla, 4320 Sayılı Yasada 5636 sayılı yasa ile yapılan değişikliklerin içeriği ve ruhu değerlendirilerek istemin kabulü ile karşı taraf T. A. hakkında ailenin korunmasına ilişkin yasa uyarınca aşağıdaki tedbirlerin 6 ay süreyle uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
KARAR:
Karşı Taraf T. A.'nın 6 ay süreyle olmak üzere;
1-Korunma isteyen D. A. ile aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinin oturmakta oldukları eve yaklaşmamasına.,
2-Korunma isteyene ve çocuklara karşı şiddete ve korkuya yönelik davranışlarda bulunmamasına,
3- Korunma isteyene ve çocukların eşyalarına zarar vermemesine,
4- Korunma isteyeni ve müşterek çocukları ve aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerini telefon ve diğer iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesine,
Kararın bir örneğinin karşı taraf T. A.'ya tebliği için ilgili kolluk birimine gönderilmesine,
Kararın infazının takibi için bir örneğinin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Karşı taraf T. A.'ya hükmolunan tedbirlere aykırı davranması halinde tutuklanacağı ve hürriyeti bağlayıcı cezaya çaptırılacağı hususunun ilgili kolluk birimi (mahalli karakol)aracılığıyla kendisine ihtarına,
Yasa gereği harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın ilgili kolluk gücü(mahalli karakol) aracılığıyla infazına, HUMK.nun 108/2 maddesi kıyasen uygulanarak,kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde tarafların mahkememize verecekleri dilekçeleriyle karara itiraz edebileceklerine ilişkin olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 03/10/2007

Katip 9815 Hakim 26084
Old 07-05-2008, 19:15   #2
Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

T.C.
ANKARA
8. AİLE MAHKEMESİ
KORUMA KARARI
ESAS NO : 2007/10 D. İş
KARAR NO : 2007/12 D. İş

HAKİM : ERAY KARINCA 26084
KATİP : ZEYNEP PEKDEMİR 46948

TEDBİR İSTEYEN : E. Ş.-
KARŞI TARAF : S. Ş.-
TEDBİR KONUSU : 4320 Sy. K. Koruma Kararı
İSTEK TARİHİ : 12/02/2007
KARAR TARİHİ : 12/02/2007
Tedbir isteyen E. Ş. 12.02.2007 tarihli dilekçesi ile eşi S. Ş.’den 18.04.2006 tarihinde boşandığını, boşandıktan sonra eşi S. Ş. tarafından darp, hakaret ve şiddet dolu hareketlere maruz kaldığını belirterek, 4320 Sayılı Kanun uyarınca tedbir uygulanmasını istemiştir.
İddia, dilekçe içeriğine göre samimi görülmekle, her ne kadar taraflar boşanmış olsalar da bir süre için aynı çatı altında oturmayı sürdürdükleri anlaşılmış, yasanın amaç, kapsam ve ruhu gözetilerek, -boşanmış olsalar bile kimi zaman eski kocaların bazılarının boşandıkları eş ve velayetleri altında bulunmayan çocukları üzerinde baskı ve şiddet uygulama eğilimini taşıdıkları bilinmekle; 4320 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca aleyhine koruma istenen S. Ş. hakkında aşağıdaki şekilde tedbir kararı verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- S. Ş.’in takdiren 4 ay süreyle E. Ş.’nin evinden uzaklaştırılarak boşandığı eşin evine ve çalıştığı okula yaklaşmamasına,
2- S. Ş.’in, boşandığı eşi E. Ş.’ye karşı şiddet ve korkuya yönelik davranışlarda bulunmamasına,
3- S. Ş.’nin, boşandığı eşi E. Ş.’nin eşyalarına zarar vermemesine,
4- S. Ş.’nin, boşandığı eşi E. ile aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerini telefon vb. iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesine,
Aile birliği dağılmış olduğundan nafaka takdirine yer olmadığına
Kararın bir örneğinin karşı taraf S. Ş.’ye tebliğiyle infazı için ilgili İlçe Emniyet Müdürlüğüne gönderilmesine;
Bir örneğinin de kararın infazının takibi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Kusurlu eş S. Ş.’nin hükmolunan tedbirlere aykırı davranması halinde tutuklanacağı ve hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırılacağı hususunun ilgili güvenlik birimi (mahalli karakol) aracılığıyla ihtarına,
Yasa gereği harç alınmasına yer olmadığına,
Kararın ilgili kolluk güçleri aracılığıyla infazına,
Kararın tebliğinden itibaren –HUMK’nun 108/2 maddesi kıyasen uygulanarak- 10 gün içerisinde tarafların mahkememize verecekleri dilekçeleriyle karara itiraz edebileceklerine ilişkin olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 12.02.2007

Katip 46948 Hakim 26084
Old 07-05-2008, 19:18   #3
Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Aynı mahkemenin bu doğrultuda verdiği yukarıda 2. mesaj ile aktardığım ilk kararın gerekçesi şudur:

Alıntı:
İddia, dilekçe içeriğine göre samimi görülmekle, her ne kadar taraflar boşanmış olsalar da bir süre için aynı çatı altında oturmayı sürdürdükleri anlaşılmış, yasanın amaç, kapsam ve ruhu gözetilerek, -boşanmış olsalar bile kimi zaman eski kocaların bazılarının boşandıkları eş ve velayetleri altında bulunmayan çocukları üzerinde baskı ve şiddet uygulama eğilimini taşıdıkları bilinmekle; 4320 Sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca aleyhine koruma istenen S. Ş. hakkında aşağıdaki şekilde tedbir kararı verilmesi gerekmiştir.

Hukukun üstünlüğüne inanan tüm hukukçulara saygı ile,
Old 11-05-2008, 21:02   #4
Kartalkanat

 
Varsayılan

Sayın Yücel ;

Uygulamanın içerisinde biri olarak tedbir kararlarının hemen hemen hiç bir işlevi olmadığını vurgulamak isterim.

Tedbir kararında yasaklara uyulmaması halinde hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırılacağı belirtildiği halde ; Dördüncü defa kararın hükümlerini ihlal eden ve gerekli işlem yapılan sanığa herhangi bir hürriyeti bağlayıcı ceza verilmediği ve "tutuklama " olmadığını , kasten yaralama evrakının ise mevcutsuz olarak istendiğini üzülerek ifade etmek isterim.

4320 sayılı kanun ve bu kanun gereği verilen koruma kararları kulağa hoş gelen fakat yeterince işlevi olmayan , kadınların sorunlarına çare olmaktan uzak olduğu kanısındayım...

Saygılarla....
Old 11-05-2008, 21:29   #5
Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Yasa çok açık olduğu halde uygulanmamasının nedenini öğrenebilir miyim?
Old 12-05-2008, 00:01   #6
Kartalkanat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Özge Yücel
Yasa çok açık olduğu halde uygulanmamasının nedenini öğrenebilir miyim?

Bence uyuşmazlık C.Savcılığı ile Mahkeme arasındaki irtibatsızlıktan kaynaklanıyor. Biz Polis olarak eşe karşı kasten yaralama olduğunu bu yönde x aile mahkemesinin kusurlu eşin eve yaklaşmaması aksi takdirde hürriyeti bağlayıcı ceza verileceği yönünde karar verildiğini anlattığımız halde,standart bir şekilde mağdurun beyanın alınması, kesin raporunun aldırılması ve evrakın ikmalen gönderilmesi talimatı veriliyor. Tabiki mağdurun yaralanması hayati tehlike arzetmeyecek şekildeyse...

Oysa Mahkemenin mezkur kararına muhalefet eden eşin , öncelikle gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanması gerekir diye düşünüyoruz. Fakat bu sadece düşünce olarak kalıyor.....

Tedbir kararından sonra aynı eşe karşı 4 defa ihlal olduğu (kasten yaralama , hakaret ve sövme ) ve hiçbirinde tutuklanma olmadığını biliyorum.

Ne yazık ki çoğu zaman kadın şiddet gördüğü eve mecburen dönmek zorunda kalıyor.

Saygılar sunarım.
Old 12-05-2008, 05:59   #7
Kartalkanat

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Özge Yücel
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- S. Ş.’in takdiren 4 ay süreyle E. Ş.’nin evinden uzaklaştırılarak boşandığı eşin evine ve çalıştığı okula yaklaşmamasına,
2- S. Ş.’in, boşandığı eşi E. Ş.’ye karşı şiddet ve korkuya yönelik davranışlarda bulunmamasına,
3- S. Ş.’nin, boşandığı eşi E. Ş.’nin eşyalarına zarar vermemesine,
4- S. Ş.’nin, boşandığı eşi E. ile aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerini telefon vb. iletişim vasıtalarıyla rahatsız etmemesine,

Kusurlu eş S. Ş.’nin hükmolunan tedbirlere aykırı davranması halinde tutuklanacağı ve hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırılacağı hususunun ilgili güvenlik birimi (mahalli karakol) aracılığıyla ihtarına,

Katip 46948 Hakim 26084

Hükmün yukarıdaki maddelerini ihlal eden eşe uygulanan müeyyide nedir ?? Bilen varsa bana bir tane somut örnek göstersin. Ben görmedim.

Anladığım kadarıyla yeni ihlal oldu, C.Savcılığı ihlal ile ilgili yeni dosyanın bir nüshanısı hükmü veren mahkemeye göndermesi ve mahkemenin bu yönde yeni bir karar vermesi mi gerekiyor. Yoksa tekrar yeni dosyanın işleme alınması iddianame hazırlanmasına müteakip başka veya aynı aile mahkemesine giderek buradan yeni bir karar çıkması mı ??

İfadeler, kati raporun alınması, dosyanın tekrar işleme alınması v.s v.s.....

Bence 4320 sayılı yasa tekrar düzenlenmeli ve işlevsel bir hale getirilmeli , 1 ayda olsa hürriyeti bağlayıcı ceza verilmeli ve bu suçlarda kesinlikle ertelenmemeli , paraya çevrilmemeli..... " Pozitif ayrımcılıksa pozitif ayırcılık .. "

Eğer kökten bir kültür değişimi, kökten Aile içi şiddet devrimi isteniyorsa bu değişim AB adına değil ; Türk kadını adına , çocuklar adına , yaşlılar adına , aile içinde şiddet gören herkes adına yapılmalı , gecikmeksizin hemen yapılmalı.

Saygılar sunarım.
Old 12-05-2008, 14:47   #8
Dr. Özge Yücel

 
Varsayılan

Uygulamada ortaya çıkan ve diğer kanunlarla 4320 Sayılı Kanun arasındaki bağlantının yeterince kurulamamasından kaynaklanan sıkıntıları paylaştığınız ve katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim. Bu durumda dediğiniz gibi şiddet gördüğü yere ve şiddet gördüğü kişinin yanına yeniden gitmek zorunda kalan kadın şiddetten etkili olarak korunamıyor. Ama bence bu, 4320 Sayılı Yasanın çözüm getirmekten uzak olmasından değil tutuklama nedeni olduğu halde şüphelinin salıverilmesinden kaynaklanmaktadır. Ama tabii ki her durumda tutuklama nedeni olduğu da baştan kabul edilemez, tutuklama kararı ceza yargılamasının ilkeleri doğrultusunda verilecek bir karardır.

"(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa."

Mağdur üzerinde en azından baskı oluşturacağı ve kuvvetle muhtemel yeniden suç işleyeceği belli olan şiddet uygulayan eş hakkında tutuklama kararının verilmesi için mutlaka, 100/3'teki gibi, 4320 Sayılı Yasadan kaynaklanan bir olgu olması halinde tutuklanır biçiminde bir düzenleme gerekmez diye düşünüyorum. Tutuklama nedeninin varlığının karine olarak öngörülmesi daha iyi olur ama olmasa da CMK 100. madde koşulları oluştuğunda tutuklanabilmelidir.

Önerinize de kesinlikle katılıyorum: bu suç nedeniyle verilen ceza ertelenmemeli, paraya çevrilmemeli, zaten koruma amacıyla verilen karara uymayan bir kişinin cezasının ertelenmesi mağduru korumamak anlamına gelecektir. Ama bu konunun da yani erteleme ve paraya çevrilmenin yeniden genel hatlarıyla gözden geçirilmesi ve genel bir düzenleme yapılmasından yanayım.
Sonuç olarak 4320 Sayılı Yasa gerçekten çok önemli bir eksikliği kapatan ve olması gereken bir yasadır. Sorunların çözümü için elverişli bir yol sağlamaktadır.
Katkılarınız için teşekkür ederim. Saygılarımla,
Özge Yücel
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Aile İçi Şiddet ve 4320 Sayılı Kanun zeki erenler Aile Hukuku Çalışma Grubu 22 15-05-2009 23:28
4616 Sayılı Yasadan (Rahşan Affı) Sanık Ehliyetini Geri Alabilir mi? hırs Meslektaşların Soruları 4 11-11-2007 01:39
eşe karşı şiddet ve 4320 sy yasa Serap Han Meslektaşların Soruları 2 15-06-2007 21:27
Kocasından şiddet gören kadın ve boşanma sedakalyon Hukuk Soruları 4 02-03-2002 00:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,23499990 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.