Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

ÇEKTE İBRAZDAN SONRA CİRO İPTALİ-acil !

Yanıt
Old 24-03-2008, 16:03   #1
Avukat Neslihan

 
Önemli ÇEKTE İBRAZDAN SONRA CİRO İPTALİ-acil !

Süresi içinde ibraz edilmiş bir çek var elimde. Hamiline çek, arkada iki ciro var. İkinci ciro eden yetkili hamil olarak bankaya çeki ibraz etmiş, çeke karşılıksız kaşesi vurulmuş. Sonra bu ibraz eden hamil , çeki kendinden önceki cirantaya ( ilk ciro edene) iade etmiş ve kendi cirosunu karalayarak iptal etmiş. Çekin hukuki unsurları tam, kambiyo senetlerine mahsus takip yapmaya bir engel var mı, karşılıksız çek keşide etmekten şikayet edebilir miyiz?
Old 24-03-2008, 16:31   #2
ares139

 
Varsayılan

Hiç bir hukuki engel yok.Netice olarak çek yasal süresinde ibraz edilmiş ve suç oluşmuştur.Çekin meşru hamili - çeki bir şekilde bedelini ödeyerek veya ödemeyerek hamilin haklarına sahip olacak şekilde devralmışsınız - olarak karşılıksız çekten şikayet edebilirsiniz ve ceza da çıkacaktır.Takip yapmanıza da herhangi bir engel aynı gerekçe ile yoktur.
Saygılarımla...
Old 24-03-2008, 16:37   #3
TRINITY

 
Varsayılan

Alıntı:
Kanun No: 6762
Türk Ticaret Kanunu

Kabul Tarihi: 29.06.1956
R.G. Tarihi: 09.07.1956
R.G. No: 9353

3. Vadeden sonraki ciro:

Madde 602 - Vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun hükümlerini doğurur; şu kadar ki; ödenmeme protestosundan yahut bu protestonun tanzimi için muayyen olan müddetin geçmesinden sonra yapılan ciro ancak alacağın temliki hükümlerini meydana getirir.

Aksi sabit oluncaya kadar tarihsiz bir ciro protestonun tanzimi için muayyen olan müddetin geçmesinden önce yapılmış sayılır.

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi

Esas: 1986/5557
Karar: 1986/5962
Karar Tarihi: 14.11.1986

ÖZET: Davalının, davacıya ait bazı işleri takip ettiği ve ona yardım ve hizmet ettiği dosyada mevcut 4.4.1982 tarihli belge ile davalının sunduğu delil dosyasındaki belgelerden anlaşılmaktadır. 10 adet senedin arkalarında mevcut şerhle, senetlerdeki alacağın bütün sonuçları ile davalıya temlik edildiği yazılıdır. Belgede, icra takibinde esas borçlunun O. olduğu, davacı H 'nin ikinci derecede sorumlu bulunduğu, O'nın veya borcunun mevcut olmaması halinde H 'nin senetler bedelinden sorumlu olacağı iade olunmuştur. Davacının davalıya yaptığı temlikin ivazlı bir temlik olduğunun ve esas borçlu Osman'dan alacağın tahsil edilememesi halinde davacı Hediye'nin senet bedelleri tutarından sorumlu olacağının kabulü gerekir.


(6762 S. K. m. 169)

Dava: Hediye ile Salih arasında çıkan davadan dolayı (İzmir Sekizinci Asliye Hukuk hakimliği)nce verilen 28.11.1985 gün ve 130-814 sayılı hükmü onayan dairenin 20.05.1986 gün ve 1183-3065 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu gereği, konuşulup düşünüldü:

Davacı, herbiri (24.000) liralık 10 adet bonoyu tahsil edilmek üzere davalıya verdiğini, davalının bu bonolarla kötüniyetle kendisi hakkında takibe giriştiğini, tetkik merciince aleyhine karar verilmiş ise de, davalının sonradan bir alacağı olmadığına dair kendisine belge verdiğini öne sürerek, bu bonolarla borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davacının bazı işlerini takip etmesi sebebiyle hizmeti karşılığında kendisine verildiğini savunmuştur.

Mahkemece, davacının tahsil edilmek üzere senetleri davalıya verdiği kabul edilerek davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine Dairemizce karar onanmıştır. Davalı, karar düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.

Davacı davasında herbiri (24.000) lira değerindeki 10 adet bononun davalıya tahsil için verildiği ve davalıya borcu bulunmadığını ileri sürmüştür.

Davalı Salih, senet hamili olarak dava konusu senetlerle 982/5970 sayılı icra dosyasında, senetlerin borçlusu Osman ile senetlerin lehtarı olan davacı Hediye aleyhlerine icra takibine girişmiştir.

Her biri (24.000) lira bedelli 10 adet emre muharrer senedin tetkikinde, borçlusunun Osman ve lehtarının davacı Hediye, düzenleme tarihlerinin 18.12.1980, vade tarihlerinin 12.5.1981 ve onu takip eden aylar olduğu ve senet arkasında (bütün hukuki vecibeleriyle Salih'e temlik ettim, 20.9.1982) şerhinin bulunduğu, davacı Hediye tarafından bu şerhin altının imzalanmış olduğu görülmüştür.

Kambiyo hukuku hükümlerine göre vadeden sonraki tarihli bu şerh bir ciro niteliğinde olmayıp, alacağın temliki niteliğinde bulunmaktadır. Bu sebeple temlik eden davacı ile temellük eden davalı arasındaki uyuşmazlığın BK.nun 169. maddesi hükmü dairesinde çözümlenmesi gerekir.

Maddeye göre, alacağın temliki ivaz mukabilinde yapılmış ise, temlik eden kimse, temlik zamanında alacağının mevcut olduğunu garanti etmiş ve bu miktarı temellük edene karşı borçlanmış olur. Fakat ayrıca taahhüt etmedikçe borçlunun aczinden sorumlu değildir. Temlik bir ivaz ve karşılık almaksızın yapılmış ise temlik eden, alacağın mevcudiyetini dahi zamin olmaz ve bu borçtan dolayı temellük edene karşı sorumlu bulunmaz.

Davacı yargılama boyunca davalıya borcu olmadığını, senetleri tahsil için davalıya verdiğini ileri sürmüştür. Davalı ise, davacının bazı işlerini takip ettiğini, bir ücrete hak kazandığını, senetlerin bu ücretine karşılık kendisine verildiğini savunmuştur.

Davalının, davacıya ait bazı işleri takip ettiği ve ona yardım ve hizmet ettiği dosyada mevcut 4.4.1982 tarihli belge ile davalının sunduğu delil dosyasındaki belgelerden anlaşılmaktadır. 10 adet senedin arkalarında mevcut şerhle, senetlerdeki alacağın bütün sonuçları ile davalıya temlik edildiği yazılıdır. (19.10.1982) tarihli belgede, 1982/)5970 sayılı icra takibinde esas borçlunun Osman olduğu, davacı Hediye'nin ikinci derecede sorumlu bulunduğu, Osman'ın veya borcunun mevcut olmaması halinde Hediye'nin senetler bedelinden sorumlu olacağı iade olunmuştur.

Yine, dosyada mevcut 8.4.1983 günlü (talep) başlığını taşıyan belgede, dava konusu senetlerde yazılı alacağın bütün hukuki sonuçları ile davacı Hediye tarafından davalıya temlik edildiği belirtilmiştir.

Yine, 8.4.1983 günlü olup davalının imzasını taşıyan belgede (senetleri icra takibi için aldım..bana borçlu değildir) ibaresi mevcut ise de, senetler 18.12.1980 tarihli temlik şerhi ile davalıya verilmiş olup, yukarıda belirtilen belgelerle, senet konusu alacağın davalıya temlik edildiği anlaşıldığından, 8.4.1983 günlü son belge tarafların hukuki durumunu değiştirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan bu duruma göre, davacının davalıya yaptığı temlikin ivazlı bir temlik olduğunun ve esas borçlu Osman'dan alacağın tahsil edilememesi halinde davacı Hediye'nin senet bedelleri tutarından sorumlu olacağının kabulü gerekir.

Bu görüşün sonucu olarak, Hediye'nin açtığı menfi tespit davasının mahkemece, senetlerin tahsil edilmek üzere davalıya verildiği gerekçesiyle kabulü isabetli olmamış ve davalının onama kararının düzeltilmesi isteminin kabulü gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltilmesi talebinin kabulüne Dairemizin 10.5.1986 gün ve 1986/1183-3065 sayılı onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkemenin 28.11.1983 günlü kararının (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin ve temyiz ilam harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14.11.1986 tarihinde oybirliği ile karar verildi. **

Sayın Meslektaşım,
Konuyla ilgili Yargıtay 12.HD 21/03/2006 tarih, 2006/3114-2006/5845 sayılı kararı gördüm dipnot olarak bende yok bulursanız sizin için daha aydınlatıcı olacaktır.
Saygılar...
Old 24-03-2008, 16:53   #4
TRINITY

 
Varsayılan

[quote]
Kanun No: 3167
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun

Kabul Tarihi: 19.03.1985
R.G. Tarihi: 03.04.1985
R.G. No: 18714

Soruşturma ve kovuşturma usulü, görevli ve yetkili mahkeme:

Madde 16/B - (EKLENMİŞ MADDE RGT: 08.02.2003 RG NO: 25042 KANUN NO: 4814/16)
16 ncı maddede öngörülen suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, hamilin, çeki elinde bulundurmaları koşulu ile ödemede bulunan cirantanın veya kanuni veya akdi teminatı nedeniyle tam ödemede bulunan bankanın şikayetine bağlıdır. Bu suçlara çekin ibraz edildiği (KOD 1) veya şikayetçinin yerleşim yerinin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesinde bakılır.

Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı, 8 inci maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte; ihtiyati tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ise, ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar.

Hükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkar.

T.C. YARGITAY
10.Ceza Dairesi

Esas: 1993/8780
Karar: 1993/8654
Karar Tarihi: 13.09.1993

ÖZET: Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayet hakkı çeki ibraz eden hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu çek arakasında cira silsilesi içinde imzaları bulunan kişilere ait olup şikayet dilekçesini veren Arif Korkmaz ibraz eden hamil imzası da takas kaşesi ile karşılıksız kaşesi arasına sıkıştırılmış görünümde olduğu cihetle, adı geçenin şikayet hakkına sahip olup olmadığı araştırılmalıdır.

(765 S. K. m. 10) (3167 S. K. m. 16/B)

Dava: 3167 Sayılı Kanun'a aykırılıktan sanık Nevzat Bayraktar'ın yapılan yargılaması sonunda; Hükümlülüğüne dair İSTANBUL 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verlien 28.09.1990 gün ve 1989/562 esas 1990/830 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın bozma isteyen 05.07.1993 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:

Karar: 1- Sanığın temyiz dilekçesine ekli mahkee kararları ile ilgili dosyaların celp ve tetkiki ile mükerrer mahkumiyete yol açılmaması için dava konusu çeklerin aynı hukuki ilişki nedeniyle aynı anda düzenlenip düzenlenmediklerinin tespiti ile sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,

2- Karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayet hakkı çeki ibraz eden hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu çek arakasında cira silsilesi içinde imzaları bulunan kişilere ait olup şikayet dilekçesini veren Arif Korkmaz ibraz eden hamil imzası da takas kaşesi ile karşılıksız kaşesi arasına sıkıştırılmış görünümde olduğu cihetle, adı geçenin şikayet hakkına sahip olup olmadığı araştırılmadan noksan incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,

Sonuç: Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.09.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.

(/quote] Bence siz şikayette bulunun. Sanırım çeki elinde bulunduran ibaresi sizin lehinize olacaktır. Karardan bizi de haberdar ederseniz sevinirim.
Saygılar...
Old 24-03-2008, 16:56   #5
ares139

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
10.Ceza Dairesi

Esas: 1992/13271
Karar: 1993/122
Karar Tarihi: 19.01.1993

ÖZET: Karşılıksız çek keşide etmek suçunda şikayet hakkı çeki ibraz eden hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu çek arkasında ciro silsilesi içinde imzaları bulunan kişilere ait olup şikayet dilekçesini veren Ramis Eren Eroğlu ibraz eden durumunda olmadığı gibi çek fotokopisindeki ciro silsilesinde imzası da bulunmadığı cihetle çek aslı getirtilerek adı geçenin şikayet hakkına sahip olup olmadığı araştırılmadan noksan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, yasaya aykırıdır.

(765 S. K. m. 108) (1412 S. K. m. 253)

Dava: 3167 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık İsmail Çelik'in yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne dair İSTANBUL 5.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 6.11.1991 gün ve 1991/237 esas 1991/1366 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığının bozma isteyen 3.11.1992 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:

Karar: Karşılıksız çek keşide etmek suçunda şikayet hakkı çeki ibraz eden hamil ile bunun rücu hakkına sahip bulunduğu çek arkasında ciro silsilesi içinde imzaları bulunan kişilere ait olup şikayet dilekçesini veren Ramis Eren Eroğlu ibraz eden durumunda olmadığı gibi çek fotokopisindeki ciro silsilesinde imzası da bulunmadığı cihetle çek aslı getirtilerek adı geçenin şikayet hakkına sahip olup olmadığı araştırılmadan noksan inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.1.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Çekte ödeme yasağı, acil!!! av.knel Meslektaşların Soruları 7 12-03-2008 13:46
İHTİYATİ HACİZ TALEBİ ÇEKTE ZAMANAŞIMINI DURDURUR MU? acil Av.ZAFER İŞERİ Meslektaşların Soruları 4 12-03-2008 11:05
İbrazdan sonra fakat takas odasının kaşesi üzerine ciro Av.Çiğdem Meslektaşların Soruları 7 18-02-2008 19:37
İbrazdan Sonra Teslim Yoluyla Devredilen Çek - Müracaat Yolu Av.bozkara Meslektaşların Soruları 3 31-01-2008 19:17
Menfİİ Tespİt Ve Çek İptalİ Davasi Çekte ZamanaŞimi av.selcukacar Meslektaşların Soruları 2 26-03-2007 12:32


THS Sunucusu bu sayfayı 0,08964610 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.