Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Çekte Sahtecilik ve Dolandırıcılık - İspat

Yanıt
Old 29-02-2008, 15:57   #1
üye19870

 
Varsayılan Çekte Sahtecilik ve Dolandırıcılık - İspat

Merhaba Arkadaşlar

Borçlu, üçüncü bir şahıs vasıtasıyla müvekkilime çek gönderiyor. Daha sonra müvekkilim de çeki imzalayıp bankaya ibraz ediyor fakat çek karşılıksız çıkıyor. Bunun üzerine takip yapılınca borçlu da çekin kendisi tarafından imzalanmadığı ve de kendisi tarafından gönderilmediğinden bahisle savcılıkta şikayetçi oluyor. Müvekkilim şimdi Ağır Ceza Mahkemesinde dolandırıcılık ve sahtecilikten yargılanıyor. Bu arada çeki getiren adam da ortada yok. Ama çekin getirildiğine dair tanıklık eden iki kişi var, mahkemede tanıklıkta bulundular. Ama mahkeme yine de çeki getiren kişiyi istiyor. Bu arada çeki getiren kişi haber yollamış, "beni bulaştırmayın, çağırtırsanız gelip aleyhinize tanıklık yapacağım" diye haber yollamış müvekkilime. Şimdi ne yapmamız lazım. Çözüm konusunda yardımcı olacak meslekdaşlara şimdiden teşekkürler.

saygılarımla
Old 29-02-2008, 17:41   #2
mylassos

 
Varsayılan sahte çek iddiası

Sayın Mayahukuk,
Sorunuz bazı yönlerden ek açıklamaya muhtaç. Öncelikle müvekkilinizin imzasından bahsediyorsunuz, umarım bu imza tahsil cirosu için atılmış imzadır. eğer keşideci yerine atılan imza ise müvekkilinizin durumu çok kötüleşecektir. Ama yine de
1- Çek sahibinin çekin elinden ne şekilde çıktığına dair başvurusunu(kayıp veya çalıntı başvurusu olup-olmadığı) ve varsa başvuru tarihini araştırmanız yararlı olacaktır.

2- Çek sahibi ile müvekkiliniz arasındaki ticari ilişkiyi ticari kayıtlar faturalar aracılığıyla ileri sürebilirsiniz,

3- Aradaki şahsın üzerine gidin yine de sonuçta öyle veya böyle onun da cezai sorumluluğu söz konusu olacağından gerçekler ortaya çıkar. Sizin aleyhinize tanıklık yapsa dahi durumunuz şuankiden daha kötü olamaz.
iyi çalışmalar
Old 01-03-2008, 00:05   #3
üye19870

 
Varsayılan

Sayın mylossos

Haklısınız, belirtmeyi unuttum. Müvekkilimin cirosu tahsil cirosudur ve müvekkilim keşideci veya bir başkası yerine asla ciro atmamış.

Çeki keşide eden kişi çalıntı olduğundan bahisle bankaya ödemeden men talimatı vermiş. Bundan başka bir girişimi olmamış.

Müvekkilimiz ile çek sahibi arasında bir ticari ilişki bulunmamakta. Müvekkilimden bir önceki cirantayla ticari ilişkisi olmuştur.

Aradaki kişi, müvekkilim ile ticari ilişkisi olan şahıstır. Bu şahıs, çeki birileri vasıtasıyla müvekkilime göndermiş bulunmaktadır.

Çekin ön ve arka yüzünde (1-(Keşideci) 2-(İlk Ciranta)3-(Çeki müvekkilime üçüncü kişi vasıtasıyla gönderen ciranta) 4-(Müvekkilim)kişilerin ismi bulunmaktadır.

saygılarımla
Old 01-03-2008, 09:09   #4
mylassos

 
Varsayılan sahte çek iddiası

Sayın Mayahukuk,
Şimdi olay daha da aydınlandı. Öncelikle anlattıklarınız itibariyle durumunuz daha iyi. Ceza davalarında genellikle mahkemelerin ugulamasında suç unsuruyla ele geçen kişi suçlanıyor. Suç unsuru ister silah ister çalıntı mal; uyuşturucu veya herhangi başka bir suç unsuru olsun kişinin bunun bir başkasına ait olduğu yönündeki savunma o kişiyi temin etmedikçe kabul edilmiyor.
Sizin olayınızda da her ne kadar çek üzerinde başka isim ve cirolar olmasına rağmen, farklı açıdan bakıldığında "bu ciro ve isimler hayali olabilir hepsi de son kişi tarafından da yapılmış olabilir" şeklinde bir düşünce mantıksız değildir. Nitekim uygulamada da bu tür olaylara sık sık rastlanmaktadır.
Bu nedenlerle çareniz çeki size veren kişiyi mahkemeye getirmektir. Bu şekilde ciro zinciri yukarıya doğru gidecek ve sahte imzanın faili bulunana kadar tüm imza sahipleri incelenecektir.
Daha önce de belirttiğim gibi size çeki veren kişinin sizin aleyhinizde ifade vereceği tehdidinden korkmayın; durum kanımca şuankinden kötü olamaz. Kendisi de ceza sorumluluğu ile yüzyüze kalacaktır. Aleyhinizde en fazla diyebileceği müvekkinizle beraber bu sahteciliği yaptığı olacaktır. Ama bu da doğrudan kendisini ele vermesi olacaktır.
Doğrusu burada takdir hakkı sizindir, tarafları ve olayı daha iyi bildiğiniz için daha sağlıklı bir karar vermeniz olasıdır. Ancak çekin müvekkilinize gelişi açıklığa kavuşturulmadan, müvekkilinizin sorumluluğu ortadan kalkmayacaktır. Kaldı ki çek sahibi ile doğrudan ticari ilişki de bulunmamaktadır.

İyi çalışmalar...
Old 02-03-2008, 08:19   #5
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Bu olayın çözümünde,Ticaret Hukuku ve Yasası hükümlerinden faydalanarak suç kastının bulunmadığını iddia etmek mümkün ve kolaydır :

Ticari senetlerin beyaz ciro ile devri mümkündür. Uygulamada pek kullanılmayan ve bilinmeyen bir ciro çeşidi olduğu için,ceza yargılamasını yapan mahkeme heyetine beyaz ciro ile ilgili yasal ve fiili dayanakları sunmak değerlendirmeye yardımcı olabilir ve mahkemenin dikkatini suç kastını ortadan kaldıran bu yöne çekmek önerilebilir. Beyaz ciro,lehtarın veya diğer hamil/cirantların herhangibir ciro imzası olmadan,senedi,çeki elden vererek karşı tarafa devretmesidir. Zaten cironun kelime anlamı da devretmektir. Bu devir bir imza eşliğinde olabileceği gibi,cironun kelime anlamına koşut olarak herhangibir şekilde,elden teslim etmek yoluyla da olabilir. Bu konuyu TTK hükümleri ve uygulama örnekleri ile dosyalayıp ceza mahkemesine sunmak olayın değerlendirilmesini sanık lehine çevirebilir. Sanık bu çeki çalmadığına, gaspetmediğine göre,çek hukuka uygun yollarla eline geçmiştir.Suç yolu ile çeke zilyet olduğu iddia edilmemiş olduğuna ve bilakis baştan itibaren çekin kendisine birileri tarafından posta ile veya elden ulaştırıldığını iddia ettiğine göre ve bu beyan yaşamın olağan akışı ile de örtüştüğüne,aynı zamanda tanıkları da bulunduğuna göre
suç kastı ve vasfını kabule olanak kalmayacaktır. Tabii çeki kötüniyetle ele geçirmemiş ve anlatımı samimi-gerçek ise. Nitekim sanığın aksi sabit olmayan savunmasına itibar edilmesi gerektiğine dair Ceza Yargılama Usulü ilkesi de bu davada geçerli olacaktır.

Ayrıca çeki teslim ettiği halde bunu inkar eden kişinin aleyhe anlatımı da sonuca etkili olmayacaktır. Bu kişi hakkında şimdiden C. Savcılığına başvurarak adaleti yanıltmaya teşebbüs ettiğinden bahisle açılacak bir soruşturma ile,dava sanığının aleyhine tutumu ve menfaat zıtlığı nedeniyle vereceği aleyhe ifade de itibarını kaybedecektir. Çeki teslim ettiğini gören diğer iki tanığın anlatımı ve mahkemede yüzleştirilmeleri de faydalıdır. Yalan söylemesi halinde ayrıca yalan tanıklıktan şikayet edilebilir. Yalan söyleyeceğini beyan ettiğini bilen,duyan tanıklar,savunma avukatı dahil,mahkemede ve savcılıkta bu konuda tanıklık yaparak ifadesini değerden düşürebilir,ceza almasının da yolu açılabilir.Bu konuların kendisine hatırlatılması da faydalıdır.
Old 04-03-2008, 19:10   #6
üye19870

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Hatun Olguner
Bu olayın çözümünde,Ticaret Hukuku ve Yasası hükümlerinden faydalanarak suç kastının bulunmadığını iddia etmek mümkün ve kolaydır :

Ticari senetlerin beyaz ciro ile devri mümkündür. Uygulamada pek kullanılmayan ve bilinmeyen bir ciro çeşidi olduğu için,ceza yargılamasını yapan mahkeme heyetine beyaz ciro ile ilgili yasal ve fiili dayanakları sunmak değerlendirmeye yardımcı olabilir ve mahkemenin dikkatini suç kastını ortadan kaldıran bu yöne çekmek önerilebilir. Beyaz ciro,hamilin herhangibir ciro imzası olmadan,senedi,çeki elden vererek karşı tarafa devretmesidir. Zaten cironun kelime anlamı da devretmektir. Bu devir bir imza eşliğinde olabileceği gibi,cironun kelime anlamına koşut olarak herhangibir şekilde,elden teslim etmek yoluyla da olabilir. Bu konuyu TTK hükümleri ve uygulama örnekleri ile dosyalayıp ceza mahkemesine sunmak olayın değerlendirilmesini sanık lehine çevirebilir. Sanık bu çeki çalmadığına, gaspetmediğine göre,çek hukuka uygun yollarla eline geçmiştir.Suç yolu ile çeke zilyet olduğu iddia edilmemiş olduğuna ve bilakis baştan itibaren çekin kendisine birileri tarafından posta ile veya elden ulaştırıldığını iddia ettiğine göre ve bu beyan yaşamın olağan akışı ile de örtüştüğüne,aynı zamanda tanıkları da bulunduğuna göre
suç kastı ve vasfını kabule olanak kalmayacaktır. Tabii çeki kötüniyetle ele geçirmemiş ve anlatımı samimi-gerçek ise. Nitekim sanığın aksi sabit olmayan savunmasına itibar edilmesi gerektiğine dair Ceza Yargılama Usulü ilkesi de bu davada geçerli olacaktır.

Ayrıca çeki teslim ettiği halde bunu inkar eden kişinin aleyhe anlatımı da sonuca etkili olmayacaktır. Bu kişi hakkında şimdiden C. Savcılığına başvurarak adaleti yanıltmaya teşebbüs ettiğinden bahisle açılacak bir soruşturma ile,dava sanığının aleyhine tutumu ve menfaat zıtlığı nedeniyle vereceği aleyhe ifade de itibarını kaybedecektir. Çeki teslim ettiğini gören diğer iki tanığın anlatımı ve mahkemede yüzleştirilmeleri de faydalıdır. Yalan söylemesi halinde ayrıca yalan tanıklıktan şikayet edilebilir. Yalan söyleyeceğini beyan ettiğini bilen,duyan tanıklar,savunma avukatı dahil,mahkemede ve savcılıkta bu konuda tanıklık yaparak ifadesini değerden düşürebilir,ceza almasının da yolu açılabilir.Bu konuların kendisine hatırlatılması da faydalıdır.

Sn Av. Hatun Olguner

Yalnız şu var. Şikayetçi şahıs, çeki keşide eden değil, müvekkilimin iş yaptığı ve bu çerçevede çeki kendisine gönderen cirantalardan biridir. (Müvekkilden bir önceki ciranta) Üstadım, sanırım sizin yazdıklarınız daha çok keşidecinin şikayetçi olması halinde geçerli olabilecek bir savunmadır. Haksız mıyım?

saygılarımla
Old 06-03-2008, 15:12   #7
üye19870

 
Varsayılan

Değerli üstadım

Yazdıklarınızın gayet faydalı olacağı kanaatindeyim. Zira benim aklıma gelmeyen bir savunma yoluydu. O yüzden de tekrardan teşekkürler. Bir de şu var, başkası adına çeki getirip elden teslim eden aracı şahıs hakkında (beyaz ciro sahibi kişi)savcılığa suç duyurusunda bulunsak, sizce kovuşturma bir işe yarayacak mı? Savcılık, bu husus tanığın çağırılıp dinlenmesiyle ilgili bir husus olduğundan mahkemenin takdir edeceği bir husustur deyip kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermez mi?

saygılarımla
Old 06-03-2008, 16:33   #8
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

K. 1994/10158
T. 4.7.1994
• 3167 SAYILI KANUNA AYKIRILIK ( Bankanın Şikayet Hakkı )
• ŞİKAYET HAKKI ( Çeki Beyaz Ciroyla Elinde Bulunduran ve Takas Odasına Veren Bankanın )
• YETKİLİ HAMİL ( Şikayet Hakkı )
3167-1/m.16
ÖZET : Suça konu çekleri beyaz ciroyla elinde bulunduran ve çeki takas odasına verdiği için yasal ve yetkili hamil durumunda bulunan bankanın şikayet hakkı vardır.

SUÇ ve KARAR: 3167 sayılı Kanuna aykırılıktan sanık M.A.`nın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair Kocaeli İkinci Asliye Ceza Mahkemesi`nden verilen 26.1.1994 gün ve 1993/570 esas, 1994/33 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay`ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığı`nın bozma isteyen 14.6.1994 tarihli tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle incelenip, gereği düşünüldü:

Suça konu çeklerin müdahil bankanın İzmit Şubesince 28.4.1993 tarihinde takas odasına verilmesi nedeniyle yasal ve yetkili hamil durumunda bulunduğu ve beyaz ciro yolu ile çeki elinde bulunduran bankanın şikayet hakkına sahip olduğu çek örnekleri ile muhatap banka yazılarından anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

SONUÇ : Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 4.7.1994 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Old 06-03-2008, 16:53   #9
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Tarafların anlaşması sonucu lehdar hanesi açık bırakılarak bono düzenlenmesi mümkündür.Senedi bu şekilde alan kişi lehdar hanesine kendi adını yazabileceği gibi,hiçbirşey yazmadan da bir başkasına verebilir.Açık bono alan kişi tarafından lehtar hanesine kendi adı yazılarak doldurulursa bu kişi senette lehtar olarak görülmesine rağmen hukuken hamil durumundadır.(TTK m 592,599,690) 11 HD 21.1.1991 1989/8267 l991/82
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Daha önce yazdığım mesajlarda,bu karara dayalı olarak açıklama yapmak isterken,beyaz ciro ile açık bonoyu karıştırmış olduğumu zannediyorum. Lehtar hanesi açık olan bono,bu hali ile elden devredilebiliyor ve ciro imzası olmadan senedi asıl ve ilk lehtardan alan kişi,hamil olduğu halde,lehtar hanesine kendi adını yazarak senedi işleme koyabiliyor. Bu imkan beyaz cirodan değil de açık bonodaki lehtar hanesine başka bir isim yazabilme imkanından kaynaklı bir işlem. Daha sonraki ciroların en azından senet arkasına bir imza ile yapılması gerekiyor,ki bu durumda ciro şerhi olmadan yalnızca ciro imzası ile yapılan ciro beyaz ciro oluyor.
Kavramları karıştırmışım. Ama yine de ceza hukuku açısından ciro imzasının olmamasına rağmen,yukarıda anlattığım gibi,ciro iradesine dayalı olarak çeki birisinden(ciro iradesi taşıyandan)devralan kişinin,gerçekten alacaklı olma iradesi ile aldığı çeki işleme koymasında,manevi öge itibariyle suç oluşmayacaktır. Cezada ispat tanıkla da mümkün olacağı için,çeki iyiniyetle ancak yazılı ciro olmadan iktisabettiğinin ispatı halinde ceza almaması gerekecektir.
Old 06-03-2008, 17:00   #10
üye19870

 
Varsayılan

Şimdi olay daha da netleşti üstadım. Demin ki yazdıklarınıza binaen ben de kararlara bakıyordum. Bir yerlerde bişeyler kaçırdığımı düşünürken imdadıma yetiştiniz bu son yazdıklarınız vesilesiyle. Ama yine de bir savunma metodu geliştirmiş bulunduk sayenizde.
Old 06-03-2008, 17:47   #11
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Savunmanızda,beraat kararı verilmeyerek ceza verilmesi halinde 5237 Sayılı TCK m 211"in nazara alınmasını ve uygulanmasını istemek te,savunma tekniği açısından faydalı olur.

DAHA AZ CEZAYI GEREKTİREN HAL :

MADDE 211 ( 765 S TCK M 347 YE KARŞILIK)

Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde,verilecek ceza yarısı oranında indirilir.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
" Sanığın suça konu senetleri sattığı kozmetik ürünlere karşılık İ" nin postayla gönderdiğini,kendisinin de senetleri yakınana vermek isterken,yakınan ile telefonda görüşen İ" nin senetlerin kendisine ait olduğunu belirttiğine ilişkin savunmasının yakınanın C Savcılığındaki anlatımı ile doğrulanması,... sanık ile suça konu senetlerde borçlu olarak gösterilen İ arasındaki mal alım satımının belirlenmesi amacıyla bulunabilen belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak senetlerin tutarı ile karşılaştırılıp borç ilişkisinin olup olmadığı saptanarak sonucuna göre,sanığın hukuki durumunun takdiri yerine eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir."
6 CD 25.10.2005 20428/8296
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu karardan da hareketle,maddi gerçeğin önemli olacağını(ciro ve şekil eksikliğine rağmen) söylemek ve düşünmek mümkün.
Old 04-04-2008, 14:27   #12
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

Yukarıdaki mesajlarda,imza etmeden,senedin elden teslimi suretiyle cirosunun " beyaz ciro " sayılarak geçerli bir hukuki işlem olacağını ve ciro kelimesinin İtalyanca karşılığı olan "devretme/devir" anlamına koşut olarak teslimle devirin ve cironun böylece gerçekleşmiş olacağını yazdıktan sonra,yürürlükte olan TTK na dayalı Yargıtay Kararlarından ötürü tereddüt geçirip bu bilgiyi düzeltmiştim. Bu konudaki tereddüdümün,beyaz cironun önceki ifademde yeralan şekli ile daha evvel hukuk düzenimizde tanımlı ve kabul edilen bir ciro olmasından ve benim bu bilgiye tam emin olma derecesinde vakıf olmamamdan kaynaklandığını,bu hafta rastladığım eski tarihli kararlardan anladım :
---------------------------------------------------------------------------------------------

Beyaz ciro yoluyla devredilmiş bir emre yazılı senet hamili bunu tekrar beyaz ciro yoluyla ve senede hiçbirşey yazmadan ve imza etmeden başkasına devredebilir.
YTD 9.10.1958 2595-2351
---------------------------------------------------------------------------------------------
Bu karar eski TTK hükümlerine dayalı bir karar olup,en azından ceza hukuku alanında, senedin elden ve bir hakka dayalı olarak devredilmiş ve devralınmış olduğunu iddia etmeye yarayabilecek bir karar. Yeni TTK ve uygulamasında beyaz cironun en azından bir ciro imzası ile yapılması zorunludur.

(Soruya konu olayda,sanığın, senedi eski TTK hükümlerine göre ciro aldığı dahi iddia edilebilir ! )
Old 15-05-2008, 00:37   #13
caner87

 
Varsayılan

Benim de bir sorum olacak.
Yaptığım icra takibinde borçlu (B) borcunun kalan kısmını çek ile ödemeyi teklif etti.

X A.Ş 'nin emrine ödeyiniz Y. imza

çekin arkasında

Z LTD ŞTİ'ye ödeyiniz X imza

B emrine ödeyiniz Z imza

B imza.


Bu bir beyaz ciro mu oluyor ve çekleri bankaya sunabilmek için tekrar cirolamak gerekiyor mu yoksa çeki elinde bulunduran parayı bankadan tahsil edebilir mi?
En son borçlunun imzasının ve adının olduğu bu çeklerde sorun yaşar mıyız ya da ne yapmam gerekir.
Ben açıkçası kıymetli evrak hukukunu okudukça karıştırıyorum.Belki de henüz çok çek ,senet görmediğim için pratik eksikliği var. Umarım birgün çözerim tamamen..
Ayrıca keşide yerleri bulunduğumuz şehirden başka yerler olan çeklerde banka ödeme yaparken herhangi bir masraf alıyor mu?
Old 15-05-2008, 12:12   #14
mylassos

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan caner87
Bu bir beyaz ciro mu oluyor ve çekleri bankaya sunabilmek için tekrar cirolamak gerekiyor mu yoksa çeki elinde bulunduran parayı bankadan tahsil edebilir mi?


Sayın meslekdaşım evet bu bir beyaz cirodur, diğer cirolar tam ciro olmasına karşılık "B"nin size yaptığı ciro beyaz cirodur. Bankalara ibraz edildiğinde banka sizden tekrar çekin arkasına isim veya ünvan yazıp imlamanızı talep edecektir. Hamilin tespiti açısından bu gereklidir.

Alıntı:
Yazan caner87
En son borçlunun imzasının ve adının olduğu bu çeklerde sorun yaşar mıyız ya da ne yapmam gerekir.


Sorun yaşamanız olası değildir. Ciro zinciri sağlıklı olarak görünmektedir. Beyaz cirolar tam da belirttiğiniz şekilde yapıldığından hukuken bir sakatlığı yoktur.


Alıntı:
Yazan caner87
Ayrıca keşide yerleri bulunduğumuz şehirden başka yerler olan çeklerde banka ödeme yaparken herhangi bir masraf alıyor mu?


Belirttiğiniz durumda önemli olan çek hesabının bulunduğu şube ile çekin ibraz edildiği şubenin farklı olmasıdır. Burada banka sizden provizyon(havale ücreti gibi düşünebilirsiniz) talep edebilir. Keşide yeri ve çek hesabının bulunduğu şube(ödeme yeri) ibraz tarihi açısından önem arzeder.
Kolay gelsin...
iyi çalışmalar...
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Resmi evrakta sahtecilik evo09 Meslektaşların Soruları 7 17-03-2008 04:09
çekte sahtecilik ismail kaynar Meslektaşların Soruları 5 04-01-2008 15:20
sahte çek-cirantanın durumu- dolandırıcılık, evrakta sahtecilik???? Av.Bülent Özkan Meslektaşların Soruları 2 12-03-2007 22:53
resmi evrakta sahtecilik xxxx Hukuk Soruları Arşivi 4 02-01-2007 19:32
Trafik kaydı ve sahtecilik Hak Hukuk Meslektaşların Soruları 1 10-06-2006 12:30


THS Sunucusu bu sayfayı 0,13026595 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.