Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

karşı tarafın temyizi temyiz hakkı doğurur mu

Yanıt
Old 18-12-2007, 12:21   #1
miss_lawyer

 
Dikkat karşı tarafın temyizi temyiz hakkı doğurur mu

açtığımız boşanma davası yerel mahkemede kabul gördü.karşı taraf da karşı dava olarak nafaka davası açtı ve nafaka - tazminat kazandı. biz boşanmayı istediğimiz için iş uzamasın diye fahiş nafaka ve tazminata razı olduk,temyiaz etmedik(belki karşı taraf temyiz süresini kaçırır diye umduk) fakat karşı taraf boşanma kararını temyiz etti, ben temyiz süresini geçirdim . karşı tarafın temyiz dilekçesinin tebliği ile tekrar temyiz hakkı kazanır mıyım? yoksa sadece temyize cevap hakkım mı olur?? teşekkürler
Old 18-12-2007, 12:24   #2
ahmetyılmaz

 
Varsayılan

temyiz sebeplerinizi belirtebilirsiniz. karşı temyiz hakkınız doğmuştur
Old 18-12-2007, 12:33   #3
ahmetyılmaz

 
Varsayılan

Birde bu açıdan değerlendiriniz.Tıpkı dava açmakta olduğu gibi, kanun yoluna başvurmada da hukuki yarar koşulu bulunmalıdır. Davacının, kural olarak lehine yani "davasının kabulüne dair" olan bir hükmü temyize hakkı yoktur. Bir tarafın lehine olan hükme karşı temyiz hakkını kullanmakta yararı yoktur denilebilmesi için kararın onun istemine tamamen uygun olması gerekir.
Old 18-12-2007, 12:43   #4
miss_lawyer

 
Varsayılan

karşı taraf açtığı karşı dava ile fahiş nafaka ve tazmimat kazandı, boşanma irademize uygun, temyiz istediğimiz husus fahiş nafaka ve tazminat yönüyle..
Old 18-12-2007, 14:14   #5
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

HUMK 433/2'e göre,(İstinaf Mahkemeleri faaliyete geçtikten sonra 426/H) katılma yolu ile temyiz etmeniz mümkündür.

Saygılarımla
Old 18-12-2007, 14:17   #6
miss_lawyer

 
Varsayılan

Sayın Suat Bey, istek konusuna temyize ilişkin cevaplarımız ve temyiz nedenlerimizin sunulması hk. yazmamız yeterli mi?
Old 18-12-2007, 14:49   #7
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan miss_lawyer
Sayın Suat Bey, istek konusuna temyize ilişkin cevaplarımız ve temyiz nedenlerimizin sunulması hk. yazmamız yeterli mi?

Yeterli. Temyiz harç ve giderlerini de yatırmayı unutmayın.

Saygılarımla
Old 19-12-2007, 12:30   #8
üye19870

 
Varsayılan

Karşı tarafın temyiz isteği üzerine temyiz dilekçeisinin tarafınıza tebliğinden itibaren 10 hün içerisinde harçlarını vs yatırarak katılma yoluyla temyiz talebinde bulunabilirsiniz.

saygılarımla
Old 19-12-2007, 13:15   #9
Hukukçu55

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan mayahukuk
Karşı tarafın temyiz isteği üzerine temyiz dilekçeisinin tarafınıza tebliğinden itibaren 10 hün içerisinde harçlarını vs yatırarak katılma yoluyla temyiz talebinde bulunabilirsiniz.

saygılarımla
15 gün olarak hatırımda kalmış
Old 19-12-2007, 13:21   #10
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Hukukçu55
15 gün olarak hatırımda kalmış

Alıntı:
MADDE 433 - (Değişik: 2494 - 16.7.1981) Temyiz dilekçesi, hükmü veren mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ olunur. Tebliğ tarihi temyiz dilekçesinin dosyada kalan aslına işaret edilir.

Karşı taraf, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde cevap dilekçesini, hükmü veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir mahkemeye verebilir. Cevap veren, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde de bulunabilir.

Hükmü veren mahkeme, cevap verildikten veya bunun için belli süre geçtikten sonra, dosyayı dizi listesine bağlı olarak Yargıtayın görevli dairesine gönderir.


Halen uygulanmakta olan maddeye göre 10 gündür.

Saygılarımla
Old 09-06-2008, 09:00   #12
nizar

 
Varsayılan

Değerli Meslektaşlarım,
Benim de müvekkil lehine hükme bağlanan bir dosyamda temyiz süresi geçtikten sonra AAÜT'nin ilgili ve doğru maddesine göre sadece birinci cümleye göre (ikinci cümleyi görmeden) vekalet ücretini eksik olarak hesaplamış.Şimdi temyize cevap süresi içinde katılma yoluyla temyiz etmeden sadece bunu dilekçemde belirtmiş olsam yargıtay bunu görünce kendiliğinden düzeltir mi yoksa mutlaka katılma yoluyla temyiz etmek gerekir mi?
Sonuçta doğru madde uygulanmış ama eksik uygulanmış.Kendiliğinden düzeltmesi gerekir diye düşünüyorum. Bu konuda görüşlerinizi ve uygulamayı paylaşırsanız sevinirim.
Herkese iyi çalışmalar ve kolaylıklar diliyorum. Saygılarımla
Old 10-06-2008, 10:20   #13
nizar

 
Varsayılan

Katılma yoluyla temyiz talebinde bulunarak vekalet ücreti konusunda düzelterek onama talep etsem yine harç ödemek zorunda mıyım?
Old 10-06-2008, 10:23   #14
miss_lawyer

 
Varsayılan

katılma yoluyla temyiz talebi harca tabidir, yani harç ödemek zorundasınız. Ancak temyize cevap olsaydı harç ödemezdiniz. Fakat siz vekalet ücretini dile getireceğiniz için temyiz etmek ve harç ödemek durumundasınız.
Old 10-06-2008, 10:37   #15
nizar

 
Varsayılan

Acaba sadece bu hususu temyize cevap dilekçesinde dile getirsem ama temyiz talebinde bulunmasam kendiliğinden Yargıtay düzeltmezmi ? Çünkü AAÜT'nin doğru ve ilgili maddesini uygulamış ama ikinci cümleyi görmeden sadece birinci cümleye göre hükme bağlamış
Old 10-06-2008, 14:35   #16
Av.Mustafa yağan

 
Varsayılan

Yazılı yargılamanın geçerli olduğu mahkemelerde KATILMA YOLU ile temyiz yoluna başvurulabilir,yani karşı tarafın temyizi üzerine cevap süresi içinde KATILMA yolu ile temyiz yapılabilir ancak bu ceza davalarında ve sulh ile iş mahkemelerinde olmaz
Old 10-06-2008, 22:04   #17
Av.Ayse E.

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan miss_lawyer
katılma yoluyla temyiz talebi harca tabidir, yani harç ödemek zorundasınız. Ancak temyize cevap olsaydı harç ödemezdiniz. Fakat siz vekalet ücretini dile getireceğiniz için temyiz etmek ve harç ödemek durumundasınız.
-katılma yolu ile temyizdeki harç ilk temyiz edenin ödediği harç ve posta giderleri ile aynı mı olacaktır? veya nasıl belirlenecektir?

-katılma yolu ile temyiz edilmiş bir dava olsa ve katılma harcı ödenmeden (mahkeme kaleminde de hiç bir uyarı yapılmamış ve sonradan da harç ödeme konusunda muhtıra gönderilmemiş ise) Yargıtay'a gitse dosyanın akıbeti ve temyiz incelemesi nasıl olur? (sadece ilk temyiz edenin temyiz dilekçesi mi incelenir, yada harç ikmali için dosya gerimi gönderilir vb nasıl bir durum ortaya çıkar)
şimdiden teşekkürler...saygılarımla...
Old 10-06-2008, 22:53   #18
Av. Muzaffer ERDOĞAN

 
Varsayılan karşı tarafın temyizi temyiz hakkı doğurur mu

Burada ilk soruya ilişkin ifadeler üzerimde durmak istiyorum.

Arkadaşımız bir boşanma davasından bir de tazminat davasından söz etmiş.

Ortada iki dava var. Birisi boşanma. Soruyu soran arkadaş tarafından açılmış. Diğeri de tazminat ve nafaka karşı tarafça açılmış. Yani ortada iki dava var. Birleştirilerek görülmüş olması bir şeyi değiştirmez.

Burada ya anlatımdan kaynaklanan ya da benim anlayamadığım özel bir durum var.

Arkadaş iş uzamasın diye fahiş olan nafaka ve tazminat üzerinde durmadık diyor.

Ya tazminat davasının tebligatları önce yapıldı ve dava bu yönü ile kesinleşti. Boşanma davasının tebligatları daha sonra olduğu için bu dava kesinleşmedi ve temyiz edildi.
Farklı varsayımlar da üretilebilir ama ben böyle bir durumda bir dava için yapılmış olan temyizin diğer dava açısından karşılık temyiz hakkını doğuracağını düşünmüyorum.

Örneğin tazminat davası temyiz edilmediği için kesinleşmiş ise boşanma davasına ilişkin temyizin tazminat davasına da ilişkin olarak karşılık temyiz hakkı doğuracağını ya da tersini düşünmüyorum.

Saygılar.
Old 16-09-2008, 12:27   #19
ali ümit aksu

 
Varsayılan

Sulh ve iş mahkemesi kararlarına karşı katılma yoluyla,karşı tarafın temyizi üzerine temyize başvurulamamasının sebebi nedir?Hangi yasanın hangi maddesidir?Saygılarımla.
Old 16-09-2008, 22:30   #20
ali ümit aksu

 
Varsayılan

Soruma maalesef cevap alamadım.Sulh ve iş mahkemelerinde katılma yoluyla temyiz hangi kanunun hangi maddesine göre mümkün değildir?Çok araştırdım ama bulamadım.Engelin sebebini açıklama iyiliğinde bulunana çok teşekkür edeceğim.Sebep gösterilmezse yasak ve dayanağı yok sayacağım.Bana göre adaletsizlik.En iyi dileklerimle.
Old 13-10-2010, 10:28   #21
srr drn

 
Varsayılan

Selamlar,

Benzer mesajları görünce sormak istedim.Talebimiz doğrultusunda karar verilmiş bir kayyım atama davamız var; Sulh Mahkemesi kararda lehimize vekalet ücretine hükmetmedi. Sırf bunun için temyiz edecek değiliz, ancak karşı taraf muhtemelen temyiz edecektir. Bu durumda katılma yoluyla temyiz etmemiz mümkün olur mu? Basit yargılama usulüne ait özel bir düzenleme bulamadım, bu durumda yazılı yargılama usulü kuralları geçerlidir diyebilir miyiz?

Kolaylıklar...
Old 13-10-2010, 10:55   #22
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ali ümit aksu
Soruma maalesef cevap alamadım.Sulh ve iş mahkemelerinde katılma yoluyla temyiz hangi kanunun hangi maddesine göre mümkün değildir?Çok araştırdım ama bulamadım.Engelin sebebini açıklama iyiliğinde bulunana çok teşekkür edeceğim.Sebep gösterilmezse yasak ve dayanağı yok sayacağım.Bana göre adaletsizlik.En iyi dileklerimle.

Alıntı:
Yazan srr drn
Selamlar,

Benzer mesajları görünce sormak istedim.Talebimiz doğrultusunda karar verilmiş bir kayyım atama davamız var; Sulh Mahkemesi kararda lehimize vekalet ücretine hükmetmedi. Sırf bunun için temyiz edecek değiliz, ancak karşı taraf muhtemelen temyiz edecektir. Bu durumda katılma yoluyla temyiz etmemiz mümkün olur mu? Basit yargılama usulüne ait özel bir düzenleme bulamadım, bu durumda yazılı yargılama usulü kuralları geçerlidir diyebilir miyiz?

Kolaylıklar...

Sulh hukuk mahkemeleri kararlarına karşı da katılma yoluyla temyiz mümkündür. Halen yürürlükte olan HUMK'un ilgili maddeleri şu şekildedir:

Alıntı:
MADDE 437 - (Değişik: 2494 - 16.7.1981) Sulh mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi sekiz gündür. Bu süre ilâmın usulen taraflardan herbirine tebliği ile işlemeye başlar.

433 üncü madde, sulh mahkemesi kararlarının temyizi halinde de uygulanır.


Alıntı:
MADDE 433 - (Değişik: 2494 - 16.7.1981) Temyiz dilekçesi, hükmü veren mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ olunur. Tebliğ tarihi temyiz dilekçesinin dosyada kalan aslına işaret edilir.

Karşı taraf, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde cevap dilekçesini, hükmü veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir mahkemeye verebilir. Cevap veren, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde de bulunabilir.

Hükmü veren mahkeme, cevap verildikten veya bunun için belli süre geçtikten sonra, dosyayı dizi listesine bağlı olarak Yargıtayın görevli dairesine gönderir.

Old 13-10-2010, 11:01   #23
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ali ümit aksu
Soruma maalesef cevap alamadım.Sulh ve iş mahkemelerinde katılma yoluyla temyiz hangi kanunun hangi maddesine göre mümkün değildir?Çok araştırdım ama bulamadım.Engelin sebebini açıklama iyiliğinde bulunana çok teşekkür edeceğim.Sebep gösterilmezse yasak ve dayanağı yok sayacağım.Bana göre adaletsizlik.En iyi dileklerimle.

Sayın Aksu,

Sulh hukuk mahkemesi kararlarına karşı, katılma yoluyla temyizin HUMK 437 üncü madde yollamasıyla 433 üncü madde gereğince mümkün olduğunu bundan önceki mesajımda açıkladım.

Sorunuzun ikinci bölümü olan iş mahkemesi kararlarına karşı, katılma yoluyla temyizin mümkün olmadığını Yargıtay kökleşmiş kararlarında; İş Mahkemeleri Kanunu 8 inci maddede hüküm bulunmadığı gerekçesiyle belirlemiştir. Kararlardan bir tanesini aktarıyorum.

Alıntı:
/10316
T. 11.4.2007
• ÜCRETİN TESPİTİ ( Davacının Birlikte Çalıştığı Tanıkların Mahkemece Kabul Edilenden Fazla Ücret Aldıklarını İfade Etmeleri/Deniz Ticaret Odasının İşveren Sendikası Yazısını Göndermesi ve Mahkemece Bu Miktarın Kabul Edilmesi - Bilirkişi Raporu Esas Alınarak Karar Verilmesi Gereği )
• KATILMA YOLUYLA TEMYİZ ( 5521 Sayılı Yasa Uyarınca İş Davalarında Katılma Yoluyla Temyizin Mümkün Olmaması )
• İŞ DAVALARINDA KATILMA YOLUYLA TEMYİZ ( 5521 Sayılı Yasa Uyarınca Mümkün Olmadığı )
2004/m.67
5521/m.8
ÖZET : 5521 Sayılı Yasa uyarınca iş davalarında katılma yolu ile temyizin mümkün olmaması nedeni ile davalının temyiz talebinin reddedilmiştir.

Davacı davalıya ait gemide 1. kaptan olarak çalışmıştır. Davacının ibraz ettiği dayanak personel tanıtım belgesinde ücretin 1.850 USD olarak gösterildiği, davacı tanıkların işyerinde birlikte çalışmış olmaları ve davacıdan daha alt pozisyonda olmalarına rağmen mahkemece kabul edilen ücretten daha fazla ücret aldıklarını ifade etmeleri karşısında Deniz Ticaret odasının işveren sendikası yazısını göndermesi ve mahkemece bu miktarın kabulü hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, davacının ücretinin 1.850.USD olduğunu kabul eden bilirkişi raporu esas alınarak ücret alacağına karar vermekten ibarettir.

DAVA : Davacı, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı, kimlik çıkarma bedeli, şahsi eşyalarının bedeli ve oluşan zararın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 1- Davalının temyiz dilekçesini temyiz süresinden sonra vermiş olması, 5521 Sayılı Yasa uyarınca iş davalarında katılma yolu ile temyizin mümkün olmaması nedeni ile davalının temyiz talebinin reddine;
2- Davacının temyizine gelince, davacı davalıya ait gemide 1. kaptan olarak çalışmıştır. Davacının ibraz ettiği dayanak personel tanıtım belgesinde ücretin 1.850 USD olarak gösterildiği, davacı tanıkların işyerinde birlikte çalışmış olmaları ve davacıdan daha alt pozisyonda olmalarına rağmen mahkemece kabul edilen ücretten daha fazla ücret aldıklarını ifade etmeleri karşısında Deniz Ticaret odasının işveren sendikası yazısını göndermesi ve mahkemece bu miktarın kabulü hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, davacının ücretinin 1.850.USD olduğunu kabul eden bilirkişi raporu esas alınarak ücret alacağına karar vermekten ibarettir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 11.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Old 13-10-2010, 11:13   #24
srr drn

 
Varsayılan

Yrd. Doç. Dr. Seyithan Deliduman'ın "İş Mahkemesi Kararlarının Katılma Yolu ile Temyizi Mümkün müdür?" isimli makalesinden:
"Sulh Mahkemesi hükmü davalı vekiline 5.7.1984 tebliğ olunmuş ve 8 günlük temyiz süresi içinde temyiz edilmemiştir. Ancak davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin 28.7.1984 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmesi üzerine davalı vekili 1.8.1984 tarihli temyize cevap dilekçesiyle mukabil temyiz sebeplerini bildirmiştir. Humk'un 443/2. maddesinde kabul edildiği gibi, ilk temyiz edenin temyiz dilekçesine cevap veren, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteminde de bulunabilir."
6 H.D. 10.12.1984 11090/12665
Old 13-10-2010, 11:36   #25
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan srr drn
Yrd. Doç. Dr. Seyithan Deliduman'ın "İş Mahkemesi Kararlarının Katılma Yolu ile Temyizi Mümkün müdür?" isimli makalesinden:
"Sulh Mahkemesi hükmü davalı vekiline 5.7.1984 tebliğ olunmuş ve 8 günlük temyiz süresi içinde temyiz edilmemiştir. Ancak davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin 28.7.1984 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmesi üzerine davalı vekili 1.8.1984 tarihli temyize cevap dilekçesiyle mukabil temyiz sebeplerini bildirmiştir. Humk'un 443/2. maddesinde kabul edildiği gibi, ilk temyiz edenin temyiz dilekçesine cevap veren, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteminde de bulunabilir."
6 H.D. 10.12.1984 11090/12665
Sayın srr drn,

Makalenin başlığı
Alıntı:
İş Mahkemesi Kararlarının Katılma Yolu ile Temyizi Mümkün müdür?
olmasına rağmen alıntı yaptığınız karar sulh hukuk mahkemesi kararıdır. Kafa karışıklığı yaratmasın diye altını çizmek istedim.
Old 13-10-2010, 12:08   #26
srr drn

 
Varsayılan

Doğrudur Suat Bey, makalenin asıl konusu İş Mahkemesi kararları ve fakat Sulh Hukuk Mahkemelerindeki uygulamaya da değinilmiş atıflarla.

Dikkatiniz ve uyarınız için tekrar teşekkürler.
Old 18-10-2010, 06:53   #27
ali ümit aksu

 
Varsayılan Aslında doğurması gerek.

Yargıtay ,belirttiğiniz gerekçe ile kabul etmiyor.Kanunda açıklık olmasına ihtiyaç yok.Hüküm olmayan hallerde hyk uygulanacağı belirtilmiş.Bir çeşit keyfilik.İçtihat değişmesi veya aihm den karar alınması gerek.AİHM de ise bildiğiniz gibi iş yıllsr sürüyor.Yıllar önce bir asliye hukuk hakimimizin eleştirdiği gibi,takdir hakkı maalesef keyif hakkı oluyor.
Old 18-10-2010, 22:57   #28
BALDIRAN

 
Varsayılan

Merhaba. Birleştirilmiş bile olsa ortada iki ayrı dava yokmudur. davacının açtığı boşanma davası, davalının/karşı davacının açtığı nafaka davası. Nafaka davası kabulle sonuçlanmıtır ve davacı tarafından da davalı tarafından da temyiz edilmemiştir. davalı/karşı davacı sadece, davacının açtığı boşanma davasını temyiz etmiştir. O halde, süresinde temyiz edilmeyen nafaka davası kesinleşmemişmidir. Süresinde temyiz edilmeyen nafaka davası, boşanma davasının temyiz edilmesi üzerine, katılma yoluyla temyiz edilebilir mi. katılma yoluyla temyiz için, öncelikle o davaya yönelik, süresinde yapılmış olan bir temyiz başvurusunun olması gerekmezmi. Yorumum hatalıysa lütfen düzeltin.saygılar.
Old 24-11-2010, 15:13   #29
Av.Gök

 
Varsayılan KarŞi Temyİz Yolu Kanundan KaldirilmiŞtir

Sayın meslaktaşlarım

İş mahkemesinde açmış olduğum bir davada davamın kısmen kabulüne karar verildi ve ben süre tutum dilekçesi vermediğim için temyiz süresini kaçırdım ve davalı tarafın temyizini bekledim. Gerekçeli karar bana tebliğ edildi. Ancak davalının temyiz dilekçesi gelmedi ve mahkemeye gittiğimde zarfta "gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi" şeklinde tebliğ hususu vardı.Dolayısıyla karşı temyiz hakkımı da kaçırmış oldum.Halbuki zarftan sadece karar çıkmıştı. İlk defa başıma böyle bir şey geldi ve bildiğim kadarıyla yapılacak bir şey yok. Asıl belirtmek istediğim husus sonra incelediğimde aslında HUMK md.433/2 'nin 2004 yılında 5236 sayılı yasanın 16.maddesi ile kaldırılmış olmasıdır.Yani katılma yoluyla temyiz her mahkeme için yürürlükten kaldırılmıştır.HUMK da da buna ilişkin başka bir düzenleme olmamasıdır. Eğer biliyorsanız bilgilerinizi benimle paylaşmanızı rica ederim
Old 24-11-2010, 17:31   #30
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Raşiteser
Sayın meslaktaşlarım

İş mahkemesinde açmış olduğum bir davada davamın kısmen kabulüne karar verildi ve ben süre tutum dilekçesi vermediğim için temyiz süresini kaçırdım ve davalı tarafın temyizini bekledim. Gerekçeli karar bana tebliğ edildi. Ancak davalının temyiz dilekçesi gelmedi ve mahkemeye gittiğimde zarfta "gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi" şeklinde tebliğ hususu vardı.Dolayısıyla karşı temyiz hakkımı da kaçırmış oldum.Halbuki zarftan sadece karar çıkmıştı. İlk defa başıma böyle bir şey geldi ve bildiğim kadarıyla yapılacak bir şey yok. Asıl belirtmek istediğim husus sonra incelediğimde aslında HUMK md.433/2 'nin 2004 yılında 5236 sayılı yasanın 16.maddesi ile kaldırılmış olmasıdır.Yani katılma yoluyla temyiz her mahkeme için yürürlükten kaldırılmıştır.HUMK da da buna ilişkin başka bir düzenleme olmamasıdır. Eğer biliyorsanız bilgilerinizi benimle paylaşmanızı rica ederim

Benim yukarıda bulunan 22 ve 23 no.lu mesajlarımı okumadığınızı sanıyorum. HUMK'taki değişiklik Bölge Adliye ve İstinaf Mahkemeleri faaliyete geçtikten sonrageçerli olacaktır. O zamana dek, mevcut maddeler geçerlidir. Yani şu madde:

Alıntı:
HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU

MADDE 433 - (Değişik: 2494 - 16.7.1981) Temyiz dilekçesi, hükmü veren mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ olunur. Tebliğ tarihi temyiz dilekçesinin dosyada kalan aslına işaret edilir.

Karşı taraf, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde cevap dilekçesini, hükmü veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir mahkemeye verebilir. Cevap veren, hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile, cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde de bulunabilir.

Öte yandan, iş davaları ile ilgili olarak Yargıtay uygulamasını da (Örnek kararla) sözünü ettiğim mesajlarda belirtmiştim. Yine yürürlükte olan maddeyi de alıntıladım. Bu maddede iş mahkemelerinin verdiği kararlara karşı açıkça "karşı temyiz" müessesesinden söz edilmediği için, kararı "karşı temyiz" etmek sözkonusu değildir. Yani HUMK değil, İş Mahkemeleri Kanunu uygulanacaktır.

Alıntı:
KANUN NO: 5521
İŞ MAHKEMELERİ KANUNU


MADDE 8 - İş mahkemesinin nihai kararları tefhim tarihinden itibaren sekiz gün içinde temyiz olunabilir.
İş mahkemelerinden verilen kararlar, Yargıtayca iki ay içinde tetkikolunarak karara bağlanır.

Yargıtayın bu kararlarına karşı karar tashihi istenemez
Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmesi karşı tarafın muvafakatine mi bağlıdır? Av.Abdulkadir Yıldız Meslektaşların Soruları 12 07-03-2013 17:07
Davayı kaybeden tarafın ödemesi gereken harçtan kazanan tarafın sorumluluğu ilava Hukuk Sohbetleri 27 14-06-2011 17:20
şikayet edilen tarafın suçsuz bulunması tazminat hakkı dogurur mu? calforn Meslektaşların Soruları 2 17-05-2007 09:19
temyiz eden tarafın vekalet ücreti superavukat Meslektaşların Soruları 11 18-03-2007 10:40
evlilik nedeniyle işten ayrılma tazminat hakkı doğurur mu? ayluf Hukuk Soruları Arşivi 3 05-02-2007 15:46


THS Sunucusu bu sayfayı 0,30773091 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.