Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

iş kazası - malüliyet oranı - yüksek sağlık kuruluna itiraz

Yanıt
Old 29-12-2006, 00:37   #1
mkaraca

 
Varsayılan iş kazası - malüliyet oranı - yüksek sağlık kuruluna itiraz

merhabalar;
iş kazası nedeni ile müvekkilim lehine maddi manevi tazminat davası açtık ve şu anda devam ediyor. İş kazası sonucu müvekkilimin maluliyet oranı tespit edildi ancak orana karsı yüksek sağlık kuruluna itiraz ettik ve itirazımız reddedildi. şimdi Adli tıp raporu ve maluliyet oranının yeniden tespiti için SSK Başkanlığına davamı Açmalıyım Halen devam eden dava içinde orana itiraz edip Adli tıp inçelemesi mi istemeliyim

teşekkürler
Old 29-12-2006, 14:19   #2
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan

Sayın mkaraca,

Aynı soruyu aşağıdaki linkte de sormuşsunuz. Orada benim sunduğum Yargıtay kararı işinize yaramadı mı?

Saygılarımla

www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=9622
Old 29-12-2006, 14:51   #3
Av. Caner Arıcı

 
Varsayılan sayın mkaraca;

Bu tür davalarda mahkeme öncelikle Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulundan rapor almalı, rapora itirazınız varsa bu sefer Adli Tıp Kurumundan rapor aldırmak zorunludur. Açtığınız davada sağlık Kurulu raporuna itiraz ettiğinizi ve Adli Tıptan rapor alınmasını isteyebilirsiniz. Bu durumda ekte gönderdiğim kararlardan birinde izah edildiği üzere "kurum" u dava etmediyseniz sanırım davaya dahil etmeniz gerekecektir.
Umarım kararlar işinize yarar... İyi çalışmalar...
T.C. YARGITAY21. HUKUK DAİRESİE. 2005/4746K. 2005/8211T. 22.9.2005

• İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİ ( Gerçek Maluliyet Oranının Tesbiti Gereği - SSK Raporları ile Adli Tıp Kurumu Raporu Arasındaki Çelişkinin Adli Tıp Genel Kurulundan Rapor Alınarak Giderilmesi Gereği/SSK'ca Belirlenen Maluliyet Oranına Davalının İtiraz Etmemesinin Davacı Yararına Kazanılmış Hak Doğurmayacağı )

• BİLİRKİŞİ RAPORLARI ARASINDAKİ ÇELİŞKİNİN ADLİ TIP GENEL KURULUNCA GİDERİLMESİ GEREĞİ ( İş Kazası Sonucu SSK'ca Belirlenen Maluliyet Oranına Davalının İtiraz Etmemesinin Davacı Yararına Kazanılmış Hak Doğurmayacağı - Gerçek Maluliyet Oranının Tesbiti Gereği )

• MALULİYET ORANININ TESBİTİ USULÜ ( SSK'ca Tesbit Edilen Maluliyet Oranıyla Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca Tesbit Edilen Maluliyet Oranlarının Farklı Olması - Davalının Yüksek Maluliyet Oranına İtiraz Etmemesinin Kazanılmış Hak Oluşturmaması )

• KAZANILMIŞ HAK OLUŞMAMASI ( İş Kazası Sonucu SSK'ca Tesbit Edilen Maluliyet Oranına Davalı Tarafça İtiraz Edilmemesi - Gerçek Maluliyet Oranının Tesbiti Gerektiğinden Adli Tıp Genel Kuruldan Rapor Alınarak SSK Raporları ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu Raporu Arasındaki Maluliyet Oranına İlişkin Çelişkinin Giderilmesi Gereği )

• SSK RAPORLARI İLE ADLİ TIP İHTİSAS KURULU RAPORU ARASINDAKİ ÇELİŞKİNİN ADLİ TIP GENEL KURULUNDAN RAPOR ALINARAK GİDERİLMESİ GEREĞİ ( İş Kazasından Doğan Maluliyet Oranının Tesbitinde - Davalının SSK'ca Belirlenen Yüksek Maluliyet Oranına İtiraz Etmemesinin Davacı Yararına Kazanılmış Hak Oluşturmayacağı )

506/m.11,53

ÖZET : İstem,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yapılan incelemede,iş kazası sonucunda Maluliyet oranı SSK Genel Müdürlüğünce % 4 olarak tesbit edilmiş ardından davacının itirazı üzerine SSK Yüksek Sağlık Kurulunca yine maluliyet oranı % 4 olarak kabul edilmiş ardından Adli Tıp 3. İhtisas kurulundan alınan raporda ise Maluliyet oranının % 3,3 olduğu tesbit edilmiştir. Hesap raporunda ise, maluliyet oranı olarak Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca belirlen % 3,3 oranının esas alınması gerektiği ancak % 4 olarak SSK'ca belirlenen Maluliyet oranına davalı itirazı bulunmadığından % 4 olarak belirlenen Maluliyet oranının davacı yararına kazanılmış hak teşkil edeceğinden bahisle tazminat raporunda %4 oranındaki Maluliyet dikkate alınmıştır. Bu tür davalarda gerçek maluliyetin tesbiti asıl olup kazanılmış haktan bahsedilemez. Somut olayda olduğu gibi çelişkili raporlar bulunması halinde Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılıp sonucuna göre karar vermek gerekir.
DAVA : Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
KARAR : İstem,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yapılan incelemede,iş kazası sonucunda Maluliyet oranı SSK Genel Müdürlüğünce % 4 olarak tesbit edilmiş ardından davacının itirazı üzerine SSK Yüksek Sağlık Kurulunca yine Maluliyet oranı % 4 olarak kabul edilmiş ardından Adli Tıp 3. İhtisas kurulundan alınan raporda ise maluliyet oranının % 3,3 olduğu tesbit edilmiştir. Hesap raporunda ise, Maluliyet oranı olarak Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunca belirlen % 3,3 oranının esas alınması gerektiği ancak % 4 olarak SSK'ca belirlenen Maluliyet oranına davalı itirazı bulunmadığından % 4 olarak belirlenen Maluliyet oranının davacı yararına kazanılmış hak teşkil edeceğinden bahisle tazminat raporunda %4 oranındaki Maluliyet dikkate alınmıştır.
Bu tür davalarda gerçek maluliyetin tesbiti asıl olup kazanılmış -haktan bahsedilemez. Somut olayda olduğu gibi çelişkili raporlar bulunması halinde Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılıp sonucuna göre karar vermek gerekir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.9.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.



T.C.
YARGITAY
21. Hukuk Dairesi

Esas : 2003/134
Karar : 2003/710
Tarih : 03.02.2003

ÖZET : Meslekte kazanma güç oranında oluşacak uyuşmazlıkların nasıl çözümleneceği 506 s. Yasa´nın 109. maddesinde öngörülmüştür. Buna göre öncelikle Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulundan görüş alınmak ve bu kurulun kararlarına itiraz halinde Adli Tıp veya tıp fakülteleri konseyinden görüş alınarak sonuca gitmek gerekir. Bu halde tesbitin sonucundan doğrudan etkileneceği ve hak alanını ilgilendirmesi sebebiyle kurumunda davaya dahil edilmesi gerekecektir.

(506 sayılı SSK. m. 109)

KARAR METNİ :
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davacı ve davalılardan İhsaniye Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağı bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacının temyizine gelince; dosya içindeki bilgi ve belgelere ve gelir bağlama kağıdına göre % 36 oranında meslekte kazanma güç kayıp oranı saptandığı, ancak mahkemenin Adli Tıptan aldığı görüşe göre bu oranın % 41 olduğu maddi zararın % 36 üzerinden hesaplandığı, ayrıca, manevi tazminat belirlenmesinde %41 oranının esas alındığı görülmektedir.

Sigortalının iş kazası sonucu maruz kaldığı meslekte kazanma güç oranındaki azalma mahkemenin ön sorun olarak çözümleyeceği ve dava koşulu olarak ortaya çıkan bir durumdur. Meslekte kazanma güç oranında oluşacak uyuşmazlıkların nasıl çözümleneceği 506 s. Yasa´nın 109. maddesinde öngörülmüştür. Buna göre öncelikle Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulundan görüş alınmak ve bu kurulun kararlarına itiraz halinde Adli Tıp veya tıp fakülteleri konseyinden görüş alınarak sonuca gitmek gerekir. Bu halde tesbitin sonucundan doğrudan etkileneceği ve hak alanını ilgilendirmesi sebebiyle kurumunda davaya dahil edilmesi gerekecektir. Mahkemenin 506 s. Yasa´nın 109.maddesinde prosedürü uygulanmadan doğrudan maluliyet oranının gelir bağlama kağıdındaki oran ile yetinerek maddi tazminata ve %41 oranı üzerinden manevi tazminata hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı bulunmaktadır.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, diğer hususların tetkiki şimdilik saklı tutularak temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden İhsaniye Belediye Başkanlığına yükletilmesine, 3.2.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
21. Hukuk Dairesi

Esas : 2005/117
Karar : 2005/2621
Tarih : 21.03.2005

ÖZET : 1-Davanın kanuni dayanağını oluşturan 506 S. Kanunun 109. maddesinin prosedürüne göre S.S.Kurumu Sağlık Kurullarınca verilen raporlara itiraz halinde sorunun S.S.Yüksek Sağlık kurumuna intikali zorunludur. Ancak bu kuruldan verilen raporlara karşı herhangi bir itiraz olduğunda mahkeme Adli Tıp Meclisi veya Tıp Fakültesi konseylerinden rapor alarak sonucu gidilir. Mahkemenin kanuni prosedürü işletmemesi ve doğrudan kanunun öngörmediği şekilde alınan bu rapora itibar etmesi hatalıdır.

2-Zarar ve tazminatın hesaplanması yönteminde, işçinin yaşlılık aylığı alması veya işçinin yaşı ve işçide oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp yaşlılık aylığına hak kazanması üstün olasılık içerisinde bulunması durumunda da zarar hesabında pasif dönemin hesaba dahil edilmesi gerekir.

(506 sayılı SSK. m. 87, 109) (4857 sayılı İş K. m. 1)

KARAR METNİ :
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davacı ile davalılardan Grup Antsan İnş. San. Ltd. Şti. ve Ergül Doğan vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

1- Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece dikkate alınan kusur raporunda konu sadece Taşeron Antsan Ltd. Şti., şantiye şefi Ergül Doğan ve kazalı yönünden incelenerek kusur oranları belirlenmiştir. Bu davanın davalısı olan Hidayet Otelcilik AŞ. ve Oct. Ltd. Şti. yönünden herhangi bir inceleme yapılmamıştır.

Öte yandan, bir iş kazası sonucu zarara uğrayan işçinin tazminat davası, işveren veya kusurlu üçüncü kişilere karşı yöneltileceği, bundan başka, aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı asıl işverenin aracı ile birlikte sorumlu olacağı 4857 s. İş Yasasının 1. maddesi ve 506 s. Sosyal Sigortalar Yasasının 87. maddesi gereğidir. Aracıdan söz edebilmek için öncelikle üst işveren ve bunun tarafından ortaya konulan bir iş olmalı ve bu işin bir bölümü ve eklentileri alt işverene devredilmelidir. Buna karşın bir işin bütünüyle bir işverene devri veya anahtar teslimi denilen şekilde işin verilmesi durumunda ise üst-alt işveren ilişkisi söz konusu olmayacağından işi devredenin sorumluluğuna gidilemez. Somut kolayda ise otel inşaatının kaba inşaat işi Oct İnşaat Ltd. Şti.´ne verildiğine göre anahtar teslimi şeklinde iş verilmediği ortadadır.

Mahkemece konu uzman bilirkişilerce incelettirilerek Hidayet Otelcilik A.Ş. ile Oct Ltd. Şti. ve Antsan Ltd. Şti. arasındaki hukuki ilişki değerlendirilip buna göre kusurdan sorumlulukları ve kusur oranları belirlendikten sonra mevcut delillerde birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı gerekçelerle hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

2- Mahkemece Ege Üniversitesi Dahili Tıp Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı raporuna göre dava kabul edilmişse de bu sonuç usul ve kanuna aykırıdır.

Davanın kanuni dayanağını oluşturan 506 S. Kanunun 109. maddesinin prosedürüne göre S.S.Kurumu Sağlık Kurullarınca verilen raporlara itiraz halinde sorunun S.S.Yüksek Sağlık kurumuna intikali zorunludur. Ancak bu kuruldan verilen raporlara karşı herhangi bir itiraz olduğunda mahkeme Adli Tıp Meclisi veya Tıp Fakültesi konseylerinden rapor alarak sonucu gidilir. Mahkemenin kanuni prosedürü işletmemesi ve doğrudan kanunun öngörmediği şekilde alınan bu rapora itibar etmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Öteyandan; Dava nitelikçe SSK´lı tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu bakımdan mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için maluliyet oranının kesinleştirilip buna bağlı kurumca, bağlanarak gelir oranı ve peşin sermaye değeri zarardan düşülerek maddi zarar hesabı yapmak gerekir.

Yapılacak işi, davacıya Sosyal Sigortalar Kurumu da hasım gösterilmek suretiyle maluliyet oranının tesbiti ve gelir bağlanması için dava açması yönünde mehil vermek maluliyet oranını kesinleştirip buna bağlı Kurumca bağlanacak gelir oranı ve peşin sermaye değerine göre maddi zarar hesabı yapmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

3- Zarar ve tazminatın hesaplanması yönteminde, işçinin yaşlılık aylığı alması veya işçinin yaşı ve işçide oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp yaşlılık aylığına hak kazanması üstün olasılık içerisinde bulunması durumunda da zarar hesabında pasif dönemin hesaba dahil edilmesi gerekir. Meslek hastalığı sonucu malul kalan işçinin aynı işinde çalışmaya devam etse dahi sair işçilerden daha fazla çaba harcayacağı asıldır. 60 yaşından sonra elde edeceği kazançların sair işçilerden daha fazla çaba harcayarak elde edeceğinden yaşlılık aylığını aldığı dönemde de devam edecek olan maluliyeti sebebiyle zarara uğramadığının kabulü isabetsiz olur. Kaldı ki, sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığında meslek hastalığı ve iş kazası kolundan alınan primlerin hiçbir etkisi bulunmamakta olup tamamen uzun vadedeki sigorta kollarından ödenen primler sonucu aylık bağlanmaktadır. Bu sebeplerle pasif dönemin de zarar hesabına dahil edilmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi zarar hesabında pasif dönemin hesaba dahil edilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

4- Bu tür tazminat davalarında faize olay gününden itibaren hükmetmek gerekirken nedenleri ve dayanakları gösterilmeksizin, tazminata olay tarihi yerine dava gününden itibaren faize hükmedilmiş olması isabetsizdir.

O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm diğer yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edenlere iadesine, 21.3.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Old Bugün  
Site Mübaşiri

 
 
Web www.turkhukuksitesi.com
 
 
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Hakimlik için : Kamu Hukuku Yüksek Lisansı mı Özel Hukuk Yüksek Lisansı mı? anadolu32 Yüksek Hukuk Eğitimi 19 30-08-2007 20:42
Genel Sağlık Sigortası ve Sağlık Sisteminde Yeni Dönem Av.Habibe YILMAZ KAYAR Hasta Hakları Çalışma Grubu 1 05-02-2007 17:09
Yüksek sağlık Şurası kararları mustafaaladag Meslektaşların Soruları 0 06-11-2006 16:33
TÜketİcİ Hakem Kuruluna Zorunlu BaŞvuru arif0275 Meslektaşların Soruları 2 20-04-2006 19:53
Trafik Kazası Kusur Oranı demir Hukuk Soruları Arşivi 1 01-03-2002 22:26


THS Sunucusu bu sayfayı 0,18315101 saniyede 13 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2013) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.