Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Şirketlerde, Tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasında hangi usul?

Yanıt
Old 14-04-2012, 18:11   #1
Avst

 
Varsayılan Şirketlerde, Tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasında hangi usul?

Anonim şirkete karşı, müvekkil şirket adına, çek ve faturaya dayalı olarak iki ayrı icra takibi yaptık. Borçlu şirketin 3 ortağı, eski şirketle aynı konuda faaliyet gösteren yeni bir şirket kuruyorlar ve faaliyetlerini bu yeni şirket üzerinden devam ettiriyorlar. (eski şirket halen faal)

Yeni kurulan şirketin veya şirket ortaklarının, söz konusu borçlardan sorumlu olmasını sağlamak için hangi usuli işlemlerin yapılması daha doğru ve daha hızlı sonuç verir?
Derdest icra dosyalarına yeni şirketin de dahil edilmesini sağlama bakımından, Asliye Ticaret Mahkemesi veya İcra Mahkemesinden bu konunun tespit edilmesi talebinde bulunmamız mümkün müdür?
Değilse; hangi yolları izlememizi tavsiye edersiniz?

Teşekkürler.
Old 16-04-2012, 08:04   #2
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avst
Anonim şirkete karşı, müvekkil şirket adına, çek ve faturaya dayalı olarak iki ayrı icra takibi yaptık. Borçlu şirketin 3 ortağı, eski şirketle aynı konuda faaliyet gösteren yeni bir şirket kuruyorlar ve faaliyetlerini bu yeni şirket üzerinden devam ettiriyorlar. (eski şirket halen faal)

Yeni kurulan şirketin veya şirket ortaklarının, söz konusu borçlardan sorumlu olmasını sağlamak için hangi usuli işlemlerin yapılması daha doğru ve daha hızlı sonuç verir?
Derdest icra dosyalarına yeni şirketin de dahil edilmesini sağlama bakımından, Asliye Ticaret Mahkemesi veya İcra Mahkemesinden bu konunun tespit edilmesi talebinde bulunmamız mümkün müdür?
Değilse; hangi yolları izlememizi tavsiye edersiniz?

Teşekkürler.

Sayın meslektaşım, sizin de bildiğiniz gibi şirketler tüzel kişiliğe sahiptir ve her şirket hukuken ayrı bir kişidir. A.Ş.lerde en az ortak sayısı 5 olduğundan, 3 ortağı borçlu şirketle aynı olan diğer şirketi sorumlu kılmanız mümkün değildir. Ortaklar yönündense, sermaye koyma borcunu yerine getiren ortak kişisel olarak sorumlu tutulamaz.
Old 16-04-2012, 09:16   #3
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avst
Anonim şirkete karşı, müvekkil şirket adına, çek ve faturaya dayalı olarak iki ayrı icra takibi yaptık. Borçlu şirketin 3 ortağı, eski şirketle aynı konuda faaliyet gösteren yeni bir şirket kuruyorlar ve faaliyetlerini bu yeni şirket üzerinden devam ettiriyorlar. (eski şirket halen faal)

Yeni kurulan şirketin veya şirket ortaklarının, söz konusu borçlardan sorumlu olmasını sağlamak için hangi usuli işlemlerin yapılması daha doğru ve daha hızlı sonuç verir?
Derdest icra dosyalarına yeni şirketin de dahil edilmesini sağlama bakımından, Asliye Ticaret Mahkemesi veya İcra Mahkemesinden bu konunun tespit edilmesi talebinde bulunmamız mümkün müdür?
Değilse; hangi yolları izlememizi tavsiye edersiniz?

Teşekkürler.

Borçlu şirketin varlıkları, yeni şirkete aktarılmadıkça salt ortaklar aynı diyerek yeni şirkete gitmeniz mümkün değildir.

Varlık devri varsa, bu devir faturalı ve satış sözleşmeli olsa dahi, İİK.280. madde alacaklılar için çok önemli bir hükümdür. Bir işletmenin önemli bir varlığının devralınması alacaklıdan bilerek mal kaçırma/muvazaa sayılabiliyor. Özellikle devir alanın kanunda sayılan (karı koca, usul füru, 3.derece dahil kan ve sıhri hısım, evlat edinen evlatlık gibi) yakın kişilerden oluşması veya ortakların aynı olması muvazaaya karine teşkil ediyor.

THS Şerhinde de bulunan Yargıtay kararlarında "perdenin kaldırılması teorisi" de kullanılabilir önemli bir argümandır. Yargıtay kararları içinde " 'perdenin aralanması' veya 'perdenin kaldırılması'" yazmanız halinde bir çok elverişli örnek karar bulabilirsiniz.


Örneğin: http://www.turkhukuksitesi.com/serh.php?did=2922

http://www.turkhukuksitesi.com/showp...78&postcount=3
Old 16-04-2012, 19:39   #5
Av. Feyza Altun

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Avst
Anonim şirkete karşı, müvekkil şirket adına, çek ve faturaya dayalı olarak iki ayrı icra takibi yaptık. Borçlu şirketin 3 ortağı, eski şirketle aynı konuda faaliyet gösteren yeni bir şirket kuruyorlar ve faaliyetlerini bu yeni şirket üzerinden devam ettiriyorlar. (eski şirket halen faal)

Yeni kurulan şirketin veya şirket ortaklarının, söz konusu borçlardan sorumlu olmasını sağlamak için hangi usuli işlemlerin yapılması daha doğru ve daha hızlı sonuç verir?
Derdest icra dosyalarına yeni şirketin de dahil edilmesini sağlama bakımından, Asliye Ticaret Mahkemesi veya İcra Mahkemesinden bu konunun tespit edilmesi talebinde bulunmamız mümkün müdür?
Değilse; hangi yolları izlememizi tavsiye edersiniz?

Teşekkürler.


Meslektaşım bahsettiğiniz teori daha çok kardeş şirketlerin istihkak iddialarında uygulanıyor ve savunmamızı sağlamlaştırabiliyor.

Öncelikle siz icra takibinize artık yeni taraf ekleyemezsiniz.

ikincisi madem ortaklr yeni şirket kuruyor ltd şirkete yaptığınız icra takibinden aciz vesikası aldıktan sonra ortakların sorumluluğuna gidin ve yeni kurdukları şirket hisselerine haciz koydurun.

Ya da yeni kurdukları şirkete 89/1 gönderin ne bileyim canım yapın birşeyler
Sevgiler...
Old 12-07-2018, 14:54   #6
ömer osman soylu

 
Varsayılan

merhabalar
benım davamda 3 kişi bir araya gelıp bir limited şirket kuruyor. daha sonra bu ortaklardan bırı lımıted şirketın borçlarından kurtulmak ıcın yenı bır anonım şirket kuruyor ve limited şirketın dığer ortaklarını da bu anonım şirkete yönetıcı ve temsılcı seçiyor. fakat kışıler arasında herhangı bır akrabalık yok vede lımıted şirket ve anonım şirket farklı farklı yerlerde kuruluyor. faturaların tamamı ise yenı kurulan anonım şirkete kesılıyor. bu davada nasıl bır yol ızlemelıyım nasıl bır dava dılekçesı vermelıyım teşekkür ederım
Old 18-07-2018, 11:48   #7
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ömer osman soylu
merhabalar
benım davamda 3 kişi bir araya gelıp bir limited şirket kuruyor. daha sonra bu ortaklardan bırı lımıted şirketın borçlarından kurtulmak ıcın yenı bır anonım şirket kuruyor ve limited şirketın dığer ortaklarını da bu anonım şirkete yönetıcı ve temsılcı seçiyor. fakat kışıler arasında herhangı bır akrabalık yok vede lımıted şirket ve anonım şirket farklı farklı yerlerde kuruluyor. faturaların tamamı ise yenı kurulan anonım şirkete kesılıyor. bu davada nasıl bır yol ızlemelıyım nasıl bır dava dılekçesı vermelıyım teşekkür ederım

İçtihat : T.C. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi 2003/10954 E. - 2004/1663 K.


T.C. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi 2003/10954 E. - 2004/1663 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Borçlu şirketin ortağı ve müdürünün 3. kişi şirkette yönetim kurulu başkanı olması ve her iki şirketin faaliyet alanları ve ortakları arasında da benzerlik olması bu iki şirket arasında organik bağ olduğuna delil teşkil eder. Bu temelde iki şirket arasında fiili birleşmenin varlığı gözetilerek borçlu olmayan yeni şirketin de borçtan sorumlu tutulması gerekir.
(Karar Tarihi : 26.02.2004)

Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, mercice, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK'nın 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Borcun kaynağı toplam 2.462.993.222.369 TL. tutarındaki Genel Kredi Sözleşmesidir. Borçlu şirkete ait kredi sözleşme adresi ile ödeme emri tebliğ adresinin 3. kişi davacı şirketin tescil adresi olduğu açıktır.
Haciz, 15.2.2000 tarihinde fabrika müdürü K.B. huzurunda yapılmıştır. K.B., ekli sicil kayıtlarına göre (Borçlu) şirketin fabrika müdürü olup B. grubu imzaya da yetkili olduğu ortadadır. Yine (borçlu) şirket ortağı ve müdürü olan C.F.Y.'nin 3. kişi şirkette Yönetim Kurulu Başkanı olarak ortak olduğu da sicil kayıtları ile sabittir.
Her iki şirketin tescil adresleri, sorumlu ortakları ve faaliyet konuları aynı olmakla şirketler arasında organik bağın bulunduğu, istihkak davasının alacaklıdan mal kaçırma amacını içerdiği açıktır. Ayrıca, borç doğumundan sonraki tarihe ait ve her zaman düzenlenmesi olanaklı fatura ile alacaklının haklarını etkilemeyen adi nitelikteki kira sözleşmesi de mülkiyeti ispata yeterli belgelerden olmadığı gerçeği karşısında davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; 22.12.1999 tarihinde T.C. Merkez Bankası Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen S. A.Ş.'nin 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 4491 sayılı Kanunla değişik 14/5-c maddesi hükmü uyarınca harçtan bağışık olduğu gözönünde tutulmaksızın bakiye karar ve ilam harcından sorumlu tutulması da yerinde değildir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.


Üye Notu : İşbu kararda Perdenin Kaldırılması Teorisi çerçevesinde iki şirket arasında Fiili Birleşmenin varlığı gözlemlenmiştir.
Old 22-07-2018, 15:37   #8
ömer osman soylu

 
Varsayılan

merhaba
sayın av. mehmet bey
benim davamda ortaklar arasında hıcbır akrabalık ilişkısi yok . birde şirketlerın adresleri farklı farklı yerlerde bu durumda yınede organık bağdan sözetmek mümkünmü?teşekkür ederim
Old 23-07-2018, 10:48   #9
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan ömer osman soylu
merhaba
sayın av. mehmet bey
benim davamda ortaklar arasında hıcbır akrabalık ilişkısi yok . birde şirketlerın adresleri farklı farklı yerlerde bu durumda yınede organık bağdan sözetmek mümkünmü?teşekkür ederim

Osman Bey Merhaba,

Her somut olayı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Mutlaka akraba olmaları veya aynı ofiste iş yapıyor olmaları şart değil. Bunlar organik bağı tespit noktasında fiili karine (Objektif Delil) olarak kabul ediliyor. Örneğin şirket yöneticilerin aynı kişilerin olması da bu kapsamda ele alınıyor.

Yargıtay kararlarını ve konu ile ilgili makaleleri incelerseniz sizin somut olaya uygun düşecek bir çok dayanak bulabilirsiniz. Yargıtay 'ın sitesinde emsal kararlar da bulabilirsiniz:

https://emsal.yargitay.gov.tr/BilgiBankasiIstemciWeb/
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
tüzel kişilik perdesi Mehmet Haluk Meslektaşların Soruları 6 12-07-2018 14:53
İş hukukunda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması elit Meslektaşların Soruları 6 06-04-2014 22:40
Siyasi partilerin il ve ilçe başkanlıkları - tüzel kişilik - husumet Ayşe BİLGİÇ TAHTACI Meslektaşların Soruları 7 01-08-2012 22:47
2 Kişilik Ltd. şirketlerde Üyelikten Çıkarma m.cenik Meslektaşların Soruları 5 05-02-2008 23:07
lehdar kısmına tüzel kişilik isminin yazılması çekin kambiyo vasfını kaybettirir mi? erdemlihukukcu Meslektaşların Soruları 2 13-04-2007 13:04


THS Sunucusu bu sayfayı 0,03940010 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.