Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Müşterek-müteselsil sorumlulardan birisi hakkındaki davadan feragat

Yanıt
Old 13-09-2008, 15:28   #1
Av.İlhami Akan

 
Varsayılan Müşterek-müteselsil sorumlulardan birisi hakkındaki davadan feragat

Herkese merhabalar;
Yaralamalı trafik kazası nedeniyle, işleten ve araç sürücüsüne açtığımız davada, -müvekkilin tehdit edilmesi sebebiyle, kocaman bir hata yaparak ve kendimden de biraz utanarak- işleten hakkındaki davadan feragat ettim. Hakim, birkaç duruşma sonra, "bunlardan birisinden feragat etmişsin, BK 147'ye göre böyle olmaz" gibi birşeyler söyleyince benim jeton düştü.

Yaptığım araştırmada, benzer birçok Yargıtay içtihadı gördüm. Şu andaki verilerime göre benim bu davanın işbu feragat nedeniyle reddi gerekiyor.

Bir çıkış noktası arıyorum. Aklıma gelen, sözkonusu tazminat nedeniyle, işletenin araç sürücüsüne rücu hakkı bulunmaması.

İnanın rüyalarıma bile giriyor. Meslektaşlarımdan buna benzer konuda elinden dava geçmiş veya bilgi sahibi olanlar varsa yardımlarından ziyadesiyle mutlu olacağım. Saygı ve sevgilerimle.
Old 13-09-2008, 16:35   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur.
İşleten hakknıda davavadan feragat edilmesi sürücü yönünden etkili değildir.
Sadece işleten hakkındaki dava feragat nedeniyle ret edilir.
Diye düşünüyorum.
Old 13-09-2008, 17:12   #3
Av.Armağan Konyalı

 
Varsayılan

Sayın Av.İlhami Akan

Benden önce yazan Sayın Yücel Kocabaş her zamanki gibi doğru hukuki gerekçesiyle doğru yolu göstermiş.

Şöyle düşünün: İşleten hakkında dava açmayabilirdiniz. Sadece sürücüye karşı dava açabilirdiniz. Şimdi durum budur: İşleten ile sürücü ayrı ayrı iki davada karşınızdaydı. İşletenin davasından feragat ettiniz; sürücünün davası sürmekte.

Saygılarımla
Old 15-09-2008, 11:59   #4
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Katkı amacı ile ekliyorum.

T.C. YARGITAY
17.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/82
Karar: 2005/188
Karar Tarihi: 25.01.2005

ÖZET: Müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğurur. Somut olayda davacı vekili 24.2.2003 tarihli dilekçesiyle davalı ile haricen anlaştıklarını bu nedenle davacı araç üzerindeki tedbirin kaldırılmasını ve davalı yönünden davadan vazgeçtiğini bildirdiğinden bu anlaşmanın bir ödemeye ilişkin olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.


(818 S. K. m. 145)

Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Asiye G. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Karar: Davacı vekili; müvekkiline ait 55 415 plakalı araca davalılardan Hüseyin'e ait Asiye'nin sevk ve idaresindeki 55 .. 862 plakalı araçla çarparak trafik kazasına neden olduğunu iddia ederek 11.500.000.000.TL. hasar ve 2.000.000.000.TL araç mahrumiyeti olmak üzere toplam 13.500.000.000.TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davalı Hüseyin ile haricen anlaştıklarından bu davalı yönünden davadan vazgeçmiştir.

Davalı Asiye vekili; kusur ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.

Davalı Hüseyin, davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamış savunma yapmamıştır.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 9.500.000.000.TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Asiye G.'den tahsiline, davalı Hüseyin C. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, araç mahrumiyetine ilişkin talebin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davalı Asiye G. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

1- Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri borcun tamamından sorumludur. Bir davalı hakkındaki talepten vazgeçilmesi diğer davalının sorumluluğunu etkilemez.
Ancak;

2- BK. 145. maddesi gereğince müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğurur. Somut olayda davacı vekili 24.2.2003 tarihli dilekçesiyle davalı Hüseyin ile haricen anlaştıklarını bu nedenle davacı araç üzerindeki tedbirin kaldırılmasını ve Hüseyin yönünden davadan vazgeçtiğini bildirdiğinden bu anlaşmanın bir ödemeye ilişkin olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.

Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Asiye vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Old 15-09-2008, 12:01   #5
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Yine katkı amaçlı ekliyorum

T.C. YARGITAY
4.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/8892
Karar: 2006/8740
Karar Tarihi: 19.07.2006

ÖZET: Dava, kazaya karışan aracın işleteni ile olaya tam kusuru ile sebebiyet veren sürücüye karşı açılmıştır. Davacılar vekili, yargılama aşamasında olaya tam kusuru ile sebebiyet veren davalı sürücü hakkındaki davadan feragat etmiştir

(818 S. K. m. 147)

Davacı Ö. vekili tarafından, davalı M. ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine 18.6.2003 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasında ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.7.2004 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı M. hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazaya karışan aracın işleteni ile olaya tam kusuru ile sebebiyet veren sürücüye karşı açılmıştır. Davacılar vekili, yargılama aşamasında olaya tam kusuru ile sebebiyet veren davalı sürücü hakkındaki davadan feragat etmiştir. Mahkemece yargılamaya devam olunarak araç işleteni olan diğer davalı hakkındaki istemin kabulüne karar verilmiştir.

Borçlar Yasası'nın 147/2. maddesi gereğince alacaklı, diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin vaziyetini iyileştirdiği takdirde bu fiilin sonuçlarına şahsen katlanır. Davacılar, müteselsil sorumlulardan sürücü hakkındaki davadan feragat ederek diğer sorumlu idarenin, hakkındaki davadan feragat edilen sürücüye kusuru oranında rücu hakkını ortadan kaldırmışlardır. Müteselsil sorumlulardan biri hakkındaki davadan feragat edilmesi diğer müteselsil sorumlu yönünden de teselsülden feragat niteliğini taşır ve böylece müteselsil sorumlu olan diğer dayalı da sorumluluktan kurtulmuş olur. O halde müteselsil sorumlu idare hakkındaki davanın da reddedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına 19.07.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Old 15-09-2008, 12:07   #6
Av.Ufuk Bozoğlu

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşım,

147. maddenin amacı doğrultusunda, rücu edebilme hakkı olan kişinin yolunu, feragat nedeni ile tıkamanız halinde, bu davalı hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerektiği yönünde yargıtay kararları var.

Örneğin, tam kusurlu sürücü hakkındaki davadan feragat ettiğinizde, araç malikinin sürcüye dönme hakkını ortadan kaldırmış oluyorsanız, araç maliki hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi gerekiyor diye anladım ben.

Sizin olayınızda, malik hakındaki feragat, kusurlu sürücü hakkındaki talepten de feragat anlamına gelmemelidir.

Diye düşünüyorum.

Saygılarımla.
Old 15-09-2008, 13:30   #7
Av.İlhami Akan

 
Varsayılan

Sevgili Ufuk Bey, özellikle ilk içtihat çok önemli benim için. Tam aradığım tipte bir karardı bu. ikinci olarak verdiğinizi ben de bulmuştum. Rücu hakkı ortadan kaldırıldğı için diğer davalı hakkındaki davanın reddi gerektiği belirtiliyor.
Malikin sürücüye rücu hakkı olmadığına göre, davamızın devam etmesi gerekir. İlk kararda olduğu gibi hiç değilse, ödenen miktar düşülerek bakiye tazminat yönünden devamı gerekir.
Çok teşekkür ederim.
Old 15-09-2008, 23:48   #8
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

( Av.Ufuk) un yayınladığı kararlar konuya gerçekten katkı sağlamıştır.
Yaygıtayın olumsuz olarak yorumlanacak kararları sürücü hakkındaki feragat ile ilgili olmayıp , işleten hakkındaki feragatla ilgilidir. Bazı özel nedenlere bağlanmıştır.

Trafik olayı birlikte işlenmiş değildir. Sürücü esasen trafik olayında haksız fiil faili olarak eyleminden müstakilen sorumludur. İşleten ise kanun icabı deyim yerindeyse bir sigorta şirketi gibi sorumludur. İşleten hk feragatin sürücünün haksız eylem sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını bu yönden söyleyebiliriz.

Aşağıdaki kararlarda, ödemeye dayanmayan feragatlerin davayı etkilemeyeceği, feragatin sürücü ve işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı , ödenen miktar varsa makbuz niteliğinde sayılacağı ifade edilmektedir.11. HD si kararındaki olayda mahkeme "davalı sürücü bakından davanın kabulüne, davalı işleten bakımından ise usulüne uygun feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir" Yargıtay işleten yönünden ödenen miktarın makbuz sayılıp bakiyesin işletenden istenebileceğine karar vermiştir.

T.C.

YARGITAY

11. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/11391

K. 2005/7570

T. 12.7.2005

DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.09.2002 tarih ve 1998/751-2002/980 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın neden olduğu kazada, araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve davalı sürücünün kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 100.000.000.TL maddi ve 1.000.000.000.TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslahla toplam tazminat istemini 20.507.356823 TL.na yükseltmiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin davacı asile ödeme yaptığını, ibra ve feragatname aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı sürücü bakından davanın kabulüne, davalı şirket bakımından ise usulüne uygun feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava, 2918 sayılı KTK.na ve haksız eyleme dayalı, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin, yukarıda açıklanan nedenlere dayalı tazminat istemleri, davalılardan işletenin ödemede bulunarak ibraname aldığı ve davadan feragat edildiği gerekçesiyle, bu davalı bakımından reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK.'nun 111. maddesine göre, bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olan ve yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ya da uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceği öngörülmüştür.

Öte yandan, bu yasa hükmünden yararlanmak için, ilgilisinin ibra belgesinin açıkça ve ayrıca iptalinin istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu hususun ileri sürülmesi ve ibranın yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde, hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması dahi yeterlidir. Öte yandan, açılmış bir davada, açıklanan gerekçeler çerçevesinde, davalıyı ibra eder nitelikte davadan feragat edilmesinin geçersiz olduğu da aynı davada ileri sürülebilecektir.

O halde mahkemece, ibranamede davacıya ödendiği belirtilen meblağ ile belirlenen gerçek zararın, 2918 sayılı KTK.'nun 111.maddesi hükmü ve tarafların içinde bulunduğu durumlar da göz önüne alınarak, aradaki farkın fahiş olup olmadığının, bunun sonucuna göre de ibranın ve feragatin geçersiz sayılıp sayılmayacağının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalılardan işleten bakımından yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış ve kararın bozulması gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın, davacı BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.7.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

YARGITAY

19. HUKUK DAİRESİ

E. 1994/7049

K. 1995/2127

T. 10.3.1995

DAVA : Davacı vekili tarafından davalı sürücü Kemal ile araç işleteni İsmail aleyhine açılan davada; davalı sürücünün sebep olduğu trafik kazası sonucu vefat eden davacıların müşterek çocukları Mesut için destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istenmiş olup, yargılamanın ilk oturumunda davacılar vekili, sürücü davalının gösterilen adreste bulunmaması nedeniyle adına tebligat yapılmadığının tesbiti ile duruşma tutanağına da geçirilmesi üzerine bu davalı hakkındaki davasından feragat ettiğini beyan etmiştir.
Mahkeme topladığı deliller ve aldığı kusur ve tazminat bilirkişisi raporuna dayanarak davanın kabulüne karar vermiştir.

Davalının temyizi üzerine yerel mahkeme, kararı dairece;
sürücü hakkındaki davadan feragat edilmesi nedeniyle zararın tamamını ödemek zorunda kalacak olan işletenin sürücüye iç ilişki gereği rücu etmesi halinde feragatın rücua engel olacağı ve alacaklının diğerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birine vaziyetinin iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerine şahsen tahammül etmek zorunda olduğundan işleten İsmail hakkındaki davanın da reddi gerektiği görüşüyle bozulmuştur.

Bu kere yapılan inceleme sonunda davacılar vekilinin sürücü Kemal hakkındaki davadan feragatının bu davalı adına tebligat yapılamaması sebebiyle davanın uzamasına engel olmak amacına yönelik olduğu beyanının daha ziyade bu davalı hakkındaki davanın takibinden vazgeçme niteliğinde bulunduğu ve alacaklı davacıların alacaklarının bir bölümünü veya tamamını sürücüden tahsil etmelerinin sözkonusu olmadığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairenin bozma kararının kaldırılmasına, açıklanan bu gerekçeyle yerel mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Dairenin 16.5.1994 gün, 1993/6369 E., 1994/5051 K. sayılı bozma kararının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının yukarıda değinilen gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının evvelce temyiz eden davalılardan İsmail Yarımca'dan alınmasına, 10.3.1995 gününde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/7324

K. 2005/859

T. 7.2.2005

• TRAFİK KAZASI NEDENİYLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT ( Karayolları Trafik Yasasına Göre Hukuki Sorumluluğu Kaldıran veya Daraltan Anlaşmaların Geçersiz Olması- Trafik Kazasında İşletenin ve Sürücünün Hukuki Sorumluluklarının Kabulü )

• FERAGAT ANLAŞMASI ( Trafik Kazası Sonucu Hukuki Sorumluluğu Kaldıran veya Daraltan Anlaşmaların Geçersizliği-Davalı Tarafça Sunulan Feragat Belgesinin Davalının Hukuki Sorumluluğunu Tamamen Ortadan Kaldırmaması )

• HUKUKİ SORUMLULUĞUN ORTADAN KALKMASI ( Trafik Kazası Sonucu Hukuki Sorumluluğu Kaldıran veya Daraltan Anlaşmaların Geçersizliği-Davalı Tarafça Sunulan Feragat Belgesinin Davalının Hukuki Sorumluluğunu Tamamen Ortadan Kaldırmaması )

• CEZA MAHKEMESİNDEKİ FERAGATİN HUKUK MAHKEMESİNDE AÇILACAK TAZMİNAT DAVASINI ETKİLEMESİ ŞARTLARI ( Ceza Dosyasının Düşmesi ve Kişisel Hakkın Saklı Tutulmamış Olması )

818/m.41,47

2918/m.11

ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasa'sının 111. maddesine göre, bu yasada öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Somut olay yaralamalı trafik kazası olup, bu kaza nedeniyle işletenin ve sürücünün hukuki sorumluluklarının anılan yasa gereği varolduğu açıktır. Belirtilen düzenleme gereğince davalı tarafından sunulan feragat belgesinin davalının hukuki sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmayacağı ancak bu belge ile bir ödeme yapılmış ise, makbuz niteliğinde sayılacağı kabul edilmelidir. Bunun yanında, ceza mahkemesindeki vazgeçmenin hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasının etkilemesi Türk Ceza Kanununun 111. maddesinde öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bu koşullar, vazgeçme ise ceza dosyasının düşmesi ve kişisel hakkın saklı tutulmamış olmasıdır. Ayrıca bu vazgeçmenin kamu davası açıldıktan sonra ve hakim huzurunda yapılmış olması gerekir.

DAVA : Davacı Emine Koç vekili Avukat Ahmet Arslan tarafından, davalı Örnekler İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 23.5.2003 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10.7.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının olaydan sonra tazminat haklarından feragat etmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve kararı davacı temyiz etmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Yasa'sının 111. maddesine göre, bu yasada öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Somut olay yaralamalı trafik kazası olup, bu kaza nedeniyle işletenin ve sürücünün hukuki sorumluluklarının anılan yasa gereği varolduğu açıktır.

Belirtilen düzenleme gereğince davalı tarafından sunulan feragat belgesinin davalının hukuki sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmayacağı ancak bu belge ile bir ödeme yapılmış ise, makbuz niteliğinde sayılacağı kabul edilmelidir. Bunun yanında, ceza mahkemesindeki vazgeçmenin hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasının etkilemesi Türk Ceza Kanununun 111. maddesinde öngörülen iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bu koşullar, vazgeçme ise ceza dosyasının düşmesi ve kişisel hakkın saklı tutulmamış olmasıdır. Ayrıca bu vazgeçmenin kamu davası açıldıktan sonra ve hakim huzurunda yapılmış olması gerekir. Somut olaydaki yaralanma derecesine göre suçun şikayete bağlı olmadığı gibi kamu davası açıldıktan sonra vazgeçme gerçekleşmemiştir.

Şu durumda, her iki şartta gerçekleşmediğinden davacının tazminat istemleri doğrultusunda yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmelidir. Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 7.2.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi
T.C.

YARGITAY

4. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/3346

K. 2003/13760

T. 20.11.2003

DAVA : Davacı Süleyman Doğan vekili Avukat Güner Ziylan tarafından, davalı Erdoğan Döşlü aleyhine 18/9/2000 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanmadan dolayı tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin reddine dair verilen 3/10/2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 20/11/2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil Süleyman Doğan ve vekili Avukat Güner Ziylan ile karşı taraftan davalı vekili Avukat Naci Ağaoğlu geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, dava dışı 3. kişiye ait motorsklette yolculuk yaptığı sırada davalıya ait araçla motorskletin çarpışması sonucu yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı ise, kazadan sonra noter aracılığı ile düzenlenen ibraname ile davacının tüm haklarından feragat ettiğini belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının hür iradesiyle noter huzurunda imzaladığı belge ile davalıyı ibra ettiği gerekçe gösterilerek istemin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının zarar gördüğü konusunda yanlar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlık, düzenlenen ibranamenin davalının sorumluluğunu ortadan kaldırıp kaldırmayacağı noktasında toplanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasa'sının 111. maddesine göre, bu Yasada öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Somut olay yaralama ile sonuçlanan trafik kazası olup anılan Yasa gereğince bu kaza nedeniyle işletenin ve sürücünün hukuki sorumluluğu bulunduğu açıktır. Belirtilen yasal düzenleme itibariyle; gerek bulunmadığı halde olaydan hemen sonra düzenlenen ibranamenin davalının hukuki sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmayacağı ancak, bu belge ile yapılmış olan ödeme yönünden makbuz niteliğinde sayılacağı benimsenmeli ve işin esası incelenerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/11/2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bilal Kartal Ülkü Aydın Salim Öztuna Şerife Öztürk Mehmet Uyumaz
Old 17-09-2008, 11:23   #9
Av.İlhami Akan

 
Varsayılan Teşekkür

Yücel Bey;
Eklediğiniz bu içtihatlar, tam da aradığım içtihatlardı. Size müteşekkirim. İnanın beni rahatlattınız. Sıra hakimi iknaya geldi.
Saygılarımla, iyi çalışmalar dilerim.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
müşterek ve müteselsil kefalet -betül- Meslektaşların Soruları 1 21-03-2008 08:42
Müşterek ve müteselsil borç ilişkisine dayanarak açılan icra takibinde feragat DerinlikSarhoşu Meslektaşların Soruları 3 14-10-2006 13:19
Müşterek Ve Müteselsil Borç Senetleri Hakkında taskin Hukuk Soruları Arşivi 0 25-03-2004 12:51
Davadan Feragat Melahat Hukuk Soruları Arşivi 1 01-03-2002 20:55


THS Sunucusu bu sayfayı 0,12651610 saniyede 16 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.