Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Türkiye Barolar Birliği ne iş yapar?

Yanıt
Old 30-11-2010, 13:30   #31
Av.Cengiz Aladağ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan avukat1980
Ben söyledim örnekleride çıkar herhalde...

Sayın meslektaşım,
Meslek örgütünüz aleyhine bir ithamda bulunuyorsanız, bunun bir dayanağı olmalı.

Alıntı:
Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları

MADDE 4: Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.

MADDE 5: Avukat yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır.
...

Old 04-06-2011, 23:48   #32
Av.Şenol Saltık

 
Varsayılan

Sayın Meslektaşlarım ;

Avukatlık mesleğinin temel sorunu malesef avukatın toplumda ve yargı mercileri nezdindeki statü ve prestijinin son derece zayıf olmasıdır. Bunun çeşitli sebepleri vardır. Temel nedenlerden biri avukatlık mesleği ile ilgili yasal düzenlemelerin çağdaş ülkelerdeki örneklerinden daha geride olmasıdır. Ülkemizde savunmayı temsil "avukat" , yargılamanın diğer sujeleri olan "sav" ve "hüküm" organlarından çok kalın çizgilerle ayrılmış ve ötekileştirilmiştir. Bunun sonucu olarak, avukatın yargılamaya etkin bir şekilde katılma ve delil toplama hakkı bulunmamaktadır.Aslında bu durum biraz da toplumdaki adalet ve hukuk algısının yetersiz olmasından kaynaklanmaktadır. Avukatların beyanlarının hakimin süzgecinden geçtikten sonra tutanağa geçirildiği bir yargılama sisteminde diğer detayları tartışmak anlamsız olacaktır. 1927 tarihli Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu 2011 tarihinde değiştiriyoruz. Ancak, yasanın yeni halinde de hakimin tarafların beyanını özet olarak tutanağa geçebileceğine ilişkin düzenleme aynen duruyor(madde 154). Yasanın bu şekilde çıkmasına hiçbir tepki vermeyen, tartışma konusu dahi yapmayan meslektaşların yargılama sırasında sorunlarla kaşılaşması son derece doğaldır.

Avukatların tüm sorunlarının çözülebilmesi için, uzun bir zaman gerekiyor. Neticede, çözüm sadece yasal düzenlemelerle giderilemez. Aynı zamanda avukatların toplumdaki prestijinin artması ve yargılamanın diğer sujeleri karşısında konumlarının güçlenmesi sağlanmalıdır.

Kanaatimce, bunun için ilk adım ciddi bir avukatlık sınavı olmalıdır. Ülkemizde kalitesi tartışılan ve özel üniversitelerin açılmasıyla çığ gibi artan hukuk fakültelerini bitiren tüm mezunların hiçbir elemeden geçmeden avukat sıfatını kazanması son derece yanlış bir uygulamadır. Seçme ve elemenin olmadığı hiçbir meslekte standart bir kaliteden bahsedilemez. Bugün en vasat memur kadrosuna girebilmek için dahi KPSS sınavına girmek gerekmektedir. Hakim ve savcılar ciddi bir sınavla mesleğe seçilmektedir. Bunlar kaşısında, yargılamanın ana sujesini temsil eden avukatın, hiçbir elemeden geçmeden mesleğe kabulü temel sorunlarından biridir. Bugün bir hakimin ağır ceza mahkemesine seçilebilmesi için en az 15 yıllık kıdemi olması gerekmektedir. Oysa, stajını yeni bitirmiş bir avukat pekala ağır ceza davası yürütebilmektedir. Bu çok temel bir çelişkidir.

Avukatlık sınavı yanında baro sınavları dahi yapılmalıdır. Yani her baro, kendi bölgesi için avukatlık sınavı düzenlemelidir. Çağdaş ülkelerin çoğundaki uygulama budur.

Ciddi bir sınav sistemi oluştutulduktan sonra, Baroların etkin şekilde çalışması için tüm avukatların ortak bir akıl üretmesi gerekmektedir. Şikayet etmek yerine meslektaşlarımızın onda biri dahi sorumluluk alarak düzenli şekilde barolarda görev alsa sorunların çoğu orta vadede çözülebilir.

Yasal düzenlemelerde avukatlar örtülü olarak "yok" sayılmıştır. Ancak, temelde "savunma" mesleğini icra eden avuatlar, sıra kendi haklarını savunmaya geldiğinde şaşırtıcı derecede pasif kalmaktadır. Bu anlayış değişmediği sürece hiçbir ilerlemeden bahsedemeyiz.

Unutmayın hak verilmez alınır...

Saygılarımla
Old 30-06-2011, 18:58   #33
Av.Buğcan Çankaya

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av.Şenol Saltık
Sayın Meslektaşlarım ;

Kanaatimce, bunun için ilk adım ciddi bir avukatlık sınavı olmalıdır. Ülkemizde kalitesi tartışılan ve özel üniversitelerin açılmasıyla çığ gibi artan hukuk fakültelerini bitiren tüm mezunların hiçbir elemeden geçmeden avukat sıfatını kazanması son derece yanlış bir uygulamadır. Seçme ve elemenin olmadığı hiçbir meslekte standart bir kaliteden bahsedilemez. Bugün en vasat memur kadrosuna girebilmek için dahi KPSS sınavına girmek gerekmektedir. Hakim ve savcılar ciddi bir sınavla mesleğe seçilmektedir. Bunlar kaşısında, yargılamanın ana sujesini temsil eden avukatın, hiçbir elemeden geçmeden mesleğe kabulü temel sorunlarından biridir. Bugün bir hakimin ağır ceza mahkemesine seçilebilmesi için en az 15 yıllık kıdemi olması gerekmektedir. Oysa, stajını yeni bitirmiş bir avukat pekala ağır ceza davası yürütebilmektedir. Bu çok temel bir çelişkidir.

Avukatlık sınavı yanında baro sınavları dahi yapılmalıdır. Yani her baro, kendi bölgesi için avukatlık sınavı düzenlemelidir. Çağdaş ülkelerin çoğundaki uygulama budur.

Ciddi bir sınav sistemi oluştutulduktan sonra, Baroların etkin şekilde çalışması için tüm avukatların ortak bir akıl üretmesi gerekmektedir. Şikayet etmek yerine meslektaşlarımızın onda biri dahi sorumluluk alarak düzenli şekilde barolarda görev alsa sorunların çoğu orta vadede çözülebilir.

Öncelikle herkese merhaba, bir çok görüşe katılmakla yukarıdaki meslektaşımın görüşüne tam olarak katılmamaktayım.

1. Ülkemizde özel üniversiteler açılması ve bunların verdiği eğitimlere karşı bir serzeniş görmekteyim. Ancak dikkat edildiği takdirde veyahut araştırıldığında, Vakıf Üniversitelerinde bulunan Öğretim Elemanlarının ne vasıfta ve de rakibi Devlet Üniversitelerine oranla ne gibi farklılıklara sahip olduğu görülecektir. Bir çok Vakıf Üniversitesi kıyıda köşede açılmış Devlet Üniversitesinin Hukuk Fakültelerinden kat be kat iyi eğitim vermektedir. Bu ayrımı yapmak bana pek mantıklı gelmemektedir. Vakıf-Devlet Üniversitesi ayrımı ne yazık ki 90'lı yıllardan kalma -bana göre gerçeklikten yoksun- bir mantalitedir. Bu mantalite ise günümüzde çoktan aşılmış, Vakıf Üniversiteleri bir çoğumuzun beğenerek baktığı Devlet Üniversitelerini çoktan geride bırakmıştır.

2. Avukatlık mesleği gerçekten merak uyandıran, hakkıyla yapıldığında saygı duyulan bir meslektir. Ancak, her ne olursa olsun bu meslek Serbest bir meslektir. Bu durumda, bu mesleği icra edenler arasında bir eleme yapmaya çalışmak bana göre hakkaniyete uygun değildir. Bu konuyu sayfalarca tartışmak mümkündür ancak dikkat edilmesi gereken nokta, eleme-sınav gibi insanları birbirlerine göre kıyaslayan bir durumu uygulamaya çalışmak veya bunu doğrudan istemek ilk olarak mesleğimizin temelinde bulunan "adalet-hak-hakkaniyet-eşitlik" gibi ilkeleri zedeler. Avukatlık sınavı, yıllardır uygulanan sınavlar gibi ezberci ve kitap ağızlı zihniyetleri yukarılara taşımaktan başka bir şeye yaramayacağı gibi X'i Y'den iyi kılabilecek, saçma ama tek çıkar yol olarak görülen bir durumu ortaya çıkaracaktır. Bu durumda, aynı mesleği icra etmeye çalışan, aynı fakülteleri bitiren ve müfredatlara göre aynı sınavları başaran insanları birbirine vurmaya çalışmanın, aralarında anlamsız bir rekabeti oluşturmanın bana göre hiç bir anlamı yoktur.
3. Yapılacak sınavlar ile ne ölçülmek istenmektedir?
Kanun bilgisi? Kanun yorumu? Ders kitabını baştan sona bilinmesi? Müvekkil ile olan ilişkiler? Mesleğe karşı bakış açısı? Mesleki ahlak? Bunlardan hangisi veyahut hangileri ölçülecektir. Kaldı ki, şuan icra etmekte olduğumuz meslek neden ibarettir? Bilgiden mi? Deneyimden mi? İnsan ilişkilerinden mi? Etikten mi? Mesleki ahlaktan mı? Pazarlama becerisinden mi? İş bitirme,yapma becerisinden mi? Dürüstlükten mi?

Kısaca, Avukatlık mesleği örnek verilen Hakimlik-Savcılık mesleği gibi tek düze bir meslek değildir. Bu meslekler eğer 10 yönlü ise, Avukatlık 100 yönlüdür. Bu durumda, elma ile armutları kıyaslamanın pek bir anlamı yoktur.

Meslektaşlarımızın büyük çoğunluğunda maddi kaygıların olduğunu gayet tabi hissetmekteyim. Teknolojiyle birlikte gelen, daha aktif, dinamik ve hızlı bir Jenerasyona karşı serbest bir mesleğin sınırları içerisinde maddi savaşlara kalkışmanın verdiği kaygıları hissetmemek elde değil. Ancak bu kaygıların cevabı, ezberciliği dayatan sınavlar değildir. Yazılı olarak yapılacak her sınav, Avukatlık mesleğine tamamen terstir. Avukatlık mesleği yazılı bir meslek değildir, yazı Avukatlık mesleğinde her zaman ikinci plandadır. Hızlı düşünme, karşılaşılan sorunu hukuki boyutta ele alma ve bunu sözel olarak en iyi şekilde ifade etmek Avukatlık mesleğinin bana göre tanımıdır. Bu durumda yapılacak sınav ile Avukatın sadece karşılaştığı hukuki sorunu hukuka nasıl yansıtacağı dahi tam olarak ölçülemeyecek, sözel olarak kendini ifade etmesi ise hiç bir şekilde değerlendirmeye alınmamış olacaktır.

Yazılı sınavdan ziyade, sözlü bir sınavın olması durumunda ise hangi makam veya mercii bir Avukat adayının mesleki hakkını almasına karar verebilecektir? Türkiye Barolar Birliği mi? Bağlı bulunduğumuz Baro mu?

Lakin, Avukat Stajyerlerine mülakat adı altında bağlı bulunan Barolara bağlı Avukatlarının sorular sorması, mesleki hakkını almasına "olur" vermesi bile hakkaniyet taşımazken, yukarıda bahsettiğim durumu oluşturabilecek herhangi bir kurum,kuruluş veya kişi yoktur.

Bu durumda, yapılacak yazılı sınavın meşruiyetini sorgulamak gerekecektir. Bir Avukatın kendi meslektaşını sınava tabi tutması veyahut bağlı bulunan baronun bu tip bir sınavı yapması hukuka uygun olmayacaktır. Devlet eliyle ise bu sınavın yapılmasının bahse konu olacağına ihtimal dahi vermemekteyim.

4. Mesleğe başladığımız ilk günlerde, stajyer olarak dahi bulunduğumuz günlerde ne yazık ki Yargının ve Avukatlık mesleğinin ne kadar dejenere olduğuna şahit oluyoruz. Hatta ve hatta, bunun büyük bölümünün Avukat eliyle yapılmış olması ise bizi ilk başlarda şoke etmekteyken zamanla biz de ne yazık ki bu yolun yolcusu oluyoruz. Bundan kastım, Adliye içerisinde Avukat üstadlarımızdan gördüğümüz Adliye ve Avukat arasında görülen ilişkilerdir. Bunu ne yazık ki bu camiada kimse inkar edemecektir. Bu olgunun ise başlangıcına baktığımızda ise çok eski tarihleri görmek muhtemeldir. Bu durumda, mesleği tamamen dejenere hale getiren, mesleğin onurunu ve durumunu negatif anlamda etkileyen tüm bu olgular mevcutken, bunları düzeltmeye bir adım dahi atılmamışken, kalkıpta daha beyinleri taze, bu etik dışı ve ahlak dışı uygulamaları görmemiş Avukat adaylarını bu tarz sınavlara tabi tutmaya çalışmak, sütten çıkmış ak kaşık sözünü bana bir kez daha hatırlatmaktadır.

Öncelikle tüm camianın, Adliye ve Avukat arasındaki ilişkileri duygusallıktan kurtarıp olması gerektiği hale sokulmasını sağlamasını yeğlerdim.

Bu eleştirel 4. bentten sonra devam edeyim.

5. 2000 yılların teknolojisiyle büyüyen, buna en iyi şekilde adapte olan gençlerin bu meslekte var olması bence meslek adına çok büyük kazançtır. Bu kazanç ise kişileri korkutmamalı, onlara bu konuda hırs ve çalışma azmi aşılamalıdır.

Herkese saygılar,
Old 14-07-2012, 22:16   #34
av_armagan

 
Varsayılan

Avukatlık sınavını hala temin edememiş baronun da birliğinin de meslek örgütümüz olduklarını iddia etme hakları yoktur. Benim gördüğüm, barolar siyasetle meşguldür, başkanlıklar sıçrama taşıdır. TBB de avukata ceza vermeyen baroların bu kararlarını avukat aleyhine bozmakla avukata ve hukuka hizmet eder. Dayanakları da 50 yıl önce konulmuş, uyulması manasız ve çok güç meslek kurallarıdır. Kanun ya da yönetmelik bile değildir.Bu vesileyle mali müşavirlerin meslek örgütünü kutlamak isterim. Meslek neydi ne oldu.Avukatlıkta son 20-30 yılda lehe ne oldu? Ücretler konusu düzeldi; burada hakkı teslim edelim.Son söz: Kontenjan ve sınav getirilene kadar barolar her gün yürümeli ve her yolla baskı yapmalılardır.
Old 07-12-2015, 10:20   #35
Av. Adem Söylemez

 
Varsayılan

Ben barolar birliğinde staj eğitimi aldım bir hafta ve gerçekten çok iyi ağırlandık. Tüm masraflar barolar birliğince karşılandı ama asıl değineceğim husus şu ki Ankara'dan ayrılacağımız gün havaalanında sorun oldu ve üç kişi uçağı kaçırdık. Hemen barolar birliğine ulaştık ve bizi havaalanından alıp otele yerleştirdiler. Ertesi gün tekrar havaalanına bıraktılar. Açıkçası o gün barolar birliğinden memnun kalmıştım.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
İptal Edilen Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Sınav Ücretlerinin İadesine İlişkin Viyola Hukuk Stajı ve Meslek Seçimi 0 23-02-2007 10:11
Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği(Yeni) Av.Habibe YILMAZ KAYAR Hukuk Haberleri 0 31-03-2004 20:59
Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği Av.Armağan Konyalı Hukuk Haberleri 0 24-11-2003 14:55
T.Barolar Birliği Ve Aycell Üzerine... Av.Özcan Hukuk Sohbetleri 12 18-09-2003 16:51
Türkiye Barolar Birliği Vergi İhdas Edebilir Mi ? Av.Cengiz KOCABEY Meslektaşların Soruları 0 09-01-2003 12:04


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04194093 saniyede 15 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.