Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Evlenmek için alınan paranın iade edilmemesi nedeniyle alacak davası

Yanıt
Old 01-04-2010, 15:54   #1
Av. Burcu BİLGİÇ

 
Varsayılan Evlenmek için alınan paranın iade edilmemesi nedeniyle alacak davası

Müvekkil Almancı ve eşinin ölümü sonrası başka bir kadınla evlemek için kolları sıvıyor. Eş dost buna bir kadın buluyor ve fakat kadın evlenmek için o zamanın parası ile 30000 mark talep ediyor, müvekkilde kabul edip veriyor.Fakat kadın evlenmediği gibi gidip o parayla kendine bir ev satın alıyor. Müvekkil hem şikayetçi oluyor hem de alacak davası açıyor. Şikayetten kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıkıyor,hukuk davasında da uyuşmazlığın niteliği gereği kesin delille ispatının gerektiği, bu sebeple de humk Md. 289 a göre uyuşmazlıkta şahit dinlenmesinin tarafların icazetine bağlı olduğu söyleniyor ve iki tarafta şahit dinlenmesini kabul etmiyor. Yazılı anlamda dosyada herhangi bir delil yok, kadın ise parayı aldığını kabul ediyor fakat bu parayı müvekkilin kendisine mehir olarak verdiğini iddia ediyor.Zira kadının iddiasına göre müvekkille 2 sene kadar imam nikahlı yaşamışlar ve müvekkil Almanyaya dönerken ihtiyaçları için bu parayı kadına vermiş ve Almanya 'dayken de kadından ayrılmış.
Bir dahaki duruşma da karar çıkacak ve ben dosyaya vekaletimi yeni sundum. dosyaya beyanda bulunmam gerek ama dosya konusunu neresiden tutacağımı bilemedim. Elimdeki tek done kadının o parayı aldığını kabul etmiş olması o kadar...Bir fikir verebilirseniz çok sevinirim. Savcılık aşamasındaki tanık beyanlarından yararlanmam ne derece mümkün zira dosyada tanık beyanı da yok. Eğer yararlanamazsam ne şekilde iddiamı ispat edebilirim.
Şimdiden çok teşekkürler...
Old 01-04-2010, 16:00   #2
AV ŞEYDA

 
Varsayılan

Aynı konuya ilişkin bir ceza kovuturması söz konusu olduğundan buradaki tanık beyanlarıdna yararlanırsınız. KAdın parayıo aldığını kabul ettiğine göre alacağın varlığı ikararla ortaya çıkmıştır diyebilirsiniz. Resmi nikha olmadığı sürece imam nikahı kıymak suç olduğu hususuna dayanabilirsiniz.
Old 01-04-2010, 16:10   #3
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Burcu BİLGİÇ
Müvekkil Almancı ve eşinin ölümü sonrası başka bir kadınla evlemek için kolları sıvıyor. Eş dost buna bir kadın buluyor ve fakat kadın evlenmek için o zamanın parası ile 30000 mark talep ediyor, müvekkilde kabul edip veriyor.Fakat kadın evlenmediği gibi gidip o parayla kendine bir ev satın alıyor. Müvekkil hem şikayetçi oluyor hem de alacak davası açıyor. Şikayetten kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıkıyor,hukuk davasında da uyuşmazlığın niteliği gereği kesin delille ispatının gerektiği, bu sebeple de humk Md. 289 a göre uyuşmazlıkta şahit dinlenmesinin tarafların icazetine bağlı olduğu söyleniyor ve iki tarafta şahit dinlenmesini kabul etmiyor. Yazılı anlamda dosyada herhangi bir delil yok, kadın ise parayı aldığını kabul ediyor fakat bu parayı müvekkilin kendisine mehir olarak verdiğini iddia ediyor.Zira kadının iddiasına göre müvekkille 2 sene kadar imam nikahlı yaşamışlar ve müvekkil Almanyaya dönerken ihtiyaçları için bu parayı kadına vermiş ve Almanya 'dayken de kadından ayrılmış.
Bir dahaki duruşma da karar çıkacak ve ben dosyaya vekaletimi yeni sundum. dosyaya beyanda bulunmam gerek ama dosya konusunu neresiden tutacağımı bilemedim. Elimdeki tek done kadının o parayı aldığını kabul etmiş olması o kadar...Bir fikir verebilirseniz çok sevinirim. Savcılık aşamasındaki tanık beyanlarından yararlanmam ne derece mümkün zira dosyada tanık beyanı da yok. Eğer yararlanamazsam ne şekilde iddiamı ispat edebilirim.
Şimdiden çok teşekkürler...

İkrarın bölünmesi konusunu okumanızı öneririm. Bağlantılı bileşik ikrar, Yargıtaya göre bölünebilir. KURU, aksi görüşte. (Baki Kuru, HUMK,1990,5.Bası Cilt.2. sayfa.1410)Ancak, Davalı somut olayda, parayı aldığını ikrar etmiş, ancak sebebinin iddiadan farklı olduğunu söylemiş. Bu vasıflı ikrardır. Bu durumda kanaatime göre paranın mehir için verilmediğini ispat yükü vasıflı ikrar bölünemediği için davacıdadır. İspat noktasında ise, olgunun ispatı tanıkla mümkün olabileceğinden, tanıkla kanıtlamak mümkün olabilir düşüncesindeyim.

(İlk notumda hatalı olarak Bağlantılı ikrar yazılmıştır.Düzeltiyorum.Vasıflı ikrar olacak!)
Old 01-04-2010, 17:03   #4
Av. Burcu BİLGİÇ

 
Varsayılan

Peki Humk md 293/1 e göre tanık dinlenmesini davanın bitiş aşamasında sağlamanın bir yolu var mıdır.Zira müvekkil ve kadını gelin ve damat statüsüne yerleştirebilirim.neticede evlilikleriyle ilgili bir para...doğru mudur??
Old 02-04-2010, 16:04   #5
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Burcu BİLGİÇ
Peki Humk md 293/1 e göre tanık dinlenmesini davanın bitiş aşamasında sağlamanın bir yolu var mıdır.Zira müvekkil ve kadını gelin ve damat statüsüne yerleştirebilirim.neticede evlilikleriyle ilgili bir para...doğru mudur??

HUMK.244. maddeyi incelerseniz, böyle bir talepte bulunabilirsiniz. Hakim durumu takdir eder.
Old 02-04-2010, 17:56   #6
Av.Suat Ergin

 
Varsayılan İlginç Bir Karar

T.C.
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
E. 2006/10950
K. 2006/13205
T. 28.12.2006
• HİLE ( Her Türlü Delil İle İspat Edilebileceği - İptal Hakkının Kullanılması Hiçbir Şekle Tabi Olmadığı/Öğrenilmesinden İtibaren Bir Yıllık Hak Düşürücü Süre İçinde İptal Hakkı Kullanılabileceği )
• TAPU İPTALİ VE TESCİL ( Hile Nedenine Dayalı - Resmi Satış Sözleşmesinin Aksi Aynı Nitelikte Belgelerle Kanıtlanamadığı Gerekçesi İle Davanın Reddi Hatalı Olduğu )
• İSPAT ( Hile Nedenine Dayalı Tapu İptali ve Tescil - Resmi Satış Sözleşmesinin Aksi Aynı Nitelikte Belgelerle Kanıtlanamadığı Gerekçesi İle Davanın Reddi Hatalı Olduğu )
• EVLİLİK AMACIYLA TEMLİK EDİLEN TAŞINMAZ ( Devirden Sonra Hile ile Başkasına Devir/Tapu İptali ve Tescil - Resmi Satış Sözleşmesinin Aksi Aynı Nitelikte Belgelerle Kanıtlanamadığı Gerekçesi İle Davanın Reddi Hatalı Olduğu )
818/m. 28, 213
1086/m.293
ÖZET : Davacı, davalı ile evlenmek istediğini, ancak karşılığında arsa ve ev istemesi üzerine ihtilaf konusu taşınmazını davalıya temlik ettiğini, devirden sonra evi terk ettiğini, hileli davranışlarla taşınmazı devrettiğini iddia ederek tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. Aldatılan taraf hukuki ilişkiyi geriye etkili olarak ortadan kaldırabilir ve verdiklerini geri isteyebilir. Hile her türlü delil ile ispat edilebilir. İptal hakkının kullanılması hiçbir şekle tabi delildir. Hilenin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde iptal hakkı kullanılabilir. Açıklanan hususlar dikkate alınmadan resmi satış sözleşmesinin aksinin aynı nitelikte belgelerle kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddi hatalıdır.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, davalı ile evlenmek istediğini, ancak karşılığında arsa ve ev istemesi üzerine 518 parsel sayılı taşınmazını davalıya devrettiğini, daha sonra evi terk edip gittiğini, hileli davranışları ile taşınmazın devrini sağladığını ileri sürüp iptal ve tescil ya da 20.000.000.000.- TL tazminat isteğinde bulunmuş, yargılama sırasında taşınmazın üçüncü kişilere devrinin yapılması üzerine taşınmaz değeri olarak 20.000.000.000.- TL tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, temliki sağlayan resmi senedin aksinin aynı nitelikte bir belge ile kanıtlanamadığı, Sulh Ceza Mahkemesi'nde açılan kamu davasının esasa etkili olamayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi S.Y.'nin raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil ya da tazminat isteklerine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacı anılan işlemlerin kendisinin kandırılmak suretiyle gerçekleştirildiği, hileye maruz bırakıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Bilindiği üzere, hile, genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede yanıltma söz konusudur. B.K.'nun 28/1. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili ( makable şamil ) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

Öte yandan, hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde taraf delillerin toplanması, Pendik ı. Sulh Ceza Mahkemesi'nin dava dosyasının sonucunun beklenmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.

SONUÇ : Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
işe iade davası konusunun imkansız olması nedeniyle kıdem ihbar tazminatı istemi av.ertürkyıldız Meslektaşların Soruları 9 19-12-2012 22:54
zaman aşamına uğramış çek nedeniyle alacak davası kahveci1 Meslektaşların Soruları 3 02-11-2009 16:59
Başka şehre tayin nedeniyle istifa etmiş kişi işe iade davası açabilir mi R.Acar Meslektaşların Soruları 2 21-11-2008 16:36
itirazın iptali davası için bir yıllık süre dolmadan alacak davası açılabilir mi a.lawyer Meslektaşların Soruları 2 20-07-2008 23:14
işe iade davası için en az 30 çalışan şartı avukat erdoğan Meslektaşların Soruları 1 24-06-2008 17:19


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04299307 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.