Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

Meslektaşların Soruları Hukukçu meslektaşların hukuki nitelikte sorularını birbirlerine yöneltecekleri mesleki yardımlaşma forumu. SADECE hukuk fakültesi mezunları ile hukuk profesyonellerinin (bilirkişi, icra müdürü vb.) yazışmasına açıktır. [Yeni Soru Sorun]

Ayıplı Aracın Ticari Taksi Olması Sebebiyle Görevli Mahkeme ve Zararın Tazmini

Yanıt
Old 27-11-2015, 13:25   #1
hasan_ant

 
Varsayılan Ayıplı Aracın Ticari Taksi Olması Sebebiyle Görevli Mahkeme ve Zararın Tazmini

Merhabalar. Müvekkil 2015 yılı içerisinde sıfır bir araç alıp, ticari taksi olarak kullanmaya başlıyor. Söz konusu araç yıl içinde aynı arıza sebebi ile 5 kez servise götürülüyor. Sorun halen devam etmekte, bu sebeple aracın ücretinin iadesi için dava açılacak.
İlk sorum görevli mahkemeye ilişkin. T.T.K. m.15 uyarınca aracını kendisi çalıştıran müvekkilin tacir olmadığını, bu sebeple tüketici mahkemesinin görevli olduğunu düşünüyorum. Aksini düşünen meslektaşlarımın var mı bilmek isterim.
Diğer sorum, aracını sıklıkla servise götürüp, tamire bırakan müvekkilin çalışamadığı günlere ilişkin gelir kaybını aynı davada talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Yanıtlayan meslektaşlarıma şimdiden teşekkür ederim.
Old 27-11-2015, 16:08   #2
Av.Şenel DELİGÖZ

 
Varsayılan


6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici bir mal veya hizmet ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiler olarak tanısı konulmuştur. Aracı satın alan ticari taksi olarak kullanmak ve mesleki amaçla araç satın aldığına göre ı tüketici sayılmamaktadır. Diğer yandan satan da tüketici değildir. Bu durumda dava genel hükümleri göre genel mahkemede çözümlenmelidir.
Satılandaki ayıplarla ilgili 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi , 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi uygulanacaktır. 818 sayılı Borçlar Kanununun 198., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve adete göre, imkan hasıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. . TBK. 223. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Somut olayda satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak , sonradan meydana çıkan gizli ayıp mevcut olmakla bu durum derhal satıcıya ihbar edilmelidir. Hukukumuzda ayıp ihbarı kural olarak herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır.
818 sayılı BK’nun 194 ve devamı maddeleri ile 207.maddesi gereğince, 6098 sayılı TBK'nun 219 ve devamı maddeleri ile 231. maddesi gereğince , satıcı daha uzun müddet için kefalet etmemişse, satıcının ayıba karşı tekeffülünden mütevellit her türlü dava, malın müşteriye teslim tarihinden itibaren 1 yıl geçmekle sakıt olur ( 6098 sayılı TBK'nun 219 ve devamı maddeleri ile 231. maddesi gereğince zamanaşımı süresi iki yıldır).
Ne var ki, genel hükümleri dayalı satımlarda da satıcı tarafından yasada öngörülen zamanaşımı süresinden daha uzun bir süre garanti verildiği hallerde, garanti süresi içinde ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak talepte bulunulabilir. İmalatçı tarafından iki yıllık garanti süresi verilmesi zamanaşımı süresinin uzatıldığını gösterir ve bu süre ayrıca satıcı tarafından da alıcıya taahhüt edilmişse satıcıyı da bağlar.
Diğer yandan ayıba ilişkin yasal düzenlemeler ile hukuki kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar vardır:
818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 182/1. , 6098 sayılı TBK.'nun 207. maddesine göre; satıcı, satılan malı alıcının ödemek zorunda olduğu bedel karşılığında alıcıya teslim ve mülkiyeti ona devretmek borcu altına girer.
Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 194 ila 207. maddeleri , 6098 sayılı TBK 'nun 219 ila 231. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun "Ayıba Karşı Tekeffül"e ilişkin 194. maddesinde:
"Bayi müşteriye karşı mebiin zikir ve vadettiği vasıflarını mütekeffil olduğu gibi maddi veya hukuki bir sebeple kıymetini veya maksut olan menfaatini izale veya ehemmiyetli bir suretle tenkis eden ayıplardan salim bulunmasını da mütekeffildir.
Bayi, bu ayıpların mevcudiyetini bilmese bile onlardan mesuldür." hükmü yer almaktadır.
Benzer hüküm 6098 sayılı TBK.'nun 219. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre de ;
"Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."
Ayıba karşı tekeffül, doktrinde; satılan şeyde satıcı tarafından zikir ve vaad edilen vasıfların bulunmamasından veya satılan şeyin değerini yahut akit gereğince ondan beklenen faydaları azaltan veya kaldıran noksanları bulunmasından satıcının sorumlu tutulması şeklinde tarif edilmektedir (Ediş S. Satıcının Ayıba Karşı Tekeffül Borcu, Ankara 1963, Ajans-Türk Matbaası, s. 7). Şu hale göre ayıba karşı tekeffül ya zikir ve vaad olunan vasıfların bulunmaması ya da satılanın lüzumlu vasıflarının olmaması sebebiyle gerçekleşir.
Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Çünkü satımda alıcının amacı, istediği maksat için kullanabileceği, yararlı bir malın mülkiyetine sahip olmaktır. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile; bu borç kanunen mevcuttur. Bu nedenle satıcının bu borcunu kanuni bir borç olarak nitelendirmek mümkündür (Tandoğan, H., a.g.e., s. 163; Yavuz, C, Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 1996, s. 91).
Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufu işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur.

Ayıp sözüyle, bir şeyde bulunmaması gereken objektif bozukluklar ve eksiklikler kast olunmaktadır. Ayıp maddi şekilde olabileceği gibi hukuki veya ekonomik bir ayıp şeklinde de ortaya çıkabilecektir.
Bir eşyanın aynı cinsten normal parçalarla karşılaştırıldığında kendi değerini veya elverişliliğini kaldıran ya da azaltan her türlü kötü nitelik maddi ayıptır.
Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 818 sayılı BK'nın 194 ila 201. maddeleri, 6098 sayılı TBK'nun 219 ila 231. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı 818 sayılı Borçlar Kanun'un 202 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 ve devamı maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir.
Alıcı, satılan malın ayıbının bulunması halinde 818 sayılı BK'nın 202., 6098 sayılı TBK'nun 227. maddesine göre satılanı redde hazır olduğunu beyanla satış sözleşmesini fesh edebileceği gibi; satılanı alıkoyup kıymetinin noksanı karşılığında satım parasının indirilmesini de isteyebilecektir.
Diğer taraftan, 818 sayılı BK'nın 203. , 6098 sayılı TBK'nun 227. maddesine göre, satılanın miktarı muayyen misli şeylerden ise, alıcıya dilerse fesih veya semenin tenzilinden hiçbirini talep etmeyip; satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini talep hakkı da tanınacaktır.
Bedel iadesi talep edilir ise , 818 sayılı B.K.nun 205/1. madde ve fıkrası gereğince "alıcının istihsal ettiği menfaatlerin" satış bedelinden tenzil edilmesi gerekir (6098 sayılı TBK. 229). Satım sözleşmesinin feshiyle birlikte, alıcının satılandan elde ettiği faydaların sebepsiz zenginleşme kurallarına göre hükmedilen alacaktan mahsubu gereklidir. (Yargıtay 13. HD. 2013/6756 E. 2013/17624 K., 2001/12719 E. 2002/3023 K., 1983/6286 E. 7556 K. sayılı ilamları).
Satım sözleşmesinden dönme beyanı, bozucu yenilik doğuran bir hak niteliğinde olup, bir irade açıklaması olarak, satıcıya vardığı anda hükümlerini doğurur ve sözleşmeyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırır.
Dönme üzerine sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal bir sonucu olarak, tarafların edimlerinin karşılıklı olarak aynı anda ifası gerekir.
Dolayısıyla alıcı, elindeki aracı satıcıya fiilen teslim ve tescil şartıyla, satım bedelini alabilecektir.
Ayrıca 6098 sayılı TBK’nun 227. maddesine göre genel hükümler dairesinde tazminat isteme hakkı da saklıdır.
Old 24-12-2015, 15:05   #3
UNLUTURK

 
Varsayılan

Hasan Bey,
Şenel Hanım çok güzel cevaplamış. Denecek bir şey yok. Ama kısaca Asliye Hukukta açmanız gerektiğini yazabilirim. Çünkü taksi işleticisi (büyük ihtimalle) esnaftır. Büyük ihtimalle diyorum işletenin ticaret siciline kaydı olması imkansız değildir.
Kolay gelsin.
Yanıt


Şu anda Bu Konuyu Okuyan Ziyaretçiler : 1 (0 Site Üyesi ve 1 konuk)
 
Konu Araçları Konu İçinde Arama
Konu İçinde Arama:

Detaylı Arama
Konuyu Değerlendirin
Konuyu Değerlendirin:

 
Forum Listesi

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Kaçak araba - elkoyma - zararın tazmini - ayıplı mal - tam yargı davası Av.Nevzat Meslektaşların Soruları 61 09-01-2020 14:47
trafik kazası sebebiyle meydana gelen zararın tazmini avsezgin Meslektaşların Soruları 5 08-05-2012 16:47
malın gizli ayıplı olması durumunda görevli mahkeme sorunu avukat.derviş.yıldızoğlu Meslektaşların Soruları 3 13-10-2011 15:22
zmms ve tafik kaydı olmayan aracın hasarlı kazasında zararın tazmini Av.Sts Meslektaşların Soruları 7 15-05-2010 12:01
ayıplı aracın iadesi davası devam ederken aracın pert olması RAZUHUMİN Meslektaşların Soruları 0 25-08-2009 16:42


THS Sunucusu bu sayfayı 0,04573989 saniyede 14 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.